Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Pis zenci ve arkadaşının akıbeti

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Pis zenci ve arkadaşının akıbeti

    Bundan tam bir milyon yıl önce Afrikada kartalların birbirini parçaladığı bir
    zamanda bir çocuk hasta olan dedesinin gripinin icad edilmediği bir
    zamanda nasıl iyileştiğini düşünürken yoga sırrını çözmüştür. Bağdaş
    kurmasını
    zaten biliyordu artık o biraz yükseğe çıkmasını öğrenmişti.

    Birkaç yıl sonra genetik basit bir sorunu olduğunu anlamış. Neden bir
    metre
    değilde 90 cm yükselebildiğini çok iyi anlamıştı. Benim ruhum bu değil diyordu
    sebebini kendisi anlamıştı. O zamanlar genetik bilimi icat edilmediği işinin
    çok zor olduğunu biliyordu.

    o zamanlar zenciler henüz afrikayı işgal etmemişti. gen sorununu nasıl
    çözmesi gerektiğini dedesine sormuş, oğlum ben medrese falan
    okumadım
    nerden bileyim demişti. çocuk hastalığın sırrını çözmek için dedesinin
    ölmesini dört gözle bekliyordu.

    30 yıl sonra dedesi ölünce tam 70 gün bekledi. Dedesi artık toprak
    olmuştu.
    gen sorununu nasıl çözeceğini öğrenmiş dedesinin mezarından aldığı
    bir toprağın toz tanesini elindeki iksir şişesine koymuştu.

    Ve böylece onun bir milyon yıllık hikayesi başlıyordu. Afrikada vahşi
    hayvanlar
    o zamanlar ortaya çıkmıştı. köy köy şehir şehir orman orman afrikada
    dolaşıp önemli gördüğü şeyleri topluyordu.

    bir savaşçı ava çıkmış atının üzerinde koşarken aniden arkasında bir
    ağaçtan
    uçan güvercini farketti. Kuş yere düşmüştü. Üzerinde bir tane ok vardı.
    o zaman
    otuz yaşındaydı. kimseler ondan rahatsız olmuyordu. o kuştan geriye
    kalan bir tüy parçası buldu ve iksir şişesine koydu.

    yolculuğu devam ediyordu ve bu yolculuğun hiç bitmeyeceğini çok iyi
    biliyordu.

    Yolu afrikanın büyük bir ormanından geçerken boş arazide daha önce
    hiç görmediği insan tipi olarak siyah bir kaç insan gördü. onlara ne yaptığını
    sordu. Burdaki vahşi hayvanları incelediklerini söylediler. Bunu neden
    yaptıklarını onlara sorduğunda bu büyük bir sırdır dedi. onların Amerika
    kıtasından geldiğini hemen anlamıştı.

    Hiç düşünmeden yoluna devam etti. Kendi köyünde 10 yıl önce kaybolan
    bir kedinin nerede olduğunu tahmin ediyordu. teyzesinin kedisinin,
    dayısının evinde olduğunu biliyordu. eve girdiğinde dayısının bulunduğu
    odada olan kedinin kulağından bir kıl kopardı. kendi evinden aldığı
    bir kül tanesiyle beraber iksir şişesine koydu. Dayısına ben Afrikayı
    terkediyorum dedi. Neden dedi. Cevap vermeden yoluna devam etti.

    Mısırdan geçerken peygamber olduğunu söyleyen iki kişi gördü. Burda
    uzun bir zaman sonra kurulacak olan piramitlerden bahsediyordu. Piramit
    nedir dedi. Bazı şeyleri anlatamayız ama değişik bir bina türü dedi.
    Taşlardan yapılacağını hemen anladı. O taşların en yakın 1000
    kilometre uzaklıkta olduğunu biliyordu.

    Mısırdaki işi bir yılda bitmişti. Afrikayı en az bir uçtan bir uca
    100 defa dolaşmış olarak mısırdan ırağa girdi. Kaç yaşına geldiğini
    kimse bilmiyordu.
    ırakta bir medrese gördü. Medresedeki öğrencileri ve hocaları gördü.
    Medresinin biraz uzağında bir ibadethane vardı. onun içinde taştan
    heykeller. Bazı putların temsili olan bu taşlardan birisinin biraz
    eski olduğunu gördü. biraz çatlamış olan bir tarafından bir parça
    taş aldı. Irakta dolaşmaya başladı. tam 29 yıl ırağı inceledi.

    Nerden yolculuğa başladığını hiç düşünmemişti. Amacını hiç unutmamış
    fakat insanlar hiç anlayamamıştı. O zamanlar gen nedir hiç kimse
    bilmiyordu.

    Değişik ülkeleri dolaşıp durmuş belki aynı kıtadan en az 20 defa
    geçmişti. Çünkü insanlar sürekli yeni merkezler oluşturuyordu.

    Orta Asyaya yeniden geldiğinde orda birbiriyle kavga eden iki
    öküz gördü. Mısırda piramitler yapılmıştı ve Firavun kedisinin
    kuyruğundan kopardığı tüyü cebinden çıkardı. Bu öküzlerde
    genetik bir ilerleme olduğunu farkedip bunun sebebinin 5000
    yıl önce ordan geçerken ilk defa yırtılan ayakkabısını ordaki
    insanlara hediye olsun diye toprağa gömmüş olmasından
    kaynaklandığından anladı.

    Atalarının bu topraklara yerleşmesi gerektiğini düşünerek
    elindeki kedi tüyünü bir ağacın dibine gömdü.

    Yolculuğuna devam ediyordu. Amerikadaydı. Orda çok az sayıda
    zenci kaldığını farketti. Orda beyazların oluşturduğu bir kabileye
    gidip tüm dünyadan gönüllü olanların buraya gelebileceğini arazinin
    boşaldığı söyleyerek köyden ayrıldı. Bir kaç saat sonra peşinden biri
    zenci biri apaçi iki atlının kendini kovaladığını farketti ve
    boku yedim yedi.

    Birer tane kuşu ellerinden bırakarak yogacının üzerine saldı. İlk
    defa o zaman yere düştü. Zenci pis pis gülüyordu. Apaçi
    duruşunu hiç bozmadı. İkinizin de hakkından birgün geleceğim
    pis pis gülmesini ben sizden daha iyi bilirim diyerek yüzüne
    bulaşan toz tanesinden birini alarak iksir şişesine koydu. Bu kıtaya
    bir daha hiç gelmeyeceğim diyerek yemin etti. Çocukluğunda yoga
    yaptığını hatırladı. Amerikada bir tas çorba içip bir gemiye
    binerek yoluna devam etti.

    Aradan kaç binyıl geçtiğini kimse bilmiyordu. O çin seddine doğru
    gitmeye başladı ordaki atalarıyla hiç ilgilenmiyordu. İki hafta sonra
    çin seddinin duvarının dibindeyken kara Murat'ın duvarın üstünden
    diğer tarafa atladığını gördü. Kılıç ustası demircinin yanına gidip
    onu kılıç yaparken gördü. Biraz metal tozu aldı ve yoluna devam
    etti.

    19. yüzyılda Almanyadaydı. 20 yaşında adı Hitler olan biriyle tanıştı.
    Hitleri çok sevmişti ama ona acımıştı. Onun zeki bir insan olduğunu
    ve Almanyanın
    onun için iyi bir yer olmadığını anlamıştı. Hitler modern bilimleri
    psikoloji tıp fizik gibi konuları iyi bildiğini söyleyerek sırrın açığa
    çıkarsa iyi olmaz dedi onun almanyayı terketmesi gerektiğini
    söyledi. Hitlere genetik de biliyormusun dedi evet dediği zaman
    onun için genlerinde sorun olmamalı dedi.

    Dünyayı biraz daha dolaştı. Atalarının Anadoluya yerleştiğini
    çok önceden biliyordu. Cumhuriyet kurulduktan bir müddet sonra
    Anadoluya gelmişti.
    Anadoluya girdikten sonra huzuru bulmuş ve rahatlamıştı.

    O pis zenciyi hatırladı. Kendi genlerini değil artık
    o kuşun aynısını Anadolu da bulup kuşun genlerini düzeltmeyi
    düşünüyordu.

    6 katlı bir binanın üstüne çıktı . Şehir 10 kilometre sonra bitiyordu.
    Ordan öteye gidip öyle bir kuş bulabilirdi. Anında bir helikopter
    üstünde dolaşmaya başladı.

    İçinden inen 4-5 kişi inince korkarak binadan aşağı atladı.
    Ölmüştü ama o elindeki iksir şişesiyle beraber yürümeye devam
    ediyordu. Helikopter üstünden geçip giderken bir vidası
    yere düşünce pis pis gülerek o vidayı aldı. Pis zenci seni mutlaka
    dünyanın neresinde olursan ol bulacağım, ve tam 30 yıl sonra kim daha
    pis gülüyor sana göstereceğim dedi.

    30 yıl sonra zenciyi rüyasında gördü. Mezarım afrikada ama ben şimdi
    cennette oturuyorum diyordu.
    Zenci ben genlerimi düzelttim diyor ve yine pis pis gülüyordu.
    Senin genlerin hala aynı diyordu.

    Büyük bir nefretle uykudan uyandı. Zencinin o gülüşünden dolayı
    artık uyumaktan korkuyordu.

    Sana göstereceğim. dua edip duracağım. senin hakkından Allah gelsin
    diyordu.

    O kuşu çok aradı ama bulamayınca bir güvercin bulup iksirini güvercinin
    üzerine döktü. Pis zenci pis zenci deyip duruyor. Seninle
    bir işim kalmadı diyor ve ağzında 32 diş olduğunu farkediyordu.

    Pis pis güldükçe ruhu gençleşiyor ve o güvercin onu hiç bırakmıyordu.
    Bağdaş kurup oturdu ve hikaye böylece devam etti.




  • #2
    güzel hikaye..
    "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı / Asrın idrakına söyletmeliyiz islamı..." M.AKİF ERSOY

    Yorum yap


    • #3
      Katılıyorum güzel..
      Oruç tutuyor musun, hayır. Namaz kılıyor musun, hayır. Peki sen bu hayatın neresinden hayır bekliyorsun?

      - Hz Ömer

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...
      X