Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Başörtüsüne serbestlik gelecek mi gerçekten?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Başörtüsüne serbestlik gelecek mi gerçekten?

    türban veya başörtüsü...

    inanın türban nedir bilmiyorum. hakkında bildiğim tek şey onun da bir başörtüsü olması.

    türban serbest olsun diyenler, kendilerini bir
    kahraman olarak takdim edip inançlara özgürlük getireceğini söyleyenler, işte bu insanlar
    güzel ülkemde çıplaklar kampı açtı.

    antalya da artık toplest şovlar yapılıyor. Hani amerikan filmlerinde oluyor ya sütyensiz
    kadınlar dansediyor ya barlarda işte artık Türkiye'de de yapmaya başladılar.

    hristiyanlara özgürlük, yahudilere özgürlük... ermeniye özgürlük vb...

    tabi en önemlisi yahudilere özgürlüktür ne de olsa onları avrupanın katliamlarından
    alıp kurtarmışız ülkemize almışız...

    bilmezler ki üstünlük kurtarılmak dğeil kurtarmaktır

    ama yahudiler başka diyorlar...Türkler yahudileri kurtardı o halde türkler aptaldır, yahudiler
    üstündür diyenler var

    kimler mi diyor...

    bazı gazetelerde yahudilere türklerin yaptığı bu muamele sürekli olarak anlatılır
    ne de olsa yahudiler üstün ırktır

    ey millet uyan uyan

    hristiyanlara özgürlük ermeniye özgürlük yahudiye özgürlük... pkkya özgürlük

    ama müslüman türklere özgürlük veren hiç olmadı

    bunu böyle belleyin

    kendi özgürlüğünüzü kendiniz kazanmadıkça kimseler size özgürlük verecek dğeildir

    kimileri müslümanım dedi kimileri türküm dedi

    ikisi de ne müslümandı ne de türk

    başörtüsüne özgürlük gelse ne olacak ey milletim
    namuslar kirlendikten sonra insanlar başını örtmeyi bıraktıktan sonra

    dün zorla örtülere el uzatanlar ile bugün örtü serbestliğini savunanlar aynı insanlardır

  • #2
    Çok güzel bir makale, kim yazdı ise eline sağlık. Eksik var, fazla yok.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...

    Yorum yap


    • #3
      bekir kardeş ben yazdım

      Yorum yap


      • #4
        AKP geldi Türkiye dindarlaştı yalanı

        Adımız muhafazakar oldu ama hiçbirimiz daha dindar olmadık. AKP dindarlığı arttırmadı peki
        F.G.nin cemaati mi dindarlığı arttırdı. Yoksa ülkemizde yaygınlaşan diğer tarikatlar mi
        dindarlığı arttırdı. İşte ülkemizin gündemini meşgul eden siyasetçilerin tartıştığı bir konu:


        Arınç: CHP'li kadın vekiller İnce'nin yanında oturmasın
        AA21 Kasım 2012
        e-posta

        Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin, “cinsel taciz” iddiasından kurtulana kadar bulunduğu görevden istifa etmesi gerektiğini belirterek, “CHP içindeki kadın milletvekilleri, bundan sonra sayın İnce'nin yanında oturmamalı. İnce'nin gönderdiği 3-4 SMS'i okudum, yüzüm kızardı” dedi. Meclis'te dünkü gensoru görüşmeleri sırasında bu konuda kavga çıkmış, CHP'li İnce ''Yüreğim yerinde, abdestimden de şüphem yok. Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız ahlaksızsınız'' demişti. İnce bugün yazılı açıklama yaparak, ''Sayın Arınç’ın TBMM Genel Kurulu’nda söylediği telefon mesajlarının, hangi telefonda kayıtlıysa kanıtlamaya davet ediyorum'' dedi.

        Bülent Arınç, Osmanlı Coğrafyası Kültürel Arşiv Mirasının Yönetimi ve Tapu Arşivlerinin Rolü Uluslararası Kongresi'nin açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
        Bir gazetecinin, dün hakkında verilen gensoru görüşmeleri sırasında CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile yaşadığı tartışmaya ilişkin sorusu üzerine Arınç, hakkındaki gensoruyla ilgili görüşmeler sırasında Muharrem İnce'nin tamamen şahsiyetçi, polemikçi cümlelerle kendisini aşağılamak istediğini ve hakarete yeltendiğini, bunu da tüm Meclis'in gördüğünü kaydetti.

        İŞTE FİTİLİN ATEŞLENDİĞİ AN

        'DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRMAZSANIZ AHLAKSIZSINIZ '
        Meclis'teki dünkü gensoru görüşmeleri, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce arasındaki tartışmaya sahne oldu.

        İnce’ye sinirlenen Arınç'ın şu sözleri fitili ateşledi: ''Ahlaktan, adaletten, namustan bahsedilecek olsa sizin en son konuşmanız lazım. Çünkü bu milletvekillerinin içerisinde bir tek dosya cinsel tacizden, o da size ait.''

        Ayağa fırlayan İnce, kürsüye gelerek, ''Tabii ki ben bunu hak ettim, biliyorum. Ben bir gün bu kürsüden bunu konuşacağınızı biliyordum. Ama benim yüreğim yerinde, abdestimden de şüphem yok, ne yaptığımı biliyorum. sizde birazcık ahlak varsa, birazcık namus varsa, birazcık vicdan varsa dokunulmazlığımı kaldırmazsanız şerefsizsiniz, namussuzsunuz, ahlaksızsınız. Sayın Arınç, size bu sözü çok pahalıya ödeteceğim. O savcıya talimatı siz verdiniz, siz'' diye seslendi.

        İŞTE TBMM'DEKİ "TACİZ" TARTIŞMASI / WEB TV
        “CİNSEL TACİZ SUÇLAMASININ SAHİBİ İNCE”

        Bugüne değin bu tür ifadelere cevap vermediğini vurgulayan Arınç, sözlerine şöyle devam etti:
        “Sayın İnce, Allah'tan, peygamberden, ahlaktan bahsedince kendisine bir dokundurma yaptım. Bu dokundurma bir gerçektir. Bugün TBMM'de 549 milletvekili var. Bunlar hakkında da 500'den fazla dokunulmazlık dosyası var. Hatta bir milletvekilinin bazen 20'den fazla dosyası var. Onların da BDP'li arkadaşlarımız olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Ne bugünkü dokunulmazlık dosyaları içinde ne de geçmişte milletvekillerimiz hakkındaki dokunulmazlık dosyaları içinde 'cinsel taciz' iddiasıyla bir dosya bulunmuyordu ama maalesef şu anda var. Bu tek dosyanın, tek suçlamanın da sahibi Muharrem İnce'dir. Bu, yüz karası bir olaydır. Her türlü suçlama yapılabilir ama cinsel taciz iddiasıyla bir milletvekili hakkında fezleke bugüne kadar düzenlenmemiştir. Dolayısıyla Muharrem İnce'nin, ahlaktan bahsedilmesi gerekiyorsa en son konuşması gerekir. Üzerinde bir ayıbı taşıyor.”

        'GÖSTER O TELEFON MESAJLARINI'

        “İSTİFA ETMELİ”

        Başbakan Yardımcısı Arınç, Muharrem İnce'nin, dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini belirterek, dokunulmazlığın, kişinin isteğine bağlı kalkmadığını, bunu İnce'nin kendisinin de bildiğini söyledi.
        İnce'nin bağırıp çağırmakla bu işin üzerini örteceğini zannettiğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
        “Bu işin, bağırıp çağırmakla üstü örtülmez. Öncelikle kendisine düşen bir şey var. En azından bu cinsel taciz iddiasından kurtulana kadar bulunduğu görevden istifa etmesi gerekir. Bulunduğu görev CHP'nin Grup Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu'na vekalet ettiği makamdır. Dolayısıyla partisini temsil iddiasında bulunan bir insan cinsel tacizle suçlanıyorsa önce utanır, sonra bu görevinden istifa eder.
        “CHP'Lİ KADIN VEKİLLER İNCE'NİN YANINDA OTURMAMALI”

        İkinci görev de CHP içindeki kadın milletvekillerine düşer. O kadın milletvekilleri, bundan sonra sayın İnce'nin yanında oturmamalı, onunla selamı sabahı kesmeli, en azından bu iddiaların gerçeğe çıktığı güne kadar ilişkilerini sonlandırmalıdır. Üçüncü görev sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na düşer. Kemal Kılıçdaroğlu bugüne kadar bildiğimiz ve inandığımız şekliyle aile hayatına bağlı, özel hayatına dikkat eden, mazbut bir insandır. Cinsel taciz iddiasıyla suçlanan bir insanı Grup Başkanvekili olarak görevine devam ettiremez. Derhal Muharrem İnce'den görevini bırakmasını istemelidir. Kılıçdaroğlu'na yakışan budur. Bunu yapmadığı takdirde Muharrem İnce gibi, cinsel tacizle suçlanan bir insan onun vekili olarak parlamentoda görev yapar, buna devam eder. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu tavrını da bekliyorum.”

        “SARKINTILIK ETMİŞ, SMS ATMIŞ”

        Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, olayın geçmişte gazetelere de yansıdığını belirterek, şöyle konuştu:
        “Olayın esası şudur. Fatma K. isimli diyelim bir kadın, CHP üyesidir, teşkilat mensubudur. Bir gün kendisini arar ve kızıyla ilgili bir konuda yardım talep eder. Kendisiyle buluşurlar. Kızına yardım edeceğini söyler ama kızına yardım edeceği yerde kendisiyle bir şekilde ilişki kurmaya çalışır. Kendisine sarkıntılıkta bulunur. Kadın bundan dolayı şikayetçi olur ama bu sonlanmaz. Sonra da SMS mesajlarıyla kadının cep telefonuna mesaj göndermeye başlar.

        “3-4 SMS'İ OKUDUM. YÜZÜM KIZARDI”

        Bunları nereden biliyorum. İddiaları hazırlayan savcının fezlekesinden biliyorum. 8 sayfalık fezlekede, Muharrem İnce'nin telefonundan çıktığı teknik olarak tespit edilen cinsel mesajlı tacizler vardır. Bunların sadece 3-4 tanesini okudum fezlekeden yüzüm kızardı, insanlığımdan utandım. Bütün bunlar fezlekede olduğuna göre herkesin bunu okuması, görmesi, bilmesi mümkündür. Bunun üzerine kadın şikayette bulunur. Bu şikayet neticesinde de hakkında dava açılmak üzere fezleke hazırlanır. 20 tane avukatı var sayın İnce'nin. Ama avukatların hiç birisi teknik olarak tespit edilen bu cinsel taciz iddialarından İnce'yi kurtaramaz.

        “DAVA AÇACAĞIM. ONU UTANDIRACAĞIM”

        Şu anda dokunulmazlığı olduğu için yargılanamıyor ama dokunulmazlığı kalktığı ana kadar elbette bu iddiaların arkasında ezilecektir. Bunu inkar etmedi kendisi dün. Ama efelendi, 'Dokunulmazlığımı kaldırın' dedi. Sanki biz kaldıracakmışız gibi kaldırmayanları da şerefsizlikle itham etti. Dünkü konuşmasından dolayı hakkında dava açacağım. Onu utandıracağım, mahcup edeceğim. Çünkü o bu ahlaksızca iddialar, bu ahlaksızca sözlerinin, mesajlarının altında ezilecektir, utanacaktır. Partisi de ondan utanacaktır. Meclis de artık onu tacizci bir milletvekili olarak aklanıncaya kadar kendisiyle irtibatını kesecektir. Dün söylemek istediğim buydu. Çok kısa söyleyebildim.”

        “SAHİP ÇIKAR MISINIZ, BİLMEM”

        Arınç, gazetecilere teşekkür ederek, meraklıları için fezlekenin bulunabilmesinin, UYAP kanalıyla gazetelere aksettirmenin de mümkün olduğunu söyledi.
        Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Sahip çıkar mısınız bilmem. Çünkü Sayın İnce'ye sahip çıkacak başka tür medya türü de var Türkiye'de. Ama sizler ahlaka, inanca, aile ilişkilerine, kadınların istismar edilmemesine özen gösteren gazeteci arkadaşlarımsınız, size şimdiden bu bilgileri veriyorum” dedi.

        hürriyet

        www.cakirforum.tk

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X