Duyuru

Ēöküş
Henüz duyuru yok

İnsan(dehr) suresİ mealİ

Ēöküş
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • İnsan(dehr) suresİ mealİ

    İNSĀN (DEHR)

    Bismillāhirrahmānirrahīm
    76/İNSĀN (DEHR)-1: Hel etā alāl insāni hīnun mined dehri lem yekun şey’en mezkūrā(mezkūran).
    İnsanın üzerinden, henüz “anılmaya değer bir şey” değilken,(anılmaya değer bir varlık olana kadar) uzun bir zaman geēmedi mi? (ilk defa tek hücre olarak yaratılmasının üzerinden,anılmaya değer bir varlık haline gelmesine, doğmasına kadar geēen süre)

    76/İNSĀN (DEHR)-2: İnnā halaknāl insāne min nutfetin emşācin nebtelīhi fe cealnāhu semīan basīrā(basīran).
    Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir varlık) kıldık.

    76/İNSĀN (DEHR)-3: İnnā hedeynāhus sebīle immā şākiran ve immā kefūran.
    Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.

    76/İNSĀN (DEHR)-4: İnnā a’tednā lil kāfirīne selāsile ve ağlālen ve seīrā(seīran).
    Muhakkak ki Biz, kāfirler iēin zincirler, demir halkalar ve alevli ateş hazırladık.

    76/İNSĀN (DEHR)-5: İnnel ebrāra yeşrabūne min ke’sin kāne mizācuhā kāfūrā(kāfūran).
    Muhakkak ki ebrar olanlar, iēinde kāfur bulunan kadehlerden iēecekler.

    76/İNSĀN (DEHR)-6: Aynen yeşrabu bihā ibādullāhi yufeccirūnehā tefcīrā(tefcīran).
    Allah’ın kulları, iētikleri o pınarı, fışkıra fışkıra (gürül gürül) akıtırlar.

    76/İNSĀN (DEHR)-7: Yūfūne bin nezri ve yehāfūne yevmen kāne şerruhu mustetīrā(mustetīran).
    Nezirlerini (adaklarını) ifa ederler (yerine getirirler). Ve şerri (heryere) yayılan günden korkarlar.

    76/İNSĀN (DEHR)-8: Ve yut’imūnet taāme alā hubbihī miskīnen ve yetīmen ve esīrā(esīran).
    Ve sevdiği taamı (yemeği), miskinlere (fakir ve yoksullara), yetimlere ve esir olanlara yedirirler.

    76/İNSĀN (DEHR)-9: İnnemā nut’imukum li vechillāhi lā nurīdu minkum cezāen ve lā şukūrā(şukūran).
    Biz sadece Allah’ın vechi iēin sizi doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür istemiyoruz.

    76/İNSĀN (DEHR)-10: İnnā nehāfu min rabbinā yevmen abūsen kamtarīrā(kamtarīran).
    Muhakkak ki biz, yüzlerin asık olduğu, belālı, zor günde Rabbimizden korkuyoruz.

    76/İNSĀN (DEHR)-11: Fe vekāhumullāhu şerra zālikel yevmi ve lakkāhum nadraten ve surūrā(surūran).
    Oysa Allah, onları işte böyle bir günün şerrinden korudu. Ve onları, pırıl pırıl bir yüze ve surura (sevince) kavuşturdu.

    76/İNSĀN (DEHR)-12: Ve cezāhum bimā saberū cenneten ve harīrā(harīran).
    Ve sabırlarından dolayı onları cennetle ve ipek elbiselerle mükāfatlandırdı.

    76/İNSĀN (DEHR)-13: Muttekiīne fīhā alāl erāiki, lā yeravne fīhā şemsen ve lā zemherīrā(zemherīran).
    Orada tahtlar üzerinde yaslanırlar. Orada güneş (şiddetli sıcak) ve şiddetli dondurucu soğuk görmezler.

    76/İNSĀN (DEHR)-14: Ve dāniyeten aleyhim zılāluhā ve zullilet kutūfuhā tezlīlā(tezlīlen).
    Onun (ağaēlarının) gölgesi, onların üzerine yakındır. Ve onun (olgunlaşmış) meyveleri emre hazır olarak yaklaştırılmıştır.

    76/İNSĀN (DEHR)-15: Ve yutāfu aleyhim bi āniyetin min fıddatin ve ekvābin kānet kavārīrā.
    Ve gümüşten kaplar ve billur kadehler ile onların etrafından dolaşılır.

    76/İNSĀN (DEHR)-16: Kavārīra min fıddatin kadderūhā takdīrā(takdīran).
    Gümüşten kadehler ki onların miktarını belirlemişlerdir.

    76/İNSĀN (DEHR)-17: Ve yuskavne fīhā ke’sen kāne mizācuhā zencebīlā(zencebīlen).
    Ve orada, muhtevası zencefil olan kadehler sunulur.

    76/İNSĀN (DEHR)-18: Aynen fīhā tusemmā selsebīlā(selsebīlen).
    Orada “selsebīl” diye isimlendirilen bir pınar vardır.

    76/İNSĀN (DEHR)-19: Ve yetūfu aleyhim vildānun muhalledūn(muhalledūne), izā raeytehum hasibtehum lu’luen mensūrā(mensūran).
    Ve ölümsüz genē delikanlılar onların etrafında dolaşırlar. Sen onları gördüğün zaman saēılmış inciler sanırsın.

    76/İNSĀN (DEHR)-20: Ve izā raeyte semme raeyte naīmen ve mulken kebīrā(kebīran).
    Ve baktığın zaman orada ni’metler, büyük bir mülk ve saltanat görmüş olursun.

    76/İNSĀN (DEHR)-21: Āliyehum siyābu sundusin hudrun ve istebrakun ve hullū esāvira min fıddatin, ve sekāhum rabbuhum şarāben tahūrā(tahūran).
    Onların üstlerinde yeşil ince ipekten ve işlenmiş atlastan elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Ve Rab’leri onlara temiz (lezzetli) iēecekler (şaraplar) sundu.

    76/İNSĀN (DEHR)-22: İnne hāzā kāne lekum cezāen ve kāne sa’yukum meşkūrā( meşkūran).
    Muhakkak ki bu, sizin mükāfatınız oldu. Ve sizin ēabalarınız teşekküre lāyık olmuştur (takdir edilmiştir).

    76/İNSĀN (DEHR)-23: İnnā nahnu nezzelnā aleykel kur’āne tenzīlā(tenzīlen).
    Muhakkak ki Biz, Biz sana Kur’ān’ı, tenzil ederek (āyet āyet) indirdik.

    76/İNSĀN (DEHR)-24: Fasbir li hukmi rabbike ve lā tutı’ minhum āsimen ev kefūrā(kefūran).
    Artık Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan kāfir veya günahkār olanlara itaat etme.

    76/İNSĀN (DEHR)-25: Vezkurisme rabbike bukraten ve asīlā(asīlen).
    Ve Rabbinin ismini sabah ve akşam zikret.

    76/İNSĀN (DEHR)-26: Ve minel leyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavīlā(tavīlen).
    Ve artık, gecenin bir kısmında O’na secde et. Ve geceleyin uzun uzun O’nu tesbih et.

    76/İNSĀN (DEHR)-27: İnne hāulāi yuhıbbūnel ācilete ve yezerūne verāehum yevmen sekīlā(sekīlen).
    İşte onlar, muhakkak ki ēabuk geēen (dünya hayatını) seviyorlar. Zor, ēetin günü arkalarına atıyorlar (umursamıyorlar).

    76/İNSĀN (DEHR)-28: Nahnu halaknāhum ve şedednā esrahum, ve izā şi’nā beddelnā emsālehum tebdīlā(tebdīlen).
    Onları Biz yarattık. Ve bağlarını Biz kuvvetlendirdik. Ve dilediğimiz zaman onları emsalleri ile değiştiririz.

    76/İNSĀN (DEHR)-29: İnne hāzihī tezkiratun, fe men şāettehaze ilā rabbihī sebīlā(sebīlen).
    Muhakkak ki bu bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder (edinir).

    76/İNSĀN (DEHR)-30: Ve mā teşāūne illā en yeşāallāh(yeşāallāhu), innallāhe kāne alīmen hakīmā(hakīmen).
    Ve Allah dilemedikēe siz dileyemezsiniz. Muhakkak ki Allah; Alīm’dir, Hakīm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

    76/İNSĀN (DEHR)-31: Yudhilu men yeşāu fī rahmetihī, vez zālimīne eadde lehum azāben elīmā(elīmen).
    O dilediği kişiyi, rahmetinin iēine dahil eder. Ve zalimler, onlar iēin elīm azap hazırladı.
Hazırlanıyor...
X