Duyuru

Çöküş
Henüz duyuru yok

Kudsi Hadisler

Çöküş
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • #31
    Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

    "Ey âdemoğlu!

    Benim yanımdaki değerin, dünyaya olan meylin ve kalbinde taşıdığın muhabbetim kadardır. Zira ben dünya sevgisi ile benim sevgimi bir kalpte asla birleştirmem.

    Ey âdemoğlu!

    Takva sahibi ol, beni tanırsın. •• Açlık çek, beni görürsün. Yalnız bana ibadete yönel, bana ulaşırsın. Amelini gösterişten temiz tut, sana muhabbet elbisesini giydireyim. Beni zikretmek için vakit ayır, seni meleklerimin yanında anayım.

    Ey âdemoğlu!

    Kalbinde Allah'tan başkası varken ve sen O'ndan başkasından bir şey umarken, ne zamana kadar hem, 'Allah her şeyden yücedir' diyeceksin hem O'ndan başkasından korkmaya devam edeceksin?

    Allah'ı hakkıyla tanısaydın, düşünceni O'ndan başkasıyla meşgul etmezdin, O'ndan başkasından korkmazdın ve O'nun zikrini dilinden hiç düşürmezdin.

    Ey âdemoğlu!

    Fakirlikten korktuğun kadar cehennemden korkmuş olsan, seni hiç ummadığın yerden rızıklandırırdım.

    Ey âdemoğlu!

    Dünyaya duyduğun rağbet kadar cennete rağbet etseydin, seni her iki âlemde de mesut kılardım. Bazılarınızın bazılarını zikrettiği kadar olsun beni zikretseydiniz, melekler sabah akşam sizi selâmlardı.

    Dünyayı sevdiğiniz ölçüde benim için ibadet etmeyi sevseydiniz, peygamberlere ikram ettiğim nimetlerden size de ikramda bulunurdum. Kalplerinizi dünya sevgisiyle doldurmayın; onun yok olup gitmesi yakındır."





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...

    Yorum Yap


    • #32
      Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

      "Günah işlememek için göstereceğin azıcık sabır, senin için, cehennem azabının çoğuna sabretmenden daha kolaydır. 'Doğrusu O'nun azabı daimî olup geçici değildir.'

      Azıcık taat için sabretmen, sana içinde daimî nimetler barındıran uzun bir rahatlık kazandırır.

      Ey âdemoğlu! Rızkını başkasına yedirmeden önce benim sana vereceğimi ahdettiğim şeye güven. Ben senden vazgeçmeden evvel, sen dünyadan vazgeç.

      Hesap gününde iyiliklerin yok olup gitmeden evvel kendini şüphelerden arındır. Âhireti zikrederek kalbini mamur et. Şunu bil ki, senin kabirden başka bir barınağın yoktur.
      27 Furkân 25/65.

      Ey âdemoğlu!
      Cennete girme arzusu olan, hayırlı işlere koşar. Ateşten korkan kimse, kötülüklerden el çeker. Nefsini şehvetlerden (kötü arzulardan) meneden kimse, en üstün dereceleri elde eder.

      Ey İmrân oğlu Musa! Sen taharet (abdest) üzere değilken sana bir musibet erişirse, sakın kendinden başkasını kınama.
      Ey Musa! Fakirlik, bir çeşit iyiliktir; ancak o, (nefis için) en büyük ölümdür.
      Ey Musa! İstişare etmeden iş gören pişman olur. İstihare eden pişman olmaz."





      Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


      Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
      Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
      Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

      Bütün Tağutları Red...

      Yorum Yap


      • #33
        Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

        "Amelleri ile gösteriş peşinde olan kimse, dağın zirvesine sırtında su taşıyan kimseye benzer. Ona yaptığı işten, ancak zorluk ve yorgunluk kalır. Kendisinin hiçbir ameli kabul edilmez.

        Bu kimse, her ne zaman su ile buluşsa, su onu yumuşatmaz (Gösterişçi de böyledir; birçok hayırlı amelle iç içe olur, fakat kalbi yu-muşayıp ihlâs sahibi olmaz).

        Ey âdemoğlu! Ben ancak benim rızâm için yapılan bir ameli kabul ederim. Ne mutlu ihlâs sahiplerine!

        Ey âdemoğlu! Fakirliğin sana doğru geldiğini gördüğünde, ona, 'Ey salihlerin süsü ve şiarı, merhaba!' de (onu gönül hoşluğu ile karşıla). Zenginliğin sana doğru geldiğini gördüğünde de, 'Bu (işlediğim bir hatadan dolayı) bana peşin olarak verilmiş (âhirete bırakılmış) bir cezadır' de (hemen sevinmeyip dikkatli ol).

        Bir misafirin, (kimsenin ilgilenmediği için) bir yerde mahsur kaldığını görürsen (bunun vebalinden kork ve), 'Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım!' deyip onunla ilgilen.

        Ey âdemoğlu! Mal benimdir, sen benim kulumsun ve misafir de benim elçimdir. Nimetimi senden çekip almamdan korkmaz mısın? Rızık benim rızkımdır, sana düşen ise şükürdür. Bu şükrün faydası da «ana dönecektir. Sana verdiğim nimetlerden dolayı bana hamdetmek istemez misin?

        Ey âdemoğlu! Yerine getirmen gereken üç emir vardır: Malının zekâtını vermen, akrabanı gözetip onun hukukunu koruman, ailene ve misafire karşı gerekeni yapman. Sana vacip kıldığım bu emirleri yerine getirmezsen, seni âlemlere ibret olacak şekilde cezalandırırım.

        Ey âdemoğlu! Ailenin hakkını gözetir gibi komşunun haklarına saygı göstermezsen, sana bakmam, amelini kabul etmem ve duana da icabet etmem.

        Ey âdemoğlu! Tıpkı senin gibi yaratılmış birine dayanıp bel bağlama; seni ona havale ederim (senden özel desteğimi çekerim). Yarattıklarıma kibirle muamele etme; çünkü senin aslın, erkeğin beli ile kadının göğüs kemiği arasından çıkan ve sidik kanalından dışarı atılan bir menidir.
        Sana haram kıldığım şeye bakma; zira böcekler ilk önce gözlerinden yemeye başlayacaktır. Şunu bil ki, her bakış ve sevgiden dolayı hesaba çekileceksin.
        Öyleyse yarın benim huzurumda hangi makamda olacağını düşün; çünkü ben bir an olsun senin gizli hallerinden gafil değilim. Hiç şüphesiz ben, kalplerin içinde saklı olan düşünceleri bilirim."







        Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


        Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
        Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
        Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

        Bütün Tağutları Red...

        Yorum Yap


        • #34
          Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: .

          "Ey âdemoğlu!
          Bana hizmet et; ben bana hizmet edeni sever ve kullarımı onun hizmetine koştururum.

          Sen, ömrünün geçip giden kısmında bana isyanının ne ölçüde olduğunu bilemezsin. Yine ömrünün kalan kısmında da bana ne derece isyan edeceğini bilemezsin.

          Beni unutma, hatırında tut; zira ben dilediğim her şeyi yaparım. Bana kulluk et, çünkü sen zelil bir kulsun. Ben ise yüce olan rabbim.

          Eğer kardeşlerin ve sevenlerin senin günahlarının kokusunu alabilseler ve senin işlediğin ameller hakkında benim bildiklerimi bilselerdi, (günahlarının kötü kokusundan dolayı) seninle oturmaz ve yakınlık kurmazlardı.
          Nasıl oluyor da, ömrün annenin seni doğurduğu günden bu yana eksilip dururken, günahların her geçen gün artıyor?

          Ey âdemoğlu! Gemisi battıktan sonra denizin ortasında etrafı dalgalarla çevriliyken bir tahta parçasına tutunmak zorunda kalan birinin uğradığı felâket, senin şu an içinde bulunduğun durumdan daha kötü değildir.

          Günahlarının cezasını kesin olarak göreceğini kabul et; yaptığın hayırlı amellerinin kabulü hususunda ise korku içinde bulun.

          Ey âdemoğlu! Ben sana afiyet nazarı ile bakıyor ve günahlarını örtüyorum. Oysa benim sana bir ihtiyacım yok. Sen ise bana muhtaç olduğun halde isyan içindesin.

          Ey âdemoğlu! Ne zamana kadar böyle idare edeceksin? Fâni olduğu halde dünyayı imar ediyorsun ve baki olduğu halde âhireti harap bırakıyorsun.

          Ey âdemoğlu! Yarattıklarımı idare ediyor ama yine de zararlarından korkuyorsun.

          Ey âdemoğlu! Yer ve gök ehlinden herkes senin bağışlanman için talepte bulunsa bile senin günahların için ağlaman gerekir. Çünkü hangi hal üzere benimle karşılaşacağını bilmiyorsun.

          Ey İmran oğlu Musa! Söyleyeceklerimi iyi dinle! Ben hakkı söylerim. İnsanlar onun şerrinden zulmünden, hilesinden, haset, kin ve koğuculuğundan emin olmadıkça hiçbir kulum bana iman etmiş değildir.

          Ey Musa, 'De ki: İşte bu, size rabbinizden gelen haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.'" 28
          28 Kehf 18/29.





          Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


          Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
          Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
          Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

          Bütün Tağutları Red...

          Yorum Yap


          • #35
            Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

            "Ey âdemoğlu!

            iki nimet içinde ve bunlardan hangisinin daha fazla aleyhine olduğunu kestiremez halde sabahlarsın. Bunlardan biri; günahlarının örtülerek insanlardan saklanması; diğeri de insanların seni iyi bilip övgü ile anmalarıdır.

            İnsanlar, senin hakkında bildiklerimi bilmiş olsalar sana selâm bile vermezlerdi. Afiyet içinde olman, insanlara muhtaç bulunmaman, onların
            sana ihtiyaç duymaları ve şerlerinin senden uzak tutulması ise bundan daha büyük bir nimettir.

            Bana hamdet, senin üzerindeki nimetimin büyüklüğünü bil, amelini gösterişten uzak tut, korku üzere bulunan bir yolcu gibi azık edin ve hayırlı amelini arşımın altında yap.(Amelini ahirete kadar zayi etme.=

            Ey ademoğlu! Katı kalpleriniz işlediğiniz amelleriniz yüzünden, amelleriniz bedenleriniz yüzünden ve bedenleriniz de dilleriniz yüzünden ağlamaktadır.

            Ey ademoğlu! Benim hazinelerim ebediyyen tükenmez. Senin infak ettiğin ölçüde sana infak eder, cimrilik ederek kıstığın ölçüde de senden kısarım.
            Sana veddiğim rızıktan miskinlere karşı cimrilikte bulunman; bana karşı kötü zannın, fakirlikten korkman ve bana güven duymamandandır. Ben seni rızka çok önem verecek şekilde yarattım. Sen rızkı düşündüğünde seni ben rızıklandırdım. Öyleyse infakta bulun ve benim rızkımla kullarıma karşı cimrilik etme. Çünkü ben, verdiğinin yerini dolduracağıma söz verdim, ayrıca sana sevap vaatettim.

            Durum bu iken sen niçin kitabım hakkında şüphe içindesin? Benim vaadimi ve peygamberlerimi tasdik etmeyen kimse, benim rab olduğumu inkar etmiş demektir. Rab olduğumu inkar edeni yüzükoyun ateşe atarım.





            Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


            Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
            Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
            Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

            Bütün Tağutları Red...

            Yorum Yap


            • #36
              Yüce Allah c.c. şöyle buyurmaktadır:

              Ey ademoğlu! Ben kendisinden başka hiçbir ilahın olmadığı Allah’ım. Bana şükredin ve beni inkar etmeyin.
              Ey Ademoğlu! Her kim benim bir velime düşmanlıkta bulunursa bana savaş ilanında bulunmuş olur. Benden başka yardımcısı olmayana zulmedene karşı gazabım şiddetli olur.

              Benim kendisi için yaptığım taksime razı olanın rızkını bereketlendiririm; kendisi istemese bile dünya ona koşarak gelir."





              Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


              Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
              Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
              Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

              Bütün Tağutları Red...

              Yorum Yap


              • #37
                Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

                "Ey âdemoğlu!

                Elini vicdanına koy ve kendin için istediğin şeyi başkası için de iste.

                Ey âdemoğlu! Bedenin zayıf, dilin hafif meşrep (ileri geri ayarsız konuşur), kalbin ise merhametsizdir.

                Ey âdemoğlu! Sonun ölümdür. O sana gelmeden önce sen onun için amelde bulun.

                Ey âdemoğlu! Uzuvlarından hiçbirini ona ait rızkı yaratmadan var etmedim.

                Ey âdemoğlu! Seni gözsüz yaratmış olsam göze hasretlik duyacak; sağır yaratmış olsam duymaya özlem çekecektin. Sana bahşettiğim nimetlerimin kıymetini bil ve bana şükürde bulun; nankörlük etme, sonunda dönüş banadır.

                Ey âdemoğlu! Taksim edip sana ayırdığım rızkı elde etmek için kendine sıkıntı verme. Sana ayırdığım rızık, sen onu tümüyle elde edene kadar seni aramaktadır.

                Ey âdemoğlu! Benim adımla yalan yeminde bulunma! Benim adıma yalan yeminde bulunanı ateşe atarım.

                Ey âdemoğlu! Rızkımı yediğin vakit hemen ardından bana kulluğa yönel.

                Ey âdemoğlu! Benden yarının rızkını isteme; çünkü ben senden yarının amelini istemiyorum.

                Ey âdemoğlu! Ben senin az ameline razı olurken, sen benim sana bahşettiğim çok rızka bile razı olmuyorsun.

                Ey âdemoğlu! Dünyayı kullarımdan birine bırakacak olsam; kullarımı bana itaate davet etsinler ve emirlerimi uygulasınlar diye peygamberlerime bırakırdım.

                Ey âdemoğlu! Ölüm sana gelmeden önce nefsin için çalış. Hatalarının örtülmesi ve cezasının hemen verilmemesi seni aldatmasın; şüphesiz onları takip edip yazan melekler vardır.
                Hayatın devamı ve uzun emel sana tövbeyi unutturmasın. Yoksa tövbeyi, pişmanlığın sana bir fayda yermeyeceği zamana tehir ettiğine pişman olursun.

                Ey âdemoğlu! Benim sana verdiğim maldan zekâtını ayırmaz ve fakirlerin hakkını esirgersen zalimlerden biri sana musallat edilerek malın elinden alınır. Buna karşılık sana sevap da vermem.

                Ey âdemoğlu! Rahmetimi dilersen bana itaate sarıl. Azabımdan korkuyorsan bana isyan etmekten sakın.

                Ey âdemoğlu! Dünya sana yöneldiğinde ölümü, günahlara arzu duyduğunda da tövbeyi hatırla.

                Mal kazanacak olursan hesabını vereceğini, yemeğe oturacağın vakit aç olanları, nefsin seni bir zayıfa karşı gücünü kullanmaya çağırdığında Allah'ın gücü ve kudretini hatırla ve bil ki Allah dilese onu sana musallat edebilirdi.

                Başına bir belâ geldiğinde, 'La havle ve lâ kuvvete illâ billâh (kötülükten korunmak, hayırlarda muvaffak olmak ancak Allah'ın yardımı ile mümkündür)' diyerek yardım dile. Hastalanırsan sadaka vererek bedenine şifa ara. Sana bir musibet erişecek olsa, 'innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Biz Allah'ın mülküyüz ve O'na döneceğiz) de!"






                Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


                Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
                Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
                Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

                Bütün Tağutları Red...

                Yorum Yap


                • #38
                  Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

                  "Ey âdemoğlu!

                  Hayır işle. Hayır cennetin anahtarıdır ve oraya götürür. Serden sakın, o cehennemin anahtarıdır; sonuçta sahibini oraya sürükler.

                  Ey âdemoğlu! Bil ki inşa ettiklerin yıkılacak, ömrün harap, bedenin toprak olacak. Birikimlerin vârislerinin, nimetler de başkasının eline geçecek. Bütün bunlardan sana kalan, hesabı, pişmanlığı ve cezasını çekmek olacak.
                  Kabirdeki arkadaşın amelindir. Hesaba çekilmeden önce sen kendini hesaba çek ve itaatime yapış, bana isyandan sakın. Sana verdiğime rıza göster, şükredenlerden ol.

                  Ey âdemoğlu! Güle güle günah işleyeni ağlaya ağlaya ateşe atarım. Benden korkarak ağlayanı, gülerek cennete koyarım.

                  Ey âdemoğlu! Hesaba çekileceği gün fakirlerden olmayı temenni edecek nice zenginler vardır.

                  Nice zalimler de vardır ki, ölüm onları zelil kılmıştır.

                  Nice tatlılıklar var ki, ölüm onları acılaştır-mıştır.

                  Hallerinden memnun ve mutlu niceleri var ki, ölüm bu sevinçlerini zehir etmiştir. Nice kısa anlık sevinçlerin sonu, uzun hüzünler olmuştur.

                  Ey âdemoğlu! Hayvanlar senin ölüm hakkındaki bilgine sahip olsa açlık ve susuzluktan ölene kadar yemeden içmeden kesilirlerdi.

                  Ey âdemoğlu! Sana ölümden ve onun şiddetinden başka bir ceza verilmeyecek olsaydı dahi, bunun şiddetinden geceleri sükûnet içinde olmaman, gündüzleri rahat bulmaman gerekirdi. Ölümün acısı bu ise, ya ardındaki daha şiddetli durumlarda halin nice olur?

                  Ey âdemoğlu! Âhiret yaşamında ulaşacağın nimetler vesilesiyle ölüm sırrını arkanda bırak, dünyada esef duyacağın tek şey elden kaçırdığın hayırlar olsun.

                  Dünya hayatında elde ettiklerinle şımarma, elinden çıkanlar için de üzülme.

                  Ey âdemoğlu! Seni topraktan yarattım, tekrar toprağa döndüreceğim ve bir kez daha topraktan dirilteceğim.

                  Dünya ile vedalaş ve ölüme hazırlan. Bil ki ben bir kulu sevdiğimde, dünyayı ondan uzak tutar ve onu âhiret için çalıştırırım. Ona dünyanın kusurlarını gösteririm; böylece ondan sakınır, cennet ehlinin amelleri ile meşgul olur. Ben de bunun üzerine onu rahmetimle cennete dahil ederim.
                  Bir kuluma da buğzedersem, ona beni bıraktırır, dünya ile meşgul eder ve dünya ameli için çalıştırırım. Böylelikle ateş ehlinden olur, onu cehenneme dahil ederim.

                  Ey âdemoğlu! Uzun bile olsa her ömür fânidir. Tıpkı bir gölgenin uzantısı gibi kısacık bir an durur; fakat bir daha geri dönmemek üzere kaybolur gider.

                  Ey âdemoğlu! Seni yaratan benim, sana rızk veren de. Sana can veren de senden canını alacak olan da benim. Yine seni diriltecek olan ve hesaba çekecek olan da benim. Sen, kendine herhangi bir yarar yahut zarar vermeye, hayata, ölüme ve dirilmeye sahip olmadığın halde, işlediğin kötü işlerin karşılığını göreceksin.

                  Ey âdemoğlu! Bana itaatte bulun ve bana hizmet et. Rızkın için endişe etme, ben onun için sana yeterim. Senin için bizzat benim karşılayacağım şeylerin derdini kendine yük etme!

                  Ey âdemoğlu! Sana takdir edilmemiş ve ulaşamayacağın bir şeyin yükünü niçin çekersin? İşlemediğin bir amelin sevabını alamayacağın gibi sana takdir edilmemiş bir şeye de sahip olamazsın.

                  Ey âdemoğlu! Yolu ölüm olan biri dünya ile nasıl sevinebilir? Evi kabir olan biri dünya yurdundaki evi ile nasıl mutluluk duyabilir?

                  Ey âdemoğlu! Şükrünü eda ettiğin az bir mal, şükrünü yapamayacağın çok maldan hayırlıdır.

                  Ey âdemoğlu! En hayırlı malın, önden gönderdiğindir. En hayırsızı ise ardından dünyada bıraktığındır. Nefsin için önden hayır yolla, ölümden önce onu yanında bulursun.

                  Ey âdemoğlu! Dertli olana dertten kurtuluş veren, istiğfar edeni affeden, tövbe edeni sakındıran, çıplağı giydiren, korku içinde olanın korkusunu gideren, aç olanı doyuran benim. Kulum bana itaat ve kulluk üzere bulunur, emrime razı olursa onun işlerini kolaylaştırır, gücüne güç katar, göğsüne genişlik veririm.

                  Ey Musa! Her kim yetimin ve fukaranın malı ile zenginleşirse onu dünyada fakirleştirdiğim gibi âhirette de azaba çarptırırım. Kim fakirler ve zayıflara karşı kibirlenip merhametsizlik ederse, onun binasını harap eder, cehennemi ona mesken yaparım.
                  'Şüphesiz ki bunlar, evvelki sahîfelerde, İbrahim ve Musa'nın sahîfelerinde de mevcut olan öğütlerdir.'"
                  29 A'lâ 87/18-19.





                  Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


                  Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
                  Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
                  Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

                  Bütün Tağutları Red...

                  Yorum Yap


                  • #39
                    Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

                    "Ben kulumun benim hakkındaki itikad ve zannına göre kendisine muamele ederim. Artık kulum nasıl isterse benim hakkımda öyle itikad etsin.
                    Kulum beni zikrettiği zaman ben onunla beraberim. Beni içinde (kalbinden gizli olarak) zikrederse, ben de onu zâtımla özel olarak zikrederim.

                    Kulum beni bir topluluk içinde zikrederse, ben de onu, o topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde (meleklerin arasında) zikrederim.

                    Kulum bana güzel amelleri ile bir karış yaklaşırsa, ben ona bir karış yaklaşırım. O bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kulum bana yürüyerek gelirse, ben ona (rahmetimle) koşarak gelirim."





                    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


                    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
                    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
                    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

                    Bütün Tağutları Red...

                    Yorum Yap


                    • #40
                      Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

                      "Ey kullarım! Ben zulmü kendime haram kıldım; onu sizin aranızda da haram kıldım; öyleyse birbirinize zulüm yapmayın.

                      Ey kullarım! Benim hidayete ulaştırdıklarım hariç, hepiniz sapıklık içinde kalırsınız, öyleyse benden sizi hidayete ulaştırmamı isteyin ki, size hidayet nasip edeyim.

                      Ey kullarım! Benim doyurduklanm hariç, hepiniz açsınız; öyleyse benden sizi doyurmamı isteyin ki,' size yiyecek vereyim.

                      Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç, hepiniz çıplaksınız; öyleyse benden sizi giydirmemi isteyin ki, size giyecek vereyim.

                      Ey kullarım! Sizler gece-gündüz hata edip günah işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affediyorum. Öyleyse siz de benden günahlarınızın affını isteyin ki, sizleri affedeyim.

                      Ey kullarım! Sizin bana bir zarar vermeye gücünüz yetmez ki, zarar veresiniz. Aynı şekilde, bana bir fayda vermeye de gücünüz yetmez ki, fayda veresiniz.

                      Ey kullarım! Sizin ilk insandan son insana kadar hepiniz, insanlarınız ve cinleriniz en muttaki bir insan gibi olsanız ve o sıfat içinde bana kulluk etseniz, bu benim mülkümde hiçbir şey artırmaz, yüceliğime bir şey katmaz.

                      Ey kullarım! Sizin ilk insandan son.insana kadar hepiniz, insanlarınız ve cinleriniz en günahkâr bir insan gibi olsanız ve o halde bana isyan etseniz, bu benim mülkümde hiçbir şey eksiltmez, yüceliğime hiçbir zarar vermez.
                      Sizin ilk insandan son insana kadar hepiniz, insanlarınız ve cinleriniz bir tepede toplansanız, her biriniz benden bir şey istese ve hepinize istedikleri şeyleri versem, bu benim mülkümde hiçbir şey eksiltmez.

                      Ey kullarım! Siz amel etmektesiniz, ben ise amellerinizi sizin için tesbit edip yazıyorum; sonra onların karşılığını size tam olarak vereceğim.
                      Kim amel defterinde bir hayır bulursa, (onu kendisine nasip eden) yüce Allah'a hamdetsin. Kim de amel defterinde kötü işler bulursa, başkasını değil, sadece kendi nefsini kınasın."



                      Âlemlerin rabbi yüce Allah'a hamdolsun.





                      Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


                      Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
                      Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
                      Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

                      Bütün Tağutları Red...

                      Yorum Yap


                      • #41
                        Aslı bekir tarafından gönderilmiş Mesajı göster
                        Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

                        "Ey âdemoğlu!
                        Bana olan ihtiyacınız kadarınca benden isteyin. Ateşe dayanabileceğiniz kadar bana isyan edin.

                        Ecelinizin uzak, rızkınızın elinizin altında ve günahınızın gizli olduğuna bakıp aldanmayın.

                        'O'nun zâtı hariç her şey helak olacaktır. Hüküm O'na aittir ve sonuçta O'na döndürüleceksiniz."
                        Allah râzı olsun.Bu hadisleri bizimle yaptığınız için ağabey.Keşke Allah'a lâyık bir kul,Rasul'une lâyık bir ümmet olabilsek...

                        Yorum Yap


                        • #42
                          Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm: "İnsan öldüğü zaman gözleri nasıl belerip kalıyor, görmez misiniz?" buyurmuştu. Cemaat:
                          "Evet, görüyoruz!" dediler. Bunun üzerine:

                          "İşte bu, gözünün, nefsini (çıkan ruhunu) takip etmesindendir!" buyurdular."

                          Müslim, Cenâiz 9, (921).



                          Yorum Yap

                          Hazırlanıyor...
                          X