Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel

Zurück   Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Tefsir Bôlümü

Tefsir Bôlümü Ayetler hakkında bilgilerinizi paylaşabilirsiniz...

Banner Degisimi ile Beraberce Daha Fazla Kitlelere Ulasalim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Haram Ve Helal Belirleme Yetkisi Allah'a Aittir
Alt 09-28-2007, 22:44   #1 (permalink)
Kıdemli Üye
 
hakka davet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
hakka davet isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Kan Gurubu: Eklenmemis
Yaş: 37
Mesajlar: 156
Thanks: 3
Thanked 210 Times in 104 Posts
hakka davet Tanınma yolunda
Rep Puanı: 24
Referrals: 0
Haram Ve Helal Belirleme Yetkisi Allah'a Aittir

“Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar si¬zinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz." Enam sur.121.ayet

Müşrikler dediler ki:
"Ya Muhammed bize haber ver. Koyun öldüğü vakit onu kim öldürmektedir?" Rasulullah (s.a.v.):
"Onu Allah öldürmektedir" buyurdu. Müşrikler de şöyle dediler:
"Şu halde senin iddiana göre sen ve arkadaşlarının öldürdükleri helal, köpek ve doğanın öldürdükleri haram öyle mi?" İşte Allah Teala bu âyeti bu sebepten dolayı indirmiştir."
İkrime'nin rivayetine göre de, Allah Teala ölü hayvanın etinin yenmesini haram kılan âyetini indirince Farisîler'den olan Mecûsîler, Cahiliyye Devri'nde dostları oldukları ve aralarında yazışıp haberleştikleri Kureyş Müşrikleri'ne şu haberi yazdılar:
"Muhammed ve Ashabı, Allah'ın emrine uyduklarını iddia ediyorlar, sonra da ardından, kendi kestiklerinin helal, Allah'ın kestiğinin ise haram olduğunu söylüyorlar." Böylece müslümanlardan bir grup insanın gönlüne bundan dolayı birazcık şüphe düştü de niha¬yet Allah Teala bu âyeti indirdi."
Ebû Dâvûd rivayetle der ki: Yahudiler, Peygamber (sav)'a gelip şöyle de¬diler: Biz kendi öldürdüklerimizden yiyoruz da Allah'ın öldürdüğünden yemiyoruz (neden)? Bunun üzerine aziz ve celii olan Allah: "Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin" âyetini sonuna kadar indirdi.
"Eğer onlara itaat ederseniz." yani, meyteyi helâl kabul etmek hususun¬da onlara uyarsanız, "elbette sizde müşrikler olursunuz." Âyet-i kerime şu¬na delildir: Kim Allah'ın haram kıldığı herhangi bir şeyi helâl kabul edecek olursa, bununla müşrik olur. Şanı yüce Allah ise meyteyi açık nass ile haram kılmıştır. Başka herhangi bir kimsenin koyduğu bir hüküm ile meyte helâl ka¬bul edilecek olursa, kabul eden şirk koşmuş olur.
Bu konuda İbn-i Kesir şöyle diyor:
"Yüce Allah'ın şu sözüne gelince: "Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de müşrik olursunuz." Yani siz Allah'ın size emrettiği şeylerden ve sizin için belirlediği şeriatından sapıp, ondan başkasının sözüne uyarsanız ve başkasını O'na tercih ederseniz şirktir.
Bir müslümanın Allah'ın şeriatından kaynaklanmaksızın, hakimiyeti tek başına O'na özgü kılmaya dayanmaksızın herhangi bir insanın koyduğu en ufak bir hükme uyması... Bu ufak noktada müslümanın ona uyması kendisini Allah'a teslim olmuşluktan (müslümanlıktan) çıkarıp O'na ortak koşmuşluk (müşriklik) konumuna getireceğini Kur'an ayeti kesin ve net bir şekilde ifade etmektedir.
Allah'ın ilâhlığını kabul etmekle birlikte Allah'tan yüz çevirenlerin yollarını ve buyruklarını izlemek de şirktir. Allah'ın birliğini kabul etmek, hayatın tüm yönlerinde Allah'a itaat etmektir. Allah'ın yanısıra bir başka kişiye daha itaat edilmesi gerektiğine inanan bir kimse akide açısından şirke düşmüştür. Haram ve helâl kılma yetkisini kendisinde gören böylesi kişilere Allah'ın yol göstericiliğini hiçe sayarak itaat eden bir kimse ise şirke amelî açıdan girmiş olur.
İslâm, helâl ve haram kılma yetkisini sınırlandırmış, halkın nazarında veya Allah katında dereceleri ne olursa olsun bu yetkiyi insanların elinden almış ve onu yalnız Allah'ın hakkı olarak kabul etmiştir. Bir haram hükmünü Allah'ın kullarına yüklemeye ne hahamların, ne papazların, ne hocaların, ne devlet yetkililerin, meclis veya kanunların yetkisi vardır. Bu helâl ve haram hükmünü veren kimse, Allah'ın hakkını çiğnemiş ve yalnız Allah'a âit olan bu teşrîî hükümde haddini aşmış olur. Bu hükümleri koyan insan ve kurumların hükmünü kabul edip ona göre hareket eden insan da; onları Allah'ın ortağı kabul etmiş sayılır ve onun bu hareketi de küfür kabul edilir.

Kaynaklar:
İbn Cerir 8/13,
-İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 183. - Ebû Dâvud
İmam Kurtubi, el-Câmiu li-Ahkâmil’l-Kur’an, Buruc Yayınları: 7/146-147.
SEYYİD KUTUB (FİZİLAL’İL KUR’AN)
MEVDUDİ (TEFHİM’UL KUR’AN)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 09-29-2007, 20:00   #2 (permalink)
Süper Kıdemli Üye
 
Uhud dağı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
Uhud dağı isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Jul 2007
Kan Gurubu: Eklenmemis
Yaş: 24
Mesajlar: 908
Thanks: 1.660
Thanked 1.532 Times in 678 Posts
Uhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Rep Puanı: 392
Referrals: 7
Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:De ki: “Bana vahyolunanlar arasında (haram dediklerinizden) yiyecek bir kimseye haram olduklarını bulduğum yiyecekler (yalnızca) şunlardır: Ölü, akmış kan, domuz eti -ki o pistir- ve Allah’tan başkasının adına boğazlandığından dolayı murdar olanlar. Kim mecbur kalırsa, zulmetmeksizin ve haddi aşmaksızın (yerse), şüphesiz Rabbin Gafûrdur, Rahîmdir.” (el-En’âm, 6/145).
BİLİMSEL GERÇEK:
İlim, İslâm hukukunun yasakladığı ve Müslümanların asırlar boyunca tabi oldukları bazı yasakların amaçlarını anlamaya çalışmıştır. Mikroskobun icat edilmesinden çok daha önceye dayanan bu yasaklar sırasıyla şunlardır: Leş (içinde çok hızlı bakteri ürer), kan (çok fazla bakteri içerir, daha hızlı ürerler) ve son olarak domuz eti. Domuzun bedeni, temizlemekle giderilemeyecek kadar pek çok hastalığın çekim alanıdır. İnsana ve hayvana bulaşabilen parazit, bakteri ve virüslerin sığınağı durumundadır. Bunlardan balantidium coli paraziti, trchinella şeriti, tenya solium (domuz tenyası) ve tenyalar (cysticercosis) gibi bazıları domuza hastır. Zoonozlar, bazı influenza türleri, fluke olarak da bilinen yaprak şeklinde ve yassı bir parazit kurt olan fasciolopsis buskii, askaris kurdu ise hem insan hem de hayvanlarda görülen bazı hastalıklar arasında sıralanabilir. Balantidiasis hastalığına domuzlarla temas edenlerde ve domuz çobanlarında sıklıkla rastlanır. Bu hastalık veba gibi yayılır. Böyle bir olay Atlas Okyanusundaki adalardan birinde domuz pisliklerinin kasırga sonrasında yayılması sonucu gerçekleşmişti. Bu hastalık domuz pisliklerini temizleyecek teknolojiye sahip olduğunu ve domuz eti tüketmemenin bir dayanağı olmadığını ileri süren Almanya, Fransa, Filipinler ve Venezüella gibi gelişmiş sanayi ülkelerinde de görülmüştür.
Trichinellosis şeritinin dişisi, yumurtalarını domuzun bağırsak duvarlarına bırakır. Bu yumurtaların sayısı on bine kadar ulaşır ve kan aracılığıyla kaslara taşınır, buraya yerleşir, gelişir ve hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Domuz tenyası hastalığı hastalıklı domuz etinin tüketilmesi sonucu ortaya çıkar. Bu kurtçuğun boyu insan bağırsağında yedi metreye kadar ulaşır. Dikenli bir başı vardır. Bu nedenle bağırsak duvarını zedeler ve pek çok kan hastalığına neden olur. Dört emici ağzı ve bir boynu vardır. Çift cinsiyetli olarak çoğalır. Bu canlıların sayısı bine ulaşır. Bunlardan her biri binden fazla yumurta bırakır ve sonuçta tenya hastalığı belirir. İnsan tenya yumurtaları bulaşmış bir yiyeceği tüketirse yumurtalar kan aracılığıyla herhangi bir organa ulaşabilir ve tehlike ortaya çıkar. Sığır tenyası ve diğer parazitler bu denli zarar vermezler.
KONUNUN MÛCİZEVÎ YÖNÜ:
Domuz çirkin yaratılışlı bir hayvandır. Putperestler tarafından iyilik sembollerini öldürdüğü kabul edildiğinden dolayı nefret edilen bir hayvan sayılmıştır. Eski Mısırlıların tanrısı Horus’u, Kenanlıların tanrısı Adone’yi, Yunanlıların tanrısı Adonis’i Küçük Asya’da Atis’i bir domuzun öldürdüğü efsaneleri rivayet edilmiştir. Eski Mısır’da domuz çobanlığı yalnızca idam mahkûmlarının uğraşacağı en âdi işti. Domuz çobanı tapınağa giremez ancak kendisi gibi bir kadınla evlenebilirdi. Domuza dokunan kişinin yıkanması gerektiğine inanılırdı. Bu hükme muhalefet etmiş olsalar da ehl-i kitaba da domuz eti yasaklanmıştı.
Ancak Kur’ân-ı Kerîm, domuz eti yemenin niçin yasaklandığını “o (rics) pisliktir” diyerek açıklamıştır. Rics kelimesi eziyet, zarar, pislik, kir gibi anlamların tümünü içeren geniş kapsamlı manası olan bir kelimedir.
Domuz eti yemeyi yasaklayan başka ayetler de vardır:
O, size, ancak (boğazlamadan) ölmüşü, (akan) kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Fakat kim mecbur kalırsa saldırmamak ve haddi (doyacak kadarını) aşmaksızın (yerse) ona günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” (el-Bakara, 2/173).
O size ancak ölüyü, kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkasının adı anılarak boğazlanmış olanları haram kıldı. Kim çaresiz kalırsa saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (yiyebilir). Şüphesiz Allah, Gafûrdur, Rahîmdir.” (en-Nahl, 16/115).
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlananlar -(henüz canlı iken yetişip) kestikleriniz hariç olmak üzere- boğularak, vurularak, yüksek bir yerden yuvarlanarak, boynuzlanarak, yırtıcı bir hayvan tarafından (parçalanarak) yenilmiş (ve ölmüş) hayvanlar, dikili taşlar üzerinde (onlar adına) boğazlananlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bütün bunlaryoldan cikanlar.” (el-Mâide, 5/3).
Bu yasak hayvanın tüm yenilebilir parçalarını, iç yağlarını da içine alacak şekilde genelleştirilmiştir. İç yağların Yahudilere yasaklanması, bunların yemeklere etle beraber katıldığını göstermektedir:
“Biz, Yahudilere de bütün tırnaklıları haram kıldık. Onlara sığır ve koyunun iç yağlarını da haram kıldık. Ancak sırtlarına veya karınlarındaki bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışan ayrı. Onları zulümleri yüzünden bununla cezalandırdık. Şüphesiz Biz, doğru söyleyenleriz.” (el-En’âm, 6/146).
Etin yasak olması yağın da yasak olması demektir. Domuz eti ve yağı hayvanlara da yem olarak verilemez. Çünkü bu hayvanlar da sonuçta insan tarafından tüketilecektir. Kur’ân’ın domuz eti ve yağını yasakladığı dönemde hiç kimse domuzun zararlarını bilmiyordu.
Her şeye gücü yeten hikmet sahibi Allah şöyle buyurmaktadır:
Kavmin de onu yalanladı. Hâlbuki o hakkın ta kendisidir. De ki: “Ben sizin üzerinizde bir vekil (gözcü) değilim. (Kur’ân-ı Kerim’in verdiği) her bir haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Siz de yakında öğrenirsiniz.” (el-En’âm, 6/66-67).
__________________
Dünya zalim elinde tam ağlanacak andır.
Müminlere şimdi mevsim-i hazandır.
Bir an evvel derlenib de kendimiz olmazsak.
Hak bilir-yok olup gideceğimiz ayandır.
  Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Uhud dağı For This Useful Post:
hamidü'l Quran (09-30-2007), samanyolu (09-29-2007)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Helal/Haram/Mekruh bekir Genel Islam Konular 3 09-20-2007 13:32
Mücadele 1-4 seyfullah putkıran Tefsir Bôlümü 1 09-03-2007 18:15
Haram mı? mekruh mu? bilaltutgac Anket Arşivi 24 04-22-2007 18:27
Allah'dan gelecek yardımın kulların liyakatıyla paralel olacağını âyet-i kerîmenin so tahsiye72 Arşiv 22 11-16-2006 20:00



WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:38.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Ad Management by RedTyger