İlginçlikler veya tevafuklar bu kadarla da kalmıyor tabiki. O kadar enterasan notlar var ki bu konuda. Mesela Dünya ticaret Merkezi’ne saldırı yaptığı ve terörist olduğu öne sürülen Ziyad Cerrah’ın uçuş öğretmenliğini yapan Amerikan Sivil Havacılık eğitmeni, yaşadığı şokun tesiri ile basına yaptığı ilk açıklamasında şunları söylüyor: “Bu adam uçuş kursları sırasında gösterdiği beceriksizlik ile bırakın bir uçağı; tek motorlu planörü bile yerinden kaldırıp sevk edemez! Bu güne kadar gördüğüm en kötü öğrenciydi. O sürat ile uçağı sevk etmesi ve ıskalamadan binaya girmesi manevra isteyen bir ustalık ve kabiliyet gerektirir. Bu adamın bunu yapması asla ve asla olmayacak bir şeydir.” İlginç elbette. Bir başka iddia da; o gün Dünya Ticaret Merkezi’nde görevli olarak çalışan görevlilerin ve o binada işyeri bulunan 3.000 yahudinin hiç birinin, herhangi bir mazeret göstermeksizin işyerlerine gelmemesi gerçekten çok dikkat çekici bir nokta. İkiz kulelere saldırı anında yerel bir tv kanalına ait kameranın, ikiz kulelere çarpılan noktayı tam karşıdan görüntüleyecek şekilde kurulmuş ve canlı yayına (!!!) hazır halde bekliyor olması, saldırıdan 3 dakika sonra da bütün dünya kanallarına canlı yayın servisi yapması bu ilginçlikleri arttırıyor. Nasıl arttırmasın ki; yerel tv kanalı daha çarpan ilk uçağı bile çarpmadan önce saniye saniye takibine almış ve kayıt etmiş. Hadi ikinci uçağı kayıt etse, "tamam ilk çarpan uçağı telefon ile anında haber aldı ve bulunduğu binanın çatısına çıkıp yangını görüntülemek istedi o esnada ikinci uçağı kayıt etmeyi başardı", denilebilir. Ama ilk uçak, dikkatlerden ısrar ile kaçırılmak isteniyor. Pentagon’a yapılan uçak saldırısında, görgü şahitlerinin bunun ısrarla uçak olmadığını söylemesi bu ilginçliklere daha bir anlam kazandırıyor. Hatta daha da ötesi; Pentagon yakınlarında düşürülen uçağın enkazı arasında, uçağa ait olmadığı bilinen dev “Detanötör” bulunması, kafalarda oluşan şüpheleri arttırıyor. Çünkü detanatörler, hareket halinde bir aracın sevk ve idare mekanizma sistemini yönlendiren bir nevi uzaktan kumanda sistemidir. İlginçlikler bununla bitmiyor daha devam ediyor. 11 eylül günü amerikan hava kuvvetleri, kara kuvvetleri ile ortak plan çerçevesinde tatbikat yapıyor. Ve bu saldırıyı düzenleyen uçakların hava koridorları özellikle boşaltılıyor. Bu uçaklar 45 dakika boyunca uçarken, 30 dakikalık mesafedeki koridorda tatbikat yapan F 15 savaş uçaklarının bir tanesi bile müdahelede bulunmuyor. Aksine, bir nevi eskortluk yapıyor!!! Uçaklarda 30 dakikalık mesafeyi gözünüzde büyütmeyin. Hele hele bu uçak eğer bir savaş uçağı ise; radarları çok geniş bir yelpazeyi devamlı taradığı için bu uçakların radar ekranına girmemesi, benim cumhurbaşkanı olmamdan daha zor! Hepsinden ilginç olanı ise, Dünya Ticaret Merkezi’nin tam karşı cephesinde bulunan bir gökdelenin; 1 günlüğüne 3.000.000 USD ödenerek kiralanması, kiralanan bu suit dairenin ön penceresine 15 koltuk konulması ve loca haline getirilen bu koltukların her birinin ismi basına sızmayan elit Yahudiler tarafından 1.000.000 USD ödenerek kiralanması; açık hava sinemasını çağrıştırıyor bana. Gerçek adrenalin! Bu sinemada. Tek seans, Kapalı gişe, SUARE! Bütün bu yazılanlar, söylenenler bazıları tarafından ısrarla Internet geyiği platformuna çekilmeye çalışılıyor. Bir an için geyik olduğunu düşünsek bile (ki; bu kadar tevafuk geyik olamaz!), bu kadar geyiğin olduğu yerde bir “mgm veya hertz çakalı” muhakkak vardır!
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! |