Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Tarihi Bilgiler

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Hadim-ül Harameyn
Alt 07.09.2006, 16:53   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
Hadim-ül Harameyn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 18
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Hadim-ül Harameyn Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Hadim-ül Harameyn

Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı fethetmiş ve hilâfet 1516 yılında Abbasilerden Osmanlılara geçmişti. Bir cuma günü Ümeyye Camünde cuma namazı kılınacaktı. Yavuz Sultan Selim de, camide idi. Şam valisi hükümdarın namaz kılacağı yere yeşil atlastan bir seccade sererek namaz kılınacak yeri ayırmıştı. Yavuz, namaz kılacağı yerde diğer cemaattan ayrı olarak serilmiş bu seccadeleri görünce hiddetlenerek:

— Burası ibadet yeridir, padişah sarayı değildir, dedi ve atlas seccadelerin kaldırılmasını emretti.

Kendisi de, cemaatla beraber camide namaz kılmaya başladı.

Sıra Cuma hutbesine gelmişti ki, imam çıkarak hutbeyi okumaya başladı. Hutbenin mukaddimesinde halifelerin ismi zikredilirken imam efendi Yavuz Sultan Selim'i kastederek:

— Hakimülharameynişşerifeyn (Mekke ve Medine'nin hükümdarı) dedi.

İmam efendinin bu sözlerini duyan Koca Yavuz hemen oturduğu yerden ayağa kalkarak:

— İmam efendi! Okuduğunuz hutbedeki Hakimülharameyn lâfzını, hadimül harameyn olarak değiştir. Zira ben, Hakimül Harameyn değil; olsa olsa, o mübarek beldelerin hizmetçisi olabilirim, dedi.
__________________
Az müddetde çok iş etmiş idi.
Sâyesi olmustu âlemgîr,
Şems-i asr idi asirda şemsin,
Zilli memdûd olur, zamani kasîr.

Girse meydan-i rezme siri delir,
Çiksa eyvan-i bezme mihr-i münir
Hayf, Sultan Selim'e hayf ve dirig,
Hem kalem aglasin âna hem tig."
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.09.2006, 19:22   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.06.2006
Mesajlar: 298
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
seha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biriseha Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 9
Standart

Tüyler ürpertici bir yazı. Ya Rabbi bizi Hadim-ül Harameyn olanlardan eyle
Selam ve muhabbetle kardeşim.
__________________
Sakın sakın sakın... Ayrılığa düşmeyiniz!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.09.2006, 21:05   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Allah C.C. razı olsun sayın harameynin hizmetkarı kardeşim...
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.09.2006, 21:21   #4 (permalink)
ahdevefa
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

Allah razı olsun kardeşim...
  Alıntı ile Cevapla

Yavuz Sultan Selim
Alt 08.09.2006, 10:01   #5 (permalink)
Yeni Üye
 
Hadim-ül Harameyn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 18
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Hadim-ül Harameyn Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Yavuz Sultan Selim

YAVUZ SULTAN SELİM

Bir gece yatağımda uyuyakalmışım. Sabah namazını kıldıktan sonra hizmetlerine koştum.

-Bu gece görünmedin, ne işteydin? diye sordular.

Birkaç gecedir uykusuz kaldığım için, bu gece gaflete geldiğimi ve hizmetlerinden mahrum olduğumu özürle beyan ettim.

-İmdi, ne düş gördünse beyan eyle, buyurdular.

-Arza kabil bir düş görmedim, diye cevap verdim. Tekrar buyurdular ki:

-Bu ne sözdür?

Bir geceyi tamamen uyku ile geçiresin de, bir vakıa görmeyesin. Herhalde görmüştür. Başka vadide biraz konuştuktan sonra tekrar bana dönerek:

-Abes söyleme. Herhalde bu gece bir vakıa görüşmüştür. Söyle gizleme! dedi.

Her ne kadar düşündümse de görmüş olabileceğim bir şey aklıma gelmedi. İşe yarar bir şey görmediğime yemin ettim.

Sultan, mübarek başlarını sallayarak hayret gösterdiler. Ben de "sebebi ne olabilir?" diye hayret ettim. Hemen sonra Kapuağası ' nın dairesine bir iş için beni gönderdiler. Oraya vardığımda gördüm ki Hazinerdar başı Mehmet Ağa, Kilercibaşı, Sarayağası ve Kapuağası Hasan Ağa adetleri üzerine otururlar. Ama kapuağası Hasan Ağa düşünceli ve şaşkın bir vaziyette başını öne eğmiş, gözleri yaşlı, olarak oturuyordu. Bu zat esasında, sessiz hallerine benzemiyordu. Bir kimsenin vefat etmiş olduğunu zannettim.

-Ağa hazretleri kalbiniz gamlı, gözünüz yaşlı görünür. Sebebi ne ola? dediğimde,

-Hayır bir şey yok, diye gizlemesi üzerine Hazinedarbaşı:

-Kardeş, Ağa'ya bu gece bir vakıa olmuş da o uykunun sarhoşluğundadır., dedi.

Bunun üzerine:

-Allah için haber verin, padişahımız elbette vakıa görmüşsündür, söyle diye bu benden anlatmamı istediler. Herhalde zorlama asılsız değildir. İyi armağandır anlatınız dedim. Rüyayı nakletmesi için ağayı sıkıştırdık. Ağa utanma hissi ağır basan bir şahıs olduğundan anlatmaktan kaçındı ve:

-Benim gibi yüzü kara günahkarın ne rüyası olur ki padişahın huzurunda anlatmaya değsin, kerem edin bana bu teklifte bulunmayın, dedi. Biz sıkıştırmaya, o da vazgeçirmek için yalvarmaya devam etti. Nihayet Mehmet Ağa:

-Nice söylemezsin, bize anlattığı da buna memur olduğunu naklettim. Gizlenmesi ihanet olmaz mı? deyince, Ağa sırrının mührünü açıp anlattı.

-Bu gece rüyamda gördüm ki, eşiğinde oturduğumuz bu kapıyı hızlı hızlı çaldılar. "Ne haber var" diye ileri baktım, vardım; kapı, dışarısı görünecek fakat bir adam sığmayacak kadar az açılmış. Taşlık, ucu sarkıtılmış sarıklı nurani kimselerle dolu, elleri bayraklı ve silahlı mükemmel şahıslar. Kapının dibinde, elleri sancaklı dört nurani kimse durur. Kapıyı vuranın elinde Padişah' ın Aksancağı var. Bana dedi ki :

-Bilir misiniz niye gelmişiz? Ben de :

-Buyurun, dedim. Dedi ki :

-Bu gördüğün kimseler Resulullah (s.a.v.)' ın ashabıdır. Bizi Hazret-i Resulullah Selim Han' a selam etti ve buyurdu ki : Kalkıp gelsin ki Haremeyn hizmeti ona buyruldu. Gördüğün dört kişiden, bu Ebu Bekr-i Sıddıyk, bu Ömerü'l Faruk, bu Osman-ı Zi'n-Nureyn' dir. Seninle konuşan ben ise, Ali bin Ebi Talib' im. Var, Selim Han' a söyle dedi ve nazarımdan galip oldular.

Ben dehşetle kendimden geçip tere batmış ve sabaha kadar baygın yatıp kalmışım. Oğlanlar, teheccüd zamanında mütad üzere kalkmadığımı hastalığa yormuşlar ve sabah namazı vakti geçeceği zaman gelip beni uyarmak için yapmışlar, görmüşler ki suya düşmüş gibi ıslak yatarım.

Elbise değiştirmek için yenilerini getirip o aralık, beni uyandırmışlar. Aklım başıma gelince, acele ile kalkıp namaza yetiştim. Ama tamamen sükunete eremedim. Ağa bunları anlatırken ağlıyordu.

Padişah' ın beni istediğini bildirdiler, derhal huzurlarına gittiğimde, o hizmeti sual etmeyip tekrar yeni rüyadan bahis açarak:

- Şu senin bu gece sabaha dek uyuyup bir vaka görmediğin bana tuhaf gelir. Hemen şöyle hayvan gibi yatıp uyudun mu?

Dedim ki:

-Padişahım, vakıayı bu Hasan kulunuz (Hasan Can) görmediyse bir Hasan kulunuz (Kapıağası Hasan Ağa) görmüş. Emriniz olursa arz edeyim.

Buyurdular ki :

-Söyle görelim... Ben de hadisenin tamamını naklettim. Ben anlattıkça mübarek çehreleri kızarmaya başladı ve vararak mübarek gözlerine yaş geldi. Bitirince buyurdular ki :

-Derd -mendin safa' yı meşrebi (Zavallının tıynetinde safiyet) varmış, sen onu bize methettikçe "Bir kimseyi ibadet eder görürsün hemen veli sanırsın" diye seni alaya alırdık, boşuna methetmezmişsin ... Ve devamla :

-Biz sana demez miyiz ki, biz bir tarafa memur olmadan (emir verilmeden) hareket etmemişizdir. Atalarımız vilayetden behre-mendler idi (velilikden nasip sahibiydiler) , kerametleri vardır. İçlerinde biz onlara benzemedik .. diyerek kendilerini küçük göstermeye çalıştılar.

Bu rüyadan sonra Arap Seferi hazırlıklarına başladılar...
__________________
Az müddetde çok iş etmiş idi.
Sâyesi olmustu âlemgîr,
Şems-i asr idi asirda şemsin,
Zilli memdûd olur, zamani kasîr.

Girse meydan-i rezme siri delir,
Çiksa eyvan-i bezme mihr-i münir
Hayf, Sultan Selim'e hayf ve dirig,
Hem kalem aglasin âna hem tig."
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.09.2006, 10:02   #6 (permalink)
Yeni Üye
 
Hadim-ül Harameyn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 18
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Hadim-ül Harameyn Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Rabbim sizlerden de razı olsun..
__________________
Az müddetde çok iş etmiş idi.
Sâyesi olmustu âlemgîr,
Şems-i asr idi asirda şemsin,
Zilli memdûd olur, zamani kasîr.

Girse meydan-i rezme siri delir,
Çiksa eyvan-i bezme mihr-i münir
Hayf, Sultan Selim'e hayf ve dirig,
Hem kalem aglasin âna hem tig."
  Alıntı ile Cevapla

Yavuz Sultan Selim Han Hz.
Alt 08.09.2006, 10:41   #7 (permalink)
Yeni Üye
 
Hadim-ül Harameyn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.10.2005
Mesajlar: 18
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Hadim-ül Harameyn Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Yavuz Sultan Selim Han Hz.

Cihan padişahı , mümininlerin emiri, Yavuz Sultan Selim Han Hz.leri

Buraya tıklayın
__________________
Az müddetde çok iş etmiş idi.
Sâyesi olmustu âlemgîr,
Şems-i asr idi asirda şemsin,
Zilli memdûd olur, zamani kasîr.

Girse meydan-i rezme siri delir,
Çiksa eyvan-i bezme mihr-i münir
Hayf, Sultan Selim'e hayf ve dirig,
Hem kalem aglasin âna hem tig."
  Alıntı ile Cevapla

Padişah-ı alem - Yavuz Sultan Selim
Alt 03.10.2006, 20:55   #8 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart Padişah-ı alem - Yavuz Sultan Selim

Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş,
Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş."


Yavuz Sultan Selim
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Yavuz Sultan Selimden Hikayeler
Alt 01.07.2007, 14:54   #9 (permalink)
Üye
 
FUADEKE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
FUADEKE isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.06.2007
Bulunduğu yer: Diyar-ı İSLAM
Yaş: 17
Mesajlar: 100
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
FUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi var
Tecrübe Puanı: 4
Standart Yavuz Sultan Selimden Hikayeler

YAVUZ SULTAN SELİM (1)
Click the image to open in full size.
"Yavuz sultan selim han zamanında bir şâir yeni yazdığı şiirini pek beğenmiş ve sultana okumak dilemiş. tabii o zamanlar gerçek sanatkâra çok kıymet verildiği için, kısa zamanda huzura kabul edilmiş.

Selim han'ın yanında hasan can ve diğer vezirler de varmış. şâir zât, heyecandan sesi titreyerek şiirini okumuş bitirmiş, sonra da pâdişaha bakmış.

Yavuz selim han hiç tereddüt etmeden :
- "ama ben bu şiiri biliyorum." deyince, adamcağız şaşırmış;
- "nasıl olur efendim, bu şiiri ben yazdım ve ilk defâ burada okuyorum."
pâdişah
- "istersen bir de ben okuyayım" demiş
- "siz bilirsiniz."
Selim han gerçekten teklemeksizin adamın az evvel okuduğu şiirin aynısını okumuş. adam şaşkınlıklar içindeyken bu sefer hasan can atılmış:
- "bu şiiri ben de biliyorum sultanım. destur verirseniz ben de okuyayım."
o da okumuş. sonra hemen yanındaki vezir ve diğerleri de sırayla okumuşlar. böylece huzurda şiiri okuyan on kişi çıkmış. şâir ne yapacağını şaşırmış;

- "Nasıl oluyor anlayamıyorum efendim. ama bu şiiri gerçekten ben yazdım" diye kendini savunmaya çalışmış.

Neyse ki sonradan gerçeği anlatıp, adamcağızın gönlünü almışlar. pâdişah'ın duyduğunu bir seferde ezberlediğini, hasan can'ın iki ve diğerlerinin de sırayla artan sayılarda ezberleyebildiklerini söylemişler. böylece şâir de rahatlamış."

Yavuz Sultan Selim'in çok güçlü bir hafızaya sahip olduğu, duyduğunu bir seferde ezberleyebildiği rivayet edilir.

...............

Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmailin oynadıkları satranç dillere destandır. trabzon valisiyken, tebdili kıyafet tebrize gider bir derviş kılığında, orada hanlarda kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. haber şaha ulaşır.
"çağırın bir de benimle oynasın" der.
Selim şahı da yener. o vakit şah elinin tersini yavuzun göğsüne indirir:

"bre derviş, sen edeb nedir bilmez misin? hiç şahlar mat edilir mi?" der.

aradan yıllar geçer, yavuz çaldıran'da şah ismail'i perişan etmiş, şah ismail kaçmıştır. yavuz ona bir mektup gönderir ve o günki tokadın intikamını aldığını söyleyerek:

"atacaksan tokadı böyle atacaksın..."

Şah İsmail ; savaşmak için İran a giren Yavuz un karşısına çıkmaya cesaret edemez.Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim Han Bir mektup gönderir..( mektupla beraber bir kadın elbiseside...)

"ey İsmail, ülkemin sınırında görünmekle bana meydan okudun. iste ben geldim, haftalarca yürüdügüm halde ne senden ne de askerinden bir eser görmedim. ölümüsün yoksa sagmisin bilemiyorum, hile ve aldatmaktan baska bir sey bilmez misin? sayet korkuyorsan bir tabib getir ki seni tedavi etsin. seni daha fazla korkutmamak için güzide askerlerimden kirk bin kisiyi kayseri yakinlarinda biraktim. düsman hakkinda ancak bu kadar lutuf gösterilebilir"
__________________
Hepinize Selam olsun...

BACIMIN İFFETİ
BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE...
ACIRIM TÜRKÜĞE BİLLAHİ!
TÜKÜRSEM YÜZÜNE!...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 01.07.2007, 14:59   #10 (permalink)
Üye
 
FUADEKE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
FUADEKE isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.06.2007
Bulunduğu yer: Diyar-ı İSLAM
Yaş: 17
Mesajlar: 100
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
FUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi varFUADEKE Sasirtici yükselisi var
Tecrübe Puanı: 4
Standart

Sanma Şahım



Rivayete göre İran şahı, kendisinin ne denli iktidâr sahibi ve kavî olduğunu göstermek için Yavuz Sultan Selîm Hân'a göz dağı mahiyetinde uzun bir şiiri elçisi vasıtasıyla yollar..Selim Hân, elçiyi bekletir ve hemen aşağıdaki dörtlüğü yazar..

Muhtevâ bakımından az sözle çok şeyler anlatır, şekil olarak incelendiğinde de hoş bir görüntü karşımıza çıkar. İlk satırıda okuduğumuzu, her satırın ilk kelimesini yukarıdan aşağı okuduğumuzda da göreceğiz. Ayrıca; ikinci satırdaki kelimeler, her satırın ikinci sözcüklerini de karşılamaktadır..


Sanma Şâhım Herkesi sen Sâdıkâne Yâr olur,
Herkesi sen dost mu sandın Belki ol Ağyâr olur,
Sâdıkane Belki Ol Âlemde Dîdâr olur,
Yâr olur Ağyâr olur Dîdâr olur Serdâr olur.


İşte sanat budur...
__________________
Hepinize Selam olsun...

BACIMIN İFFETİ
BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE...
ACIRIM TÜRKÜĞE BİLLAHİ!
TÜKÜRSEM YÜZÜNE!...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yavuz Sultan Selim Ve Küpesi... ..:naz:.. Tarihi Bilgiler 6 02.12.2007 20:10
Yavuz Sultan Selim’in Türbedari alptraum Tarihi Bilgiler 0 17.09.2007 23:52
Yavuz Sultan Selim Hadim-ül Harameyn Tarihi Bilgiler 2 28.08.2007 13:30
Yavuz Sultân Selim seyfullah putkıran Osmanlı Sultanları 0 07.08.2007 11:44
Yavuz Selim, küpe taktı mı? nur44 Arşiv 1 13.02.2006 18:10



WEZ Format +2. Şuan Saat: 08:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger