Bak da ibret al Bak da ibret al Zâhidâ! Aç gözün, sahraya bak da, ibret al!
Şu direksiz kubbe-i semâya bak da, ibret al!
Görmek istersen, Cenâb-ı kibriyanın kudretin,
her sabah, seher vakti, dünyaya bak da ibret al!
Padişah olsan da, derler �Er kişi niyetine�,
var, musallada yatan mevtâya bak da, ibret al!
Bir kefendir âkıbet, sermâye-i beğ ve fakir,
varlığa mağrur olan, mecnun değil de, yâ nedir?
alıntı...
__________________ Artık gözünüzü açın! ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır, "tedavi edebilecek kimdir?" denir. (Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar. Ve bacak bacağa dolaşır. İşte o (peygamberin getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı. Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti. Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline gitmişti. Layıktır (o azap) sana layık! Evet, layıktır sana (o azap) layık. İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir " (Kıyame Suresi, 75/26-35) |