Dertleşme - Abrurrahim Karakoç DERTLEŞME
Sırtımıza cümle derdi belayı
Sizin için aldık sizden ne haber?
Senelerce uykuları rüyayı;
Sizin için böldük sizden ne haber?
'Nemize ne,aman bırak' demedik;
Otuz alıp onbeş verek demedik
Hava kışlı,yollar ırak demedik
Sizin için geldik,sizden ne haber?
Aşk ile doldurduk gönül tasını
Tavuğunuz ölse çektik yasını
Zalimlere karşı cenk havasını
Sizin için çaldık,sizden ne haber?
Durup da 'bize ne' demedik bir gün
Korkmadık,yılmadık,düşmedik yorgun.
Sıra sıra hapis,kitlece sürgün;
Sizin için olduk,sizden ne haber?
İçkiye,kadına,rütbeye şana
Tenezzül etmedik,malum cihana
Bunların cümlesi kalsın bir yana;
Sizin için öldük sizden ne haber?
ABDURRAHİM KARAKOÇ
__________________ Artık gözünüzü açın! ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır, "tedavi edebilecek kimdir?" denir. (Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar. Ve bacak bacağa dolaşır. İşte o (peygamberin getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı. Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti. Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline gitmişti. Layıktır (o azap) sana layık! Evet, layıktır sana (o azap) layık. İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir " (Kıyame Suresi, 75/26-35) |