 | Hz. mevlana... |  |
24.12.2006, 20:06
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
hasret isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.11.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 745 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 27 | Hz. mevlana... Ardımdan ağlama...
"Öldüğüm gün, tabutumu omuzlar üzerinde gördüğün zaman bende bu cihanın derdivar sanma...Bana ağlama, yazık yazık vah vah deme... şeytanın tuzağına düşersen vah vahın sırası o zamandır,yazık yazık o zamandır.Beni mezara koydukları zaman elveda elveda deme...Mezar cennet kapısının perdesidir.
Batmayı gördün ya doğmayıda seyret. güneşle ay'a bakmaktan ne ziyan gelir,sana batmaz görünür ama o aslında doğmaya hazırlıktır, yeniden doğmadır.mezar ise hapishane gibi görünür ama aslında canın hapisten kurtuluşudur....
Yere hangi tohum atıldı da bitmedi...Neden insan tohumuna gelince bitmeyecek zannına düşüyorsun?hangi kova kuyuya salındıda dolu olarak çıkmadı...
Bu tarafta ağzını yumdun mu o tarafta aç...Çünkü artık hayhundan uzak mekansızlık alemindesin..."
__________________ ...nerede olduğunu bilmeyene sılada bir gurbette.Ayrılığı bimeyene kavuşmakta bir hasrette... | |
| |  |  | |  |
24.12.2006, 21:21
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | EY BALÇIK DÜNYA
Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.
İsa'nın yurdu değilsin sen,
yayıldığı yersin eşeklerin.
Nerden tanıdım seni bilmem ki,
nerden parçası oldum bu yerin,
Bana vermedin bir yudum tatlı su,
sofranı yaydın yayalı.
Elimi ayağımı bağladın gitti,
elimin ayağımın farkına varalı.
Bırak da bir ağaç gibi
yerin altından çıkarıp ellerimi
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,
uzayıp gideyim bâri.
Ey çiçek, dedim çiçeğe,
dedim, bu küçük yaşta sen,
neden ihtiyar oldun bu kadar,
dedim, nasıl oldu bu böyle?
Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,
sabah rüzgârını tanıyalı,
hep yukarlara doğru çıkar
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.
Şunu da söyledi çiçek:
Madem aslımı tanıdım,
madem yersizlik âlemi aslım,
artık bana tek bir şey düşecek:
Yücelip aslıma gitmek.
Sus yeter artık,
var git yokluğa haydi,
yoklukla yok ol.
Git, yokluklardan tanı
yokluktan var olanı.
Mevlana Celaleddin Rumi 
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |  |  | |  |
24.12.2006, 21:28
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | GELİN DE BİZİ GÖRÜN
Ey aşıklar, gelin bakın,
gelin bakın, ey iş erleri.
Gelin de bizi görün işte.
Bakın nasıl yıldızlar gibi ateş kesilmişiz,
ayın yöresinde bütün gece nasıl oynayıp dönmeye koyulmuşuz.
Güneşimiz gideli ortaya nasıl çıkmışız işte bakın.
Bakın nasıl anadan doğma çırılçıplak olmuşuz,
nasıl başıboş olmuşuz bakın.
Ey aşıklar, gelin,
gelin ey iş erleri,
şarabın en tatlısı burada işte bakın,
işte burada şarabın en iyisi,
işte burada yıllanmışı şarabın.
Tanyeri ağarınca her gün,
güzeller sıltanımız çağırır, haydi der,
ey çaresizler der, gelin,
aşıklara derman olan biziz asıl,
aşıklara bizi asıl tek çare, der.
Turdağı o şarabı içti.
Körkandil şarhoş oldu.
Turdağı kendinden geçti.
Bizim elimizden ne gelir,
biz demirden dağ değiliz ki!
Gökyüzünde, harman yerinde,
yanan yıldızlarız ama,
kesilsek dilim dilim,
bölünsek parça parça,
olsak arpa gibi, tane tane,
gene de söz açamayız sırdan yana,
veremeyiz ondan bir zerre bile.
Diyorlar aşk deli.
Ama biz zırdeliyiz.
Diyorlar kötülüğe götürür insanı insanın içi.
Ama biz o iç'e emrederiz
Tek bir aşka tutulmuşuz yani,
yani senin aşkına tutulmuşuz.
Sen bir kez daha şu yolculuktan dön gel,
gel Allah aşkına bir gör halimizi.
Mevlana Celaleddin Rumi
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |  |
24.12.2006, 21:35
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | HANGİSİYİM BEN
Şu insanlardan hangisi ben'im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,
ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil.
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.
Hem ben tıpatıp sana benzerim.
Ağlarsan ağlarım,
gülersen gülerim.
Asıl sen vardın ortada,
ben senin elinde bir ayna.
Sen yeşillikte bir ağaç,
ben senin gölgen.
Ben senin gôlgen olduktan sonra
hemen gider kendime bir dost ararım
kurmak için yanında çadırımı,
ararım bir taze gül fidanı.
Sonra sâkinin kapısına varır,
vurur testimi kırarım.
Sonra oturur bardak bardak içerim
ciğerimden akan kanı
Mevlana Celaleddin Rumi
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |
24.12.2006, 21:38
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | NE ZAMAN
Ne zaman bu addan sandan geçeceğiz, ne zaman?
Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip
oturacağız?
Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan
ne zaman içeceğiz büyük dostumuzun huzurunda
can şarabını,
ne zaman içeceğiz, ne zaman
Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, uzat elini.
biz bu yana göçtük artık,
armağanlar getirdik sana.
Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun,
tutulduk bikere, düştük ocağına senin,
gurbet elde üşüdük,donduk kaldık,
selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi,
bize kırmızı şarap sun.
Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman?
Ne zaman diyecek, nem varsa sizin,
buyurun, âfiyetler olsun?
Mevlana Celaleddin Rumi
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |  | |  |
24.12.2006, 22:14
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | SELAM TEBRİZ'E
kulağını ver, dinle,
bak asesbaşı ne diyor:
bu mahallede bizden bir gönül eri kayboldu, diyor,
derken ansızın biri yolda izini buldu, diyor.
Belirtilerini görün işte, diyor.
Ne zamandır onu aradık, yandık yakıldık.
Ne zamandır onu arayanlar her yanda dövündüler.
Ne üst kodular, ne baş.
Aşıkların kanı hiç eskimiyor, unutulmuyor.
Aşıkların kanı nasılsa hep öyle kalıyor.
Hep öyle taze, sıcak.
Bu eski bir kan davasıdır deme sakın
Atma kulağının arkasına sen şu lafı:
Kan bir kere eskidi mi kararır, kurur ama,
aşıkların kanı durmayacak, gönüllerinden biteviye akacak.
Bu bucağa sığınan senin bakışındır.
O büyük sağrağı sunan senin nerkis gözlerin.
Sarhoşa gelen de onlar, gönüller çalan da ınlar,
adamı canevinden vuran da onlar
Mevlana Celaleddin Rumi
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 14:25. | | |