Yoktur Gâyr-i Aşk'ın (Rubai) Yoktur Gâyr-i Aşk'ın (Rubai)
Yıllar yılı aldandım.
Ben aşk diye hep kandım.
Vehmim gözlük takmış bana.
Sandım şehveti sevgi adına.
Battıkça battım,kayboldum.
Bunalmam o hayattan,oldu umudum.
Bir gün bir gece dua ettim.
Sabahında kendimi Nakş meclisinde buldum.
Sordum ne yapmalı ki atmalı gafleti.
Onlar bir köy var deyip yolu gösterdi.
Gittim köye var orda bir ışık.
Tekke çorbası için verdiler elime kaşık.
Yazdı doktor üç ilaç.
Dedi etkisi için nefsinden kaç.
Az zaman böylece geçti.
Arada tökezlediğim de oldu.
Sonra sardı bir hakikât arzusu.
Belirdi olmayan okuma sevgisi.
O zamanlar vardı bir başka niyet.
Çok istedim ama olmadı,kısmet.
Başında her ne kadar çok üzüldü isem de.
Anladım ki kaçmak kolay,zorluk cihad-i ekber de.
Nasip oldu ki devam etmek okumaya.
Okudukça başladı herşey belirmeye.
Sonra beni aldı bir tefekkür.
Göründü manâ,değil aldanış tekerrür.
Anlam buldu herşey kapattım gözlerimi.
Maddesellik kalktı sevda bürüdü zerrelerimi.
Sonra kavradım ki alemler bir hayâl.
Nereye baksan görürsün vechullah,bilinmez zat-ı cemâl.
Ayrı değiliz O'ndan mutlâk varlık Tek'tir.
İçinde ya da parçası da değiliz ki Ahad ve Samed'tir.
Öyle bir Tek ki varlığıyla kâimiz.
Vedûd isminin tecellisidir sevmemiz.
Her birim farklı terkibidir esmânın.
Yoludur Aşk,yokluğu bilmenin.
Mecnûn geçti kendinden sevdasıyla Leylâ'nın.
Bu geçmek ki bilmek yokluğunu benliğinin.
Allah Vedûd ismi ile zâhir olur da bir mâhalde.
Ne madde kalır ve ne mekan,ne zaman o hâlde.
Değil aldanış ki kalkar beden kalır ruhun.
İşte aslı budur,ararsan mâhiyetini ism-i Aşk'ın.
19.10.'06
... |