Bir yudum daha yağmur yıkamış geceyi lalezar sırtında
daha 17 sinde bıckın delikanlı
yarım kalmış sabahın ikliminde
sabaha bağlamış şarabın ellerinde
catılmış kaşları ilk günki gibi
tütün sinmiş ellerine
hiç etmiş sözleri
adımlarında saklı geçmişi
terazi coğrafyasında
çamur kana susamış
estağfrullah yokuşu sağ salim
bismillah var koynunda
bir yudum daha ellerinde daha ılık şişeden
buz tutmuş sanki malazgirt yaylasında
bıçak sırtında perdah perdah
babası var aklında
kulağına fısıldayışı isminden bi haber
ya pişmanlık koyu kahve tadında
yalnızlığın güftesinden
bir yudum daha
küfüre boğan geceyi
kör karanlığın sağır sevdalarında
bir yudum daha
hıckıran yağmurun omzunda
__________________ Bir gün gelir dünyada bir tek kelime bile göremezsin ki işe yarasın... O laflar boşların boşunu doldurmak için söylediği kelamlardır. İşte o gün her kelam boşadır, iyiye konuşan da artık boşa konuşur... |