 | Böyle buyurmuş Erenler... |  |
11.12.2007, 02:39
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Böyle buyurmuş Erenler... Yahya Bin Muaz -kuddise sirruh-
Yahya bin Muaz -kaddesallahu sırrah-'ın vaazını işitenlere, azîm tesir ederdi. ''Yahya-yı Vâiz'' derlerdi. Meşâyıhler demişlerdir ki, ''Allah Teâlâ'nın iki Yahya'sı vardır: Biri nebîdir, biri de ulu velîdir.'' Hikmetli sözlerinden: * Sen ki Hakk'ı ne kadar sever isen halk da seni o kadar sever. Sen ki Hak'tan ne kadar korkar isen halk da senden o kadar korkar. Her kim utana Allah'tan masiyet vaktinde, Allah da andan utana azab vaktinde. Allah hayası keremdir. Kul hayası nedemdir. * Sâlih kişide üç haslet ola: Baylara (zenginlere) nasihat gözüyle baka, hâsed gözüyle bakmaya. Yoksullara şefkat gözüyle baka kibir gözüyle bakmaya. Müslüman iyaline sıyânet gözüyle baka, şehvet gözüyle bakmaya.
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... | |
| |  |  | |  |
11.12.2007, 02:41
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Her kim Allah ile bay (zengin) ola hemîşe baydır ve her kim kendi kesbiyle (alın teri ile) bay ola hemîşe yoksuldur. * Mü'min günah korkusu ile ümid arasında iki arslan arasındaki tilki gibi ola. * Ve aceblerim ol kişiye ki, hastalık korkusuyla yiyecekten perhiz eyler de tamû korkusundan günahlardan perhiz eylemez. * Dünya kazanmak horluktur, âhiret kazanmak azizliktir. Ahmaktır ol kişi kim, azizliği koya horluk isteye. * Her kim çok yiye, tez öle kim şehvet oduna yana. Açlık taamdır ki Allah hasları andan toktur. Açlık müride riyâzettir, tâiblere tecribettir, âriflere mekremettir.
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... | |
| |  |  | |  |
11.12.2007, 02:43
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Allah'a sığınırım ol zahidlerden ki baylar taamiyle mideleri dolu ola. * Müridin afeti yavuz (kötü) yoldaştır. * Havf bir ağaçtır ki anın yemişi tazarrudur, günahlardan sakınmaktır. Tâliblerin yüce menzili havfdir, vâsılların menzili hayâdır. * Taat Allah hazinesidir, ânın kilidi duadır. * Fevt olmak ölümden katıraktır (daha beterdir), ölüm halktan kesilmektir, fevt Hak'tan kesilmektir. * Her kim endişe eylemeden söz söyleye peşiman ola ve her kim sözü endişe ile söyleye selâmet ola.
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... | |
| |  |  | |  |
11.12.2007, 02:45
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Nasuh tevbesinin nişânı üçtür: Evvel: Az yemektir, orucdan ötürü. İkinci: Az uyumaktır, namazdan ötürü. Üçüncü: Az söylemektir, Allah Teâlâ zikrinden ötürü. * Muhabbet nişanı oldur kim iyilikle artmaya ve cefâ ile eksilmeye. * İlâhî amelimden ötürü senden korkarım ve senin fazlından ötürü Sana ümid tutarım. Fazlını benden diriğ tutma ve benim yavuz amelimden ötürü bana itâb eyleme ki ben ayıplıyım.
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... | |
| |  |  | |  |
11.12.2007, 02:47
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Yahya hazretinin yüzbin dirhem borcu vardı. Hep dervişlere yedirip dururdu. Bir gece Hazret-i Peygamber -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem-'i düşünde gördü. - Ya Yahya! Horasan'a var. Yüzbin akçe borcun için üçyüzbin akçe koyupdururlar. Ben eyittim: - Y Resûlallah! O ne kişidir? Buyurdu ki: - Onun düşüne de girdim. Yahya uyandı. Nişâbur'a geldi. Va'azında ''Ben Peygamber işaretiyle geldim.'' dedi. Bir kişi ''Kırk bin dirhem vereyim.'' dediyse de Yahya ''Peygamber sözü hilâf olmıya.'' dedi, almadı. Oradan Hîrî şehrine geldi. Va'az eyledi. Düşünü de haber verdi. Hîrî padişahının kızı, onun va'azında bulundu. Düşünde Hazret-i Peygamber -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- üçyüzbin akçeyi vermek üzere işaret buyurduğundan hazırlamış idi. Yahya'ya teslim etti. Üç gün va'az etmesini diledi. Birinci günü va'azında on kişi can verdi. İkinci günü va'azında yirmibeş kişi can verdi. Üçüncü günü kırk kişi can verdi. Dördüncü günü yedi deve yükü mal ile yola çıktı. Yahya'nın oğlunu şeytan yoldan çıkardı. ''Atam bu malı hep borçlulara verir.'' dedi. Telatum (dalgalarıma) makamına varınca, gice orada yattı. Seher vakti namaz kılıp mübârek başı secdede iken oğlu atasının başına bir taş urarak şehid eyledi. Cesedini Nişâbur'da Ma'ber kabristanına defneylediler. -kaddesallahu sırrahu'l-azîz-
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 00:42. | | |