Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

İçimizden Geçenler Sorumluluklarımız.
Alt 21.09.2007, 17:15   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
arzuhal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
arzuhal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.08.2007
Bulunduğu yer: NeReYe??
Yaş: 19
Mesajlar: 407
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
arzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adıarzuhal Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart İçimizden Geçenler Sorumluluklarımız.

İmtihan dünyasında yaşıyoruz. Günaha meyilli duygularımız var. Şeytan da her an ayağımızı kaydırmak, bize kötülük yaptırmak, günah işletmek, nihayet elimizle yaptırmasa da, içimize her an fitne ve vesvese atmak için fırsat kollamaktadır. İçimizdeki nefsimiz de şeytanın kulağı hükmünde, her an onu dinlemektedir. Biz ise şeytan ile ve nefsimizle mücadele etmekle yükümlüyüz.

Ticarette bir kural vardır: Başarılı ticaretçiler, “Kazanmak için risk almak gerekir” derler. Risk almayan insan atılım yapamaz. Atılım yapmayınca başarılı olamaz. Bu kural, insanın Allah katındaki başarısı ve derecesinin yükselişi hususunda da söz konusudur. Dünya risk yeridir. Dünyada düşme ve yükselme basamakları birlikte vardır. İnsan yükselmek için riskli bir alanda şeytanla ve nefsiyle mücadele etmekle yükümlüdür.

Şeytan ve nefis, içimize yığınla kötülük atmakta, vesveseler vermektedir. Hiç şüphesiz eğer bunlarla yargılansak, halimiz perişan olurdu. Ama Allah’ın rahmeti vardır ve bunlardan dolayı kullarına rahmetiyle muamele edeceğini ummaktayız.
Bahsettiğiniz Bakara Sûresinin 284. âyeti nazil olduğunda sahabe-i kiramın içine büyük bir telâş, kaygı, korku ve üzüntü düştü. Ağlamaya, âhiret noktasından endişe ve kaygı duymaya başladılar. Nihayet Peygamber Efendimiz’e (asm) geldiler ve ağlayarak:
“Ya Resulallah! Namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi şeylerle yükümlü tutulduk. Biz bunları yapabiliyoruz. Şimdi de bu âyet nazil olmuştur ve bizi içimizden geçenlerden sorumlu tutmuştur. Buna gücümüz yetmez. Kalbimiz elimizde değil” dediler.
Peygamber Efendimiz (asm):
“Siz de öncekiler gibi ‘Semi’na ve asayna’ (İşittik ve isyan ettik) mi demek istiyorsunuz? Siz ‘Semi’nâ ve ata’nâ ğufraneke Rabbena ve ileykel’masir’ (İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız Ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.) deyiniz” buyurdu.
Bunun üzerine Sahabe-i Güzin Efendilerimiz (ra) “Semi’na Ve Ata’na Ğufraneke Rabbena Ve İleykel’Masir” demeye başladılar. Öyle ki, bu cümle mübarek ağızlarında vird oldu. Gece gündüz böyle söylüyorlardı.
Nihayet Cenâb-ı Allah aynı surenin 285. âyetini nazil buyurdu. Bu âyet şöyle buyuruyordu: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: ‘Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.’ Şöyle de dediler: ‘İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.’”
Ashab-ı Güzin (ra) bu âyette emredilen mutlak itaati gösterdikten sonra Cenâb-ı Allah yukarıda bahsedilen 284. âyetin hükmünü neshetti (hükümden kaldırdı) ve 286. âyeti gönderdi. Bu âyet ile mü’minlerin, ancak elleriyle yaptıklarından sorumlu oldukları, hatta bundan da affedilebilecekleri bildirildi. Âyet şöyledir:
“Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun (eliyle) kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek duâ ediniz): ‘Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.’”
Nihayet Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyurmuştur: “Allah iyilikleri de, kötülükleri de takdir etmiştir. Sonra bunu meleklerine açıklamıştır. Kim bir iyilik yapmayı düşünür ve sonra da yapamazsa Allah ona tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer o iyiliği düşünür de, düşündüğünü gerçekleştirirse, Allah kendi katında on, yedi yüz ve daha fazla katı sevap yazar. Kim bir kötülük düşünür de, düşündüğünü yapmazsa, Allah buna günah yazmaz, hatta yapmadığı için sevap yazar. Eğer o kötülüğü düşünür ve yaparsa, Allah sadece bir günah yazar. Allah ancak kendi eliyle helâke gidenleri helâk eder.”1
Yalnız unutmayalım: Böyle kötü düşüncelerle hayalimizi hiç durmadan ve kendi elimizle süslemek şüphesiz doğru bir yol değildir. Bedîüzzaman’ın, “Güzel gören güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır”2 prensibini hayatımızda uygulamamız ve düşüncelerimizin de güzel olmasını sağlamamız gerekir. Güzel şeyleri düşünerek, çirkin hayallerin düşüncelerimize hâkim olmasını önleyebiliriz.
__________________
вєηİ вİя вєη вİℓİяİм вİя∂є Yαяα∂αη,вαηα вİя вєη ℓαzıмıм вİя∂є αηℓαуαη...

  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İçimizden geçen sözler!!! yelken06500 Oku - Düşün - Anla 56 01.10.2008 10:25
Tasavvuf Büyükler'inin başından geçenler Huzur_islamda Genel Islam Konular 5 08.02.2008 13:17
Engellilere karşı görev ve sorumluluklarımız. samanyolu Onların Dünyası 0 07.02.2008 21:06
İçimizden geldiği gibi abdirabbih Konu Dışı 80 10.09.2007 21:29



WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:59.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger