 | Müslümanların Başına Gelenlerin Hikmeti |  |
08.03.2007, 13:34
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007 Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden Yaş: 28 Mesajlar: 1.013 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 16 | Müslümanların Başına Gelenlerin Hikmeti Misalîler mec*li*si, o meclisin reisi tekrar sordu. Hem dedi:
Musibet olur her dem hıyânet neticesi, mükâfatın sebebi. Ey şu asrın adamı! Kader bir sille vurdu, kazaya da çarptırdı.
Hangi ef’âlinizle kazaya, hem kadere şöyle fetvâ verdiniz ki, kazâ-i İlâhî musibetle hükmetti, sizleri hırpaladı?
Hata-yı ekseriyet olur sebep daima musibet-i âmmeye. Dedim:
Beşerin dalâlet-i fikrîsi, Nemrudâne inadı,
Firavunâne gururu şişti şişti zeminde, yetişti semâvâta. Hem de dokundu hassas sırr-ı hilkate.
Semâvâttan indirdi
Tufan, tâun misali, şu harbin zelzelesi, gâvura yapıştırdı semâvî bir silleyi. Demek ki şu musibet bütün beşer musibetiydi.
Nev’en umuma şamil, bir müşterek sebebi, maddiyyunluktan gelen dalâlet-i fikri idi. Hürriyet-i hayvânî, hevânın istibdadı.
Hissemizin sebebi, erkân-ı İslâmîde ihmal ve terkimizdi. Zira Hâlık-ı Teâlâ yirmi dört saatten bir saati istedi.
Beş vakit namaz için yalnız o saati, bizden yine bizim için emretti, hem istedi. Tembellikle terk ettik, gafletle ihmal oldu.
Şöyle de ceza gördük: Beş senede, yirmi dört saatte daima tâlim ve meşakkat*le tahrik ve koşturmakla bir nevi namaz kıldırdı.
Hem senede yalnız bir ay oruç için nefsimizden istedi. Nefsimize acıdık. Keffâreten beş sene cebren oruç tutturdu.
Kendi verdiği maldan, kırkından ya onundan birini zekât istedi. Buhl ile hem zulmettik, haramı karıştırdık, ihtiyarla vermedikti.
O da bizden aldırdı müterâkim zekâtı. Haramdan da kurtardı. Amel, cins-i cezadır. Ceza, cins-i ameldir. Salih amel ikiydi:
Biri müsbet ve ihtiyarî; biri menfi, ıztırarî. Bütün âlâm, mesâib, a’mâl-i salihadır; lâkin menfidir, ıztırarî. Hadis teselli verdi.
Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı, fiilî bir tevbe etti. Mükâfât-ı âcili: Şu milletin humsu dört milyonu çıkardı,
Derece-i velâyet, mertebe-i şehadet ile gazilik verdi, günahı sildi. Açıklaması
Misaliler meclisinde o meclisin reisi tekrar sordu ve "Musibet her zaman hıyanetin neticesidir ve mükâfatın da sebebidir. Ey şu asrın adamı, kader bir sille vurdu, kazaya da çarpardı. Hangi fiilimizle kazaya, hem kadere böyle bir fetva verdirdiniz ki, İlâhî kaza, musibetle hükmedip sizleri hırpaladı! Çünkü umumî musibetlere daima ekseriyetin hatası sebep olur?" dedi.
Dedim: "İnsanların fikri dalâleti. Nemrutça inadı, Firavunca gururu, yerde şişe şişe, göklere yetişti. Hem de yaratılışın hassas sırrına dokundu. Bunun üzerine, şu Birinci Dünya Savaşı'nın göklerden indirdiği tufan ve tauna benzeyen zelzelesi, gavura yapıştırdı semavi bir sillesi. Demek ki, şu musibet, bütün insanlığın musibetiydi. Bu bütün insanlığa şâmil olan bu musibetin müşterek sebebi, maddecilikten gelen ve hayvani hürriyet ve hevanın istibdadından doğan dalalet fikri idi. Hissemizin sebebi, islamiyet'in rükünlerindeki ihmal ve terkimizdi. Zira Cenâb-ı Hak, yirmi dört saatten bir saati beş vakit namaz için istedi, yalnız o saati, bizden yine bizim için emretti, hem istedi. Tembellikle terkettik. Gafletle ihmal oldu. Şöyle de ceza gördük: Beş senede, yirmidört saatte dâima tâlim ve meşakkatle tahrik ve koşturmakla bir nevi namaz kıldırdı. Hem senede yalnız bir ayı, oruç için istedi. Nefsimize acıdık. Kefaret olarak, beş sene cebren oruç tutturdu. Kendi verdiği malından, kırkından veya onundan birini zekât istedi. Cimrilikle, zulmettik, haramı karıştırdık, isteyerek vermedik. O da bizden yığılmış zekâtı aldırdı. Haramdan da kurtardı. Amel ceza cinsindendir. Ceza, amel cinsindendir.
Aslında salih amel iki çeşittir: Birisi, musbet ve iradi. Diğeri, menfive mecburi... Bütün elemler, musibetler, salih amellerdendir, fakat menfi vemecburidir. Hadis teselli verdi. Bu günahkâr millet kanıyla abdest aldı, fiilibir tövbe etti. Acil mükâfat olarak, şu milletin beşte biri olan dört milyonunavelayet derecesi şehitlik mertebesi ile gazilik verdi. Günahı sildi.
__________________ [SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir" "Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur" Halid bin Velid | |
| |  |  | |  |
08.03.2007, 14:08
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.930 Tesekkür Etti: 1
2 Kunu Icin 2 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 56 | Alıntı: khan19556 Nickli Üyeden Alıntı
Açıklaması
Misaliler meclisinde o meclisin reisi tekrar sordu ve "Musibet her zaman hıyanetin neticesidir ve mükâfatın da sebebidir. Ey şu asrın adamı, kader bir sille vurdu, kazaya da çarpardı. Hangi fiilimizle kazaya, hem kadere böyle bir fetva verdirdiniz ki, İlâhî kaza, musibetle hükmedip sizleri hırpaladı! Çünkü umumî musibetlere daima ekseriyetin hatası sebep olur?" dedi.
Dedim: "İnsanların fikri dalâleti. Nemrutça inadı, Firavunca gururu, yerde şişe şişe, göklere yetişti. Hem de yaratılışın hassas sırrına dokundu. Bunun üzerine, şu Birinci Dünya Savaşı'nın göklerden indirdiği tufan ve tauna benzeyen zelzelesi, gavura yapıştırdı semavi bir sillesi. Demek ki, şu musibet, bütün insanlığın musibetiydi. Bu bütün insanlığa şâmil olan bu musibetin müşterek sebebi, maddecilikten gelen ve hayvani hürriyet ve hevanın istibdadından doğan dalalet fikri idi. Hissemizin sebebi, islamiyet'in rükünlerindeki ihmal ve terkimizdi. Zira Cenâb-ı Hak, yirmi dört saatten bir saati beş vakit namaz için istedi, yalnız o saati, bizden yine bizim için emretti, hem istedi. Tembellikle terkettik. Gafletle ihmal oldu. Şöyle de ceza gördük: Beş senede, yirmidört saatte dâima tâlim ve meşakkatle tahrik ve koşturmakla bir nevi namaz kıldırdı. Hem senede yalnız bir ayı, oruç için istedi. Nefsimize acıdık. Kefaret olarak, beş sene cebren oruç tutturdu. Kendi verdiği malından, kırkından veya onundan birini zekât istedi. Cimrilikle, zulmettik, haramı karıştırdık, isteyerek vermedik. O da bizden yığılmış zekâtı aldırdı. Haramdan da kurtardı. Amel ceza cinsindendir. Ceza, amel cinsindendir.
Aslında salih amel iki çeşittir: Birisi, musbet ve iradi. Diğeri, menfive mecburi... Bütün elemler, musibetler, salih amellerdendir, fakat menfi vemecburidir. Hadis teselli verdi. Bu günahkâr millet kanıyla abdest aldı, fiilibir tövbe etti. Acil mükâfat olarak, şu milletin beşte biri olan dört milyonunavelayet derecesi şehitlik mertebesi ile gazilik verdi. Günahı sildi. | Rabbim senden gani gani razı olsun. ne güzel de izah edilmiş bir hakikat, işte bize gösteriyorki , Rabbimin rahmeti ne kadar büyük. sevdiği iman ehli, nefsine uysa da rabbim onlara verdiği musubetler ile günhalarınıa kefaret nasip ediyor. ne aısl bir ecdadın torunuyuz, öyleki Rabbim onları mahşerde yüzlürü eğmemek için dünyada hesaba çekmiş ve dünyada kefaretlerini almış, ya cehenneme kalsaydı kefaretleri Rabbme hadsiz şükür sunarım..
Bunu bize ileten kardeşim Rabbim seninde mahşerde yüzünü ak ve pak olanlardan eylesin...
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  |  | |  |
19.03.2007, 14:14
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007 Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden Yaş: 28 Mesajlar: 1.013 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 16 | Alıntı: seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı
Rabbim senden gani gani razı olsun. ne güzel de izah edilmiş bir hakikat, işte bize gösteriyorki , Rabbimin rahmeti ne kadar büyük. sevdiği iman ehli, nefsine uysa da rabbim onlara verdiği musubetler ile günhalarınıa kefaret nasip ediyor. ne aısl bir ecdadın torunuyuz, öyleki Rabbim onları mahşerde yüzlürü eğmemek için dünyada hesaba çekmiş ve dünyada kefaretlerini almış, ya cehenneme kalsaydı kefaretleri Rabbme hadsiz şükür sunarım..
Bunu bize ileten kardeşim Rabbim seninde mahşerde yüzünü ak ve pak olanlardan eylesin... |
Allah ebeden ve daimen razi olsun...
__________________ [SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir" "Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur" Halid bin Velid | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 16:23. | | |