|
Düşük Tansiyon
Tıp dilinde hipotansiyon olarak adlandırılan düşük tansiyon, belirli bir düzeye kadar sorun teşkil etmez. Tam tersine normalin biraz altında olması kalp-damar hastalıklarından uzak daha sağlıklı bir yaşam demektir.
Düşük tansiyonun sorun olduğu durum, sistolik tansiyonun çok uzun süreler için 70 mm den düşük kalması halleridir. Böyle hallerde şok durumu söz konusudur.
Düşük tansiyonun en sık rastlanan şekli ortostatik hipotansiyondur. Kişinin otururken normal düzeylerde olan tansiyonunun, ayağa kalkılınca düşmesi halidir. Bu durumda bir süre için beyne daha az kan gideceği için geçici olarak denge ve şuur bozuklukları ortaya çıkabilir.
Yüksek Tansiyonun Zararları
Kan basıncı aniden yükselirse damarların çeperini yırtarak kanamaya neden olabilir. Kanama, burun gibi dışa açık bir organdaysa, sorun kan kaybı riskidir, beyin gibi kapalı ortamda oluştuğunda ise beyin dokusu damarın içinden çıkan kan kütlesi içinde sıkışıp kalıcı hasara uğrar. Bunun sonucu felçler ve hatta hayati tehlikeler meydana gelebilir. Tansiyonun aşırı yükselmesi hallerinde, bir diğer tehlike damarlardan sıvı sızması ile beyin ödeminin meydana gelmesidir.
Yüksek tansiyonun kalıcı olması; felç, kalp krizi ve böbrek hastalığı gibi ciddi sorunlara sebep olabilir. Bu yüzden, yüksek tansiyonun sürekli olarak kontrol edilmesi gerekir. Yüksek tansiyon genellikle uyarıcı belirtiler göstermediğinden kan basıcının yüksek olduğunun anlaşılmasının en güvenli yolu düzenli olarak ölçüm yaptırmaktır.
Allah, yaşamı çok hassas sınırların içinde var etmiştir. Atmosferden, Güneş sistemine, yere inen yağmur damlasından, insan vücudundaki tek bir hücrenin faaliyetine kadar her şeyi bir ölçü ile yaratmıştır. Tansiyon da bu ölçülerden bir tanesidir. Bu ölçü sayesinde biz farkında olmadan kan basıncımız ölçülür ve doğru değerlerde olmadığı zaman, gerekli tedbirleri almamız için bazı belirtilerle uyarılırız.
Her insan sağlıklı olmanın önemini kabul eder. Ancak bunun nasıl mümkün olduğunu, vücudundaki mucizevi sistemlerin nasıl var olduğu düşünmez, hatta özellikle düşünmekten kaçar. Bu tip konular üzerinde fazla düşünmenin insanın ruh sağlığını bozacağına dahi inananlar vardır.
Oysa Allah insanlardan "düşünmelerini" ister. Allah insanlara yarattığı varlıklar üzerinde derin derin düşünmelerini, böylece kendisinin gücünü ve kudretini daha iyi kavramalarını, ve kendisinden daha çok korkup sakınmalarını emreder. Bir Kuran ayetinde Allah müminlerin nasıl davranmaları gerektiğini, kendi yarattığı varlıklar üzerinde nasıl düşünmeleri gerektiğini ve bu tefekkürün sonucunda Allah korkularının nasıl artması gerektiğini şöyle bildirmiştir:
"Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki: "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yüce'sin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)
Tansiyon ve Sağlıklı Beslenme
Yüksek tansiyon, kolesterol, kalp ve damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olan sağlık sorunlarıdır. İnsanların beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak bu rahatsızlıkların ortaya çıkma riski de artar. Kuşkusuz Yüce Allah aczimizi hatırlamamız için hastalıkları vermektedir. Ancak sağlıklı olmak için beslenmeye dikkat etmek bu yönde yaptığımız fiili bir dua olacaktır. Çünkü hastalıklar gibi sağlığı veren de Allah'tır.
Sağlıklı beslenmek için, vitamin, mineral ve protein yönünden zengin besinleri tercih ederek başta damar sertliği olmak üzere bir çok dolaşım sistemi rahatsızlıklarına zemin hazırlayan hayvansal yağlardan uzak durmalı ve harcayacağımızın çok üzerinde kalorili besinleri tüketmekten kaçınmalıyız. Aksi takdirde vücuda alınan fazla besinler yağ olarak depo edilir bu da şişmanlığa yol açar.
alıntı...
__________________
Hayatını "sonra"lara bağlayan "keşke"lere mahkumdur...
|