 | ÖYLE BİR RAHMETKİ... Gönül Bahçesinden Osman nuri topbaş ( tavsiye edilir çok güzel ) |  |
16.07.2008, 20:59
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMETKİ... Gönül Bahçesinden Osman nuri topbaş ( tavsiye edilir çok güzel ) ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN 20/06/2008 cuma Bizlere sonsuz lutuf, ihsan ve rahmetiyle muâmele eden, günahlarımızı bağışlayan, hatâlarımızı affeden, أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ (merhametlilerin en merhametlisi) olan yüce Mevlâ’mıza sonsuz hamd ü senâ!..
Ezelden ebede bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen, insanlığın kurtarıcısı, şifâsı, müjdecisi ve şefâatçisi olan Efendimiz, Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e de sonsuz salât ü selâm!..
Kâinatta ne varsa her şey Cenâb-ı Hakk’ın muhabbet ve rahmetiyle mevcut, muhabbet ve rahmetiyle müzeyyen, muhabbet ve rahmetiyle değerli.
Yâni Rabbimizin insanlara muâmelesi dâimâ rahmet. Bu rahmet sâyesinde kâfirler bile nefes alıyor, rızıklanıyor.
Bütün zulüm, fesat ve isyana rağmen şu dünyânın ayakta durması da, hep bu rahmetin enginliğine bağlı.
Çünkü rahmet-i ilâhî, her zaman gazab-ı ilâhîden daha önde. Çünkü Cenâb-ı Hak, rahmeti ve merhameti seviyor.
Öyle ki, en son gönderdiği en şerefli Peygamber Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i de “rahmet” olarak tavsîf ediyor.
Buyuruyor ki:
“(Ey Rasûlüm!) Biz Sen’i ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiyâ, 107)
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:01
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Kâinatta ne varsa bu rahmetten müstefîd. Bilhassa insanoğlu bu rahmetten daha ziyade nasibdâr.
Üzerimizdeki nîmetler, hep O Rahmet Güneşi vesîlesiyle bize bahşedilen ilâhî ikramlar.
Bütün güzellikler, ölçüler vesâire, hep o rahmetin tezâhürleri…
O rahmet, “Öyle Bir Rahmet Ki” bir kelebeğin rengârenk kanatlarındaki güzellik, açan bir güldeki letâfet, baharı süsleyen çiçeklerdeki zarâfet,
insanoğlunu ahsen-i takvîme yükselten ahlâkî meziyetler ve nice âbide şahsiyetler yetiştiren ilâhî fazîletler,
hep O’nun rahmetinden bir akis, O’nun rahmetinden bir lutuf…
İnsanlık, ancak O “Emsâlsiz Örnek Şahsiyetten Yüce Ahlâk Ölçüleri” sâyesinde saâdet ve kurtuluşa erebilmekte…
Buna göre; bütün varlıklar O’na dâimâ şükran borçlu.
Bu borcun mukâbili de; O’na salevât ve coşkun bir muhabbettir. O’nun sevdiklerine de muhabbettir.
Bu meyanda “Ehl-i Beyt Muhabbeti” gönlümüzü doldurmalıdır.
Hulefâ-i Râşidîn’den sıdkıyet kutbu “Hazret-i Ebû Bekir”, adâlet timsâli “Hazret-i Ömer”, hayâ âbidesi “Hazret-i Osman” ve ilmin kapısı “Hazret-i Ali” -radıyallâhu anhüm- hazarâtına muhabbet ile onlardan bize intikal eden hayat düsturlarını rûhânî bir muhtevâ içinde yaşamayı bir nîmet bilmeliyiz.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:01
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Çünkü o hayat düsturları, insanlığı vahşet, zulüm ve ebedî felâketten kurtarmış ve saâdet dolu asırlar yaşatmıştır. “Toplum ve İdâreciler” için bu yüce düsturlara bîgâne yaşamak, ahlâk ve adâleti, doğruluk ve ilmi dumura uğratır. Oysa bütün toplumlar ve idâreciler, ancak doğruluk, ilim, ahlâk, “Hak ve Adâlet” temelleri üzerinde varlıklarını sürdürebilirler. Bu gerçeğin bize yüklediği “Mes’ûliyet”in ağırlığı da ancak “Emânet Şuuru” ile taşınabilir. Bu şuuru doğru bir şekilde kazanabilmek için derin bir “Tefekkür” içerisinde olmamız zarûrîdir. Fakat bu tefekkürü nefsâniyet anaforunda değil, rûhâniyetin bereketli zemininde gerçekleştirmelidir. Bu noktada aklı ve gönlü vahyin ışığında mânevî terbiye ile yoğurmak ve tasavvufî bir eğitimle kalb-i selîme ulaşmak zarûrîdir. Sâlihlerle beraber bulunarak böyle bir kıvama erişmenin yanında, mâneviyat üstadlarımızın feyizli irşadlarının ve bu meyanda ehlullâh’ın sözcülüğünü îfâ eden “Hz. Mevlânâ’nın Gönül İklîminden Hikmet Parıltıları”nın, gönüllerimizi olgunlaştırmada ayrı bir yeri vardır.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:02
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Bu feyizli muhtevâ içinde geçen bir ömür, rahmet ve bereket ile dopdulu geçmiş demektir. Rahmet ki, O Rahmeten li’l-Âlemîn Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dir. O Rahmet Peygamberi bize; son nefesimize kadar her ânımızı “Rûhânî Bir Hayat Terbiyesi: Ramazân-ı Şerîf” bereketi içinde yaşatacak düsturlar hediye etmiştir. Bu düsturlar içinde zamanımızda belki de en çok “İsraf” meselesine dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü bugün “Îman, Îtikad ve İbâdette İsraf”, “Zamanda İsraf”, “İlimde İsraf”, “Ahlâkî Kıymetlerde İsraf”, “Tefekkürde İsraf”, “Maîşet Temini ve İnfakta İsraf” ile “Sağlıkta ve Yeme-İçmede İsraf” had safhadadır. Hele en mühim israfların başında gelen “insan isrâfı” zamanımızın ayrı bir dert ve ıztırâbıdır.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:03
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Bunun içindir ki mü’minler; bu dert ve ıztırâbı yüreklerinde hissetmeli, kendilerinin ve ilâhî emânet olan evlâtlarının Kur’ân ve Sünnet’in rûhânî iklîminde,
îmanlı nesiller olarak yetişmesi için gayret göstermelidirler.
Aslâ ve aslâ “İçi Boş Mâzeretlerle Helâl-Haram Sınırı Çiğnenmemeli”dir.
Hâsılı; bugün, O Rahmet Peygamberi’nin bereketli hayâtı ve cenneti kazandıracak umde ve düsturları etrafında çok güçlü bir vicdan muhâsebesi lâzımdır.
Bizi kendimize getirecek güçlü bir silkiniş!..
Çünkü sermaye, fertlere damga vuruyor. Hâlbuki fertler sermayeye damgasını vurmalıdır.
İnfak, merhamet, şefkat ve diğergâmlık, bizim alâmet-i fârikamız (en belirgin özelliğimiz) olmalıdır.
Her nefesimiz rahmet içinde, her tavrımız rahmet içinde, her sözümüz rahmet içinde olmalıdır.
Tıpkı Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’de olduğu gibi.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:03
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Bu nâçiz eser, işte böyle bir niyeti gerçekleştirebilme gayreti içinde yaşayabilmek ve bu yolda gayretlere vesîle olabilmek için kaleme alındı. Yukarıda temas ettiğimiz mevzular birer makale hâlinde ifade edilmeye çalışıldı. Bu makaleler Altınoluk mecmuamızda yayımlandı ve kitaplaşırken yeniden elden geçirilerek siz kıymetli okuyucularımızın istifâdesine sunuldu. Rabbim, kendi yolundaki güzel niyet ve gayretlerimizi, amel-i sâlihlerimizi ve bütün ibadetlerimizi makbûl eylesin, rahmetine vesîle kılsın! Yâ Rabbî! Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in “Mü’minlere karşı Raûf (cidden şefkatli) ve Rahîm (son derece merhametli)dir.” (et-Tevbe, 128) vasfından bizlere de hisseler nasîb eyle! Bizleri rahmet içinde yaşat, rahmetine gark eyle! Âmîn…
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:04
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i bütün âlemlere rahmet olarak gönderdi. Öyle bir rahmet ki, her varlık O’nun hürmetine yaratıldı ve O’na olan muhabbeti nisbetinde Hak katında kıymet buldu. Öyle bir rahmet ki, şefkat ve merhameti, bütün insanlığı, hattâ bütün mahlûkâtı kuşattı. Öyle bir rahmet ki, bütün dimağlara ve gönüllere ebedî bir âb-ı hayat mesâbesinde ilim, irfan, hikmet ve aşk menbaı olarak Cenâb-ı Hak tarafından en müstesnâ vasıflarla sonsuz bir feyz ü bereket kaynağı olarak ihsan buyruldu. Öyle bir rahmet ki, O’nunla sonsuz hidâyet rehberi Kur’ân ikrâm edildi. Öyle bir rahmet ki, Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın en sevgilisi, Habîb’i, Mîrac bahşettiği Rasûlü oldu. Öyle bir rahmet ki, O olmasa bütün âlemler ıssız çöllere dönerdi. Öyle bir rahmet ki, yaratılışın başlangıcı O’nun nûru ile vücut buldu. Küre-i arzda zuhûr eden bütün peygamberler, O’nun nûrunun feyz ve berekâtını taşımışlardır.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:04
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Öyle bir rahmet ki, nerede bir güzellik varsa, O’ndan bir akistir. Âlemde bir çiçek açılmaz ki, O’nun nûrundan olmasın! Zîrâ O olmasaydı, hiçbir şey vücut bulmazdı. O ki, solmayan, aksine gün geçtikçe tazelik ve tarâveti daha da artan, serâpâ nurdan ibâret bir gonca-i ilâhî... Öyle bir rahmet ki, O’nun değerini ve kadrini bizzat Allah Teâlâ anlatıyor. Hem de O’na salât ederek… Hak Teâlâ’nın Rasûlü’ne salât ederek O’nun kadr u kıymetini bildirmesi, her türlü medh ü senânın üstündedir. Zîrâ Cenâb-ı Hak, O’na salât ü selâmda bizzat kendi yüce zâtını misâl gösteriyor ve bütün meleklerine de O Güzeller Güzeli’ne, Kâinât’ın Fahr-i Ebedîsi’ne salevât getirttiğini beyan buyuruyor. Ardından bütün mü’minlere aynı şekilde O’na salât ü selâm getirmeyi bilhassa emrediyor. Çünkü Cenâb-ı Hak, bizleri -rivâyete göre- 124 bin küsur peygamber arasından böyle bir peygambere meccânen ümmet olma nîmetiyle müşerref kılmıştır.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:05
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - Bizlere olan bu ilâhî lutuf, bir müstesnâlık ifade ettiği kadar, bahşedilen şerefin büyüklüğü nisbetinde, bizim için bir şükür borcu ve vefâ hukûkunu da beraberinde getirmektedir. Yâni Peygamberler Sultânı’na ümmet olma mertebesi, hem rütbelerin en büyüğü, hem de mes’ûliyetlerin en ağırı demektir. Öyle ki Allah Teâlâ, O’na itaati kendisine itaat, O’na isyanı kendisine isyan olarak beyan buyurmaktadır. Bu itibarla her mü’minin O’na karşı en mühim şükür ve vefâ hukûku, O’nu her şeyden, hattâ canından daha çok sevmekle başlar. Bu çerçevede ismi her anıldığında O’na cân u gönülden salât ü selâm getirmek, O’nun örnek şahsiyetinden feyz alarak bir Peygamber âşığı olarak yaşamak, bizler için bir mü’min karakteri, şahsiyeti, hayat düstûru ve rûhâniyet kaynağı olmalıdır. Zîrâ bu dünyâda O’nun âlemleri kuşatan rahmet ve şefkatine, âhirette de şefâat-i uzmâsına muhtâcız.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  |  | |  |
16.07.2008, 21:06
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 30 Mesajlar: 2.080 Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | ÖYLE BİR RAHMET Kİ… GÖNÜL BAHÇESİNDEN - O hâlde bize düşen; hâlimizde, kâlimizde ve bütün davranışlarımızda O’nunla beraberliği yaşamaktır. Çünkü kişi sevdiği ile beraberdir ve sevdiğini örnek alır. Âlemlerin varlık sebebi olan “muhabbetteki sır”lardan biri de; sevenin, sevilenin hâliyle hâllenmesidir. Bizler ne kadar sünnet-i seniyyeye aşk ve muhabbet ile bağlı isek, O’nu o kadar seviyoruz ve rûhumuzda hissediyoruz demektir. O’nu ne kadar tanıyor ve hatırlıyorsak, o kadar yönümüz ve maksadımız O demektir. Bu itibarla özellikle O’nun yücelik ve fazîlet dolu örnek şahsiyetindeki husûsiyetleri bilmek, O’na tâbî olmak ve O’nun yüce ahlâkına bürünerek O’nu satırlardan ziyâde kalben tanıyabilmek, idealimiz olmalıdır. O Allah Rasûlü ki, insanlardan ders görmedi, O’nu Rabbi terbiye etti ve ne güzel terbiye etti ki, ahlâkın en yücesini O’nda tecellî ettirdi. Bütün bir beşeriyete gayb âleminin tercümânı ve Hak mektebinin hocası olarak gönderildi. O’ndaki güzellikler, ciltlerce kitap hacmine sığmayacak kadar çok ve sayısızdır.
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:40. | | |