Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel

Zurück   Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Edebiyat > Hikayeler & Hisseli Kıssalar

Hikayeler & Hisseli Kıssalar Hikayeler ve Edebi Yazılar

Banner Degisimi ile Beraberce Daha Fazla Kitlelere Ulasalim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Yemen İllerinde Bir Anne Sevgisi
Alt 10-29-2007, 10:52   #1 (permalink)
Kıdemli Üye
 
beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
beyza isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Kan Gurubu: Eklenmemis
Mesajlar: 169
Thanks: 119
Thanked 249 Times in 116 Posts
beyza Tanınma yolunda
Rep Puanı: 23
Referrals: 1
Yemen İllerinde Bir Anne Sevgisi

Yemen civârında, "Karn" adı verilen bir köy vardı. Veysel Karânî (Uveys el-Karânî) hazretleri o köyde yaşar, geçimini çobanlık yaparak temin ederdi. Hasta, âmâ ve ihtiyar annesinden başka kimsesi yoktu. Onu çok sever, hizmetinde hiç kusur etmezdi.

Veysel Karanî, Peygamber Efendimiz'in peygamber olduğunu ve İslâm Dîni'ni yaymaya başladığını duymuş ve onu görmeden îmân etmişti. Fakat İki cihan güneşi Efendimiz'i dünya gözüyle göremediği için sahâbî olamamıştı.

Veysel Karânî hazretlerinin, müslüman olduktan sonra, Allâh Rasûlü'ne olan muhabbeti her geçen gün artmış ve artık tahammül edilmez bir seviyeye ulaşmıştı. Bir tek dileği vardı; Allâh elçisinin gül yüzünü görmek. Ondan sonra ölse bile gam değildi. Fakat Yemen ile Medîne arası çok uzaktı. Üstelik kendisini tamamen annesinin hizmetine vermişti, ihtiyar annesinden ayrılacak durumda değildi. Birgün annesinin dizlerine kapanıp gözyaşları içinde izin istedi;

"-Ne olur anneciğim, izin ver de gidip Sevgili Peygamberimiz'i göreyim, sesini duyayım!"

Annesi, oğlunun bu yalvarışına dayanamadı;

"-Peki yavrum, git! Ancak, Peygamberimiz'in kapısına kadar varacak, eğer evinde ise görüp hemen geri döneceksin!" dedi.

Veysel Karânî, bu kadarına da râzı olup hemen yola çıktı. Yol uzun, çöl ıssız, güneş de ortalığı kavuruyordu. Üveys, koşarcasına gidiyor, bir an önce Sevgili Peygamberimiz'e kavuşmak ve O'nun nûr yüzünü görmek istiyordu. Haftalarca yürüdü ve nihayet Medîne-i Münevvere'ye ulaştı. Heyecan içindeydi. Hemen Peygamber Efendimiz'in evini sordu. Ona gösterdiler. Eve gidip kapıyı vurdu. Hafifçe aralanan kapıdan bir kadın sesi duyuldu.

Bu Peygamberimiz'in sevgili hanımı Hazret-i Âişe idi.

Veysel Karânî:

"-Ben Yemen'in Karn köyünden geliyorum. Adıma Üveys derler. Allâh Rasûlü'nü ziyâret etmek istemiştim." dedi. Hazret-i Âişe Vâlidemiz cevap verdi:

"-Ne yazık ki, Peygamberimiz evde değil. O'nu ancak mescidde bulabilirsiniz."

Üveys'in başına sanki dünyalar yıkılmıştı. Annesine verdiği sözü hatırladı. Eğer

Peygamberimiz'i evde bulamazsa hemen geri dönmesi gerekiyordu.

"-Peygamberimiz'e selâmımı söyleyiniz." dedi. "-O'nun gül yüzünü görmek için Yemen'den gelmiştim. Fakat kısmet değilmiş. Lütfen kendisine selâmımı arz edip geldiğimi söyleyiniz. Sevgisiyle yaşadığımı, canımdan çok sevdiğimi arz ediniz."

Veysel Karânî hazretleri gözü yaşlı, gönlü mahzûn olarak geri döndü. Çölü aşarak memleketine vardı.

Peygamber Efendimiz eve döndüğünde kapıda Üveys'den kalan nûru görerek Hazret-i Âişe'ye kimin geldiğini sordu. Hazret-i Âişe de; Yemen'den Üveys adında bir gencin geldiğini, ancak annesine verdiği sözden dolayı geri dönmek zorunda kaldığını söyledi. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz O'nu medhederek:

"-Üveys, sahâbîlerimden sonra gelen insanların en hayırlısıdır." buyurdu.

Veysel Karânî Hazretleri, annesinin vefâtını müteâkip Mekke'de hac vazîfesini îfâ edip Medîne'ye geldi. O sırada Peygamber Efendimiz de âhirete irtihâl buyurmuşlardı. Veysel Karânî, Ravza-i Mutahhara'ya vardı. Efendimiz'in türbesini görünce kendinden geçerek bayılıp düştü. Ayılınca, O'nsuz oralarda yaşamaya dayanamayacağını anlayarak tekrar Yemen'e döndü.

Hazret-i Ömer, halîfeliği zamanında Hazret-i Ali ile birlikte, Peygamber Efendimiz'in kendilerine emânet olarak bıraktığı Hırka-i saâdeti, Veysel Karânî'ye vermek üzere Kûfe'ye geldiler. Onun bulunduğu yere giderek emâneti teslîm ettiler. Veysel Karânî de;

Hırka-i şerîfi büyük bir hürmetle aldı, onu öptü, kokladı ve yüzüne-gözüne sürdü ve dua etti.

Bu Hırka-i Şerîf, nesilden nesile Osmanlılara kadar geldi. Sultan Abdülmecîd Han, bu Hırka-i şerîf için Fâtih civarında Hırka-i Şerîf Câmii'ni yaptırdı. Müslümanların her sene Ramazan ayında teberrüken ziyaret ettikleri Hırka-i Şerîf de bu câmidedir.

Ömrünü Allâh Teâlâ'ya ibâdet, itâat ve zühd ile geçiren Veysel Karânî hazretleri, Hazret-i Ali'nin halîfeliği zamanına yetişti. O'na tâbi olarak Sıffîn muhârebesine katıldı ve bu muhârebede şehîd olarak Hakk'a kavuştu.
Cenâb-ı Hakk bizlere; Veysel Karânî Hazretleri gibi, annelerimize itâat ve hizmet etmeyi nasip eylesin ve şefâatlerine nâil buyursun!


Kübra Ersan

Konu beyza tarafından (10-29-2007 Saat 10:54 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj Icin beyza Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
#21 (10-29-2007)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anne beyaz_ışık Şiirler 0 08-29-2007 22:41
Merhaba Anne - Ayla Aydemir gül21 Arşiv 15 06-12-2007 15:14
Anne Sütü VİRANESARAY Sağlıklı Yaşam 0 03-31-2007 20:48
Çocuk Eğitiminde Yeni Bir Yaklaşım hmrka Çocuk ve Çocuk Eğitimi 3 03-24-2007 11:57
öldüm Anne..! gute_hexe Şiirler 5 02-21-2007 13:15



WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:27.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Ad Management by RedTyger