Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel

Zurück   Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel > Konu Dışı / Off Topic > Onların Dünyası

Onların Dünyası Her sağlam insan bir engelli adayıdır.

Banner Degisimi ile Beraberce Daha Fazla Kitlelere Ulasalim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Yüreği spastik olmayan adam!..
Alt 10-28-2007, 21:54   #1 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
bcetin811 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Sep 2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Kan Gurubu: 0 Rh(+)
Mesajlar: 1.478
Thanks: 4.108
Thanked 3.630 Times in 1.272 Posts
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Rep Puanı: 407
Referrals: 3
Yüreği spastik olmayan adam!..

Sinirlendiğinde ve üzüldüğünde kolayca ağlar, yatakta zorunlu ikamete tabii tutulmaktan nefret ederdi. O, kendi gerçekleri ve sınırları paralelinde mutlu, üretken, başarılı ve doyumlu, yalnızlığının kalabalığında yüreği spastik olmayan bir adamdı.

Onunla ilk kez özel bakım katındaki pencereli köşkünde karşılaştığımızda; ayaklarını sandalye basamaklarına vurarak yaptığı tapırtıya eşlik eden boğuntu benzeri yüksek perdeli sesiyle mealen "Tanıştığımıza mutlu oldum." demişti.

Erkan'ı 'köşk'ünde bırakıp, odaları... içinde yaşayan bireyin kişiliğini yansıtmayan 'çıplak' özel bakım odalarını... gezmeye koyulduk. İlk oda... Gözüm yatağın yan duvarındaki eski çerçeveye, Beethoven'ın fotoğrafına takılınca... "bol sürprizli bir yerdeyim" dedim içimden.

Konuşulanları anlıyor, vücut dili yoğunluklu yanıt veriyor, canı isterse masa / bacağına harf yazarak iletişim kuruyordu. Gelen her konuğa çığlıklarıyla "hoş geldiniz?" diyen, köşkünden kat bekçiliği yapan, demanslı yaşlılardan biri kattan ayrılacak olsa, çığlık atarak, müziğin sesini yükselterek personele haber veren Erkan, beni sıkça şaşırtacaktı.

Annesinin fotoğrafına bakmamı isterdi...

Çift çerçeveli pencere kenarındaki köşkün olmazsa olmazları: masa, kasetçalar, walkmen, daktilo(!), misafir sandalyesi, kalem-defterler, biberon, üç fotoğraf çerçevesi, sarı kanaryaspor giysili yakışıklı bir adam, tekerlekli sandalye...

Her karşılaştığımızda annesinin fotoğrafına bakmamı ister, "Çok özlüyorsun değil mi?" dememi bekler, kaskatı olan elini göz yuvasına götürüp, ovuşturarak ağlıyormuş gibi yapardı.

Duygularını yoğunluğuna yaşar, engellenmekten hoşlanmaz, "İnadım inat, adım kel murat!" der, sinirlendiğinde/üzüldüğünde kolayca ağlar, yatakta zorunlu ikamete tabii tutulmaktan nefret ederdi.

Vazgeçilmezleri: iki kız kardeş, çeşitli renk ve modeldeki ayakkabılar, beyaz gazoz, karamelli dondurma, klasik müzik, sarı-kırmızı, japon balıkları, nargile pardon çay...

Kardeşlerini özlediğinde bahane ile getirtirdi

İnsanlarla hoş-beş etmeyi severdi. Kalabalıkların insanıydı. İkindi vakti nargilesini(!) içerdi. Herkesle kurduğu iletişimin rengi farklıydı. Hepimiz severdik onu. El işi grubunun da değişmez seyirci üyesiydi.

Söylediklerini anlayamadığımızda, olası seçenekleri sıralardık: 1+2+3+4 diye. Kafasını sallayarak, bağırarak doğru olanı belirtirdi.

Kardeşlerini özlediğinde, bir ihtiyaç bahane ederek gelmelerini sağlardı. Ankesörlü telefonda tercüman aracılığıyla konuşurdu.

Psikolog arkadaşımız büyük puntoyla tüm harf ve rakamları yuvarlak bir kartona yazarak, Erkan'a daktilo yapmıştı. Daktilosundaki harfleri göstererek kelime+cümle+paragraflar yazar, dedikodu da yapardı.

Ona inat Beşiktaşlı olmuştum. "Ankara'ya deniz geldiğinde sarı-kırmızılıları denize atacağım" dememe sinirlenir, "Biz, sizi atacağız" derdi. Sarı-kırmızıya boyatıp, aynı renk perdeler diktirdiğimiz odasında diğer yaşlı ve personel taraftarlarla maçı izler, heyecanını zor dizginlerdi. Yenildiklerinde iştahtan kesilirdi. Takımının renklerini taşıyan her türlü obje bir şekilde ona ulaşırdı.

Mutlu, üretken, başarılı ve doyumlu...

Refakatçısının desteğiyle yaşamını sürdüren, mamasını yerken bebekleşen, önlüklüyken yakalanmaktan hoşlanmayan Erkan, banyo sonrası berberde traşını olur, çam kokulu losyonunu sürdürdükten sonra 'hamam kahvesi'ni içerdi.

Yılbaşındaki yaramazlığını duymama üzülmüş, kucağında mor menekşelerle gelmişti odama. Bilmiyordu: yaramazlığı aslında izinli yaptığını.

Hatırlayamadığım bir nedenle merdivenlerden hışımla çıkıp "selam!" deyip hızla yanından uzaklaşınca kaset çaların sesini sonuna kadar açıp, gitar konçertosu dinletmişti zorunlu: gevşemem için.

Yeni yıl konseri için gittiğimiz CSO salonundaki konserde Erkan'ın coşkusuna, sanatçılar ve izleyiciler de katılmıştı. Hipodromda Carmina Burana' konserinde de sürekli nara atmıştı.

O, kendi gerçekleri ve sınırları paralelinde mutlu, üretken, başarılı ve doyumlu, en önemlisi yalnızlığının kalabalığında yüreği spastik olmayan bir adamdı.
  Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj Icin bcetin811 Kardesimize Allah Razi Olsun Diyenler:
Mücahid (10-28-2007)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rahiplerle Konuşmasi Uhud dağı Genel Islam Konular 2 08-17-2007 13:45
Büyük adam kimdir?? bcetin811 Oku - Düşün - Anla 4 08-12-2007 20:45
ibretli öyküler Caferi Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz 0 06-09-2007 01:03
aynalarin sirrlari hircin Hikayeler & Hisseli Kıssalar 2 05-23-2007 00:14
Kissa ayşe Oku - Düşün - Anla 7 04-03-2007 16:17



WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Ad Management by RedTyger