| Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | Güle dair... Berceste: Bir gül, dalında durduğu müddetçe tazedir Bir gül, çelenge girdiği gün bir cenazedir Faruk Nafiz Görüş: Aşk, gülü dikeniyle avuçlamak; ama elleri kana bulayan dikenlerin hesabını gülden sormamaktır. Efsane: Gülü yaprağıyla beraber taşımak gerekirmiş. Yapraksız gül taşımak sevgiliden ayrılmağa delalet edermiş. Hikmet: Allah’ın gülü dikenli yarattığından şikâyet etmek nâdanlık; dikenler arasında gül yarattığına şükretmekse teslimiyettir. İnşâd (Hayyam’ın sesinden): “Gül dedi ki, – Benim yüzüm kadar güzel bir başka yüz olmadığı hâlde, gülyağı çıkaranların bana çektirdikleri azab nedendir, bir bilsem!.. Bülbül duyunca bu sitemi, dedi ki: – Dünyada yalnızca bir gün güldüğü için bir yıl azab çekmeyen kim vardır?” Biz olsak şöyle derdik: – Dünyada bir gül kendisine güldüğü için bin azab çekmeyen bülbül mü vardır?!.. Nutuk: Mazlûme!.. Şarkın ateş renkli çiçeği! “Mazlûme”, bir güle taktığım ad. Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlûme, yanmak ve yakmak için. Yanışta mısın mazlûme ve seni yandırmak için yarışta mı sefiller? Yanmaktan yakmağa an bulunmuyor mu gülüm!.. Sen bana mı benziyorsun mazlûme?!.. Gel ağlaşalım... Mazlûme!.. De bana, kim çizdi yüreğini derin acılarla?!.. Kim savurdu yapraklarını?!.. Kim düşürdü başından destârını?!.. Hayata tutunduğun narin dalına kim yükledi bunca hicranı? Ebrulî düşüncelerine kim su koydu, kim dalgalandırdı hasretini?!.. Sineni çâk çâk eyleyen de ne mazlûme?!.. Bağrına elifleri çeken kim?!.. Bir bülbül yanmasın mı? Dalına konmasın mı? Aşkına kanmasın mı Mazlûme, adını anmasın mı? Eleminle kuruyunca can evi, gazele dönmesin mi?!.. Gazel: Ey bülbül–i nâlende, gül vaslını hâhende Gül vaslı mukarrerdir, sa’y eyle bu gülşende Gül ismini evrâd et, var derd ile feryâd et Feryâd ile mu’tâd et, vuslat bulasın sen de Sabr et sitem–i hâre, gül vaslına bul çâre Çaresini istersen kalma kafes–i tende Gül faslı ganimettir, bülbül sana nimettir Bil kadr–i dem–i vaslı, güller gibi ol hande Gül vaslı Sezayî de, bulmuştur Fenâyî’de Sen dahi bulam dersen, gel cân ile ol bende Mânâ: Ey inleyişlerle yaşayan bülbül! Ey güle kavuşmayı arzulayan! Bu gülistanda azimle çalışmaya devam et sen, elbet erersin vuslatına gülün. Var git, ayrılık derdiyle feryatlara düşüp gülün adını zikir gibi evrad edin kendine. Feryâdı alışkanlık edin ki sen de eresin vuslata. Dikenlerin sitemine (incitmelerine) sabret ve gülün vuslatında ara teselliyi. Kökten çözüm de istiyorsan eğer, takılıp kalma varlık denen ten kafesine, terk eyleyiver masivayı. Gül mevsimi ganimettir, ey bülbül, bu mevsim bir nimettir. O halde sen de vuslat zamanının kıymetini bil ve güller gibi gül. Gülün vuslatını Sezayî de, Fenâyî de bulmuşlardır (Veya, Sezayî, gülün vuslatını mürşidi Fenâyî vasıtasıyla bulmuştur). Mazlûme! Sen de ereyim diyorsan vuslata, gel canla başla kıl tazarru: Tazarru: Gel ey Gül–i Rânâ!.. Kerem kıl, tesellim ol, düş içime cemreler gibi... Bir gelişle gel, bir gülüşle gel, güle düş de gel, hayalde gel, düşte gel... Ayı ikiye bölen kutlu ellerinle gel, şirki kara yere karan tatlı dillerinle gel; saadet muştusunda bahtlı kullarınla gel; ve ıtır ıtır, tomur tomur güllerinle gel!.. Gel, Efendim, gül kokuşlum! Yetiştir suyu çorağa, tutuştur gülü yaprağa. Gül dikilsin yeniden toprağa. Senin bir damla kokuna, bütün aşklarımı fedaya hazırım!.. Ve bir kırıntısına nazarının, bütün yüreğimi kanatmaya... Bir gülü koklamak gibi seni anmak... Gel ey!.. Avucumda hep dikenler... Kanıyor.. kanıyor... alıntı...
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... |