Biz yapmadık Allah bunu lütfetti Üzerindeki lütufları, elde ettiği başarıları kendi kabiliyeti, istidadı ve becerilerine bağlayanlar manen terakki edemezler. İşleri Allah’a verince Cenab-ı Hakk ruhta bir inkişaf yaratır. Çok daha zeki, aklı her şeye eren insanlar vardır ki, Kur’an dairesinin dışında kalmıştır. Böyle işin kenarından köşesinden tutuyorsak, uhrevî yanı itibarıyla bu bile Cenab-ı Hakk’ın büyük bir lütfudur. Yoksa bütün bütün zayi olup gideriz. Kabiliyetimiz değil, istidadımız değil, O’nun lütfu sadece. Erzurumluların bir lafı vardır: “Suya aşağıya doğru atacaksın, yukarıya doğru arayacaksın, bulursan da başına vuracaksın.” Biz de, nimetleri kendimizden bilme duygularını suya aşağı doğru atmalı, yukarı doğru aramalı, kazara bulacak olursak başına vurup o tür duyguları boğmalı ve her şeyi Allah’tan bilmeliyiz
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... |