Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Sebeplere yapışmak....
Alt 29.04.2007, 09:07   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
berfut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
berfut isimli Üye şuanda online konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2.085
Tesekkür Etti: 53
44 Kunu Icin 94 Tesekkür Aldı
berfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacanberfut Artık ünlü biri... o bir isik sacan
Tecrübe Puanı: 7
Standart Sebeplere yapışmak....

Allahü teâlâ, Peygamberimiz Muhammed aleyhissalâtü vesselâma sebeblere yapışmasını emir ediyor. Enfâl sûresi, altmışdördüncü âyetinde meâlen, “Ey sevgili Peygamberim! Sana, Allahü teâlâ ve müminlerden, sana tâbi’ olanlar yetişir!” buyuruldu.

Sebeblerin te’sîrine gelince, Allahü teâlâ, sebeblerde ba’zan te’sîr, yani iş yapabilecek kuvvet de yaratıyor. O işi hâsıl ediyorlar. Ba’zan da, aynı sebeblerde, bu te’sîri yaratmıyor. O işi yapamıyorlar. Bu hâli herkes her zaman görmekdedir. Aynı sebeblerin, aynı işi, ba’zan meydâna getirdiğini, ba’zan da, işi yapamadığını hepimiz görmekdeyiz.

Sebeblerde, te’sîr yoktur demek, tecribeleri, hâdiseleri körü körüne inkâr etmektir. Te’sîrine inanmalı. Fakat, sebeblerdeki bu te’sîrlerin de, kendileri gibi, Allahü teâlânın yaratması ile, vücûde geldiğini bilmelidir. Demek ki, sebeblere yapışmak, tevekküle, Allahü teâlâya güvenmeğe mâni’ değildir.Sebebleri araya koymak, tevekkülün en yüksek derecesidir.

Ciğerler genişleyince, temiz havâ içeri giriyor. Daralınca, kirli havâ dışarı çıkıyor. Bu hâl, her dakîka devam ederek, yaşayabiliyoruz. Ciğerleri hareket ettiren kuvvet sâhibinin ve havâdaki yüzde yetmişdokuz azot ve yüzde yirmibir oksijen mikdârının hiç değişmediğini gören akıl sâhibleri, Allahü teâlânın varlığını hemen anlar. Bu yaratıcı, var olduğunu haber de veriyor. İnanmıyanı sonsuz yakacağım diyor.

İnsan aklı bunu, kendiliğinden anlıyamıyor. Bazı kimseler, arada sebebler bulunmaması, herşeyin sebebsiz yaratılması, büyüklüğe daha uygun olur sanıyor. Sebeblerde te’sîr yoktur, sebebler karışmadan herşey doğrudan doğruya, Allahü teâlânın yaratması ile var oluyor diyorlar.

Bunlar anlamıyor ki, sebebleri aradan kaldırmak, hikmeti, yani Allahü teâlânın uygun gördüğünü, âdetini bozmak demektir. Bu hikmette ise, nice fâideler vardır.

Peygamberlerin hepsi “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” her işlerinde, sebeblere yapışırdı ve bununla berâber, işlerin yaratılmasını Allahü teâlâdan dilerdi. Meselâ, Ya’kûb “aleyhisselâm” çocuklarını Sûriyeden, Mısra gönderdiği zaman, nazar değmesin diye, “Hepsi bir kapıdan girmeyip, ayrı kapılardan girmelerini” nasîhat etti.
mektubaat.......
__________________
ben hüzne komşuyum....
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sebeplere yapışan kâfir mi olur? HuLuSi_KaLP Genel Islam Konular 12 09.07.2008 21:22
Başa gelen sıkıntılara, sebeplere yapıştıktan son nurullah_01 Genel Islam Konular 0 09.04.2007 22:16



WEZ Format +2. Şuan Saat: 21:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger