07.03.2007, 18:22
|
#11 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | öyle diyorsanız öyle olsun şüphesiz şu kainat bir tecelligahtır.mührü ehadiyat ise ancak şu bir gözlükle görülür.onun bir camı Kuran ve diğer camı sünnettir.
biz bu kadar biliriz.görmek için bu gözlüğü takacaksın. | |
| |
07.03.2007, 18:24
|
#12 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.938 Tesekkür Etti: 7
11 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
öyle diyorsanız öyle olsun şüphesiz şu kainat bir tecelligahtır.mührü ehadiyat ise ancak şu bir gözlükle görülür.onun bir camı Kuran ve diğer camı sünnettir.
biz bu kadar biliriz.görmek için bu gözlüğü takacaksın. | amenna ve seddekna
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  | |  |
07.03.2007, 18:57
|
#13 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.825 Tesekkür Etti: 40
50 Kunu Icin 68 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Allahın birliğinin delili dörttür.
1)Şu Kitab-ı Kebiri-i Kainat
2)Onu tarifçisi Kur'an-ı Kerim
3)Onun mübelliği ve mübeyyini Nübüvvet
4) Her üçünün tasdik edicisi Vicdan ve Fıtrat
Bir insan hangine baksa Allah'a ulaşır. Her biri Allah'ın ayetleridir. Ayet okumayı bilen hepsini okur.
Mesela, Kur'an der Rezzak-ı Hakiki Allah'tır. İnsan kainata döner bakar ki sahiden de Rezzak Allah'tır.
Yada Allah'ı bilmeyen bir adam fıtraten ve vicdanen sorar "beni böyle kim iaşe ediyor, kim besliyor," Döner REzzak-ı hakikiyi bulur.
Yada Kur'anda güneşi ve ayı Allah yaratmıştır ,bildiriliyor.
İnsan bakar hakikatten de Kitab-ı Kebir-i Kainatı okuduğunda anlar ki Şemsin sahibi Allahtır. Zira, kendinin sahibi kimse Rızk veren kimse güneşin sahibi o olmak gerektir.
İbrahimvari der "Ben batıp gidenleri sevmem"
Bakınız bütün peygamberler Kainat kitabını okuyarak Allah'ın varlığını bulmuş ve inanmışlardır. Sonrada vahiy gelmiştir.
Lütfen kainat kitabını okuma işine perde olmayalım. Zira; Allah Kur'an'da kesretle onu okumamızı ima ve işaret ediyor.
Allah İsra suresi 44 TE buyurmuş " Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz."
Bırakta kavramaya çalışalım
Selametle | |
| |  |
07.03.2007, 19:00
|
#14 (permalink)
| | Tercübeli Üye
CCCCCC isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 02.02.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 456 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | yazmaktaki amacım ALLAH C.C I SADECE HADİSTE VE KUR'ANDA ARAYANLARADIR.YANİ İBRET OLSUN DİYE İBRETLER ÇOK DİYE | |
| |
07.03.2007, 19:56
|
#15 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | bu yalnış bir yaklaşımdır.sen fihristten içinde neler var gör diye kitabullah gelmiştir.Kuran ve sünnet vicdanve fıtrata muhtaç değil,bilakis vicdan ve fıtrat bu iki rahmete muhtaçtır.bu iki hakikate bakmadan kainat kitabını okurum demek müşkildir. | |
| |  | |  |
08.03.2007, 10:50
|
#16 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.825 Tesekkür Etti: 40
50 Kunu Icin 68 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Değerli kardeşim, Sen de diyorsun "şu kainat bir tecelligahtır" Kur'an der "HEr şey Allah'ı tesbih ediyor.. Yada bulut Allah'ın ayetidir. Güneş Allah'ın ayetidir, Kamer Allah'ın ayetidir ve hakeza"
Şimdi, Kur'an bunu söylemiş sonra fıkhet, aklet demiş. Yani, buluta bak Rahmet tecellisini gör. Onu oku. Güneşin ziyasına bak ayın nuruna bak "Nur" ismini oku. Bakar okurum
Lakin Kur'an'ı bilmeyen birine güneşin, ayın ,yıldızın bir ayet olduğunu Allah'ın yarattığını anlatmak için Kur'an ayetlerini okusan muhaldir ki imana gelsin. O güneşte ,ayda, bulutta yazan ayetleri ona okusan muhtemeldir ki Kur'an'a koşacaktır.
Tabiki biz Kur'an'a ve Hadise tabiyiz. Ancak Onlar bu kitab-ı kebir-i kainatın okunmasını istiyor. Okuyoruz. Tersten ve düzden
Hz. İbrahim ters bir gelişle yani vahiy gelmeden kainat kitabını okuyarak Allah'ı bulmuş. O kıssa süs değildir. Yine Kur'anın dediği gibi "ibrettir" İbret alıyoruz. Allah'ı tanımayan, Kur'anı red eden adama o kitabı okuyoruz. Zaten o da o kitabı okuyor. Ama tam okuyamıyor.Hayrette kalmasına rağmen tesadüf oyuncağı sanıyor.
Şimdi, bir dinsize istemediği Kur'an'ı okumak mı daha aklidir, yoksa kendiside istediği keşfetmek için milyarlarca dolar harcadığı kainat kitabını mı okumak daha aklidir.
Meselede ne Kur'anı küçümsemek ne red etmek vardır.
Bir gafile küçük bir zerredeki ayeti okuyarak, yıldızı dahi o zerre ayetini yazan tarafından yazıldığını suhuletle anlatırsın.
Selametle | |
| |  |
08.03.2007, 11:07
|
#17 (permalink)
| | Mesajlari Onaylanacak
teslimolan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.01.2007 Yaş: 30 Mesajlar: 540 Tesekkür Etti: 21
17 Kunu Icin 30 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Alıntı: CCCCCC Nickli Üyeden Alıntı
yazmaktaki amacım ALLAH C.C I SADECE HADİSTE VE KUR'ANDA ARAYANLARADIR.YANİ İBRET OLSUN DİYE İBRETLER ÇOK DİYE | Onun icin hadistekileri izleyecegiz degilmi ? Dogru olup olmadigini yalnizca Allah in bildigi su sunu dediydi de su oldu lara iman edicez dimi ?
O kadarini düsünüyorsunda sevgili ccc.. Peygamberlerin hic biri gönderilmeseydi Allah her seyi yaratmis olmayacakmiydi birde bu pencereden bak sevgili kardesim.
__________________
Allah im sen dogru olani yaparsin bekleyenlerdenim.
| |
| |  | |  |
08.03.2007, 11:55
|
#18 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.938 Tesekkür Etti: 7
11 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | Alıntı: teslimolan Nickli Üyeden Alıntı
Onun icin hadistekileri izleyecegiz degilmi ? Dogru olup olmadigini yalnizca Allah in bildigi su sunu dediydi de su oldu lara iman edicez dimi ?
O kadarini düsünüyorsunda sevgili ccc.. Peygamberlerin hic biri gönderilmeseydi Allah her seyi yaratmis olmayacakmiydi birde bu pencereden bak sevgili kardesim. | iyi niyetle açılmış konu altında anca bu kadar artniyet aranır . öküz altında buzağı aramanın mantığı yok.. konu bellidir, ayet ve hadisler olmadanda Hz. ibrahim nasıl Allahı anlattı. batan şey benim ilahım olamaz dedi . yani düşünen toplum için ayetlere baktır. doğa bunlarla dolu.. yeterki düşünsünler, bunda artniyet arayıp başka yerlere çekmenin manası yok.. ayetler yetri kadar açık.. konu başlığınıda destekliyor.. CASİYE SURESİ 3- Şüphesiz, mü'minler için göklerde ve yerde ayetler vardır. 4- Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. 5- Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır. 13- Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  |  | |  |
08.03.2007, 11:56
|
#19 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.938 Tesekkür Etti: 7
11 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | GÖKLERDEKİ VE YERDEKİ DELİLLER
Milyonlarca küçük tuğlayı bir araya getirerek çok gelişmiş bir şehir maketi inşa ettiğinizi düşünün. Bu şehrin içinde gökdelenler, birbirinin içine geçmiş yollar, tren istasyonları, havaalanları, alışveriş merkezleri, yer altına kurulmuş metrolar, bunların yanında akarsular, göller, ormanlar ve bir sahil olsun. Aynı zamanda sokaklarında dolaşan, evlerinde oturan, işyerlerinde çalışan yüzlerce insan da olsun. En ufak bir detayı bile atlamayın. Yollardaki trafik lambalarını, bilet kesen gişeleri, bir otobüs durağının tabelasını bile...
Sonra birisi size gelip her bir taşını özenle seçtiğiniz, en ince ayrıntısına kadar planlayarak kurduğunuz bu şehrin tüm parçalarının tesadüfen biraraya geldiğini ve bu şehri oluşturduğunu söylese, karşınızdaki kişinin akıl sağlığı hakkında ne düşünürsünüz?
Şimdi tekrar inşa ettiğiniz şehre dönün, tek bir parçayı yerleştirmeyi unuttuğunuzda ya da yerini değiştirdiğinizde bütün şehrin birdenbire yıkılabileceğini düşünün. Ne kadar büyük bir denge kurmanız ve düzen oluşturmanız gerektiğini tahmin edebiliyor musunuz?
İşte içinde bulunduğumuz dünyadaki yaşam da insan aklının alamayacağı kadar çok detayın biraraya gelmesi ile mümkün olmaktadır. Bu detaylardan sadece birinin veya birkaçının olmaması, dünyada yaşamın olmaması anlamına gelebilir.
Maddenin en küçük parçası olan atomdan içinde milyarlarca yıldızı barındıran galaksilere, dünyanın ayrılmaz bir parçası olan Ay'dan içinde bulunduğu Güneş Sistemi'ne kadar herşey, her detay, müthiş bir uyum içinde çalışmaktadır. Özenle kurulmuş olan bu sistem adeta bir saat gibi hiç aksamadan işlemektedir. Öyle ki insanların tümü, milyarlarca yıldır süregelen bu sistemin hiçbir detay unutulmaksızın işlemeye devam edeceğinden öylesine emindirler ki, 10 yıl sonra gerçekleştirmeyi düşündükleri bir olayın planını bile rahatlıkla yapabilirler. Hiç kimse ertesi gün güneşin doğup doğmayacağının endişesini taşımaz. İnsanların büyük çoğunluğu, "dünya güneşin çekim alanından aniden çıkar da kapkara uzay boşluğunda bilinmeyene doğru yol alır mı?", "böyle bir şeyin olmasını ne engelliyor?" diye düşünmez.
Yine insanların çoğu, uykuya dalarken beyinlerinin dinlendiği gibi kalplerinin ya da solunum sistemlerinin de dinlenmeyeceğinden son derece emindirler. Oysa bu iki hayati sistemden sadece birinin bile birkaç saniyeliğine durması kolaylıkla hayatımıza mal olacak sonuçlar doğurabilir.
İşte tüm hayatı kuşatmış olan ve her olayı "normal seyrinde akıyor" şeklinde değerlendirmeye sebep veren "alışkanlık gözlüğü" çıkarıldığında, aslında herşeyin pamuk ipliğine bağlı denilebilecek şekilde ince planlanmış, birbirine bağlı sistemlerden oluştuğu rahatlıkla görülebilir. Gözünüzü çevirdiğiniz her noktada kusursuz bir düzenin hakim olduğunu fark edersiniz. Elbetteki böyle bir düzeni ve uyumu oluşturan büyük bir güç vardır. Bu gücün sahibi, herşeyi yoktan var eden Allah'tır. Bir ayette şöyle denir: O biri diğeriyle 'tam bir uyum (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman' (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir "çelişki ve uygunsuzluk (tefavüt)" göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir; o göz umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana geri dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)
Gerek gökyüzü, gerek yeryüzü, gerekse bu ikisi arasında yaşayan canlılara baktığımızda her birinin tek tek kendilerini var eden Yaratıcı'nın varlığını ispatladığını görürüz.
Aşağıdaki bölümde her insanın görüp de üzerinde nasıl var olduğunu veya varlığını nasıl devam ettirdiğini düşünmeden geçip gittiği canlılardan ve doğa olaylarından bahsedeceğiz. Eğer Allah'ın yeryüzündeki tüm delillerini yazmaya kalkışacak olsak, bunu binlerce ansiklopedi cildine dahi sığdıramayız. O yüzden bu bölümde üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken olayları yalnızca kısa hatırlatmalarla geçeceğiz.
Ancak yalnızca bu kısa hatırlatmalar dahi Kuran'ın ifadesiyle "düşünüp öğüt alabilen" vicdanlı kişilerin hayatlarındaki en önemli gerçeği görmelerini veya en azından bir kez daha hatırlamalarını sağlayacaktır. Çünkü, Allah vardır...
O, örneksiz yaratandır ve O, akılla bilinir.
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  |  | |  |
08.03.2007, 11:57
|
#20 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.938 Tesekkür Etti: 7
11 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | İNSAN VÜCUDUNDAKİ DELİLLER
Biz hiç farkında değilken vücudumuz içerisinde milyonlarca iş yerine getirilir. Bunların birçoğu, birkaç dakikalığına bile aksaklık gösterdiği takdirde insanda tamiri imkansız hastalıklara hatta ölüme yol açabilir.
Ancak insan, tek bir hücreden nasıl olup da yetişkin bir insan haline geldiğini düşünmediği gibi, her an gözünün önünde olan bedeninin de nasıl böyle kusursuz şekilde işlediğini araştırmaz. Bu yüzden de yaşamını ne derece "pamuk ipliğine bağlı" olaylar sayesinde sürdürebildiğini bilmez. Yalnızca bir hastalık veya fiziki bir sıkıntı ile karşılaştığında kendi kontrolü dışında işleyen vücut sisteminin önemini düşünmeye başlar. Fakat bu da pek uzun sürmez; sağlığı yerine geldiğinde herşeyi unutur gider.
Oysa Allah, bedeninin hem içinde hem de dış görünümünde sayısız iman delilini insan için sergilemektedir. İnsan bedeninin yalnızca dış görünümüne bakıldığında dahi Allah'ın mükemmel sanatı hemen görülebilir. Her insanda mevcut olan vücut simetrisi; iki kolun, iki bacağın olması, gövdenin kollara, bacaklara ve başa olan orantısı ilk bakışta dikkat çekecek derecede muntazamdır. Bu orantıların her biri Allah tarafından tam bir uyum üzerine kurulmuştur. Örneğin;
Her insanın beden uzunluğu baş uzunluğunun sekiz mislidir,
Yüzü burun uzunluğunun üç katından oluşur,
İki göz arasında bir göz boyu mesafe vardır,
Kol ve bacak orantıları ve uzunlukları hem estetiğe hem de tam anlamıyla ihtiyaca yöneliktir.
Yukarıda verilen simetri ile ilgili detayları görebilmek için etrafınızdaki insanlara göz gezdirmeniz yeterlidir; bu özellikleri her birinde ayrı ayrı görebilirsiniz. Ve hatta tüm bu özellikler şu ana kadar yaşamış milyarlarca insan üzerinde de görülmüştür ve (Allah'ın dilemesi ile) bundan sonra yaşayacak olan insanlarda da görülecektir.
Dış görünümüyle mükemmel bir dizayna sahip olan insanın içinde de apayrı olaylar gerçekleşir, kendisinin hiç farkında olmadığı binlerce mucize peşpeşe meydana gelir. Beyinden karaciğere, safra kesesinden böbreklere kadar her organ bu kusursuz işleyişe sahiptir. Organlarda ve vücut içi sistemlerin işleyişinde görülen tüm olaylar şaşırtıcı bir düzen ve ahenk içinde oluşur.
Vücudumuz içinde her an yaşanan bu düzen, ahenk ve inceliği anlatmak için belki yüzlerce örnek verilebilir. Nitekim bedenin Yaratıcısı'nın ilmi sonsuzdur ve insanın kavrayışının çok ötesindedir. Ama insan bedenindeki sayısız örnek içinden birkaç tanesini seçip burada anlatmak, insanı kusursuzca var eden Allah'ın varlığını, büyüklüğünü, gücünü, ilmini ve sanatını biraz olsun görebilmemize yardımcı olacaktır.
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:01. | | |