Peygamberimizin, Ehl-i Beyt'ine Dost Olana Dost, Düşman Olana Düşman Olacağı :
Peygamberimizin; Hz. Ali, Hz. Fatima, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için : «Ben, bunlarla sulh olanlarla sulh olurum, çarpışanlarla da, çarpışırım!» buyurduğu rivayet edilir
[26] Çocukluk Çağında Peygamberimize Bey'at Edenler :
Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ye Abdullah b. Cafer, çocuk oldukları, halde, Peygamberimize îslâmiyet üzerine bey'at etmişlerdi.
Peygamberimiz, bunlardan başka hiç bir çocuğun, bey'atım almamıştır
[27] Haccac'ın, Hz.. Hüseyin Hakkındaki Yersiz Bîr İddiası :
Birgün,meşhur Haccac'ın huzurunda bir toplantı yapılır. Hz. Hüseyin'den söz açılır.
Haccac; Hz. Hüseyin'in, kız çocuğundan olduğunu ileri sürüp «O' Peygamber Aleyhisselâm'ın zürriyetindeolamaz, sayılamaz!» der.
Mecliste bulunan bilginlerdi^ Yahya b. Ya'mür «Ey Emir! Sen, yalan söyledin!» diyerek Haccac'm-iddiasını red eder.
Haccac, Yahya b. Ya'mür'ün sözüne son derece kızar,
«Ya bana, yüce Allah'ın kitabından açık bir delil ile sözünü isbat eder, canını elimden kurtarırsın, yahut, seni Öyle bir ölümle öldürürüm ki parça parça ederim!» der.
Bunun üzerine, Yahya b. Ya'mür, kendisinin haklı, Haccac'ın iddiasının haksız ve yersiz olduğunu Kur'ân-ı Kerim'le isbatlamak için ;
«Biz, ona (İbrahim'e) İshak ile Yâkub'u ihsan ettik ve her birini, hidâyete (Peygamberliğe) erdirdik.
Daha önce de, Nuh'u ve Onun neslinden Davud'u, Süleyman'ı, EyyÛb'u, Yûsuf'u, Musa'yı ve Harun'u da hidâyete (Peygamberliğe) kavuşturduk.
Biz, iyi hareket edenleri, işte, böyle mükâfatlandırırız.
Zekeriyya'ya, Yahya'ya, îsâ'ya ve İlyas'ada, böyle hidâyet (Peygamberlik) verdik.
Onların hepsi sâlihlerdendi. (En'am; 84-85) âyetlerini okur ve «yüce Al-Jâh, Hz. İsa'nın, annesi tarafından Hz. Âdem'in zürriyetinden olduğunu haber vermiştir:
Bunun için Hüseyin b. Ali de, annesi tarafından Muhammed Aleyhisselâmın zürriyetirrdendir!» cevabını verir.
Haccac «Doğru söyledin, amma, sen, beni meclisimde yalanlamağa kalkıştın?» der.
Yahya b. Ya'mür «Yüce Allah, gerçekleri, halka bildirmeleri ve onları 'saklamamaları için Peygamberlerden bile ahd almadı mı?
Yüce Allah (vaktile, kendilerine kitab verilenlerden, onu, her halde açıklayıp anlatacaksınız, Onu gizlemeyeceksiniz diye Allah, teminat almıştı. Onlar ise, o sözü, sırtlarının arkasına attılar. Onun karşılığında az bir menfaati satın aldılar.
Müşteri oldukları o şey, ne kötüdür! Âl-i tmran: 187 buyurmuyor mu?» der. Haccac, Yahya b. Yâ'mür'ü Horasan'a sürer
[28] Evladlarm, Ana Babalar îçin Birer İmtihan, İbtilâ ve Mihnet Olduğu :
Peygamberimiz, bir gün, Mescid'inde hutbe irad ederken, Hz. Hasanla Hz. Hüseyin'in, kırmızı gömleklerini giyinmiş oldukları halde, iki tarafa baka baka kendisine doğru yavaş yavaş yürüyüp geldiklerini' görünce, hutbesini kesti. Minberden indi. Onları, Önüne oturttuktan sonra: (yüce Allah, ne kadar doğru buyurmuş!) diyerek (Mallarınız ve evladlarmız, sizin için, hiç şüphesiz, bir imtihan, bir belâ ve mihnettir... Tegabün: 15 mealli âyeti okudu
[29] Hz. Hüseyin'in Şehid Edileceği Hakkındaki Bazı Müşahede ve İhbarlar :
Peygamberimizin zevcesi Hz. Ümmü Seleme der ki «ResûlulJâh Aleyhis-selâm, bir gün, yanı üzerine yattı. Kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı. Sonra, uyudu. Yine kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı. Yine uyudu. Sonra, uyandı. Avucunda, kırmızı bir toprak bulunuyor ve onu Öpüyordu!
(Nedir bu?) diye sordum.
(Hüseyin için, Cebrail, bunun Irak toprağında öldürüleceğini bana haber verdi. Bu da, oranın toprağıdır!) buyurdu
[30]
Hz. Hüseyin'in şehid edileceği yerden Cebrail'in getirdiği toprağın, Ker-belâ toprağı olduğu,, Peygamberimizin, bu yeri (Kerb'ü'belâ tasa, üzüntü) diye vasıfladığı da, rivayet
Enes b. Mâlik'ten rivayete göre de: Yağmur Meleği xx, Rabb'ından izin alarak Peygamber Aleyhisselâm'ın yanına gelir.
Peygamber Aleyhisselâm «Ey Ümmü Seleme! Kapıyı, üzerimize kapa, yanımıza, kimseyi bırakma!» buyurur.
O sırada, Hz. Hüseyin, koşarak kapıya gelir. Hz. Ümmü Seleme, onu, içeri bırakmaz. Fakat, Hz. Hüseyin, kapıyı zorlayıp içeri dalar. Kendisini, Peygamberimizin kucağına atar.
Peygamberimiz, onu, boynuna, omuzuna alır, öper, sever.
Melek, Peygamberimize «Onu, çok mu seversin?» diye sorar.
Peygamberimiz «Evet!» buyurur.
Melek «tyi amma, ümmetin, Onu öldürecektir!» der
[31]
Peygamberimiz «Demek, Onu Öldürecek olanlar, Mü'minler ha?!» buyurur.
Cebrail «Evet!
[32] İstersen, Onun öldürüleceği yeri de, Sana göstereyim?» der-
Peygamberimiz «Olur!» deyince, Melek, getirdiği bir avuç ıslak, kızıl •toprağı Peygamberimize gösterir.
Hz. Ümmü Seleme de, onu, alıp elbisesinin eteğine koyar
[33]
Başka rivayete göre ; Cebrail. (Zehebî-Âlâmünnübelâ c. 3, s. 194)
Peygamberimiz, Hz. Üznmü Seleme'ye toprağı verirken «Bu toprak, kan "haline gelince, Hüseyin, şehid edilir!» buyurur.
Hz. Ümmü Seleme, onu, sırça bir çanak içinde yanında saklar.
Hz. Hüseyin'in şehid edildiği gün, toprağın kan haline geldiğini görür
[34]
Peygamberimizin bu husustaki ihbar ve müşahadeleri, vefatlarından elli yıl sonra, Hicretin 61. yılında Kerbelâda cereyan eden fâcıa ile gerçekleşmiştir
[35] [1] Talberi Tarih c.3,s,29,İbn-i Abdul’Ber-İstiab c.I, s.393
[2] Mus’ab’üz’Zübeyri-Neseb-i Kureyş s.40, Zehebi-A’lumünnübela c. 3, s, 188 Tarihul’islam c.3, s. 5
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 6.
[3] Hakim-Müstedrek c. 3, s. 176
[4] İbn-I Sa’d-Tabakat c. 8 s. 278-279
[5] Zehebi-Alamünnübela c. 4, s. 193
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 6-7.
[6] Tirmizi-Sünen c. 4, s.101
[7] Hakim-Müstedrek c.4,s. 237
[8] Beyhakî-Sünen c. 9, s.304
[9] Ayrıca bir dinar ücret verilmesini (Diyar Bekri Hamis c. 1 s. 470)
[10] Beyhaki-Sünen c. 9 s. 302
[11] Zehebi-A’lam. C. 3,s.165
[12] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 7-8.
[13] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 8.
[14] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 8-9.
[15] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 9.
[16] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 9.
[17] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 9.
[18] M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 9.
[19] Zahefoî- S. Âlâm c. 3, s. 189, M. Kenzül'ummal c. 5r s. 107
[20] İbn-i asakir Tarihinden naklen M. Kenzül'ummal c. 5, s, 110
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 9-10.
[21] Zehebî-Alâm. c. 3, s, 180-191, Tarihul İslâm c. 3, s. 9
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 10.
[22] Ahmed b. Hanbel-Müsned c. 4, s. 172, Ibn-i Mace-Sünen c. 1, s. 51
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 10-11.
[23] Zehebî-A'lâmünnübelâ c. 3, s. 190
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 11.
[24] Tirmizl-Sünen c. 5, s. 663
[25] Mûslim-Sahiîı c, 7, s. 130.
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 11-12.
[26] îbn-i Mace-Sünen c. 1, s. 52, Zehebl-Tarihul'islâm c. 3, e. 8
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 12.
[27] îbn~i Abd-i Rabbih-İkdülferid c. 2, s.-220
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 12.
[28] Hâkim-Müstedrek c. 3, s. 164-165
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 12-13.
[29] ahmed b. hanbel-müsn&d c. 5, s. 354, tirmizi-sünen c. 5, a. 6s8
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 13.
[30] Zehebî-A'lâmünnüsbelâ c. 3, s, 194-195
[31] Ahmed b. Hantıel-Müsned c. 3,
s. 242, Zehobi-Tarih-ul îslâm c. 3, s. 10, Zeıhebî-Âlâmünnübelâ c. 3, s. 194
[32] Zehebî-Al&münnubelâ c. 3, s. 1S4, Zehebî-Tarih-ul İslâm c. 3, s. .10
[33] Ahmed b. Hanbel-Müsned c. 3, s. 242, Zehebî-Tarih-ul İslâm c. 3, s. 10,
[34] tbn-î Esîr—Kâmil c. 4, s. 48
[35] Dineveri-Kitabül'ahbar s. 258
M. Asım Köksal, İslam Tarihi Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası, Akçağ Yayınları: 14-15.