İşte deccalin fitnesine tek bir örnek daha.
Sevgimizi sunuş şeklimizden, onu yaşama şeklimize kadar deccale uyulmuş. Oysa ölçümüz Resulullah(a.s.m) olmalı idi!
...
Bakın şu medyaya, dizilere sevilecek bir insan için çizdiği portreye.
Bir erkek veya kızı çıkarıyorlar. O kişi mükemmel biri(!). Olması gerektiği gibi bir anne veya baba. Olması gerektiği gibi bir eş. Kültürlü, akıllı. O bir kahraman. Kusursuz.
8 yaşında çocuklarının sevgilisi var. Yoo baba çağdaş. Normal ve olgun biri.
Kadın çok namuslu. Kocasını asla aldatmaz. (Aldatsa bile normaldir). Ama ne hikmetse giysisi tüm vucud hatlarını belli eder ve bir çoğunu gösterir. Dedik ya namus timsalidir. Kocası zaman zaman büyülenir. Maganda kesilir. Bağnaz olur. Karısının o haline kızar. Neyse ki çabuk toparlanır.
Bir de annemizden kalma şamiye takmış fakir kadınlar vardır. Onlar ne haindir onlar. Görgüsüz, aşağılıklardır. Kıskanç ve sevgi düşmanlarıdırlar.
Her yaptıklarında cehalet paçalarından akar. Artık arka fonda "tıntıntıntın tın tın tın" müziği çalabilir. Alayı hak eder onlar.
Sevmeyide bilmez onlar. Kocalarının önüne yemeği atıverirler hayvanlar gibi. Süslenmekte ne kelime, leş gibi de kokarlar.
...
Değerlerimize her türlü saldırıların yapıldığı bu dizileride Müslüman teyze secadesini tvnin karşısına koyarak seyreder. Aman bir hakareti kaçırmasın.
Herkezi bu tür dizleri seyretmemeye ve nazmız geçtiklerine seyrettirmemeye davet ediyorum.
Özellikle yeni açılmış bir yabancı kanal var. Subliminal vision denilen metodlarla bilinçaltımıza cinselliği normal gösterecek figürler empoze ediyor.
Gördüm, yakaladım.
Selametle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
|