 | Mekanın Cennet Olsun Atam |  |
03.03.2008, 12:35
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
azizdolu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 15.06.2007 Yaş: 34 Mesajlar: 40 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 11 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Mekanın Cennet Olsun Atam ---------Mekânın Cennet Olsun Atam ---------Altı temel ilkeden oluşan ve hiçbir siyasî akım veya ideoloji ile de bağlantısı ol-mayan “Atatürkçülük” olgusu, Cumhuriyet tarihi boyunca, üzerinde en çok fikir yürütü-len mevzuların başında gelmiştir. Tamamen, Türkiye’nin o günkü şartlarından doğ-muş olup; bir ideoloji değil; sistemdir. Hatta bizzat Atatürk’ün görüş ve inkılâpları ile ortaya koyduğu bir düşünce sistemidir. Bu sistemin gayesi, Türk Milleti’nin hızla kal-kınmasıdır. Sistem, bizzat Atatürk tarafından “Biz, bize benzeriz. Yenilikler, Türk Mil-leti’nin yapısına ve karakterine uygun olmalıdır. Başka vücutlar için biçilmiş elbiseler bize uymaz.” sözleri ile açıklanmıştır. ---------Cumhuriyetçilik ilkesi sistemin temelini oluşturur. Türk Milleti’nin yaradılışına ve karakterine en uygun idare, Cumhuriyet idaresidir. Bu idarede yönetim, halk; halk, yönetim demektir. Anayasa ile belirlenen şartları taşıyan her Türk vatandaşı seçme ve seçilme hakkına sahip olmakta, ülke yönetimine etkin (aktif) olarak katılmaktadır. Böylece devletle millet arasındaki ayrılık ortadan kalkmaktadır. ---------Atatürk, “Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz. Türk milliyetçisiyiz. Cumhuri-yetimizin dayanağı, Türk topluluğudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.” demiştir. Bu sözlerden de anlaşılacağı üzere, milliyetçilik ilkesinin temeli “kültür birliği”ne dayan-maktadır. Yani Atatürk’ün deyimiyle “Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu ve Trakyalı hep bir ırkın (soy) evlâtları ve aynı cevherin damarlarıdır.” Milliyetçiliğin dayandığı bir diğer temel de, bu vatanda yaşayıp; bu devlete sadakat hisleri ile bağlı olan herkesin Türk kabul edilmesini öngören vatandaşlık kavramıdır. ---------Atatürk’ün ifadesi ile “Türkiye Cumhuriyetini kuran halka, Türk Milleti denir. Tür kiye halkı, ırkça, dince ve kültürce ortak, birbirlerine karşılıklı saygı ve fedakârlık his-leriyle dolu, kaderleri ve menfaatleri müşterek olan bir toplumdur.” Bu toplum, asırlar-ca hür ve bağımsız yaşamıştır. Yine öyle olmalıdır. Mutlaka modern, medeni ve yeni olmalıdır. Refah içinde, bağımsız ve zengin olmalıdır. Devlet teşkilatı, halk teşkilatı ol-malı; hak sahibi olmak, iş görme esasına bağlanmalıdır. Yine halkçılık ilkesine göre, aydınlar, halka ışık tutmalıdır. Bu ışık da, halkın “ruh ve vicdanından” alınmalıdır. ---------Sistemin en çok tartışılan halkası hiç şüphesiz “laiklik” ilkesi olmuştur. Aslında laikliği, “din ve vicdan özgürlüğü” olarak kabul edersek; bu ilke, beş bin yıllık devlet geleneğimizin en temel felsefelerinden biridir. Misal, Cengiz Han yasalarında “Herkes istediği dine inanabilir. Ama herkes tek Tanrı’ya (Allah) inanmakla yükümlüdür.” diye yazar. Şimdi “Moğolların bizimle ne alâkası var ki?” diyebilirsiniz. Arz edeyim, Moğol lehçesindeki “cengiz” sözcüğünün, Türkiye Türkçesi’ndeki karşılığı “deniz”dir. Cengiz Han’ın adı da, Oğuz Kağan’ın altı oğlundan biri olan Deniz Han’dan gelir. Yani canca-ğızlar, Küba ile bir alakamız yoktur belki… Ama Kore’ye kadar olan yerlerle, bir kan bulaşıklığımızın; bir gönül bağımızın; bir kültür birliğimizin olduğu da apaçık ortadadır. Bu arada, Serik’teki Yörüklerin ekseriyetini oluşturan Karahacılıların soylarının da, Av -şarlar; Deniz Han; Bozoklar silsilesi ile Oğuz Kağan’a dayandığını söylememe gerek yoktur sanırım. Ha bir de, bugün Moğolistan’da hangi alfabe kullanılıyor, biliyor musu-nuz? Yüzyıllar önce kurulup yıkılmış Uygur Devleti’nin alfabesi! Şaştınız değil mi? ---------Atatürk’e göre “Din lüzumlu bir müessesedir (kurum). Dinsiz bir milletin deva-mına imkân yoktur. Yalnız din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softaların din simsar -lığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler, iğrenç kimseler -dir. Bu duruma izin verilmemelidir. Bununla birlikte maneviyatın, kalp ve vicdan kuv vetinin yüksek tutulması şarttır.” Yine bir keresinde “Dinime, bizzat gerçeğe nasıl ina-nıyorsam, öyle inanıyorum.” diyen Atatürk, toplumun kalkınmasındaki temel unsurlar- dan birisinin de din olduğunu kabûl etmiştir. Bu nedenle din ve vicdan hürriyetini Cum -huriyetin temel ilkelerinden biri olarak kabul etmiştir. Hatta masraflar için kendi cebin-den bile para ödeyerek, Elmalılı Hamdi Yazır’a, Kuran tefsirini sipariş ettiğinde “Bu tefsir, Hanefi fıkhı ve Maturidi itikadı üzerine kaleme alınacaktır.” şartını koşan da Atatürk’tür cancağızlar. ---------Yeri gelmişken, bugün ülkemizdeki sorun, laiklik ilkesinden değil; laikliği işine geldiği gibi yorumlayan art niyetli kişilerden kaynaklanmaktadır. Misal, çocukların din eğitimindeki yaş sınırının yedi değil de, on iki olmasının ne laiklikle ne de mantıkla bir ilgisi vardır. Üstelik Almanya gibi ülkelerde, ilköğretim okullarının nerede ise yüzde kırklara varan oranlarda kilise okulları olduğu da ortada iken… Ki Almanya ekseriyet-le Protestan’dır ve Luther’in önderliğinde, kilise taassubunu yıkan ilk ülkedir de… Ney -se biz, Laiklik konusunu yine Atatürk’ün bir sözü ile kapatalım. “Bizim dinimiz akla en uygun ve doğal bir dindir ve ancak bundan dolayı son din olmuştur.” ---------Atatürk diyor ki, “Bizim takibini uygun gördüğümüz devletçilik prensibi, bütün üretim ve dağıtım araçlarını fertlerden alarak özel ve kişisel ekonomik girişime ve fa-aliyete meydan bırakmayan sosyalizm gibi değildir.” Bununla birlikte, devletçilik, bü-tün ekonomik girişim ve faaliyetleri birkaç kişiye havale eden, her türlü toplumsal çı-karları, kişilerin arzu ve heveslerine teslim eden kapitalizme de benzemez. Devletçilik birey özgürlüğü ile toplumsal çıkarları uyumlu bir hâle getirir. Kısacası devletin asli görevi eğitim, savunma ve sağlıktır dersek yerinde olur. Ayrıca ülkenin gerçek özgür-lüğünün ekonomiden geçtiğinin bilincinde olan bir düşüncenin ürünüdür. ---------Atatürk’e göre, yapılan inkılâpların amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tama-men modern ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplum hâline getirmektir. Ülkenin gelişmesi ve yenileşmesi için her türlü girişime başvurulması, her türlü araçların kulla-nılması zorunludur. Bunu yaparken de, hayatta en hakiki yol göstericinin bilim olduğu-nun göz ardı edilmemesi gerekmektedir hâliyle… Zira çağın gereklerini yerine getir-mek, çağa ayak uydurmak; 1933’lü yıllar için bestelenmiş 10.Yıl Marşı’nı, zamanımı- za uyarlamak ancak ve ancak bilimsel yenilikleri ve gelişmeleri takip etmekle müm-kün olur. Misal, evvel zaman içinde birer Türk gölü olan denizlerde, uçak gemilerimizi yüzdürmeden; “Uzaya Türk adını, Atatürk kapsülü ile yazmadan” … nasıl Atatürkçü olacaksınız ki? On yılda demir ağlarla örülen ülke; elli yıl hızlı tren için beklerse, inkı-lâpçılığımızda yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğu aşikâr değil midir? ---------Evet, cancağızlar, okumakta olduğunuz bu yazıda belirtilen görüş ve düşünce- lerin ekseriyetinin, bizzat Atatürk tarafından ortaya konduğunu belirtmeme gerek yok-tur sanırım. Bu arada, sükûtun altın olduğunu unutarak; araya bir iki kelâm da biz ek-leyiverdik hâliyle. Sahi, Atatürk’ü ne kadar tanıyorsunuz? Hatasıyla, sevabıyla, sevda -sıyla… ebediyete göçüp gitmiş bir ulu çınar değil mi? Ne diyelim, mekânı cennet ol-sun. Sözü, can-ı gönülden katılacağınıza inandığım bir dua ile bitireyim. Allah, bu ül-keyi “mevlit” Müslümanlarından; “sokak” milliyetçilerinden; “soslu” demokratlardan… korusun. Ama her şeyden önce “sahte” Atatürkçülerden... Âmin! Aziz Dolu | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 16:55
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 3.071 Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 25 | Alıntı: azizdolu Nickli Üyeden Alıntı
. Bu nedenle din ve vicdan hürriyetini Cum -huriyetin temel ilkelerinden biri olarak kabul etmiştir. Hatta masraflar için kendi cebin-den bile para ödeyerek, Elmalılı Hamdi Yazır’a, Kuran tefsirini sipariş ettiğinde “Bu tefsir, Hanefi fıkhı ve Maturidi itikadı üzerine kaleme alınacaktır.” şartını koşan da Atatürk’tür cancağızlar.[/size] | Kulaklarin cinlasin Radikalim(Hani ondan baska meal istemezdin ya o nedenle)...Vay be Yani Allahin Kitabi Allahin dinine göre degilde"Hanefi fikhi ve Maturidi itikadi"Hay Masallah....
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 18:30
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007 Bulunduğu yer: Gönül aleminden Yaş: 34 Mesajlar: 1.521 Tesekkür Etti: 416
117 Kunu Icin 356 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 108 | Çınladı kardeşim çınladı merak etme.
Ismarlama Kur'an yazılması istenen, rahmetli Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır zaten mealinin en başında aynen şunu ifade eder: "Günümüz dillerine her ne kadar çevrilip tercüme edilmek istense de, arap dilinin zengin anlatım ve mana tarzı hiç bir dile tam anlamı ile tercüme edilemez. Bunu bilmeyen cahil cühela takımı Kur'an'ı Kerim'i Türkçe'ye çevirerek güya aklısıra yeni Türkçe'ye uyarlamaya çalışıyor." "Türkçe Kur'an mı olur be hey şaşkın!" diyerek tepkisini ortaya koyuyor. Ama bununla beraber, üstad, bu çeviri işinin çok önemli bir konuma sahip olması nedeni ile bu işi yine kendi üzerine alıyor ve çok hassas bir çalışma ile mealini tamamlıyor.
Fakat yine de Türkçe yada herhangi bir başka dilde dahi olsa yapılan çevirinin 1/1 olmayacağını her fırsatta tekrarlıyor.
O sole mıo çok sevdiğim bir arya olsa dahi, maalesef ben; pavorotti gibi aynı bas tenoru veremiyorum. Bunun gibi yani...
Yani neresinden bakarsan bak, sakat bir düşünce. Laiklik adı altında yapılan şaklabanlıktan başka da bir şey değil bu. Laiklik özü ve uygulanması itibari ile ate!dir. Laiklik herhangi bir Din, felsefe yada anlayış barındırmaz. Bunun ile beraber, laik bir sistem asla Kur'an'ın Türkçe, arapça yada bilmem hangi dilde olmasını, ya da olmamasını da düşünmez. Bu; kraldan çok kralcıların yani nam-ı diğer "kemalizm" ideologların şartlı refleksinden başka bir şey de değil zaten. Mütedeyyin insanların yutmayacağı türden, ama günümüz müslümanlarının "yaa gördün mü bak! laiklik Din'e asla karışmıyor, karışsa Türkçe Kur'an basılmasına izin vermez!" tarzında söylemler oluşmasını amaçlayan toplum mühendisi kimliğinde görev yapan beyinlerin fikri zaten. Çok da önem arzetmiyor, benim açımdan. Ben sağırım; duymam!
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 18:59
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 3.071 Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 25 | Alıntı: radikalislam Nickli Üyeden Alıntı
Çınladı kardeşim çınladı merak etme.
Ismarlama Kur'an yazılması istenen, rahmetli Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır zaten mealinin en başında aynen şunu ifade eder: "Günümüz dillerine her ne kadar çevrilip tercüme edilmek istense de, arap dilinin zengin anlatım ve mana tarzı hiç bir dile tam anlamı ile tercüme edilemez. Bunu bilmeyen cahil cühela takımı Kur'an'ı Kerim'i Türkçe'ye çevirerek güya aklısıra yeni Türkçe'ye uyarlamaya çalışıyor." "Türkçe Kur'an mı olur be hey şaşkın!" diyerek tepkisini ortaya koyuyor. Ama bununla beraber, üstad, bu çeviri işinin çok önemli bir konuma sahip olması nedeni ile bu işi yine kendi üzerine alıyor ve çok hassas bir çalışma ile mealini tamamlıyor.
Fakat yine de Türkçe yada herhangi bir başka dilde dahi olsa yapılan çevirinin 1/1 olmayacağını her fırsatta tekrarlıyor.
O sole mıo çok sevdiğim bir arya olsa dahi, maalesef ben; pavorotti gibi aynı bas tenoru veremiyorum. Bunun gibi yani...
Yani neresinden bakarsan bak, sakat bir düşünce. Laiklik adı altında yapılan şaklabanlıktan başka da bir şey değil bu. Laiklik özü ve uygulanması itibari ile ate!dir. Laiklik herhangi bir Din, felsefe yada anlayış barındırmaz. Bunun ile beraber, laik bir sistem asla Kur'an'ın Türkçe, arapça yada bilmem hangi dilde olmasını, ya da olmamasını da düşünmez. Bu; kraldan çok kralcıların yani nam-ı diğer "kemalizm" ideologların şartlı refleksinden başka bir şey de değil zaten. Mütedeyyin insanların yutmayacağı türden, ama günümüz müslümanlarının "yaa gördün mü bak! laiklik Din'e asla karışmıyor, karışsa Türkçe Kur'an basılmasına izin vermez!" tarzında söylemler oluşmasını amaçlayan toplum mühendisi kimliğinde görev yapan beyinlerin fikri zaten. Çok da önem arzetmiyor, benim açımdan. Ben sağırım; duymam! |
Cinlatacagimi biliyordum,Ama ayni elmalili diyorki bu bir mealdir acaba nasil mealse?Tefsir nasil olurdu acaba diyesi geliyor insanin.Allahin xxxxxxxxxx fazlaydi acaba...Anlamadigim Akifin red ettigini neden Elmalili üstlendi dersin?Acaba yukarida bahsedilen konu nedeni ilemi dersin..." Hanefi fikhi ve Maturidi itikadi"
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 20:07
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007 Bulunduğu yer: Gönül aleminden Yaş: 34 Mesajlar: 1.521 Tesekkür Etti: 416
117 Kunu Icin 356 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 108 | Geniş açıklamalı meal mi seni şaşırtan şey. Daha ne olsun kardeşim, rahmetli geniş geniş anlamları dahi üşenmeden anlatmaya çalışmış. Hata olursa bile azın da azı olsun demiş. Bence gerçekten mükemmel bir çalışma. Günümüz alimlerinin yaptığı kısa kısa Türkçe cümlelere bakınca 2 vakit namaz o yüzden karşımıza çıkıyor, Allah'(cc)ın emri olan tesettür geleneksel bir kıyafet oluyor ve bunları açıklamak içinde göbeğimiz çatlıyor bu sayede kardeşim.
Günümüz alimleri ne yapıyor; böyle geniş açıklamalı Kur'an'ı bulmuş, arapça'sı da olmadığı için!!! Türkçesinden çıkardığı anlamı alıyor, yaşantısı ve itikadı kadarını yorumluyor, ben araştırdım Kur'an'da böyle bir şey yok deyip çıkıyor. Zaten bunun için ne zamanları var, nede buna harcayacak kadar boş vakitleri var!
Tavuktan kurban olurmu ? Yılbaşı Ramazan da aynı güne denk gelirse; akşam içki içip, gece sahura niyetlenebilirmiyiz ? kamusal alana girince türbanı başımızdan sıyırıp modern, çağdaş bir kıyafete bürününce günah olur mu? Saç mı haram ? eğer kıl haram ise kaş ta harammı ? gibi medyatik sorulara cevap vermeye yetişmekten zaten vakit te kalmaz ki, değil mi ama?
Elmalı'nın, bunu üstlenme nedenini yukarıda açıklamıştık sevgili metin mete.
Maturidi itikat yönünden açıklamalar sunmuş, örnek olarak ashabı güzin efendilerimizi, selef-i salihin efendilerimizin itikadi yaşantılarını ve anlayışlarını koymuş ortaya. İmam-ı Azam'da ameli yönünü koymuş ortaya. Sonuçta hepsi ehl-i sünnet vel cemaat mezhebi. Eş'ari ile İmam Şafii hazretleri de olsa durum değişmez yani. Ehl-i sünnet vel cemaat mezhebi hepsini kapsıyor.
Bu konuda esas söylenmesi gereken tek şey şu olmalı (bence); Atatürk'ün bir an evvel "kemalistlerin" elinden kurtarılması gerekir. Din'i konularda bazı düzensiz ve mesnetsiz uygulamaların müsebbibi olarak gösterilmesi, belki bu Din'e zarar vermez (sonuçta her insan inandığı gibi yaşar) ama Atatürk'e zarar verdiği muhakkak. Hayatta; yanına dahi yaklaştırmadığı, hiç bir konuda fikrini sorma gereği dahi duymadığı ayak takımı, kendinden sonra, allame ve otorite olarak karşımıza çıkıp "O" böyle demişti türünden masalları çoook yutturdular. Artık buna bile bile lades demenin bir mantığı yok.
Kral çıplak! ve ortada.
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 21:45
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2007 Bulunduğu yer: ruhlar aleminden Yaş: 26 Mesajlar: 1.444 Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 6 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 45 | Bir Türk olarak, Cengiz Han'ı ceddim olarak görmüyorum, Cengiz Han moğol değilmiş de, Türkmüş'de , Cengiz ismi aslında Deniz demekmiş de vvs vs...Sanırım bir moğolu, ardında kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmamış, sadece dünyanın yarısına sahip oldu diye, Cengiz Han'ı Türkleştirmek, Türk gibi görmek , Alman nazilerinde dahi görülmemiş aşırı ırkçılık olsa gerek....Hiç unutmayalım, insanlar bizim görmek istediğimiz gibi değildir, insanlar oldukları gibidir. Her kim neyse , özü de odur, onu başkalaştırmak kimsenin haddine değil...
Moğol olan Cengiz Han , aynı zamanda islam düşmanıdır. Bunu yakınen bilmek isteyen Cengiz Han Kanunlarına baksın. Bir küçük örnek vermek gerekirse Cengiz Han'ın şu şekilde kanunu vardır " Bundan böyle bir hayvan boğazlanırken, göğsü bıçakla yarılıp, kalbi elle sıkılıp canı alınacak, her kim böyle yapmaz da Muhammed'in yaptığı gibi hayvan boğazlarsa, aynı şekilde canı alına...."
Görüldüğü gibi Cengiz Han'ın inançlara saygı gösterdiği kocaman bir palavradır, Tıpkı günümüzdeki bir çok palavra gibi.... Cengiz Han büyük bir lider , büyük bir komutan , aynı zaman da bir dahidir, fakat aynı Cengiz Han bu yazıda anlatıldığı gibi inançlara saygı duyan biri değildir. Günümüzdeki bir çok cuntacıda olduğu gibi, Cengiz Han'da öyle bir cuntacıdır.
__________________ Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı...... | |
| |  |
03.03.2008, 21:54
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2007 Bulunduğu yer: ruhlar aleminden Yaş: 26 Mesajlar: 1.444 Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 6 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 45 | Şunu da eklemek de yarar.
Osmanlı, Selçuklu laik olduğu için diğer inançlara saygı göstermedi, müslüman oldukları için saygı gösterdi.
__________________ Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı...... | |
| |  | |  |
03.03.2008, 22:06
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 3.071 Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 25 | Alıntı: radikalislam Nickli Üyeden Alıntı
Geniş açıklamalı meal mi seni şaşırtan şey. Daha ne olsun kardeşim, rahmetli geniş geniş anlamları dahi üşenmeden anlatmaya çalışmış. Hata olursa bile azın da azı olsun demiş. Bence gerçekten mükemmel bir çalışma. Günümüz alimlerinin yaptığı kısa kısa Türkçe cümlelere bakınca 2 vakit namaz o yüzden karşımıza çıkıyor, Allah'(cc)ın emri olan tesettür geleneksel bir kıyafet oluyor ve bunları açıklamak içinde göbeğimiz çatlıyor bu sayede kardeşim.
Günümüz alimleri ne yapıyor; böyle geniş açıklamalı Kur'an'ı bulmuş, arapça'sı da olmadığı için!!! Türkçesinden çıkardığı anlamı alıyor, yaşantısı ve itikadı kadarını yorumluyor, ben araştırdım Kur'an'da böyle bir şey yok deyip çıkıyor. Zaten bunun için ne zamanları var, nede buna harcayacak kadar boş vakitleri var!
Tavuktan kurban olurmu ? Yılbaşı Ramazan da aynı güne denk gelirse; akşam içki içip, gece sahura niyetlenebilirmiyiz ? kamusal alana girince türbanı başımızdan sıyırıp modern, çağdaş bir kıyafete bürününce günah olur mu? Saç mı haram ? eğer kıl haram ise kaş ta harammı ? gibi medyatik sorulara cevap vermeye yetişmekten zaten vakit te kalmaz ki, değil mi ama?
Elmalı'nın, bunu üstlenme nedenini yukarıda açıklamıştık sevgili metin mete.
Maturidi itikat yönünden açıklamalar sunmuş, örnek olarak ashabı güzin efendilerimizi, selef-i salihin efendilerimizin itikadi yaşantılarını ve anlayışlarını koymuş ortaya. İmam-ı Azam'da ameli yönünü koymuş ortaya. Sonuçta hepsi ehl-i sünnet vel cemaat mezhebi. Eş'ari ile İmam Şafii hazretleri de olsa durum değişmez yani. Ehl-i sünnet vel cemaat mezhebi hepsini kapsıyor.
Bu konuda esas söylenmesi gereken tek şey şu olmalı (bence); Atatürk'ün bir an evvel "kemalistlerin" elinden kurtarılması gerekir. Din'i konularda bazı düzensiz ve mesnetsiz uygulamaların müsebbibi olarak gösterilmesi, belki bu Din'e zarar vermez (sonuçta her insan inandığı gibi yaşar) ama Atatürk'e zarar verdiği muhakkak. Hayatta; yanına dahi yaklaştırmadığı, hiç bir konuda fikrini sorma gereği dahi duymadığı ayak takımı, kendinden sonra, allame ve otorite olarak karşımıza çıkıp "O" böyle demişti türünden masalları çoook yutturdular. Artık buna bile bile lades demenin bir mantığı yok.
Kral çıplak! ve ortada. |
Anlasildi senin icin mükemmel..
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
03.03.2008, 23:03
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 3.071 Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 25 | Alıntı: rusen_alp Nickli Üyeden Alıntı
Bir Türk olarak, Cengiz Han'ı ceddim olarak görmüyorum, Cengiz Han moğol değilmiş de, Türkmüş'de , Cengiz ismi aslında Deniz demekmiş de vvs vs...Sanırım bir moğolu, ardında kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmamış, sadece dünyanın yarısına sahip oldu diye, Cengiz Han'ı Türkleştirmek, Türk gibi görmek , Alman nazilerinde dahi görülmemiş aşırı ırkçılık olsa gerek....Hiç unutmayalım, insanlar bizim görmek istediğimiz gibi değildir, insanlar oldukları gibidir. Her kim neyse , özü de odur, onu başkalaştırmak kimsenin haddine değil...
Moğol olan Cengiz Han , aynı zamanda islam düşmanıdır. Bunu yakınen bilmek isteyen Cengiz Han Kanunlarına baksın. Bir küçük örnek vermek gerekirse Cengiz Han'ın şu şekilde kanunu vardır " Bundan böyle bir hayvan boğazlanırken, göğsü bıçakla yarılıp, kalbi elle sıkılıp canı alınacak, her kim böyle yapmaz da Muhammed'in yaptığı gibi hayvan boğazlarsa, aynı şekilde canı alına...."
Görüldüğü gibi Cengiz Han'ın inançlara saygı gösterdiği kocaman bir palavradır, Tıpkı günümüzdeki bir çok palavra gibi.... Cengiz Han büyük bir lider , büyük bir komutan , aynı zaman da bir dahidir, fakat aynı Cengiz Han bu yazıda anlatıldığı gibi inançlara saygı duyan biri değildir. Günümüzdeki bir çok cuntacıda olduğu gibi, Cengiz Han'da öyle bir cuntacıdır. | Cengiz Müslüman düsmani olmakla beraber TÜRK de degildi zaten bir mogoldu....Cengizin hos görüsü sadece Budizm ve mezheplerinedir ...Yoksa Islama olmasi mümkün degil...
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
04.03.2008, 10:26
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007 Bulunduğu yer: Gönül aleminden Yaş: 34 Mesajlar: 1.521 Tesekkür Etti: 416
117 Kunu Icin 356 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 108 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Anlasildi senin icin mükemmel.. | Mükemmel ? Kimi buyurdunuz ?
Bugüne kadar saydıklarımızı, yazdıklarımızı dile getirdiğimiz sıkıntıları anlattık, çıka çıka bu anlam mı çıktı.
Senin kulaklarımızı çınlattığın konu için bir kaç cümle yazdık. Meal konusuna hitab olsun istedik. Ve bu meal konusuna sebep veren insanların haddi zatında çok farklı kişiler olduğunu, ama bütün yaptıkları şeylerin o'nun gölgesi altında bu millete yutturduklarını kendi çapımızda anlatmaya çalıştık.
Bunun dışında; bizzat kendisinin önayak olduğu konuları yazarsak bu forumun kapanmasına sebep oluruz metin mete.
Sap ile saman karışırsa, ortaya karışık salata çıkar. ADD ve benzeri derneklerin ne menem olduklarını yakınen bildiğimiz için, bu konuda çok da fazla yazmamaya çalışıyorum. Yoksa, pandoranın kutusu bir açılmaya görsün! "Her söylediğin üzerine hak ola, ama; her hakkı her yerde söylemek üzerine hakk olmaya" düsturunca, kimin ne kadar mükemmel olduğu kendi açımdan biliniyor.
Kasd ettiğin Gazi Mustafa Kemal ise, kendi yönü açısından başarılı bir devlet adamı, akıllı bir komutan, idealleri ve hırsı olan, bu yönünü tatmin etme başarısı gösterebilmiş, sonuç itibari ile benim gibi aciz bir kul. Ötesi, zorlasan da yok!
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | |
Benzer Konular | | Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj | | Cennet | bcetin811 | Genel Islam Konular | 23 | 11.08.2007 10:48 | | Cennet | nurullah_01 | Hikayeler & Hisseli Kıssalar | 7 | 04.05.2007 22:01 | | Cennet | bcetin811 | | |