Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Nun,kalem Ve Satirlar
Alt 20.02.2008, 22:57   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007
Bulunduğu yer: Tr
Yaş: 41
Mesajlar: 2.524
Tesekkür Etti: 12
28 Kunu Icin 43 Tesekkür Aldı
Mücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 131
Standart Nun,kalem Ve Satirlar

Click the image to open in full size.



Kalem suresi ilk inen surelerden. Hatta bir rivayete göre 'Alâk suresinden sonra ikinci.
Enteresan olan nokta ise, ilk suredeki "Oku" emrinin ardından bu surede dikkatimizin kaleme çekilmesi...
Rabbimiz şöyle buyuruyor:


68:1 nûn, vel-qalemi vemâ yesturûn
nûn, kaleme ve satırlarına yazdıklarına

Kalem nedir? Yazmak nedir?

İlim yazıyla zaptolunur.
Söz uçar, yazı kalır.
Medeniyetler kalemle kurulur. Tecrübeler, yaşananlar, birikimler gelecek nesillere kalemle aktarılır. Kalemin mâcerası, satırların üzerinde akarken bitmez.
O anda daha yeni başlamıştır. Evvelâ yazı, yazanı olgunlaştırır. Söylediği sözün yükünü sırtında hissettirir. Yazmayan, çok konuşur. Yazan az. Derken o yazı gider, okuyanı olgunlaştırır. Ona değen gözlere kıymet verir. Nihayet okuyucu da döner, yazının değerini takdir eder. Üstünden geçen her bir okur kalemi, artık yazıyı olgunlaştırıyordur.

Kalem suresinde ikinci olarak dikkate şayan nokta, Allah Rasûlu'ne (salât ve selam ona) hitâben söylenen şu cümlededir:
68:4 veinneke le'alâ huluqin 'azîm
Gerçekten sen büyük bir ahlâk üzeresin

"Ahlâk" yani huyların bütünü...
Beşeri, insan yapan, onu aşağıların en aşağısından, yukarıların en yukarısına çıkarabilen yönü. Evet, illâ ki, insanların madenleri oluyor. Ama bir de onlar üstüne geliştirebilecekleri yetenekleri var. Azimle ve kararlılıkla üstlerine gittikçe parlayan, şeytana ve nefse tabi oldukça paslanan, çözülen nitelikler bunlar...
O gül Rasûlun ümmeti olma niyetindeysek, işe önce ahlâkımızı düzelterek başlamamız gerektiği ne kadar açık. Kalpten kibir, hırs, haset, kabalık, bencillik, kırıcılık, bozgunculuk atılmadan insanlık nasıl gelsin de bizi bulsun?

Derken, hakikat üzere hiç olmayacak bir hesapçılığın açığa vuruluşu karşımıza çıkar. O gün de, bugün de hiç terkedilmeyen tipik bir söylem. Hakikate karşı hileli bir baskı uygulama, ezme tekniği: "Sen de biraz fikirlerini yumuşat, biz de yumuşatalım, düşüncemizde bir orta yol bulalım" iddiası! Düşüncelerde "orta yol" öyle her zaman bulunmaz. Hele tevhidin karşısına şirk getirilip konuyorsa...
Bala karıştırılan bir damla zehir gibi. Yanlışta duran için, başka bir yanlışa doğru yol almak o kadar ciddi bir sorun değildir. Hem iddialarında samimi olmadıklarının da göstergesi olur bu. Demek uygun pazarlıklar karşısında değerlerinden vazgeçebilirler. Ama hakikatten yanlışa çağırmak olacak iş mi? Hem ortada öyle bir hakikat var ki, balçıkla sıvanacak gibi değil. Ve o hakikatin öyle bir tebliğcisi var ki, onun bir eline ayı, diğerine güneşi verseler yolundan dönmeyecek.

Ve inkârcının dilinden düşmeyen iddia.
Ona ayetler okunduğu zaman:
68:15 ... qâle esâtîrul-evvelîn
... "evvelkilerin masallarıdır" dedi

Kalem suresinin ilk bölümü etkili bir temsille son bulur. Bu bir bahçe sahiplerinin hikâyesidir. Hani onlar nimeti Allah'tan bilmemişlerdir. Ekinleri, erkenden, daha hiçbir yoksul o bahçeye varmadan toplayıp, gidelim derler. Ama onlar daha ulaşmadan, bahçede bir dolaşan dolaşır. Öyle ki, bahçe mahvolmuştur. Hiçbir şey kalmamıştır. Hatta bir an için yollarını şaşırdıklarını zannederler ama içlerinden en insaflı olan kardeş uyanır:
"Keşke tesbih edenlerden olsaydık".

"Tesbih etmek" de dile kolay...
Türkçe'ye kelimesi kelimesine çevrilebilecek bir şey de değil.
Belki en yakın anlamıyla
"Allah'ı çok seviyoruz"
diye hissedebilmek...
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]

Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kalem, Önce “EDEB”i Yazmalı …! arzuhal Oku - Düşün - Anla 3 08.10.2008 02:20
Kursun kalem......... berfut Hikayeler & Hisseli Kıssalar 7 29.05.2007 04:45
Kalem süresi'nin 10-11-12-13-14 fazileti unzurna Genel Islam Konular 9 23.04.2007 23:39
kalem suresi 42. ayet ve ilgili hadisler darth vader Arşiv 10 28.05.2006 14:13



WEZ Format +2. Şuan Saat: 15:44.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger