Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Kalem, Önce “EDEB”i Yazmalı …!
Alt 03.01.2008, 19:16   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
arzuhal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
arzuhal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.08.2007
Yaş: 19
Mesajlar: 416
Tesekkür Etti: 1
7 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
arzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacanarzuhal Artık ünlü biri... o bir isik sacan
Tecrübe Puanı: 6
Standart Kalem, Önce “EDEB”i Yazmalı …!

Önce “edeb”i yazmalı kalem.
Önce “edeb”i anlatmalı kelime.
Önce “edeb”i idrak etmeli insan…
Edep güzel; edep yüce …
İnsan güzele müştak, insan yüceye sevdalı…
Kâinatın en büyük hakikati iman , imanın en büyük hakikati edep.
Edep; hâl ehlinin lügatinde :
“Mâ-fevkini (üstündekini) çok görmemek, mâ-dûnunu ( aşağısını) tahkir etmemek, herkesi haliyle hoş görüp Hâlık’ın hatırı için mahlûka merhamet edip sevmektir.”
diye izah edilir.
Edep hakikatin büyüklüğü karşısında iki büklüm olmak, O’nun kemaliyle kendinden geçmektir. Yunus’un odunları misali daldan – pürüzden budanmaktır. Elif gibi dimdik, ok gibi dosdoğru olmaktır. Kur’ân’ı hayata hayat yapma yolunda, ilahî hedefi Kur’ân ahlakıyla on ikiden vurmaktır. Gerek dünya gerek ukbâ adına atılan her adımı itidal ve denge üzre atmaktır. Elhasıl kulluk şuuruna ermek, ruhu ve bedeni sünnet-i seniyyenin nuruyla huzura erdirmektir. Habib-i Zişan’ı bu yolda kayıtsız-şartsız rehber kabul etmektir.
Edep, O’nun gibi oturmak, O’nun gibi kalkmak, O’nun gibi bakmak, O’nun gibi yaşamaktır (s.a.s)… O’nun gibi Hakk’ın teveccühünü kazanmaktır…
Hz. Osman edep timsaliydi. Sünnet-i Seniyyeyi aklında, cisminde ve ruhunda bütün incelikleriyle yaşamıştı. Ahmed bin Hanbel’in Hasan-ı Basrî’den rivâyet ettiğine göre kapalı kapılar ardında bile elbiselerini çıkarmaktan çekinirdi . Edebinin derinliğinden dolayı Efendimiz (s.a.s) kendilerini ümmet-i Muhammed (s.a.v.) içinde herkese nasip olmayan bir pâyeye layık görmüşlerdi. Hz. Osman’ı :
“ Ashabım içinde bana en çok benzeyendir”
diyerek kendilerine benzetmişlerdi.
“Herkesin cennette bir dostu vardır. Benim dostum da Osman’dır.”
hadisiyle Hz. Osman’ı “dost”u olmakla müjdelemişlerdi. Allah (c.c) da Resul’ünü hislendiren bu emsalsiz edep karşısında Hz. Osman’a (r.a) Kur’ân ilmini nasip etmişti.
Tarih, Kur’ân karşısında edebinden sabaha dek uyumayan bir başka Osman’ı daha kaydeder. Rabbim, Kur’an karşısında sabaha kadar edeple el-pençe divan duran kul Osman Gazi’nin soyuna da koskoca bir imparatorluk çınarını büyütmeyi layık görmüştü.
Bizim de şu acımasız dönemde; edebi, edepsiz ham ruhlara ilim yoluyla anlatacak yeni Osmanlara dair dualarımız vardır.
Edebin aydınlığında cehlin karanlığını yok etmek ne büyük lütuf. Edebin ruha kazandırdığı zarafetle ilim yolunda insanlığa hadim olmak ne güzel…
İlim sadece kulu Rabbi’ne ulaştırırsa ilimdir. Edepsiz ilim Hakk’a ve yarattığı her şeye karşı edepsizliktir. Gaye âlim olmaksa âlim olmanın şartı “edep”ten ibarettir. Çünkü:

Edep ehl-i ilimden hâlî olmaz
Edepsiz ilim okuyan âlim olmaz


Halkın içinden, Hakk’a açılan kapılar vardır. Kapıların ardında insanı kucaklamayı bekleyen dostun şefkat dolu kolları …
İnsanı halkta bırakıp yükselişine engel olan dünya ve nefistir. İnsanı Hakk’a götüren âlâ-yı illiyine çıkaran, yücelten ise akıl, kalp, ma’rifet ve yakîndir.
Edep, dünya ve nefsin oyun ve desiselerini bilip akıl anahtarıyla kalp kapısını aralamaktır. İrfan sırrına erip her adımını O’nu (c.c) kaybetme korkusuyla atmaktır.
Ruhun akıl öncülüğünde dünyadan ulvi hakikate doğru yola çıkmasıdır. Nefis düşmanıyla mücadele edip yol almasıdır. Her adımını danışarak usulüne göre atması, benliğini bu yolda yok saymasıdır.
Edep yolunun yolcuları şunu gayet iyi bilmelidirler
.

“ Usülsüz , vüsûl olmaz ”

Yani her şeye kavuşmanın kendine göre kuralı, yolu yordamı vardır.
Edep; eline, diline, beline sahip olmaktır .
Eline sahip olmalı insan;
Elini haram olan her şeyden sakınmalıdır. İnsan kainat denilen mektepte ölçülü yemeli-içmeli aç kurt gibi her gördüğü nimete saldırmamalıdır. Kainat meclisinde vazifesini yerine getiren binlerce zerrenin zikri karşısında derli-toplu oturmalı- kalkmalı her an yüce bir nazar tarafından müşahede altında olduğunun idrakinde olmalıdır.

Diline sahip olmalı insan;
Diline her geleni söylememelidir.

Boşboğazlık ile açma deheni,
Lik âdabıyla söyle sözünü

Eyle evvel sözüne endîşe
Sonra düşmeyesin teşvişe


( Ağzını boşboğazlıkla ( rast gele) açma. Sözünü edebine uygun (yerli yerinde) söyle. Sözünü önce düşünerek söyle ki sonra karışıklığa düşmeyesin.)

İnsan ağzını öyle alelade söz söylemek için açmamalıdır. Sözünü âdâbına, yani yerine ve zamanına göre söylemelidir. Sözünü söylemeden evvel sözün gideceği yeri tartmalı ve yanlış söz söylemekten endişe etmelidir. Aksi taktirde hayatın duruluğunu bulandırır, hayatta karışıklığa maruz kalır.
Edep yolunda “ Ben, benim, bence, benim için ve benim” gibi sözler yasaktır. Edep yolcusunun ağzından çıkan her söz her harf birlik âleminden akar. O ilâhî vahdet karşısında haddini hududunu çok iyi bilir. Bu yolda her sözün Hakk’a yakışanı, Hakk’a göre danışılanı makbuldür.
Beline sahip olmalı insan.
Bedeni şehvetten, hayvani vasıflardan, yobazlık ve kabalıktan uzaklaştırmalıdır. Zira beden disiplinini sağlamadan ruh disiplinini sağlamak mümkün değildir. Hak tarafından kabul görmek için bedenen ve ruhen disiplin altına girmek gerektir. Gözlerini ve gönlünü çirkin olan her şeyden uzak tutmalı, yetmiş iki aleme hoş bakmayı öğrenmelidir.

“ Bir insanın diğer insanlara karşı en büyük iyiliklerinden biri de onların uygunsuz davranışlarını görmezlikten gelip kusurlarına karşı göz yummak şeklinde olur. Halkın kusurlarını araştırmak bir nevi edepsizlik, onları sağda solda anlatıp durmak affedilmez bir noksanlık, onların işledikleri fenalıkları yüzlerine söylemek ise, fertleri birbirine bağlayıp vahdet içinde bulunduran kardeşlik zincirine indirilmiş bir darbedir.”(M.F.GÜLEN).
İman yolcusu bedeni ve ruhu lakaytlık ve laubalilikten arındırmalı O’nun bu asil yolcukta, dünyadaki diğer yolculardan farkı olmalıdır.
“Efendi ! bil ki insanın tenindeki can edeptir. İnsanoğlunun göz ve kalp nûru edeptir. Adem bir ulvi âlemdendir, süflîden değil. Bu dönen kümbetin hem dönmesi hem de revnak ve zineti edeptir! İnsanoğlu eğer edepten yoksun ise, o insan değildir; zira insanoğlu ve hayvan arasındaki fark edeptir. Aç gözlerini bak, Allah kelamı olan Kur’ân ayet ayet edeptir. Akıldan sordum: İman nedir ? Akıl kalp kulağına şöyle cevap verdi: ‘İman edeptir.’” (Hz.Mevlânâ)
Beden kafes, can cennetin ötesine müştak ulvi bir kuş…
Alemlerin Rabb’i bedendeki ‘can’a emir buyurmuş:
“Sen’in demiş ana vatanın cennet ama; vazifen bu dar kafeste emr-i Hak vâkî olana kadar nöbete durmak.” Can, boyun eğmiş ilahî emre… Yanmış, kavrulmuş vatanına hasretten ama edebinden boyun büküp sükût etmiş.
Can’ın bedene tahammülü edep…
İnsanoğlunun göz ve kalp nuru edeptir.
Göz kalbe pencere, kalp âlemlerin Rabb’ine…Nûr nûr-ı Muhammed (s.a.v.)î’den damla…
Nûr-ı Muhammed (s.a.v.)î ; deli-divâne semâ eden göklerin, sinesi vuslat için kaynayan yerin aşkına maya.
Göz ; Kâl-u Belâdan Cemâlullah’la şerefyâb, gönül O’nun aşkına âşina.
İnsanoğlu nankör, insanoğlu cahil. İnsanın elinde harama mecbur edilen göz garip; insanın elinde yanlış muhabbetlere israf edilen kalp zavallı.
“Gözün ve kalb”in “ zulümkâr ve nankör insanoğluna tahammülü edep…
Âdem bir ulvi âlemdendir, süflîden değil.
Kişi aslına uygun davranırsa değer kazanır. Soyu kıymetli olan kişi ,edepsiz davranırsa zavallı bir hâle düşer âleme rüsvâ olur.
Ey yolcu gözlerini göğe kaldır, başının üstünde sema eden kubbeyi seyret. İbret için toprağın altındaki kabir ehlinin hâlini sor.

“ Şu muhteşem kâinat öyle bir saraydır ki; Ay, Güneş lambaları, yıldızlar mumları; zaman bir ip, bir şerittir ki ; o Sani-i Zülcelal her sene başka bir âlemi ona takıp gösteriyor…Yeryüzünü bir sofra-i nimet yapmış, her bahar mevsiminde üç yüz bin envâ-ı masnuatıyla tezyin ediyor ( çeşit çeşit süslüyor.)” ( Haşir Risâlesi)

Yüce Sanatkâr (c.c. ) insanoğlunun ayağının altını çimenlerle çiçeklerle bezemiş. Gökyüzünü taç misali bulutlarla yıldızlarla süslemiş.
Yerin omzunda taşıdığı yüke; göğün gözyaşı döktüğü günahlara tahammülü edep.
İnsanı hayvandan ayıran hayâsıdır.

“ Hayâ imandandır ”(Hadis)

Hayvan akıldan yoksun olduğu için yeme, içme, üreme üzerine hayatını devam ettirir. İnsan hayvandan farklıdır. O akıl, şuur ve kelamla şereflendirilmiştir. Aklını kullanan insan hayvaniyeti bırakır, kalbin ve ruhun derece-i hayatına yükselir.
Ruhun, sûretâ insan gelip sîreta ( özde ) hayvan giden insana tahammülü edep…
Kur’ân Allah kelamı, ahlak Kur’ân ahlakı. Ayet, satır satır kul olma âdâbını anlatan ilâhî name, ebedî ve ezelî hediye…
Kur’ân’ın, ayet ayet akletmeyen akıllara, görmeyen gözlere tahammülü edep…

Ehl-i iman arasında aradım kıldım talep
Her hüner makbul imiş illâ edep illâ edep


Edebi talep etmek, edep tâcını giymek, Hakk’a vasıl kılan ilimle şereflenmek, Kur’ân ve Sünnet terbiyesiyle edeplenmek, “ Edep Yâ Hû ” zikriyle dilimizi ve gönlümüzü zînetlendirmek temennisiyle….


DUA ile kalin...
__________________
''oYsaki daha çok çoCuk bu yüRek..''
  Alıntı ile Cevapla
Folgende 4 Benutzer sagen Danke zu arzuhal für den nützlichen Beitrag:
ayyüzlü (08.10.2008), bekir (07.10.2008), MekSeLina (07.10.2008)

Önce Edebi Yazmalı Kalem
Alt 07.10.2008, 10:05   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
asel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
asel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 05.05.2008
Yaş: 34
Mesajlar: 248
Tesekkür Etti: 230
118 Kunu Icin 298 Tesekkür Aldı
asel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyorasel Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 7
Standart Önce Edebi Yazmalı Kalem

Önce Edebi Yazmalı Kalem
Önce “edeb”i yazmalı kalem.
Önce “edeb”i anlatmalı kelime.
Önce “edeb”i idrak etmeli insan…
Edep güzel; edep yüce …
İnsan güzele müştak, insan yüceye sevdalı…
Kâinatın en büyük hakikati iman , imanın en büyük hakikati edep.
Edep; hâl ehlinin lügatinde :
“Mâ-fevkini (üstündekini) çok görmemek, mâ-dûnunu ( aşağısını) tahkir etmemek, herkesi haliyle hoş görüp Hâlık’ın hatırı için mahlûka merhamet edip sevmektir.”
diye izah edilir.
Edep hakikatin büyüklüğü karşısında iki büklüm olmak, O’nun kemaliyle kendinden geçmektir. Yunus’un odunları misali daldan – pürüzden budanmaktır. Elif gibi dimdik, ok gibi dosdoğru olmaktır. Kur’ân’ı hayata hayat yapma yolunda, ilahî hedefi Kur’ân ahlakıyla on ikiden vurmaktır. Gerek dünya gerek ukbâ adına atılan her adımı itidal ve denge üzre atmaktır. Elhasıl kulluk şuuruna ermek, ruhu ve bedeni sünnet-i seniyyenin nuruyla huzura erdirmektir. Habib-i Zişan’ı bu yolda kayıtsız-şartsız rehber kabul etmektir.
Edep, O’nun gibi oturmak, O’nun gibi kalkmak, O’nun gibi bakmak, O’nun gibi yaşamaktır (s.a.s)… O’nun gibi Hakk’ın teveccühünü kazanmaktır…
Hz. Osman edep timsaliydi. Sünnet-i Seniyyeyi aklında, cisminde ve ruhunda bütün incelikleriyle yaşamıştı. Ahmed bin Hanbel’in Hasan-ı Basrî’den rivâyet ettiğine göre kapalı kapılar ardında bile elbiselerini çıkarmaktan çekinirdi . Edebinin derinliğinden dolayı Efendimiz (s.a.s) kendilerini ümmet-i Muhammed içinde herkese nasip olmayan bir pâyeye layık görmüşlerdi. Hz. Osman’ı :
“ Ashabım içinde bana en çok benzeyendir”
diyerek kendilerine benzetmişlerdi.
“Herkesin cennette bir dostu vardır. Benim dostum da Osman’dır.”
hadisiyle Hz. Osman’ı “dost”u olmakla müjdelemişlerdi. ALLAH (c.c) da Resul’ünü hislendiren bu emsalsiz edep karşısında Hz. Osman’a (r.a) Kur’ân ilmini nasip etmişti.
Tarih, Kur’ân karşısında edebinden sabaha dek uyumayan bir başka Osman’ı daha kaydeder. Rabbim, Kur’an karşısında sabaha kadar edeple el-pençe divan duran kul Osman Gazi’nin soyuna da koskoca bir imparatorluk çınarını büyütmeyi layık görmüştü.
Bizim de şu acımasız dönemde; edebi, edepsiz ham ruhlara ilim yoluyla anlatacak yeni Osmanlara dair dualarımız vardır.
Edebin aydınlığında cehlin karanlığını yok etmek ne büyük lütuf. Edebin ruha kazandırdığı zarafetle ilim yolunda insanlığa hadim olmak ne güzel…
İlim sadece kulu Rabbi’ne ulaştırırsa ilimdir. Edepsiz ilim Hakk’a ve yarattığı her şeye karşı edepsizliktir. Gaye âlim olmaksa âlim olmanın şartı “edep”ten ibarettir. Çünkü:

Edep ehl-i ilimden hâlî olmaz
Edepsiz ilim okuyan âlim olmaz

Halkın içinden, Hakk’a açılan kapılar vardır. Kapıların ardında insanı kucaklamayı bekleyen dostun şefkat dolu kolları …
İnsanı halkta bırakıp yükselişine engel olan dünya ve nefistir. İnsanı Hakk’a götüren âlâ-yı illiyine çıkaran, yücelten ise akıl, kalp, ma’rifet ve yakîndir.
Edep, dünya ve nefsin oyun ve desiselerini bilip akıl anahtarıyla kalp kapısını aralamaktır. İrfan sırrına erip her adımını O’nu (c.c) kaybetme korkusuyla atmaktır.
Ruhun akıl öncülüğünde dünyadan ulvi hakikate doğru yola çıkmasıdır. Nefis düşmanıyla mücadele edip yol almasıdır. Her adımını danışarak usulüne göre atması, benliğini bu yolda yok saymasıdır.
Edep yolunun yolcuları şunu gayet iyi bilmelidirler.

“ Usülsüz , vüsûl olmaz ”
  Alıntı ile Cevapla
Folgende 5 Benutzer sagen Danke zu asel für den nützlichen Beitrag:
bekir (07.10.2008), hilal (08.10.2008), MekSeLina (07.10.2008), samanyolu (07.10.2008)

Alt 07.10.2008, 13:13   #3 (permalink)
safinaz
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

"Usulsüz Vüsul olmaz"
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2008, 02:20   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ayyüzlü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ayyüzlü isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.10.2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 607
Tesekkür Etti: 603
335 Kunu Icin 710 Tesekkür Aldı
ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)ayyüzlü Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 16
Standart

Dur!"dedim Sakın yarama basma Edebi anlatma bana!Edepsizdik bir nebze,aynada kendi resmimize bakarken öğrendik edebi!Hayata geçiremedik

Sen!Başı önünde yürüyen genç kızıydın mahallenin!

Öteki kız,gözleri harama deydiğinde içi alev alanlardandı

Bir diğeri,sesini kimsecikler duymasın diye,sokaktayken konuşmazdı!Tek tük cümleler kurardı,ufacık kelimelerinde bir vakar saklıydı!

Bir de ben vardım.Güya doğru yolda yürüdüğünü sananlar zümresinden,yoluma çakıl taşları doldu,geceyle gündüz arasında,yanlışla doğruyu iç içe kattım! "Ne kaldı geriye?" diye sorma

Çığlıkları vardı içimin Kalp ağrıları,vicdan sancıları,kelepçesi boyundan büyük,bir müebbet mahkum olup çıktım içimden


Oysaki ben,herkesin "örtüsüne bürünen bir genç kızdan daha edepliydi" diye zikrettiği,bir peygamberin ümmetiydim.Keşke bizi ötelerden izleyemeseydi edep timsali peygamber.

Örtüsüne bürünen genç kızın bile,artık edepli olmadığını göremeseydi.



Edep mirastı peygamberden.Varis çoktu da,sahip çıkan yoktu.Hepimiz,bir koşturmaca içinde uğraşıp didinirken,bir dünya uğruna bitip giderken,bir köşeye kaldırdık küstahça sanki,O'nun pak ruhundan kalan tüm emanetler gibi,haya süsünü,Kalp tartışını.



Edep kadar Adab'i da bilmek gerek
Adab'ı bilmeyenin edebden nasibi ne olur ki

Edeb Ya Hu!
__________________
''Bir hayatki Sonu cennettir
Sıkıntıdan ne çıkar?''

''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir
Rahatından ne çıkar?''




“Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır.
Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır.
Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca,
En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..."
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
“Ben” den “O” na, “Ene” den “Hû” ya nasıl varılır? ayışığı Oku - Düşün - Anla 0 22.04.2008 00:18
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine “Evet Rabbimizsin”ile cevap verildiğine aklî delil ! Caferi İslami Makaleler 0 22.02.2008 22:04
Cola yerine “çişinizi” için… metin mete Oku - Düşün - Anla 24 11.01.2008 19:47
Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın…” hiranur Genel Islam Konular 3 08.08.2007 20:42
“Temasül tezadın sebebidir.”, “Acz muhalefetin men alptraum Genel Islam Konular 0 13.02.2007 11:29



WEZ Format +2. Şuan Saat: 14:56.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger