Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Amatörce Bir Deneme: ‘Şairler ve Şiirler’
Alt 28.10.2007, 03:24   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart Amatörce Bir Deneme: ‘Şairler ve Şiirler’

Amatörce Bir Deneme: ‘Şairler ve Şiirler’

Ben şair değilim, bir eleştirmen de değilim, ciddi ciddi oturup okumuş biri de değilim. Üç beş satır okumuşluğum var. Düşündüklerimi paylaşmak istedim. Sen kimsin, ne hadine konuşmak senin de diyebilirsiniz, hakkınız da var. Doğrularımı, benimle paylaşmak isteyip istememek de size kalmış bir şey, ama yanlışlarım konusunda, boymunu büker, el pençe divan, sizi dinlerim. Yeterki niyetimiz; doğru, doğruluk olsun. Yeterki yolumuz; doğru, doğrularla olsun.

Nazım Hikmet’in bazı şiirlerini okumuştum. Çok maddeci, çok katı, derinlik yoktu. O’ndan sadece şu satırları öğrenebilmiştim, “Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”, Nazım’ın şiir namına söylediği en hakiki şeylerdi bu sözler. Belkide tüm şiirleri içerisinde hakikati anlatan tek şiiriydi. Sanki kur’an’ın ruhundan alıntılanmıştı, sanki sahabelerin fedakarlığını anlatmak için söylenmişti. İşte bütün şiirleri yanında toplasan bir cümle ediyor.

Necip Fazıl ‘Şiir mutlak hakikati arama işidir’ diyordu. Şiirlerine bir türlü ısınamadım. Çilesini okumak çile gibiydi. Necip Fazıl’dan geriye, çay sohbetlerinde mırıldandığımız, ‘Çaycı getir ilaç kokulu çaydan....’ satırları kalmıştı. Mutlak hakikat ise başka bahara kalmıştı. Necip Fazıl, bence, manayı bir kalıba sokmaya çalışıyordu. Nazım Hikmetin maneviyatçı bir formatı gibiydi. Belkide, geçmişindeki solculuğundan kaynaklnıyordur, bilemiyorum. Ama kalıblara bir türlü alışamadığımdan mıdır nedir, ona da alışamadım. İşin üzücü yanı halen onun şiirlerine alkış tutanlar var. Oysa, Necip Fazıl ‘Alkışlarınızla ruhumu kirletmeyin’ diyordu. Alkışlanılmayı sevmezdi. Bugün herkes Necip Fazılcı.

Bir gün Nazım Hikmet dedi ki: “Akın var güneşe akın ! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın.” Necip Fazıl hemen cevabını verdi: “Yeryüzü boşaldı, habersizmiyiz ? Güneşe göç var da; kalan biz miyiz ?” (Gerçekte böyle bir şey olmadı, dikkatimi çeken bu satırları bir araya getirdim sadece.) Maddeci Nazım güneşin zaptının hayalini kurardı. Manacı Necip güneşe göç etmenin yollarını arardı. İki farklı bakış. Biri, yeryüzünü zapt etmiş, geriye güneş kalmış. Diğeride, sanki mennun değil, güneşe göçün (belki hicret) derdinde.

Mehmet Akif Ersoy’a gelince, şairlerin efendisi, diyorum ben ona. Safahat bizi, halimizi, derdimizi, sorunlarımızı, çözümlerimizi anlatıyor. Öyle demiyormuydu Mehmet Akif ‘Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslamı.’ İstiklal Marşında ‘tevhid’i haykırmıyormuydu ? “Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal.” İstiklal ancak hakka kullukta değilmiydi ? ‘illa billah’ demek değilmiydi istiklal. Onu, hatırladığım sakallı bir resmiyle sevmiştim; Her ne kadar, Cuma günleri istiklal marşı ayinlerinden kaçsak da lise yıllarında.

Ta o zamanlar demişti Mehmet Akif “Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne... Acırım tükürüğe billahi, tükürsem yüzüne !” Yine o zamanlarda demişti, “Sürdüler Türk’e tasavvuf diye olgun şırayı; Muttasıl şimdi hakikat kusuyor Sıtkı Dayı”

Nedense Mehmet Akif değilde Necip Fazıl tuttu bizim ülkemizde. Gerçi bunda istiklal marşı ayinlerinin de rolü vardır. Bize yeterince aşılanmamıştır Mehmet Akif Ersoy, ya da aşılanmak istenmemiştir, bunlar yarın bir gün uyanır diye, ‘Safahatla’. Burada bence daha önemlisi, Necip Fazıl, bir ‘Nakşibendi’ olduğu için tutmuştur. Mehmet Akif’de selefi görüşlerinden dolayı pek rağbet görmemiştir ülkemizde. Nakşibendi mistisizmi yaygın olan bir toplumda yaşadığımızdandır bu durum.

Velhasılı kelam, Nazım Hikmet’in şiirlerinde materyalizm, Necip Fazıl’ın şiirlerinde idealizm etkili olmuştur. Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerinde ise İslam hakimdir.

Konuyu dağıtmadan, konuyu dağıtacak bir şiirle bitirelim:
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir,
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir,
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir. (Nihal Atsız)

(Abdullah Emin Kıbrısi)
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 28.10.2007, 09:16   #2 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Yaş: 27
Mesajlar: 1.471
Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 33
Standart

Öncelikle maneviyat denilen şey kalıblara sığmıyacak kadar geniştir..Maneviyatın idealizmi olmaz..Hedef zaten bellidir..Allah'a kul olmak, hak dinin gereklerini yerine getirmek..

"Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde,
Allah'tan nasıl korkmaz, insan Onu sever de.."(Nfk)

Alıntı:
Oysa, Necip Fazıl ‘Alkışlarınızla ruhumu kirletmeyin’ diyordu. Alkışlanılmayı sevmezdi. Bugün herkes Necip Fazılcı.
Alkış, bir nefsin diğer nefsi takdir etmesidir..Nefs yücelince ruh kirlenmeye başlar..Bu çok basit bir mantıkdır..Ben bu sözde eleştirilecek bir durum göremiyorum..

Alıntı:
Necip Fazıl, bir ‘Nakşibendi’ olduğu için tutmuştur. Mehmet Akif’de selefi görüşlerinden dolayı pek rağbet görmemiştir ülkemizde. Nakşibendi mistisizmi yaygın olan bir toplumda yaşadığımızdandır bu durum.
Eleştirinin sonuç bölümü açıkçası beklediğim bir gelişmeydi....Ben Necip Fazıl'ın "nakşibendi", Mehmet Akif'in "selefi" olduğunu bu yazıdan öğrendim..Aslında ne kadar güzel bir tablo değilmi?Farklı mezhepten olan kişilerin topluma mal olması ve aynı dili konuşmaları takdire şayan......
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ın? arzuhal Oku - Düşün - Anla 1 12.01.2008 00:09
‘’Böl yok et’’ planı elif Tarihi Bilgiler 3 11.01.2008 12:53
Dursun Ali Erzincanlı’dan şiirler (45 adet) mescere Şiirler 0 26.02.2007 11:24
Gönül ‘Fermân’ı dinlemeli! nakkad Arşiv 0 03.10.2006 20:45
‘’kalemleri Birakin’’ Denildiği An… YOL GÖSTERİCİ Arşiv 1 27.04.2006 11:30



WEZ Format +2. Şuan Saat: 14:35.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger