03.10.2007, 18:51
|
#31 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | İLAÇ
Bayezid-i Bistami Hazretleri akıl hastanesinin önünden geçerken doktorun havanda ilaç dövdüğünü görerek sorar : -Doktor ; çok günahkârım , benim için de bir ilaç var mıdır?...
Konuşmayı duyan bir hasta , doktora fırsat bırakmadan , pencereden başını uzatarak cevap verir : -Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır ... kalp havanında tevhid tokmağı ile güzelce döv ... insaf eleğinden geçir ... göz yaşı ile yoğur ... aşk fırınında pişirerek sabah akşam bol bol ye. Göreceksin hastalığından hiç bir eser kalmayacaktır.
Gönül Sultanının gözleri dolar : -Ya Rabbi !... der , şu dünya hastanesinde ne doktorlar var!... | |
| |
03.10.2007, 18:54
|
#32 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | AZİZ OL
Üsküdarlı Aziz Efendi bir gün eşeğine binmiş çarşıya giderken, Doğancılar'da Şair Kazım Paşa ile karşılaşır ve bir latife yapmak ister : -Öp bakalım Paşa babanın elini , diye eşeğine seslenir.
Kazım Paşa elini eşeğin burnuna doğru uzatır : -Aziz ol evladım aziz ol!... der. | |
| |
03.10.2007, 19:20
|
#33 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | ÖKÜZ Dünya öküzün üzerindedir!... , Dünya balığın üzerindedir!... hadislerinin ne anlama geldiğinden habersiz bir adam Osman Demirci Hocaya sorar : -Hocam dünyanın altında öküz var diyorlar , siz ne dersiniz?.. -Dünyanın altındakileri bilmem kardeşim , ama üzerinde çok sayıda olduğu kesin.  )) | |
| |
03.10.2007, 19:24
|
#34 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | SADIK MEMUR
Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa , tanıdıklarından birini de memur olarak oraya tayin eder. Aradan zaman geçer, bir gün ziyaret için kütüphaneye gider, etrafı ve kitapları kir, toz içinde bulur, canı sıkılır ama belli etmemeye çalışır, adamına : -Seni tebrik ederim yavrum der. Gerçekten de çok emniyetli bir adammışsın. Baksana şunlara , verilenlere el dahi sürmemişsin , der.  | |
| |
03.10.2007, 19:27
|
#35 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 |
HADDİ AŞMAK
Yolda rastladığı nur yüzlü ihtiyara sormuş: -Efendi , kaç yaşındasınız acaba? -Haddi aştık evladım, haddi aştık, demiş ihtiyar.
-O ne demek efendi?.. diye sorunca da : -Resûlullâhın mübarek yaşını aştık evladım, 63 ü geçtik senin anlayacağın , demiş. | |
| |
03.10.2007, 19:29
|
#36 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | KAMIŞ
Bir mecliste Ahmet Haşim'in 'Akşam' şiiri okunuyordu : 'Akşam , yine akşam, yine akşam...
Göllerde bu dem bir kamış olsam!..'
Orada bulunanlardan biri atılmış: -Bu nasıl şiir yahu?.. Kamış olmak ne demek?... İnsan hiç kamış olur mu?... deyince, Halit Fahri Ozansoy cevap vermiş :
-Olmaz mı be kardeşim ... bazılarımız odun olmuş , bir kaç kişi de kamış olsun bari.  | |
| |
03.10.2007, 19:32
|
#37 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | KADER
Kenan Rufai Hazretlerine sormuşlar : -Madem ki neticede kaderin dediği oluyor , o halde niçin çalışıyoruz?...
Şu cevabı vermiş : -Çalışmak ta kaderin icabı olduğu için. | |
| |
03.10.2007, 19:34
|
#38 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 |
SOKRAT
Öğrencilerinden biri Sokrat a sormuş:
-Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hitabet sanatını öğrettiğin halde , niçin sen de çıkıp bir konuşma yapmıyorsun?... -Bak evlat , demiş Sokrat , bileğitaşı keskin değildir ama , en sert olan demiri bile keskin eder. | |
| |  | |  |
03.10.2007, 19:37
|
#39 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 |
VERMEYİNCE MÂBUD...
Osmanlı Padişahlarından Sultan ll. Mahmud zaman zaman tebdili kıyafet eder , kontrollere çıkarmış. Bir sabah namazı vaktinden önce kalkar, nedimi ile çıkar, camiide namazını eda ettikten sonra bir kıraathaneye uğrarlar. Her taraf ter temiz, işleten işinin ehli , lâkin müşteri yok. Çay, kahve içerler , beklerler nafile. Ne gelen var, ne giden. Sorar : -Bu ne haldir ağa ?... Müşteri yok !.. Her zaman böyle midir?...
-Ne bileyim beyim , rızkımız bu kadar demek ki.
-Çoluk çocuk var mıdır?..
-Ellerinden öperler beyim ... yedi tane.
Padişah düşünür , adamın gururunu incitmeden, kendini de tanıtmadan bir hal çaresi bulur : -Bak ağa , ben varlıklı bir insanım. Allahın nasibini yoksullarla paylaşmaktan hoşlanırım. Çocukların uzun zamandır tatlı da yememişlerdir. Sana her gün bir tepsi baklava göndereceğim. Ailenizle afiyetle yersiniz , deyip , kalkıp sarayın yolunu tutar. Yolda nedimini tembihler : Baklavanın her diliminin arasına , dışarıdan belli olmayacak biçimde bir altın koyasınız!...
Aradan zaman geçer. Sultan yine bir sabah vakti o kıraathaneye uğrar. Eski hamam , eski tas!... Hiç bir değişiklik yoktur adamın durumunda. Sorar:
-Ne var ne yok ağa?... Tepsiler gelmiyor mu?... Yemiyor musunuz?
-Allah ömür versin beyim , her gün geliyor. Lâkin ne yalan söyliyeyim , yemiyor , yanda ki ahçı dükkanına satıp , parasıyla eve nevale alıyoruz. Ama ne biçim tatlıdır ki ahçı gözü yollarda bekler her gün!?...
-Allah müstahakını versin. Neden beklediğini bir bilseydin!...
Garibana daha fazla eziyet etmemek için sözünün devamını getirmez . Kendini tanıtır ve ikindi vakti saraya gelmesini tembihler , uzaklaşır oradan. Gelir adam söylenen saate. Padişah hazinedarını çağırır emir verir :
-Bu adamı alıp hazine dairesine sokacaksın. Eline bir kürek vereceksin , altın yığınına daldıracak. Kürekte ne kadar kalırsa kendisine vereceksin.
-Ferman Padişahımızındır der hazinedar , sultanı selamlar , çıkarlar birlikte.
Hazine dairesine girdiklerinde ; gördüklerinin karşısında adeta dili tutulur adamın , titremeye başlar. Küreği alır eline daldırır altın yığınına , kaldırır ... İkisinin de gözleri fal taşı gibi açılmıştır. Gariban heyecandan küreği ters daldırmış , kaldırdığında yalnızca tek bir altın kalabilmiş üzerinde. Durum sultana haber verilir. O bir altını adama uzatırken söylenir : -Vermeyince Mâbud , neylesin Sultan Mahmut!...  | |
| |  |  | |  |
03.10.2007, 19:39
|
#40 (permalink)
| | Tercübeli Üye
menzilzafer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.09.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 243 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 |
HEDİYE
Bir gün Sultan Ahmet, Aziz Mahmut Hüdâyi ye bir hediye gönderir. Hazret gönderilen hediyeyi şüpheli bularak geri çevirir. Padişah aynı hediyeyi bu sefer Abdülmecid Sivâsi ye gönderir. O ise kabul eder. Gün gelir Padişah ile Sivâsi hazretleri karşılaşır , sorar : -Size gönderdiğim hediyeyi daha önce Hüdâyi ye yollamıştım lâkin kabul etmedi ?!...
-Padişahım , der Sivâsi hazretleri , H üdâyi bir Ankâ dır ki , lâşeye tenezzül etmez ...
Başka bir gün Hüdâyi hazretleri ile sohbette iken sorar : -Geri çevirdiğin o hediyeyi Abdülmecid Sivâsi ye gönderdim , kabul etti , deyince padişah , hesabı görüleceklerin kadısı Aziz Mahmut Hüdâyi hazretleri şu cevabı verir : -Sultanım ; Abdülmecid bir deryadır ki , ona bir katre necaset düşmekle pislenmiş olmaz.  BÜYÜKLERİN İŞİ, İŞTE BÖYLE VESSELAM... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 04:36. | | |