Karınca... Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karincaya bir yillik yiyeceginin
miktarini sorar. Karinca da,
- "Bir bugday tanesi yerim" diye cevap verir.
Cevabin dogru olup olmadigini kontrol etmek isteyen Süleyman
Peygamber (a.s) karincayi bir siseye koyar. Yanina da bir bugday tanesi
koyarak hava alacak sekilde siseyi kapatir. Ondan sonra da bir yil
bekler.
Müddeti dolunca siseyi açtiginda bir de bakar ki karinca bugday
tanesinin yarisini yemis, yarisini da birakmistir. Kendi kendine
meraklanir.
Acaba neden yemedi?
Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karincaya bugday tanesini
tamamen neden yemedigini sorar.
Karinca da, "Daha önce benim yiyecegimi yüce Allah(c.c) verirdi.
Ben de O' na güvenerek bir bugday tanesini tamam olarak yerdim.
Çünkü O beni asla unutmaz ve ihmal etmezdi. Fakat bu isi sen
üzerine alinca dogrusu nihayet bu aciz bir insandir diye sana pek
güvenemedim.
Belki beni unutup yiyecegimi ihmal edebilirsin. O yüzden de bir
yillik yiyecegimin yarisini yiyerek,diger yarisini da ertesi yila
biraktim" diye cevap verdi. Yüce Allah (c.c) cümlemizi kul kapısına baktırmasın... Günümüzde hepimiz iktisat etmeye (ç)alışalım..
__________________ zaif-i mutlak.:...ölüm Allah'ın emri ayrılık olmasaydı... Yoklukları var eden Rab; dikenleri gülün merhametinde misafir eyleyen Rab; bulutları mavi göğüme sırdaş eyleyen, yağmuru toprağıma yâri eyleyen; bebekleri annesinde, kuşları yuvasında; baharı kışın ardında, ömrü güneşin doğuşunda; saklayan gösteren Rabbim; kilitlerimi çöz, firkatlerimi muhabbetinin peşine koy, rüzgara tutunan dualarım arılara, papatyalara, nergislere ve gelinciğime dokunmuşsa, ruhumu kainatın ahengine kat. Ya Rab. Ya Hakk... |