Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Zarafet(İskender Pala-Mir'at)
Alt 09.09.2007, 23:25   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
hannane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
hannane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.01.2007
Bulunduğu yer: kayıp şehirden
Yaş: 23
Mesajlar: 1.364
Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 3 Tesekkür Aldı
hannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 72
Standart Zarafet(İskender Pala-Mir'at)

Zarafet kelimesinin içini doldurabilecek özellikler nelerdir? Acaba hiç düşündünüz mü, zarif insan kime denir?
Zarif kelimesi zarf kelimesi ile aynı köktendir. Zarf, “içine bir şey konulan kap” anlamını taşır. Mektup zarfı gibi. O halde zarif insan da, “içinde latif ve hoş şeyler bulunan kişi” anlamına gelecektir. Soru şu: Zarafetin içini dolduran bu latif ve hoş şeyler acaba nelerdir?!..

Zarif olmanın ilk şartı hiç şüphesiz nazik olmaktır. Nazik olmanın ilk şartı da hatayı kendinde aramak. Konfüçyüs, insaniyeti tanımlarken “Kendine hakim olmak ve nezaketli olmak.” der. Bu bir bakıma zarafetin de tanımıdır. Çünki zarif kişi hiç kimseye zararı dokunmayan, bilakis kendisinden çevresine güzellik ve iyilik yansıyan kişidir. Zarafeti olmayan, nezaketle terbiye edilmeyen bütün varlıklar, gitgide canavarlaşır. O halde zarafet haddi aşmamak da demektir. Haddi aşan her şey çevresine zarar verir çünki.
Rüzgar, saba yeli yahut meltem iken güzeldir de haddini aşıp şiddetlenince fırtınaya, boraya, kasırgaya durur. Dalgalar belli bir ahenkle sahile vururken hoşa gider de şiddetini artırınca çevresini yıkmaya başlar. Sevgi belli ölçülerde erdemdir de haddi aşınca adı aşk olur, cinnete varır. Yerinde bir öfke edep içindir de haddi aşınca insanı katil eder. Şakanın normali nükte ve mizahtır; ama aşırısı maskaralık olur. Velhasıl zarafet bir itidaldir. Hani mevsimler içinde bahar gibi. Kış ve yaz haddi aşan hava şartlarıyla vardır; ama baharda sıcak ile soğuğun, gece ile gündüzün, belki tabiattaki ölüm ile canlılığın eşit ve dengeli olduğu görülür. Bunun insan ruhuna yansıması da aslında insanın itidali, fıtratın en beğenilen yüzüdür. İnsan ruhu iyilik ve güzellik ile gerçek kimliğine kavuştuğuna göre, bir bahar zarafeti de insana en uygun olan tavrı sunar. Ne buyrulduğunu biliriz: “İşlerin hayırlısı, orta hallice olanıdır. “Bu düstur, derinine bakıldığında, aşırılıktan kaçmaktan öte zarafeti bize telkin etmektedir.
Her tavrın bir zarafeti vardır. Oturmanın, kalkmanın, iş görmenin, eşyaya bakmanın, sosyal ilişkilerin, çalışmanın, dinlemenin ve tabii söz söylemenin… Gönüllerdeki zarafet dışa yansıdıkça hayat güzelleşir ve kalite kazanır. Söz gelimi sanat eserleri ancak zarif bir duyuş, zarif bir bakış ile ortaya çıkabilir. Sözün zarafeti şiir, rengin zarafeti resim, taşın zarafeti mimari, sesin zarafeti beste olarak dışa yansıdığı vakit eşya da zarafet kazanır ve sanat olur. O halde sanatın kullandığı yöntem, baştan başa bir zarafetten ibarettir. Ortaya çıkan şey edepten sıyrılmış olsa bile yöntemin zarafetine halel getirmez.
Eşyanın zarafeti insanın ona yüklediği anlam ile ölçülür. Çivi, iğne, çengel, giyotin, mengene, kerpeten vb. eşya bir zindanda da bulunabilir, bir ciltevinde de. Zindanda aynı eşya ile işkence yapılır ama ciltevinde onlar bir sanat eseri için vardır. Yani birisi nezaket ve zarafet adına kullanılır, diğeri nezaketsizlik ve zulüm adına. Birinden estetik, diğerinden kötülük çıkar. Bunlardan ilki insan tabiatına uygun olan, diğeri onu insanlıktan çıkaran tavırlar olduğuna göre insanlığın da ölçüsü zarafete vabeste kalır. İnsaniyetli olmak demek, önce zarif olmak demektir.
Zarif kişide bulunması gereken özellikler arasında yüzün aydınlığı, vücut ve elbisenin temizliği, güzel koku sürünme, görünümün iç açıcı oluşu, konuşmanın düzgün ve akıcılığı, fikirlerin mantık ve akıl çerçevesinde olması, müstehcenlikten kaçınma ve pis şeylerden uzaklaşma gibi özellikler vardır.* Buna gülümseme, kararlılık, samimiyet, tek yüzlülük, sevgi, takdir hissi vs. de eklenebilir. Ama bizce hepsinden önemlisi sözün güzel olmasıdır. Sözün güzel olmasından kasıt, onu düzgün ve akıcı ifade etmekten, süslemekten ziyade içinin dolu olması, değerli bir fikri ifade etmesi, yüksek anlamlar taşıması, yapıcı olması, gönül almasıdır. Yerinde bir teşekkür, uygun bir selamlaşma, gerektiğinde özür dileyiş, takdir ve sevgiyi ifade gibi. Bunlar yoksa mutluluk yoktur çünki.

Yani ki söz, candan ibarettir. Ve canın tek gıdası zarafettir...
__________________
..kelâmın ağusu ikram olunsa, şeker şerbet der içeriz
..yağmur yağanda su vermesen, ağlar, gözyaşımızı içeriz
..ger sen bize kaşın çatsan, biz kendimizden geçeriz
..gönül ko'maz hiçbir demde, cânan için candan geçeriz
  Alıntı ile Cevapla

Alt 10.09.2007, 00:07   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
yolcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
yolcu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Bulunduğu yer: yoldan
Yaş: 27
Mesajlar: 675
Tesekkür Etti: 0
5 Kunu Icin 5 Tesekkür Aldı
yolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biriyolcu Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 29
Standart

“Sevdirin nefret ettirmeyin”
duylmuş ama dikkat edılmemiş hadislerdendir, eger Pey. Efendımız s.a.v. in bu sözü hakkıyla anlasılsa insan zarif nazik kibar bir kişilige sahip olur
__________________
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
"Şeriatın bir hakikatına, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i saadet [mutluluk sebebi] ve adalet-i mahz [mutlak adalet] ve fazilettir."
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Ahlakı/İskender Pala hannane Genel Islam Konular 3 05.05.2007 00:30
İskender Pala: Divan şiirinden müstesna beyitler ozkanalbay Forum Hakkinda 4 15.03.2007 00:13
ölmeden Evvel öleceksin - Dr. İskender Ali MİHR E R H A N Arşiv 7 07.02.2006 10:30
imam İSKENDER ALİ M İ H R canlı konferans 13 mart fatih E R H A N Arşiv 3 11.03.2005 17:19



WEZ Format +2. Şuan Saat: 03:45.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger