Risale i Nurda Hz Halid :
Uhud Savaşı sırasında, ilerde sahabeler arasına katılacak büyük zatlar bulunuyordu. Şan ve şerefle dolu istikballeri göz önüne alındığında, izzetlerini kırmamak, bir bakıma ilerde görecekleri büyük hizmetin mükafatı olarak, peşin bir ücret şeklinde, Allah'ın hikmetiyle mükafatlandırıldılar. Savaşta mağlup edilmeyerek ve zorla kabul ettirme yoluna gidilmediğinden izzetleri kırılmamıştır. Yani bir bakıma daha önceki sahabeler sonra geleceklere mağlup olmuştur. Böylece, bu mübarek zatların ve kahramanların gururları incinmediği gibi, ilerde bunlar gibi, büyük kahramanların İslamiyet'e barış yoluyla girmelerine güzel bir imkan sağlanmıştır. (Lem'alar, s. 35)
Müslüman olmak maksadıyla Peygamber Efendimizin (asm) huzuruna çıkan Halid, kelime-i şehadeti getirererek Müslüman oldu. Günahlarının bağışlanması için kendisine dua edilmesini istedi. İslamiyete dahil olduktan sonra, daha önceki günahlarının af edildiği söylendiği halde, ısrarla dua istedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz; "Allahım! Daha önce yaptıklarından dolayı Halid'i bağışla" diyerek dua etti. Bilahare, "seyfullah" ünvanını verdiği bu kahraman zata, birkaç tane saç telini verdikten sonra muzafferiyeti için dua etti. Halid, mübarek saçları külahında muhafaza etti. Bu duadan sonra girdiği savaşlardan hiç birini kaybetmedi ve hepsinden zaferle ayrıldı. (Mektubat, s. 148)
__________________ [SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir" "Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur" Halid bin Velid |