Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

yarına hazırmıyız?
Alt 03.09.2007, 19:16   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Uhud dağı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Uhud dağı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 02.07.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 915
Tesekkür Etti: 7
14 Kunu Icin 23 Tesekkür Aldı
Uhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biriUhud dağı Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 34
Standart yarına hazırmıyız?

DÜŞÜNCE TARİHİNE VEYA modern dönemlere ilişkin çalışmalarda, modernite denilen olguyu tetikleyen unsurlar arasında Newton fiziğine özellikle dikkat çekilir. Kendisi inançlı bir insan olmakla birlikte, Newtonun kurduğu makine gibi işleyen mekanik kâinat tasavvuru, son sözün bilimin elinde olduğu ve bilimin mutlak doğruyu bulacağı şeklinde bir anlayışı da tetiklemiştir. Aklı âdeta putlaştıran rasyonalist bir çizgiyi de besleyen bu mekanik kâinat tasavvurunun sosyal hayata yönelik yansıması, insanların da makinenin dişlileri gibi algılandığı sosyal mühendislik projeleridir.

Buna karşılık, yirminci yüzyılın ortalarından itibaren etkisini gitgide daha fazla hissettiren bir paradigma kırılmasyla yüzyüze durumdayız. Kuantum fiziği ve bu çerçevede özellikle de Heisenbergin belirsizlik prensibi, Newtonun mekanik kâinat tasavvurunu sarstı. Bu çerçevede, aklı mutlaklaştıran modern eğilim yara aldığı gibi, bilimin mutlak doğruyu bulacağı anlayışı da sarsıldı. Bunun insanların dünyasındaki bir diğer yansıması, sosyal mühendislik projeleri içeren ideolojilerin çöküşü oldu.

Modernitenin dinin yerine bilimi ikame eden anlayışına karşı, kuantum fiziğiyle birlikte gelişen yeni paradigmanın, tabir yerindeyse, düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışı ekseninde, Müslüman zihinlerde gördüğü rağbeti anlamak hiç de zor değil. Aynı şey, nasıl Newton fiziği modernite denilen olgunun tetikleyicisi olmuş ise, kuantum fiziğinin tetiklediği bir olgu olarak postmodernite için de geçerli.

Oysa, üç yüzyıldır Batının hâkimiyetindeki dünya dün Batıdan başlayarak her coğrafyada modernitenin her alandaki tezahürlerine maruz kalmışsa, bugün de yine Batıdan başlayarak postmodern bir dalganın yayılmakta olduğunu; ne var ki, moderniteye yönelik eleştirisi itibarıyla kullanışlı gözüken bu yeni dalganın yeni ve devâsâ sorunları beraberinde getirdiğini görüyoruz.

Bu yeni dalganın getirdiği sorunların en başta geleni ise, maddenin, özellikle de maddenin en küçük yapıtaşı olarak atomun üzerine temellendirilen modern kâinat tasavvuruna karşılık kuantum fiziği ile maddenin maddî planda sabit ve daimî bir temeli olmadığının idraki ile gelen nihilizm teşkil ediyor. Dünün bilimsel materyalizmine karşılık, bugün özellikle varoluşçuluk suretinde kendini belli eden nihilizm ise, temelsiz, amaçsız ve anlamsız bir kâinat tasavvuru eşliğinde insanın önüne yapabileceği tek bir şey koyuyor: yarınsız bir dünyada, bugünün tadını çıkarmak. Hedonizmin, yani zevkperestliğin, yani heva ve hissiyatını tatminin bu derece belirleyici oluşu; dün bâtıl da olsa bir amaç uğruna hayatını ortaya koyanlara karşı bugün gününü gün etme sevdalısı yığınların ortaya çıkması, işte bu sebepten.

Açıkçası, Batı dünyasında hiç de hakikate doğru evrilmeyen bir paradigma kırılması yaşanıyor; ve bu kırılma beraberinde insanlar, özellikle de genç kuşaklar, materyalizmden nihilizme ve uzantısı olan hedonizme doğru salınıyor. Yaşanan ahlâk zaafları, cinselliğin bu derece öne çıkartılması, cinsel sapkınlıkların artış göstermesi, insanların kendilerini yiyip içtikleri ile tanımlar hale gelmeleri, marka bağımlılığı ve benzeri olguların hepsinin bu salınmayla doğrudan bir ilgisi bulunuyor.

Böylesi bir zamanda, kökü mazide olan yeni bir dile ihtiyaç var. Bu yeni dilin bir ayağı kâinatın ve kâinat içinde insanın anlamlılığı ve amaçlılığına dayanacaksa, diğer ayağı behimî lezzetler ile insanî lezzetler mukayesesine dayanacak.

Zaman, Risâle-i Nurun imandaki lezzet-inkârdaki elem denklemini; imanın bu dünyada dahi bir manevî cennet, küfrün bu dünyada dahi bir manevî cehennem sunduğu tahlilini; ve iman-ı billâh içindeki marifetullah ve muhabbetullahtan neşet eden lezzet-i ruhaniyeyi özellikle vurgulamayı gerektiriyor.
__________________
Dünya zalim elinde tam ağlanacak andır.
Müminlere şimdi mevsim-i hazandır.
Bir an evvel derlenib de kendimiz olmazsak.
Hak bilir-yok olup gideceğimiz ayandır.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kabir sualine hazırmıyız? Uhud dağı Genel Islam Konular 1 25.08.2007 18:59
ölüme hazırmıyız...? F-S-M Arşiv 41 03.05.2007 19:47



WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger