Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Alt 21.08.2007, 14:05   #11 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanırım o Zat Yeni Asya cemaatinde kendine bir makam bulamadığını anlayıca ayrıldı.

Zira, Yeni Asya'da Kutlular Abinin dahi hiç bir karar yetkisi yoktur. Hiç bir makamı yoktur. Lider değildir.

Sadece şahs-ı manevinin bir mümessili ve meşveret kurulu başkanı ve meşveretten çıkan kararların uygulayıcısı ve takipçisidir.

Bu yüzden o cemaatte kendine makam bulamıyacağını anlayan dehalar ayrılıp kendi mesleğini kurmuşlardır.
Hatta aralarında Nurculuğu tarikat haline getirenler dahi çıkmış ve hala faaliyet göstermektedirler.
...

Yeni Asya cemaatinde her karar meşveretle alınır. Önemli karalrar 20.000 kişilik bir meşveret üyesi katılır. Önce mahalli meşveret. Sonra ilçe meşvereti, sonra il meşvereti ve genel meşveret yapılır. Genel meşveretteki her üye bir ilin veya bir birimin temsilcisidir. Kendi ilinin ilçe ve mahallelerinden gelen meşveret kararını savunur ve onu oylar velev ki kendi o meşveret kararına muhallif olsun. Ayrıca Kutlular Abinin o meşverette bir oy hakkı vardır. Emir veremez, kendi görüşünü teşri edemez. Etse zate kimse kaale almaz.

İşte bu sistemde herkezin söz hakkı olunca makam ve mevkiperestler barınamıyor.

Muhabbetle
bence bu itham yanlış olmuş gibi yanılıyor olabilirim, ama makam bulamadı diye ayrıldı demek delilsiz söze tabi ise zandan öte değildir, bu duurmda ayrılmış olması yanlış olduğunu doğrurumu ben adnan hocayı tanımam ama doğru olmadığını düşündüğüm yorumlarıda vardır ama bu itham kimseye yapmak doğru olmaz . diğer bir tabirde nuculuk tarikatı dediğiniz itham da yanlıştır, ve bu ithamda hoş değildi kanaatimce çünkü;
İrşad ve tebliğde bulunan, Din’e hizmet eden bütün mü’minler, bütün cemaatler alkışlanmalı ve haklarında dua edilmelidir; evet, Allah’ı ve Rasûlü’nü seven ve anlatan herkes, Allah ve Rasûlü’nden ötürü sevilip tebcil edilmeli, muhterem bilinmeli ve kendisine saygı duyulmalıdır. “Sadece benim yolum haktır” demeyip, başkalarına da hayat hakkı tanınmalıdır. Mü’min, “Benim meşrebim, usülüm haktır, hoştur, güzeldir, doğrudur, isabetlidir” diyebilir; ama “Sadece hak benim mesleğimdir, benim meşrebimdir” diyemez; başkalarının mesleğini butlana mahkûm etmeden, kendi meslek ve meşrebine “En güzel” diyebilir; kalp ve düşünce itibariyle güzelliği daha çok kendi mesleğine lâyık görebilir ve bu, gayet tabiîdir. Çünkü insan, yaptığı işi sevip benimsediği ölçüde başarılı olabilir ve netice alabilir.
Yalnız, başkalarını karalamak, onlara yanlış ve çirkin damgası vurmak yanlıştır. Sinesi vatan ve millet sevgisiyle çarpan herkesle oturup konuşmasını bilmeli, tenkit kapısının açılmasına fırsat vermeden herkese ta’zim ve tekrimde bulunmalı ve “güzel, güzel” diyerek, güzellere güzellikle mukabele menfezleri açık tutulmalıdır.
“Yalnızca benim mesleğim haktır, gayrısı batıldır” diyen kim olursa olsun, ciddi iftirak ve parçalanmalara yol açar. Bırakın meslek ve meşrebini, bir insanın elbisesini ve arabasını bile bu şekilde tenkit edip dursanız, o insanla aranızın açılması kaçınılmaz olur. Böyle basit meselelerde dahi insanın karşısındakine söz hakkı tanımaması, insanları birbirine düşürürken, pek çok insanın baş koyduğu ve hayatına gaye ittihaz ettiği usûl ve prensiplere çirkin ve bâtıl demenin vahdet ruhuna ne ölçüde zarar getireceğini ve ne tür uzaklaşmalara, hasımlaşmalara ve günahlara sebep olacağını varın siz düşünün..!
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:14   #12 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
demişsinizki ekseriyette alimler şerifi mücedditler seyyiddir, ama bu şart olduğuna dair delil söz konusu değildir,

Elbette ekseriyet öyle. İstisnalar vardır. Amma alem-i şumul her bir İslam mücedditi seyyid olması emirden gelmesede öyle bir kaideyi akla getiriyor.
madem ekseriyatte öyledir istisnayı bozan kaideler vardır ozaman tespitini hak değildir, yani delil kabul edilemez, yani madem şerif olan mücedditler vardır seyyid olan alimler vardır, ozaman alimler yanlız şerifti, mücedditler yanlız seyyiddir mantığını savunmakta hak olmadığını görüyoruz. ozaman sözünü delil kabul edilemez sadece sevdiğini sevdiği yerde görme arzusu olrak görürümki bu sevginizden ötürü sizi tebrik ederim .. her çocuk babasının en güçlü görmek ister size hak veriyorum. dönemin ehli tasavvufun baş vurun onlarda kutba tabi olduklarını söylerler bu sevgiden ileri gelir.. yanlışmıdır değildir, zira yanlışa kapı açabilir, dikkat etmek gerekir...

Alıntı:
Hem Üstad'ımızın babasının isim olmuş Lakabı Mirzadır. Mirzada eskide seyyid soyundan gelenlere kullanılan bir lakaptı. O dahi bir delildir.
dediğiniz gibi eskiden verilirdi, ama gerek üstadın döneminde, gerekse günümüzde mirazaların hepsi için seyyid demek doğru olur mu? şahsen mirza adında tanıdığım vardır acep oda seyyiddir demek ne kadar mantıklıdır? şimdi ben oğlumun adını mirza koysam torumun gördüğünüzde ne diyebilirsiniz? buda delil kabul edilemez...

Alıntı:
Nasıl ince ince atkı ipleri içtima ettiğinde bir yekün teşkil eder. küçük küçük deliller tek başına bir şey ifade etmesede içtima ettiğinde kopmaz bir halat halini alır.

Risale-i nur'un ekser yerinde Üstad'ın seyyid olduğuna deliller vardır.
mesela biri daha;ekser seyyidler özellikle alim ve müceddit seyyidler "zekat, sadaka, hediye kabul etmez. Allah onların halklara muhtaç kalmasına izin vermez. Yalan söylemez. Halleri hep aynıdır.

Bu dahi delildir. Dahası var. Ama caiz değil. Merak eden kendi bulsun

Muhabbetle
yine aynı tabri kullanılmış ekser seyyidler ama istisnayı bozan seyydilerde mevcuttur yada dediğiniz hal üzere olan şeriflerde mecvuttur onun için buda zandan öte değildir, yanlışmıdır ? yanlış diyemeyiz, daha evvelde yazdığımız gibi talebenin üstadına olan gönül bağından kaynaklanan halden ileri gelir.. ama yinede izahınız için Allah razı olsun bizi aydınlattınız...
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:17   #13 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.135
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Ayrıca, Kur'an'da geçen Talut ve Calut hadisesi günümüzde Mehdi gibi meselelere uymaktadır.

Nasıl orda Yahudiler soyunu bilmedikleri Talut komutan tayin edildiği vakit itiraz ettiler. Onun komutasını kabul etmediler. İllaki bir makam ve bir soy aradılar. Aynen öyle bu devrin insanları soyperest ve makamperest olması ile kendi bağlı olduğu zata bir makam isnat etme peşine düşüyor ve hatta bazen o kadar zorlama yapıyorlarki komik durumlara düşüyorlar.

Oysa Talut hadisesinde Kur'an'ın mesajı şudur; Makam soy sop önemli değildir. İşin ehline biat ediniz. Kim işin ehli ise emredilen zat odur. Ona tabi olun.

Madem Üstad şem-i ilahinin hizmet-i iman cihetinde son bir mümesilidir, o zaman ona tabi olunur. Eğer biri çıksa o iman hizmetini ondan daha iyi yapsa ona tabi olmak gerekir. Soy mühim değildir.

Düşünün bir marangoz antika ve değerli eserler meydana çıkarıyor. O antika eserler taklidi kabil değil. Ancak biri çıkıyor "senin diploman yok. Sanatını red ediyorum, diyor. Ne kadar acıklı bir durum

Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:23   #14 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.135
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Alıntı:
seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bence bu itham yanlış olmuş gibi yanılıyor olabilirim, ama makam bulamadı diye ayrıldı demek delilsiz söze tabi ise zandan öte değildir, bu duurmda ayrılmış olması yanlış olduğunu doğrurumu ben adnan hocayı tanımam ama doğru olmadığını düşündüğüm yorumlarıda vardır ama bu itham kimseye yapmak doğru olmaz . diğer bir tabirde nuculuk tarikatı dediğiniz itham da yanlıştır, ve bu ithamda hoş değildi kanaatimce çünkü;
İrşad ve tebliğde bulunan, Din’e hizmet eden bütün mü’minler, bütün cemaatler alkışlanmalı ve haklarında dua edilmelidir; evet, Allah’ı ve Rasûlü’nü seven ve anlatan herkes, Allah ve Rasûlü’nden ötürü sevilip tebcil edilmeli, muhterem bilinmeli ve kendisine saygı duyulmalıdır. “Sadece benim yolum haktır” demeyip, başkalarına da hayat hakkı tanınmalıdır. Mü’min, “Benim meşrebim, usülüm haktır, hoştur, güzeldir, doğrudur, isabetlidir” diyebilir; ama “Sadece hak benim mesleğimdir, benim meşrebimdir” diyemez; başkalarının mesleğini butlana mahkûm etmeden, kendi meslek ve meşrebine “En güzel” diyebilir; kalp ve düşünce itibariyle güzelliği daha çok kendi mesleğine lâyık görebilir ve bu, gayet tabiîdir. Çünkü insan, yaptığı işi sevip benimsediği ölçüde başarılı olabilir ve netice alabilir.
Yalnız, başkalarını karalamak, onlara yanlış ve çirkin damgası vurmak yanlıştır. Sinesi vatan ve millet sevgisiyle çarpan herkesle oturup konuşmasını bilmeli, tenkit kapısının açılmasına fırsat vermeden herkese ta’zim ve tekrimde bulunmalı ve “güzel, güzel” diyerek, güzellere güzellikle mukabele menfezleri açık tutulmalıdır.
“Yalnızca benim mesleğim haktır, gayrısı batıldır” diyen kim olursa olsun, ciddi iftirak ve parçalanmalara yol açar. Bırakın meslek ve meşrebini, bir insanın elbisesini ve arabasını bile bu şekilde tenkit edip dursanız, o insanla aranızın açılması kaçınılmaz olur. Böyle basit meselelerde dahi insanın karşısındakine söz hakkı tanımaması, insanları birbirine düşürürken, pek çok insanın baş koyduğu ve hayatına gaye ittihaz ettiği usûl ve prensiplere çirkin ve bâtıl demenin vahdet ruhuna ne ölçüde zarar getireceğini ve ne tür uzaklaşmalara, hasımlaşmalara ve günahlara sebep olacağını varın siz düşünün..!
Değerli kardeşim, ben mesleğime ne en güzel dedim ne tek hak dedim. Ne de kimseyi kötülemiş değilim.

Ayrıca sizin yazdığınız yazıya cevap yazdım. Kutlular Abinin sözünü izah ettim.

Haklı olduğunuz bir husus var. Aslında benim uslubum olmayan bir şey yaptım. Harun Yahyanın yazdıklarını eleştirmek yerine niyetini eleştirdim. Haklısın.

Ancak, bir zatın yazdıklarını büyük çoğunluğu yanlış olsa onu eleştirmek ve yanlışı göstermek gerek. Susmak sahabe mesleğine yakışmaz. TEk hatam niyetini sorgulamak oldu. Allah af etsin.

Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:23   #15 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca, Kur'an'da geçen Talut ve Calut hadisesi günümüzde Mehdi gibi meselelere uymaktadır.

Nasıl orda Yahudiler soyunu bilmedikleri Talut komutan tayin edildiği vakit itiraz ettiler. Onun komutasını kabul etmediler. İllaki bir makam ve bir soy aradılar. Aynen öyle bu devrin insanları soyperest ve makamperest olması ile kendi bağlı olduğu zata bir makam isnat etme peşine düşüyor ve hatta bazen o kadar zorlama yapıyorlarki komik durumlara düşüyorlar.

Oysa Talut hadisesinde Kur'an'ın mesajı şudur; Makam soy sop önemli değildir. İşin ehline biat ediniz. Kim işin ehli ise emredilen zat odur. Ona tabi olun.

Madem Üstad şem-i ilahinin hizmet-i iman cihetinde son bir mümesilidir, o zaman ona tabi olunur. Eğer biri çıksa o iman hizmetini ondan daha iyi yapsa ona tabi olmak gerekir. Soy mühim değildir.

Düşünün bir marangoz antika ve değerli eserler meydana çıkarıyor. O antika eserler taklidi kabil değil. Ancak biri çıkıyor "senin diploman yok. Sanatını red ediyorum, diyor. Ne kadar acıklı bir durum

Muhabbetle
bu yazını gerçekten hoş az evvel yazılarınızı yazmak yerine ilk evvela bu yazıyı yazsaydınız gerçekten az ve öz olurdu. üstad seyyidmidir değilmidir önemlimidir? önemi yoktur, üstad mehdimidir değilmidir? bunların yerine dediğiniz gibi üstad 13 asrin mucedditi mdir? öyledir ozaman ona tabi olunması gerekir, daha iyi yapan biri çıkarsa dediğiniz gibi onada tabiyet gerçekleşir
Allah razı olsun...
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:33   #16 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.135
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Alıntı:
seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
madem ekseriyatte öyledir istisnayı bozan kaideler vardır ozaman tespitini hak değildir, yani delil kabul edilemez, yani madem şerif olan mücedditler vardır seyyid olan alimler vardır, ozaman alimler yanlız şerifti, mücedditler yanlız seyyiddir mantığını savunmakta hak olmadığını görüyoruz. ozaman sözünü delil kabul edilemez sadece sevdiğini sevdiği yerde görme arzusu olrak görürümki bu sevginizden ötürü sizi tebrik ederim .. her çocuk babasının en güçlü görmek ister size hak veriyorum. dönemin ehli tasavvufun baş vurun onlarda kutba tabi olduklarını söylerler bu sevgiden ileri gelir.. yanlışmıdır değildir, zira yanlışa kapı açabilir, dikkat etmek gerekir...



dediğiniz gibi eskiden verilirdi, ama gerek üstadın döneminde, gerekse günümüzde mirazaların hepsi için seyyid demek doğru olur mu? şahsen mirza adında tanıdığım vardır acep oda seyyiddir demek ne kadar mantıklıdır? şimdi ben oğlumun adını mirza koysam torumun gördüğünüzde ne diyebilirsiniz? buda delil kabul edilemez...



yine aynı tabri kullanılmış ekser seyyidler ama istisnayı bozan seyydilerde mevcuttur yada dediğiniz hal üzere olan şeriflerde mecvuttur onun için buda zandan öte değildir, yanlışmıdır ? yanlış diyemeyiz, daha evvelde yazdığımız gibi talebenin üstadına olan gönül bağından kaynaklanan halden ileri gelir.. ama yinede izahınız için Allah razı olsun bizi aydınlattınız...

Değerli kardeşim, biz eski bir eve bakıyoruz. Biri dedi o ev ıssızdır. Ancak ben baktım içerde bir kaç kişi var. Dedim "ıssız değil. Bak içerde birileri var."
O dedi;" Issızdır. O evin sahibi ölmüş, kimseside yoktu. O faikir ailede evi sahipsiz görüp, yerleşimiş. Ben sessiz bir ev veya kimse yok demedim. Issız dedim. zira, ıssız sahipsiz demektir."

Şimdi ,birilerinin çıkıp Mirza lakabını bu devirde isim olarak kullanması, bir şey ifade etmez. O zamanlar durum farklı idi. Hem ben sadece delildir dedim, ıspat demedim. Nasıl küçük küçük ve tek başına anlam ifade etmeyen iplikçikler içitma edince sağlam bir halat haline gelir, senin teker teker itiraz ettiğin her yazdığım delildir. Onların yekünü ıspattır.

Sen tümden geleceğine tüme varmak istersen böyle düşünür ve her bir delilciğe bahane bulabilirsin.

Hem sen Risale-i Nur'u Üstad seyyid değil diye okusan muhtemelen seyyid olmadığı hakkında delillere ulaşırsın. Yok seyyid olduğuna inanır öyle okursan muhtemelen seyyid olduğuna dair deliller bulursun.

Amma, seyyid olup olmadığını öğrenmek istesen hakikati bulursun.

Sanırım sorun kalmadı. Üstad'ın seyyid olup olmadığı mühim değil. Gerçekten seyyid olmasa bile ben onun makamına değil eserine tabiyim.

Onun seyyidliği benim imanımı kurtarmıyor; eserleri kurtarıyor.

Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:37   #17 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hem sen Risale-i Nur'u Üstad seyyid değil diye okusan muhtemelen seyyid olmadığı hakkında delillere ulaşırsın. Yok seyyid olduğuna inanır öyle okursan muhtemelen seyyid olduğuna dair deliller bulursun.
Muhabbetle
işte bu kısma sonuna kadar katılıyorum, üstadı görmek istediği gibi görüyorlar, asıl hakikati bilen hikmet sahipleridir...
Allah razı olsun..
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:38   #18 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.135
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Alıntı:
seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bu yazını gerçekten hoş az evvel yazılarınızı yazmak yerine ilk evvela bu yazıyı yazsaydınız gerçekten az ve öz olurdu. üstad seyyidmidir değilmidir önemlimidir? önemi yoktur, üstad mehdimidir değilmidir? bunların yerine dediğiniz gibi üstad 13 asrin mucedditi mdir? öyledir ozaman ona tabi olunması gerekir, daha iyi yapan biri çıkarsa dediğiniz gibi onada tabiyet gerçekleşir
Allah razı olsun...

Üstad 14. Asrın müceddididir.

13. Asrın müceddidi. Mevlana Halid'tir.

"On dördüncü asırda 'el-Kürdî' lakabıyla yâdedilen Molla Said, benim müridimdir. Sekizinci Lema
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 14:47   #19 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Üstad 14. Asrın müceddididir.

13. Asrın müceddidi. Mevlana Halid'tir.

"On dördüncü asırda 'el-Kürdî' lakabıyla yâdedilen Molla Said, benim müridimdir. Sekizinci Lema
said nursi belgeseliydi sanırım yanlış hatırlamıyorsam üstadın bir sözüne yer veriliyordu , yanlış hatırlamıyorsam söz şöyleydi, bazen düşünüyordum da kendimi 13 asrın zirvesinde hissediyorum . tekrar izler söylerim lakin gülme sebebinizi anlıyamadım buda uslubunuzda olan birşey değildi sanırım ...

İmam-ı Rabbani 1000. Hicri yılın müceddididir. Mevlana Halid-i Bağdadi Hicri 1193 (Miladi 1779) yılında doğmuş, Hicri 1242 yılında (Miladi 1827) vefat etmiştir. Dolayısıyla bu mübarek insan ittifakla Hicri
12. ve 13. asırlar arasındaki müceddiddir. Bediüzzaman Said Nursi ise Mevlana Halid-i Bağdadi’den tam 100 sene sonra, Hicri 1293 (Miladi 1878) yılında doğmuştur. Vefatı ise Hicri 1379 (Miladi 1960) yılıdır. Bediüzzaman da Hicri 12. asrın müceddidi Mevlana Halid’den tam yüz sene sonra yayınlanan Risale-i Nur’un müellifi (yazarı) olması sebebiyle kendisinin de 13. ve 14. asırlar arasındaki müceddid olduğunu belirtilmiştir.. üstad 13. asırda doğmuştur...
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.08.2007, 15:46   #20 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.135
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Alıntı:
seyfullah putkıran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
said nursi belgeseliydi sanırım yanlış hatırlamıyorsam üstadın bir sözüne yer veriliyordu , yanlış hatırlamıyorsam söz şöyleydi, bazen düşünüyordum da kendimi 13 asrın zirvesinde hissediyorum . tekrar izler söylerim lakin gülme sebebinizi anlıyamadım buda uslubunuzda olan birşey değildi sanırım ...

İmam-ı Rabbani 1000. Hicri yılın müceddididir. Mevlana Halid-i Bağdadi Hicri 1193 (Miladi 1779) yılında doğmuş, Hicri 1242 yılında (Miladi 1827) vefat etmiştir. Dolayısıyla bu mübarek insan ittifakla Hicri
12. ve 13. asırlar arasındaki müceddiddir. Bediüzzaman Said Nursi ise Mevlana Halid-i Bağdadi’den tam 100 sene sonra, Hicri 1293 (Miladi 1878) yılında doğmuştur. Vefatı ise Hicri 1379 (Miladi 1960) yılıdır. Bediüzzaman da Hicri 12. asrın müceddidi Mevlana Halid’den tam yüz sene sonra yayınlanan Risale-i Nur’un müellifi (yazarı) olması sebebiyle kendisinin de 13. ve 14. asırlar arasındaki müceddid olduğunu belirtilmiştir.. üstad 13. asırda doğmuştur...
Gülme sebebim meselenin kardeşane bir uslupla hal edilmesi.
Zaten öne gülme smilesi koymam diğer meseleden önce güldüğümü gösterir. Yani 14. Asır meselesine gülmedim.

Ayrıca nasıl biz şu an 21. yüzyıldayız. Ama sene 2007

Üstad 13. Yüzyılın sonunda doğduğu için kimi görüş 13. Asrın müceddidir şeklindedir. Ancak Üstad'ın çocukluğundan ziyade hizmetlerini 1300 hicri yılından sonra ifa ettiği için artık 14. asır denir. Zaten Lemalar'da üç- dört kez 14. Asırda geldiğini söylüyor.

Hem matemetikçe hem Risale-i Nur'da yazdığına göre Üstad 14. Asrın müceddidir.

Bazılarının 13. demesi yanlış olmasa da eksiktir.

Birinci Şua: "On üçüncü ve on dördüncü asırda semâvî lâmbalar ateşsiz yanarlar, ateş dokunmadan parlarlar. Onun zamanı yakındır." Yani, 1280 tarihine yakındır.

Sikke-i Tasdik-i Gaybi:
Evet, bu gelecek âyât-ı meşhure müttefikan on üçüncü asrın âhirine ve on dördüncü asrın evveline cifirce bakıyorlar ve Kur'ân ve İmân hesabına bir hakikate işaret ediyorlar.

Birinci Şua: Alem-i İslâm için en dehşetli asır, altıncı asır ile Hülâgû fitnesi ve on üçüncü asrın âhiri ve on dördüncü asır ile Harb-i Umumî fitneleri ve neticeleri olduğu münasebetiyle, bu cümle makam-ı ebcedî ile altıncı asra ve evvelki cümle gibi...

Sekizinci Lema:
elbette böyle bir zamanda kıymettar bir hizmet-i Kur'âniye bir müridinin vasıtasıyla olacağını onun görmesi ve göstermesi şe'nindendir. Şeyhin bahsettiği ehemmiyetli müridi ve talebesi ve himayegerdesi olan şahıs, binden sonra, on dördüncü asırda geleceğine bir imadır.

Sekizinci Lema: O altıncı asrın âhirlerinde Hülagû felâketi gibi feci, dehşetli meşhur fitnenin çok elîm ve feci ve kuburdaki emvatı ağlattıracak derecede dehşetli bir nev'i, şu on dördüncü asırda bulunuyor.

Sekizinci Lema: İlm-i cifirle mânâsı:
"On dördüncü asırda 'el-Kürdî' lakabıyla yâdedilen Molla Said, benim müridimdir.

Sekizinci Lema: Demek on dördüncü asırda Kur'ân'dan iktibas edip, istikametsiz sakim yollar içinde sırat-ı müstakîmi gösterecek âsârı neşreden bir adamı, o hadsiz efrad içinde dahil ediyor.


Yani kardeşim Said Nursi zannedildiği gibi 13 Asrın müceddidi değil 14. Asrın müceddididir.
Yada istersen şöyle denilebilir. 13. Asrın ahiri ve 14 asrın müceddidi.

Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim