20.06.2007, 20:42
|
#1 (permalink)
|
| Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Kur'an Amel Etmek İçindir... KUR’AN AMEL ETMEK İÇİNDİR: Abdullah ibn Mes’ud (r.a)’un tavsiyesi: “Biz Kur’ân’ı on âyet, on âyet alırdık ve aldığımız zaman on âyeti anlayıp hayatımıza aktarmadan diğer on âyeti almaktan kaçınırdık. Kur’ân insanlara , onunla amel etsinler diye nâzil olmuştur. İlk nesiller Kur’ân’ı amel etmek için okudular. Sizin herhangi biriniz ise, Kur’ân’ı başından sonuna kadar okur; tek bir harfini dahi bırakmaz; halbuki ununla amel etmeyi tamamen terk etmiştir” (İhyâu Ulûmi’d-D’în, İmam Gazali) Hz.Ömer (ra)’den: “Bu Kur’ân sizin için mükafat, bir şeref ve bir hazinedir. Siz Kur’ân’a uyun; Kur’ân’ı kendize uydurmayın! Kim Kur’ân’ı kendisine uydurursa, Kur’ân onu cehenneme kadar sürükler; Fakat kim Kur’ân’a uyarsa Kur’ân onu firdevs cennetlerine kadar götürür. (Hadislerle Müslümanlık, Yusuf Kandehlevi) Rasulullah (sav) dedi ki: ”Kim O’nun (Kur’ân-ı Kerim’in) dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır” (Tirmizi) İbni Mes’ud: “Biz Kur’ân’ı on ayet, on ayet alırdık ve aldığımız on ayeti hayatımıza aktarmadan diğer on ayeti almaktan kaçınırdık.” (Kutup, 1992/10) Yine İbni Mes’ud:“Kur’ân, insanlara, onunla amel etsinler diye nazil oldu. İlk nesiller Kur’ân’ı amel etmek için okudular. Sizin herhangi biriniz ise Kur’ân’ı başından sonuna kadar okur, tek harfini dahi bırakmaz; halbuki onunla amel etmeyi tamamen terketmiştir.” (Gazali, 1989, I/707) İbni Ömer: “Biz Kur’ân’dan evvel imanı elde etmeye çalıştığımız uzun bir dönem yaşadık. Kur’ân sûre sûre nazil oluyordu. Bu sûrelerin helâl ve haramını, emir ve yasaklarını öğrenirdik. Ve gene o sûrelerden neyin yanında durmak uygunsa onu öğrenirdik. Şimdi ise imandan evvel Kur’ân’a yapışan, Fatiha suresinden başlayarak sonuna kadar okuyan, fakat Kur’ân’ın emri nedir, yasağı nedir ve neyin yanında durmak gerekir; katiyyen bilmeyen, okuduğu Kur’ân ayetlerini çürük hurmalar gibi sağa-sola serpen nice kişiler görüyorum.” (a.g.e., I/189, 708)
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
|
|
| |