Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Büyük İsimlerin Biyografisi > Evliya ve Ulema'nın Hayatları

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Kâdi Muhammed Zâhid
Alt 02.05.2007, 00:52   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Emir Hattab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Emir Hattab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.12.2006
Bulunduğu yer: Filistinden Lübnandan...
Yaş: 22
Mesajlar: 729
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Emir Hattab islenmemis bir mücevherEmir Hattab islenmemis bir mücevherEmir Hattab islenmemis bir mücevherEmir Hattab islenmemis bir mücevherEmir Hattab islenmemis bir mücevherEmir Hattab islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 4
Standart Kâdi Muhammed Zâhid

Kadı Muhammed Zahid hazretleri, Türkistan'da yaşamış büyük velilerdendir. İnsanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatarak saadete kavuşmaları için çalışan ve Silsile-i aliyye adı verilen büyük âlim ve velilerin on dokuzuncusudur. Annesi silsile-i aliyye büyüklerinden Yakub-i Çerhi hazretlerinin kızıdır.

Küçük yaştan itibaren ilim öğrendi. Daha sonra tasavvufa yöneldi. Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerine talebe oldu. 12 yıl onun kalplere şifa olan sohbetlerinde bulundu. Ondan vazifesini devraldı. Birçok talebe yetiştirdi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Derviş Muhammed hazretleri onun yetiştirdiği evliyadan biridir.

Memleketi olan Semerkand'da kalıp ilim tahsil ettikten sonra daha fazla ilim öğrenmek için bir talebesiyle Hirat'a gitmek üzere yola çıktı. Şadman köyüne vardıkları zaman havanın sıcak olması sebebiyle orada bir müddet kaldılar. O sırada köye Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri teşrif etti. Onu ziyarete gitti. Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri. Onunla biraz konuştuktan sonra, sohbete başladı. Sohbette Muhammed Zâhid'in hatırından geçenlere cevap verip. ona, "Eğer maksadın ilim öğrenmekse o iş burada daha kolay" buyurdu. Sonra onun yanına yaklaşıp, "Hirat'a gitmekten maksadın ne? İlim öğrenmek mi, yoksa tasavvuf mu?" buyurdu. Muhammed Zahid dehşete kapılıp cevap veremedi. Yanındaki talebesi; "Onun asıl maksadı tasavvuf yoluna girmektir." diye cevap verdi. Ubeydullah-ı Ahrar hazretleri tebessüm edip; "O halde çok iyi." buyurdu. Sonra birlikte bahçeye çıktılar. Orada Muhammed Zâhid'in elini tuttu. Elini tutar tutmaz kendinde büyük değişiklik hisseden Muhammed Zâhid bayıldı. Ayıldığı zaman Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri; "Belki sen benim yazımı okuyabilirsin." Diyerek cebinden bir kâğıt çıkarıp “Bu kağıtta ibâdetin hakikati ve Allahü teâlânın azameti karşısında insanın âcizliği yazılı” diyerek Muhammed Zahid'e verdi. Bu kâğıtta şöyle yazılıydı:

"Bu saadet Allahü teâlânın muhabbetiyle ve onun resulüne tâbi olmakla ele geçer. Bunun için din ilimlerine varis olan âlimlerin sohbetlerinde bulun. Onlardan faydalı ilim öğren. Tâ ki Resulullah efendimize tâbi olmak suretiyle mârifet-i ilâhiyyeye kavuşasın. Kötü din adamlarından uzak dur. Helâl haram ayırmayan, dine uygun olmayan işler yapan cahil tarikatçılardan uzak dur."

Muhammed Zâhid'e Hirat'a gitmek üzere izin verdi. Sadüddin Kaşgari'ye vermesi için bir de mektup verdi. Mektupta Muhammed Zahid'e yardımcı olunması yazılıydı. Bu hareketleri gören Muhammed Zâhid'in Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerine karşı muhabbeti ve bağlılığı arttı. Fakat bir türlü Hirat'a gitme azminden vaz geçemedi. Mektubu alıp yola çıktı. Yolda ilerledikçe bindiği hayvan yavaşladı. yol almaktan âciz kaldı. Buhara'ya 36 km kalmıştı ki, şiddetli bir göz ağrısına tutuldu. Günlerce orada kaldı. İyileşince yola çıktı. Bu sefer de Humma hastalığına tutuldu. O zaman eğer yola devam ederse helâk olacağını anladı. Gitmekten vaz geçti. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin huzuruna dönüp sohbet ve hizmetinde bulunmaya karar verdi. Gelip umduğuna kavuştu.

Buyurdu ki: Dervişlik, yalnız bir yere çekilip oturmak, gökte uçmak, keramet göstermek değildir. Dervişlik; gönlü, mâsivadan, [Allahü teâlâdan başka her şeyden] yüz çevirmektir. Bir yandan günah işleyip, bir yandan da, "Estagfirullah" demek, istigfar değildir. İstigfar; Allahü teâlânın emirlerine uymak, yasak ettiği şeylerden sakınmaktır.
__________________
"Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, Peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir."
(İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh)


Rasulullah (A.S.) Efendimiz Buyuruyor:
"Büyüğümüzü (hürmet ve edeble) yüceltmeyen, küçüğümüze merhamet göstermeyen, alimimizin (kıymet ve edebini) bilmeyen bizden değildir." (Ahmed, Hakim, Tirmizî)

"Allah'ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim".
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehmed Zahid KOTKU (Rh.A) zahide Evliya ve Ulema'nın Hayatları 1 11.12.2007 01:22
Hz.Muhammed gercekislam Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz 9 09.12.2007 22:11
Zahid bekir Kavramlar ve İçerikleri 0 02.12.2007 21:25
H.z Muhammed (S.A.V) unzurna Genel Islam Konular 0 13.03.2007 16:03
Bu dünya, mü’minlere, sanki hapishanedir - Kâdî Muhammed Zâhİd hazretlerİ seyfullah putkıran Şiirler 6 26.12.2006 01:46



WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:37.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger