 | kadınları anlamak |  |
10.03.2008, 19:52
|
#1 (permalink)
| | Moderator
samanyolu isimli Üye şuanda online konumundadır Üyelik tarihi: 19.03.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 34 Mesajlar: 1.702 Tesekkür Etti: 1.174
472 Kunu Icin 1.163 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | kadınları anlamak Adamin biri California'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, adam lambayı kumların içinden çıkarmış. Dalgasına belki cin cıkar deyip ovalamış lambayı, harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış, cin başlamış konuşmaya: - Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardin vs... - Bu, bu ay içinde dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım bu yüzden 3 dileği unut. Sadece 1 dilek hakkın var! Adam oturmuş ve bir süre düşünmüş ve: - Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebileyim Cin gülmüş ve: - Bu imkansiz. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün. Hayır, başka bir dilek düşün. Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda: - Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum... Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini...onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum... Cin cevap vermis: - Köprü iki şeritli mi olsun dört şeritli mi_!
__________________ Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu.. | |
| |  |
10.03.2008, 22:30
|
#2 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Evet, bu fıkrayı daha önce de duymuştum, çok güzel.. Daha iyi nasıl anlatılır ki?...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  | |  |
11.03.2008, 10:49
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ayışığı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2007 Yaş: 16 Mesajlar: 446 Tesekkür Etti: 32
13 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 8 | Kadının biri
kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış kadın lambayı kumların içinden çıkarmış ,
ovalamış.Lambadan cin çıkmış ve Sadece bir dilek
hakkın var, iyi düşün öyle dile demiş. Kadın hiç
tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak Orta
Doğu´da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyormusun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, barışın
tesis edilmesini diliyorum diyivermiş.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle Tanrı aşkına
Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar.
Tamam işimde iyiyim ama o kadar da
değil! Bunu yapılabileceğini
sanmıyorum.Başka bir dilekte bulun.
diye bağırmış.Kadın birkaç dakika düşünmüşve
hayatım boyunca
doğru erkeği bulamadım bilirsin; hemdüşünceli, hem
karizmatik hem eğlenceli biri,sevecen, ilgili,
sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık
olacak erkek diliyorum demiş. Cin
derin bir iç çekmiş:Uzat şu kahrolası haritayı!!! hıh
__________________ hayat sevınce guzel sevınce tatlı gunler bır kuşu kelebeğı bır taşı sevın yeter...=) | |
| |  |
11.03.2008, 17:31
|
#4 (permalink)
| | Forum Admin
MekSeLina isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 03.06.2006 Bulunduğu yer: Yedi Tepeli Şehirden Mesajlar: 1.086 Tesekkür Etti: 348
75 Kunu Icin 164 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Yine secemedim yazıları Ancak tahmin ediyorum içeriği, ee hanımlar pes yani size...
__________________ To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Yazılan tüm cümleler Dua niyetiyle Zülcelalin huzurunda kabul olanlardan olsun...(Amin)... To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
| |
| |  | Romantizmin Fiziksel Tahribatları |  |
12.03.2008, 00:02
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007 Bulunduğu yer: istanbul Mesajlar: 713 Tesekkür Etti: 73
17 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Romantizmin Fiziksel Tahribatları Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez.Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar. (Yunus Suresi, 44)
Duygusallık kişide ruhsal ve manevi yönden büyük bir yıkıma yol açtığı gibi, fiziksel olarak da ciddi bir tahribat yapar. Bunların başında kişinin gizleyemediği, herkes tarafından gözlemlenebilen fiziksel değişimler gelir. Çünkü ruhen yaşanan huzursuzluklar, gerilimler, üzüntüler doğal olarak insanın dış görünümüne de yansır. Yüz kasları, bakışları, mimikleri, el ve kol hareketleri, ses tonları bu kimselerin her açıdan duygusallığın etkisi altında olduklarını hissettirir.
Duygusal insanlarda "psikosomatik" hastalıkların, yani ruhsal problemlerin yol açtığı fiziksel bozuklukların tümüne rastlanabilir. Vücudun fiziksel anlamda direnci kırılarak, güçten düşer. Bunun sonucu olarak bağışıklık sistemi çöker ve birbiri arkasına hastalıklara yakalanır veya mevcut bir hastalığının iyileşmesi gecikir.
Hastalıkların yanı sıra saç dökülmesi, ağarması, matlaşması, cildin neminin çekilerek kuruması, kalınlaşması, esnekliğini kaybederek kırışması, çatlaması, bunun sonucunda dışarıdan her türlü enfeksiyona açık hale gelmesi, hücrelerin yenilenmesi geciktiği için cilt bozukluklarının kalıcı bir görünüm alması, rengin soluklaşarak yüzün sararması, gözlerin matlaşması gibi daha pek çok olumsuz değişiklik de beraberinde yaşanır. Bu sebeple herşeyi sorun edinen, romantik, hüzünlenmeye eğilimli insanlar erken yaşta çökerler. Vücutları senelerce, günün her anında süren bu gerilimi, duygusal fırtınaları, ruhi dalgalanmaları kaldıramaz. Bunun sonucu olarak şiddetli yaşlılık alametleri görülür ve kalıcı fiziksel tahribatlar oluşur.
Duygusallığın kişiye fiziksel olarak verdiği zararlar bu kadarla da kalmaz. Kişinin içindeki karanlık ve hüzün yüzüne ve tavırlarına da yansıdığından bütün dinamizmi, canlılığı, yaşama sevinci, şevki dolayısıyla da insani güzelliği ve gösterişi ciddi şekilde azalır. Bakışlarının donuklaşması, gözlerinin küçülmesi, saçlarının seyrekleşmesi ya da cansızlaşması, yüz kasları gerildiği için ifadesinin gergin, kasvetli ve itici olması bu değişimlerden sadece birkaçıdır. Nitekim neşeli, rahat, huzurlu olan kimselerin gerilimli, stresli, ağlamaya yatkın kişilere göre daha uzun yaşadıkları, daha sağlıklı oldukları da pek çok bilimsel araştırmayla doğrulanmış bir gerçektir.
Duygusallığın yol açtığı ruhsal problemler, fiziksel rahatsızlıklara sebep olmakta, bu da çeşitli hastalıklarla kendini göstermektedir.
Dahası, vücutlarındaki bu değişimler karşısında dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu, ne kadar acizlik içinde olduklarını düşüneceklerine ve Allah'a teslim olup iman edeceklerine, yaşadıkları bu kabusu daha da şiddetlendirirler. Yaşlanmanın, hastalanmanın da kendilerine hayır olabilecek yönlerini takdir edemedikleri için, bu durumları morallerini bozan, sürekli akıllarından çıkmayan bir endişeye dönüşür. İşte bu kısır döngü sonucunda vücutlarının da kaldıramayacağı bir yükün altına girerler. Nitekim çoğu doktor birçok hastalığın sebebini üzüntü, sıkıntı, stres olarak açıklarken, tek kurtuluş yolu olarak da yüksek moral ve neşeyi önerir.
Stres ve depresyona bağlı olarak uyku ve beslenme düzensizlikleri, tansiyon hastalıkları, mide, böbrek, kalp gibi iç organlarda ortaya çıkan çeşitli hastalıklar, astım gibi solunum bozuklukları, alerji, egzama, sedef gibi deri hastalıkları, migren, kanser türleri ve daha pek çok sorunun psikolojik kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Vücudun stres karşısında tepkisi sonucu, vücuttaki biyokimyasal reaksiyonlar, enerji tüketimi maksimum seviyeye çıkar. Bu stres halinin sürekliliğinde ise vücut fonksiyonları değişerek dengesizliklere sebep olur.
... Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır... (Yunus Suresi, 27-28)
Stresin sebep olduğu ağrılardan ise uzmanlar şöyle bahsetmektedirler:
Stres ve stresin doğurduğu gerginlik ve ağrı arasında önemli bir ilişki vardır. Stresin sebep olduğu gerginlik damarların daralmasına, kafanın belirli bölgelerine giden kan akımının bozulmasına ve o bölgeye giden kanın bir hayli azalmasına yol açar. Diğer taraftan bir dokunun kansız kalması doğrudan ağrıya sebep olur. Çünkü muhtemelen bir taraftan gergin dokunun daha çok oksijene ihtiyaç göstermesi, diğer taraftan dokunun zaten yetersiz kanla beslenmesi özel ağrı alıcılarını uyarır. Bu arada adrenalin ve noradrenalin gibi stres sırasında sinir sistemini etkileyen maddeler de salgılanmış olur. Bunlar da doğrudan veya dolaylı olarak kasların gerginliğini artırır ve hızlandırır. Böylece ağrı gerginliğe, gerginlik kaygıya, kaygı da ağrının şiddetlenmesine yol açar.12
İman etmeyen kimselerde depresyon, stres, bunalım sonucu hafıza zayıflaması, dikkat dağınıklığı, yorum bozuklukları, mantıksızlıklar, tikler, kontrolsüz tavırlar görülürken, müminler aklen ve ruhen son derece sağlıklı ve dengeli olurlar. Çünkü gerçek huzur, kalıcı neşe ancak Allah'a teslim olmakla, tevekkül etmekle mümkün olur. Müminler de Allah'a ve Allah'ın yarattığı kadere teslimiyet ve tevekkül içinde yaşadıklarından neşeleri de, huzurları da daimi olur. Allah'tan bir nimet olarak bu tür bir yıpranmanın etkilerinden korunmuş olurlar.
Romantizmin insanlara getirdiği büyük bir bela olan hüzün duygusu, ancak imanın getirdiği tevekkül ve sevinçle ortadan kalkar. Allah, cennete giden müminlerin şu şekilde hamd ettiklerini bildirmektedir:
Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir." (Fatır Suresi, 34)
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
| |
| |  |
12.03.2008, 00:11
|
#6 (permalink)
| | Forum Admin
MekSeLina isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 03.06.2006 Bulunduğu yer: Yedi Tepeli Şehirden Mesajlar: 1.086 Tesekkür Etti: 348
75 Kunu Icin 164 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Sanırım konuyu yanlış yere astınız yelken.
__________________ To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Yazılan tüm cümleler Dua niyetiyle Zülcelalin huzurunda kabul olanlardan olsun...(Amin)... To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
| |
| |
12.03.2008, 00:32
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007 Bulunduğu yer: istanbul Mesajlar: 713 Tesekkür Etti: 73
17 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | hayır daha da ileri gitmemesi için gereken yere astım selametle
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
| |
| |
12.03.2008, 00:46
|
#8 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Sayın Yelken
Acaba, neyin " daha ileri gitmesi" ne engel olmaya çalışıyorsunuz!?
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |
12.03.2008, 01:08
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007 Bulunduğu yer: istanbul Mesajlar: 713 Tesekkür Etti: 73
17 Kunu Icin 28 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | bunu anlamamış edasıyla sormanız anlamdığınız anlamına glmiyor ...bkz...yazdığınız konunun altına asılmış mesaj...selam ve dua
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
| |
| |
12.03.2008, 01:16
|
#10 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Yani Sayın Yelken;
Anlasam, sormazdım. Olur ya, insan hali. Anlayamadım. Bir tenezzül etsen de, anlatsan...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 20:00. | | |