 | emin degilim |  |
20.04.2007, 18:42
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
asiga dogru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 65 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | emin degilim sadakanin, dinsiz ,yani müslüman olmayan birine verilmesi makbulmüdür?bu soru belki size cahilce yada basit gelebilir ama her gün ayni durumla karsilasiyorum ve emin degilim dogrunun ne oldugundan.iyi sanslar sözünü duymak yerine yolumu cevirdigimdede vijdanim rahatsiz ediyor ne yapmaliyim...? | |
| |
20.04.2007, 19:59
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.01.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 25 Mesajlar: 1.272 Tesekkür Etti: 126
74 Kunu Icin 152 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | egerki bir belde de fakir bir müslüman varsa ona yardım edilmesi daha makbuldur fakat o insanada yardım edilir ilk olarak din kardeşimize yardım edilmesi öngörülmüştür
__________________
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
| |
| |
20.04.2007, 21:07
|
#3 (permalink)
| | Yeni Üye
asiga dogru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 65 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | burda dilenenler genelde yabanci yani gayri müslimler yinede tesekkür ederim allah razi olsun | |
| |
20.04.2007, 21:14
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
gönüldostuelif isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.11.2006 Yaş: 19 Mesajlar: 836 Tesekkür Etti: 5
4 Kunu Icin 5 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | Müslüman olmayan birine zekat verilmez, diye biliyorum ...
__________________ bismillahirrahmanirrahim Gayemiz:Allah'tır Önderimiz:Rasulullah'tır Düsturumuz:Kuran'dır Allah yolunda şehit olmak en yüce arzumuzdur.. | |
| |
20.04.2007, 21:15
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.01.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 25 Mesajlar: 1.272 Tesekkür Etti: 126
74 Kunu Icin 152 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | kardeş sizin verdiginiz parayla o insanlar içki vs gibi şeylerde harcıyorlarsa ve harcıyorlardırda ozaman onlara sadaka gitmez o sadakayı toplarsınız fakir bir müslümana gönderirsiniz orada müsülman fakirlere yardım etmek için islami kuruluşlar vardır onlara bu parayı verip destek çıka bilirsiniz
__________________
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
| |
| |
20.04.2007, 23:37
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006 Mesajlar: 1.385 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 14 | BAKARA SURESİ
273- (Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
Hayırlı geceler.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. | |
| |
21.04.2007, 12:33
|
#7 (permalink)
| | Yeni Üye
asiga dogru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 65 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | [quote=yıldız;86582]BAKARA SURESİ
273- (Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
allah razi olsun | |
| |
22.04.2007, 11:54
|
#8 (permalink)
| | Yeni Üye
KAYS38 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 21.04.2007 Yaş: 52 Mesajlar: 6 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | eğer sadaka verilecek kişi kendi memleketinden uzak ta zorda kalmış
olduğu kesin belli ise islama kalbinin ısınma ihtimaline karşılık verilebilir
düşünüyorum çünkü öyle bir kişinin yardım bulması kendi memleketin
den ayrı çok zor olur.düşüncem inşallah yanlış değildir selam ve dua ile. | |
| |  | |  |
23.04.2007, 08:39
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şuanda online konumundadır Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.963 Tesekkür Etti: 19
50 Kunu Icin 79 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 63 | Alıntı: asiga dogru Nickli Üyeden Alıntı
sadakanin, dinsiz ,yani müslüman olmayan birine verilmesi makbulmüdür?bu soru belki size cahilce yada basit gelebilir ama her gün ayni durumla karsilasiyorum ve emin degilim dogrunun ne oldugundan.iyi sanslar sözünü duymak yerine yolumu cevirdigimdede vijdanim rahatsiz ediyor ne yapmaliyim...? | Allah rızası için verilen yardımlar mükafatsız kalmaz. Karşıdakinin müstahak olup olmaması bu hükmü değiştirmez. Ama mümkün mertebe gerçek muhtaç olanları araştırıp ona göre yardımda bulunmak gerekir.
Dilenciliğin altında hangi sebep yatarsa yatsın, hepimizin tartışmasız kabul edeceği acı bir gerçek vardır. Bu hastalık toplumun kapanmaz, şifa bulmaz bir yarasıdır.
Görüldüğü kadarıyla, dilenen kişiler ya ihtiyar, kötürüm, sakat ve hasta gibi bedenî özürlerinden dolayı iş bulamayan, çalışma imkânından mahrum kimseler; veya özürlü olduğu halde aza kanaat etmeyip kolayından bol paraya göz dikenler yahut bedenen ve ruhen sağlam olup bu yolu bir kazanç ve meslek hâline getirenlerdir.
Toplum hayatında köklü ve esaslı inkılâplar yapan Resul-i Ekrem Efendimizin dilencilik illetine nasıl çareler getirdiğini, ihtiyacı olmadığı halde dilenenlerin mes’uliyetini ve hangi hallerde dilenmenin caiz olabildiğini şu canlı hadise ibretli bir şekilde gözlerimizin önüne sermektedir:
Enes bin Mâlik anlatıyor: Bir gün Resulullahın (a.s.m.) huzurunda Ensardan birisi gelerek birşey istedi. Resulullah ona sordu:
“Evinde bir şey var mıdır?”
“Evet, yâ Resulallah, bir çulumuz var. Bir kısmını altımıza seriyoruz, bir kısmıyla da örtünüyoruz. Bir su kabımız var, onunla da su içiyoruz.”
“Öyleyse hemen kalk, çul ve su kabının her ikisini de al, bana getir.”
O kişi gitti, her ikisini de getirdi.
Resul-i Ekrem çulla su kabını eline aldı, hazır olanlara göstererek, “Şu iki eşyayı satın alacak kimse var mı?” diye sordu.
Cemaattan bir zat, “Ben her ikisine de bir dirhem veririm” dedi.
Resulullah iki-üç defa, “Bir dirhemden fazla veren yok mu?” diye tekrarladı. Daha sonra başka birisi, “Ben iki dirheme alırım” dedi. Resulullah çulu ve su kabını o zata sattı. İki dirhemi aldı, eşya sahibine verdi ve şöyle buyurdu:
“Bu paranın bir dirhemi ile yiyecek al, âilene bırak; bir dirhemine de bir balta al, bana getir.”
O adam gitti, bir balta aldı, geldi. Resul-i Ekrem baltaya kendi eliyle bir sap taktı. Sonra da o adama vererek, “Al bunu, git odun kes, topla, sat. Seni on beş gün görmeyeceğim” buyurdu.
O adam gitti, odun kesti, topladı, sattı. Resulullahın huzuruna geldiğinde on beş dirhem kazanmıştı. Bir kısmına giyecek, bir kısmına da yiyecek almıştı. Resulullah bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Dilencilik yüzünden siyah bir nokta olarak Kıyamet gününde gelmektense şu hâlin ondan daha hayırlıdır.
“Dilenmek ancak şu üç kişiye caizdir: (1) Toprağa yapıştıran fakirliğe uğrayana (son derece fakir düşene), (2) altından kalkamayacak derecede borç altına girene, (3) ara bulmak için kan parası yüklenen kimseye.” Başka bir rivâyette ise dördüncü bir şart getirilir: “Çok acı veren müzmin bir hastalığa kapılan kimse ihtiyacı kadar isteyebilir.”1 Hadisten açıkça anlaşılan odur ki, çalışamayacak kadar mağdur, sakat ve özürlü olan kişi, kendisine bakacak bir kimse yoksa, devlet de yardım etmiyorsa, ancak zarurî ihtiyacını telâfi edebilecek kadar başkalarından isteyebilir, dilenebilir. Borçluluk hali de buna eklenmektedir.
Bu zarurî hâlin dışında, dilenciliği sırf bir geçim vasıtası haline getirenler büyük bir mes’uliyet altına girmektedir. Bu çeşit kimselere Peygamberimizin ikazı şöyledir:
“Her kim malını çoğaltmak için insanlardan mallarını isterse, o ancak ve ancak ateş parçası ister. Artık bunun ister azını, isterse çoğunu ister.”2
Bu hadis-i şerif, ihtiyacı olmadığı halde dilenmeyi caiz görmeyip Cehennem azabını netice verecek bir iş olduğunu ifadeyle haram saymaktadır.
İşte haram işleyenlerin sayısının artmaması için bu tür kimselerin türemesine meydan vermemek lâzımdır. Duhâ Sûresinde geçen “Birşey isteyeni geri çevirip azarlama” mealindeki âyet-i kerimeden esas murad, ilmî bir mesele soranı, birşey öğrenmek isteyeni geri çevirmemektir. Yoksa her isteyeni boş çevirmemek şeklinde anlaşılmamalıdır.3 Çünkü bu takdirde dilenciliğe yol açılmış olur.1. Ebû Dâvud, Zekât: 26.
2. Müslim, Zekât: 35.
3. Es-Sâvî, 4: 330.
Mehmed Paksu Helal – Haram
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |  | tesekkür |  |
23.04.2007, 23:54
|
#10 (permalink)
| | Yeni Üye
asiga dogru isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2006 Yaş: 22 Mesajlar: 65 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | tesekkür allah razi olsun "alptraum" | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 21:20. | | |