Alıntı:
teslimolan Nickli Üyeden Alıntı
aklima yatmiyor cünkü peygamberimiz Allahin resulü. Dese dese bolca Allah i anin der ve onuda demistir iste ona aklim yatiyor. |
Salavat ise, dünyanın neresinde olunursa olunsun;
kuytuda, mağarada, evde, havada ve denizde getirilip,
muayyen gün,yer ve merasime tabi değildir.
Yüce Peygamber’e getirilen salavat, nur hazinesinin şifresidir.
Bu şifre de dilden dile ve gönülden gönüle intikal eder.
Dolayısıyla getirilen salavat had ve hesaba gelmez.
Gidip Peygamber'i, kabr-i şerifinde ziyaret edenler için
protokol defteri olsaydı ve her gelenden
kendi lisanınca kendi duyduğunu yazması istenseydi;
ne defter, ne kalem, ne de mürekkep yeter,
ne de bu işin üstesinden gelinebilirdi.
Çoğunun da tutamadığı gözyaşları defteri ıslatır;
neticede de ne defter, ne de cümle kalırdı."
Hayatını ümmetine adayan, Mirac'da Rabbinden
sadece af ve mağfiretimizi dileyen,
kıyamet gününde de bize şefaatçi olacağını müjdeleyen
Sevgili Peygamberimize bol bol salatü selam getirmek,
onun yolu ve ahlakından ayrılmamak,
onun sevgisini kazanmamıza yol açacaktır.
Ayrıca Rasullullah'l sevmek, Allah'ı sevmekle
eş tutulduğuna göre, Yüce Rabbimizin razı olduğu
kul olma şansını da elde etmiş olacağız.
begendigim bir yazı idi bu ,, okursunuz inşallah sayın teslimolan...