Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Hristiyanlıkta bilimin değeri
Alt 19.03.2007, 11:19   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
khan19556 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007
Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden
Yaş: 28
Mesajlar: 1.013
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 16
Standart Hristiyanlıkta bilimin değeri

Ortaçağ Avrupa'sında bir atın ağzındaki diş sayısı tartışma konusu olmuştur. Bilimi savunanlar bu hususta tartışmaya gerek yok bir atın ağzına açıp bakalım ve sayalım böylece bir atın ağzında kaç diş olduğu ortaya çıkar derken, skolâstik felsefenin taraftarları böyle şey olmaz Aristo nun kitaplarında atın ağzında şu kadar diş var demekte biz saymayız demişlerdir.

Diğer taraftan rahipler meseleyi incilde aramış ve "Atın ağzında ki diş sayısı ezeli bir muammadır!" demeyi tercih etmişlerdir.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir"

"Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur"
Halid bin Velid
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.03.2007, 12:21   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
ramiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.03.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 12
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
ramiz Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

hehe bunlar komiktir evet ama böyle örnekler hep vardır. adamların ulaştığı bilime deyinmeye gerek duymuyorum ve osmanlıda dünyanın ilk teleskopunun bulunduğunu biliyormusunuz. ama şuvarki Bilen bilir avrupada ilk kabul edilen gök yüzüne yakınlaştırıcı bir cisimle bakan gökyüzüyle çok ilgili olan bir çocukk kabul edilir ki kısmen doğrudur. Ama işin komik tarafı ilk göğe cisimle bakan şahsın , osmanlıda olduğu ve eğer" MELEKLERİN BACAKLARINA BAKIYO " DIYE ASILMASAYDI tüm dünyada şu an o osmanlı bilimcisinin gök çalışmaları temel alınacak olmasıda bayağa komiktir .. buda var işte malesef.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.03.2007, 13:36   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
teslimolan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
teslimolan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.01.2007
Yaş: 29
Mesajlar: 446
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
teslimolan Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 2
Standart

Alıntı:
ramiz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
hehe bunlar komiktir evet ama böyle örnekler hep vardır. adamların ulaştığı bilime deyinmeye gerek duymuyorum ve osmanlıda dünyanın ilk teleskopunun bulunduğunu biliyormusunuz. ama şuvarki Bilen bilir avrupada ilk kabul edilen gök yüzüne yakınlaştırıcı bir cisimle bakan gökyüzüyle çok ilgili olan bir çocukk kabul edilir ki kısmen doğrudur. Ama işin komik tarafı ilk göğe cisimle bakan şahsın , osmanlıda olduğu ve eğer" MELEKLERİN BACAKLARINA BAKIYO " DIYE ASILMASAYDI tüm dünyada şu an o osmanlı bilimcisinin gök çalışmaları temel alınacak olmasıda bayağa komiktir .. buda var işte malesef.
Insan denen cahil den korkmak gerek.
__________________
Allah im sen dogru olani yaparsin bekleyenlerdenim.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.03.2007, 15:06   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
mehmet_16 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
mehmet_16 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 375
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
mehmet_16 Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 3
Standart

Osmanlı'da Takiyüddin olayını biliyor musunuz?
  Alıntı ile Cevapla

Alt 21.03.2007, 07:31   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
khan19556 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007
Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden
Yaş: 28
Mesajlar: 1.013
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 16
Standart

Takiyüddin döneminin en büyük bilginidir. Matematik ve astronomi başta olmak üzere birçok alanda araştırmaları vardır. Özellikle trigonometri alanındaki çalışmaları övgüye değerdir. Özellikle trigonometri alanındaki çalışmaları övgüye değerdir. 16. yüzyılın ünlü astronomu Copernicus sinüs fonksiyonunu kullanmamış, sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjanttan söz etmemiştir; oysa Takiyüddin bunların tanımlarını vermiş, kanıtlamalarını yapmış ve cetvellerini hazırlamıştır.

Takiyüddin, trigonometrik fonksiyonların kesirlerini, ilk defa ondalık kesirlerle göstermiş ve birer derecelik fasılalarla 1 dereceden 90 dereceye kadar hesaplanmış sinüs ve tanjant tabloları hazırlamıştır. Bu dönemde, logaritma tabloları veya hesap makineleri olmadığı için, trigonometrik hesaplamalarda ya bu cetveller ya da rub, yani "trigonometrik çeyreklik" denilen basit bir alet kullanmıştır.

Takiyüddin'in aritmetik alanındaki çalışmaları da oldukça önemlidir. Kendisine özgü pratik bir rakamlama sistemi geliştirmiş ve çok eskiden beri kullanılmakta olana altmışlık kesirlerin yerine ondalık kesirleri kullanmaya başlamıştır. Takiyüddin, ondalık kesirleri kuramsal olarak incelemiş ve bunlarla dört işlemin nasıl yapılacağını örnekleriyle göstermiştir. Batı'da, bu düzeye, yaklaşık on sene sonra yazılmış olan (1585) Simon Stevin'in (1548-1620) eseri ile ulaşılabilmiştir.

Ondalık kesirleri, Uluğ Bey'in Semerkand Gözlemevi'nde müdürlük yapan Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşi'nin Miftâhü'l-Hisâb (Aritmetiğin Anahtarı, 1427) adlı yapıtından öğrenmiş olan Takiyüddin'e göre, el-Kâşi'nin bu konudaki bilgisi, kesirli sayıların işlemleriyle sınırlı kalmıştır; oysa ondalık kesirlerin, trigonometri ve astronomi gibi bilimin diğer dallarına da uygulanarak genelleştirilmesi gerekir.

Acaba Takiyüddin'in ondalık kesirleri trigonometri ve astronomiye uygulamak istemesinin gerekçesi nedir? Osmanlıların kullanmış oldukları hesaplama yöntemlerini, yani Hind Hesabı denilen onluk yöntemle Müneccim Hesabı denilen altmışlık yöntemi tanıtmak maksadıyla yazmış olduğu Bugyetü't-Tüllâb min İlmi'l-Hisâb (Aritmetikten Beklediklerimiz) adlı çok değerli yapıtında Takiyüddin, ondalık kesirleri altmışlık kesirlerin bir alternatifi olarak gösterdikten sonra, dokuz başlık altında, ondalık kesirli sayıların iki katının ve yarısının alınması, toplanması, çıkarılması, çarpılması, bölünmesi, karekökünün alınması, altmışlık kesirlerin ondalık kesirlere ve ondalık kesirlerin altmışlık kesirlere dönüştürülmesi işlemlerinin nasıl yapılacağını birer örnekle açıklamıştır.

Ancak Takiyüddin'in tam sayı ile kesrini birbirinden ayırmak için bir simge kullanmadığı veya geliştirmediği görülmektedir; örneğin 532.876 sayısını, "5 Yüzler 3 Onlar 2 Birler 8 Onda birler 7 Yüzde birler 6 Binde birler" biçiminde veya "532876 Binde birler" biçiminde sözel olarak ifade etmekle yetinmiştir.

Ayrıca, yüzbinler basamağı ile yüzbinde birler basamağı arasında kalan kesirli sayıların kolayca mertebelendirilebilmesi, yani tam ve kesir kısımlarının birbirlerinden ayrılabilmesi için bir tablo düzenlemiştir. Çarpma, bölme ve karekök alma işlemlerinden sonra sonuç sayısının tam ve kesir kısmını anlayabilmek için bu tabloya bakmak yeterlidir. Yalnız bu tablonun işlemlerde sağlayacağı kolaylık, ondalık simgesinin sağlayacağı kolaylıktan daha fazla değildir.

Takiyüddin, bu yapıtında göksel konumların belirlenmesinde kullanılan altmışlık yöntemin hesaplama açısından elverişli olmadığını bildirir; çünkü altmışlık yöntemde, kesir basamakları çok olan sayılarla çarpma ve bölme işlemlerini yapmak çok vakit alan bıktırıcı ve yıldırıcı bir iştir; bugün kullandığımız onluk kerrat cetveline benzeyen altmışlık kerrat cetveli bile bu güçlüğün giderilmesi için yeterli değildir. Oysa onluk yöntemde, kesir basamakları ne kadar çok olursa olsun, çarpma ve bölme işlemleri kolaylıkla yapılabileceği için, Ay ve Güneş'in yanında gözle görülebilen Merkür, Venüs, Mars, Jupiter ve Satürn'ün gökyüzündeki devinimlerini gösterir tabloları düzenlemek ve kullanmak eskisi kadar güç olmayacaktır.

Bu önerisiyle gökbilimcilerinin en önemli güçlüklerinden birini gidermeyi amaçlayan Takiyüddin, açıları veya yayları ondalık kesirlerle gösterirken, bunların trigonometrik fonksiyonlarını altmışlık kesirlerle gösteremeyeceğini anlamış ve ondalık kesirleri trigonometriye uygulamak için Sidretü'l-Müntehâi'l-Efkâr fi Melekûti'l-Feleki'd-Devvâr (Gökler Bilgisinin Sınırı) adlı yapıtında birim dairenin yarıçapını 60 veya 1 olarak değil de, 10 olarak aldıktan sonra kesirleri de ondalık kesirlerle göstermiştir.

Zâtü'l-Ceyb olarak bilinen bir gözlem aletini tanıtırken, "Bir cetvelin yüzeyini altmışlı sinüse göre, diğerini ise bilginlere ve gözlem sonuçlarının hesaplanmasına uygun düşecek şekilde kolaylaştırıp, yararlılığını ve olgunluğunu arttırdığım onlu sinüse göre taksim ettim." demesi bu anlama gelmektedir.

Takiyüddin, ondalık kesirlerin trigonometri ve astronomiye nasıl uygulanabileceğini kuramsal olarak gösterdikten sonra, 1580 yılında bitirmiş olduğu Teshilu Zici'l-A'şâriyyi'ş-Şâhinşâhiyye (Sultanın Onluk Yönteme Göre Düzenlenen Tablolarının Yorumu) adlı katalogunda uygulamaya geçmiştir. İstanbul Gözlemevi'nde yaklaşık beş sene boyunca yapılmış gözlemlere göre düzenlenen bu katalog, diğer kataloglarda olduğu gibi kuramsal bilgiler içermez; yalnızca Yermerkezli sistemin ilkelerine uygun olarak belirlenmiş gezegen konumlarını gösterir tablolara yer verir.

Takiyüddin 1584 yılında İstanbul'da tamamlamış olduğu Ceridetü'd-Dürer ve Haridetü'l-Fiker (İnciler Topluluğu ve Görüşlerin İncisi) adlı başka bir yapıtında, son adımı atmış ve birim dairenin yarıçapını 10 birim almak ve kesirleri, ondalık kesirlerle göstermek koşuluyla bir Sinüs - Kosinüs Tablosu ile bir Tanjant - Kotanjant Tablosu hesaplayarak matematikçilerin ve gökbilimcilerin kullanımına sunmuştur. Eğer Takiyüddin bu tabloları hazırlanırken birim uzunluğu 10 birim olarak değil de, 1 birim olarak benimsenmiş olsaydı, bugün kullanmakta olduğumuz sisteme ulaşmış olacaktı.

Batı'da ondalık kesirleri kuramsal olarak tanıtan ilk müstakil yapıt, Hollandalı matematikçi Simon Stevin (1548-1620) tarafından Felemenkçe olarak yazılan ve 1585'de Leiden'de yayımlanan De Thiende'dir (Ondalık). 32 sayfalık bu kitapçıkta, Stevin, sayıların ondalık kesirlerini gösterirken hantal da olsa simgelerden yararlanma yoluna gitmiş ve ondalık kesirleri, uzunluk, ağırlık ve hacim gibi büyüklüklerin ölçülmesi işlemlerine de uygulamıştır. Ancak, De Thiende'de ondalık kesirlerin trigonometri ve astronomiye uygulandığına dair herhangi bir bulgu yoktur. Bu durum, Takiyüddin'in yapmış olduğu araştırmaların matematik ve astronomi tarihi açısından çok önemli olduğunu göstermektedir. Takiyüddin cebirle de ilgilenmiş ve ikinci derece denklemlerinin çözümünde aritmetiksel yolu izlemiştir.

Takiyüddin başarılı çalışmalar sergilediği bir diğer alan olan optik konusunda Göz ve Bakış Bahçelerinin Işığı Üzerine Kitap (Kitâbu Nur-i Hadakati'l-Ebsâr ve Nur-i Hadikati'l-Enzâr) adlı bir yapıt kaleme almıştır. Bu kitabın dikkat çekici yönü, temel dokusunun İslâm Dünyası'nda yaklaşık sekiz yüzyıl önce başlatılmış olan köklü ve başarılı optik çalışmalar sonucu elde edilmiş temel argümanlar, problemlerden oluşturulmuş olmasıdır.

Öyle ki, elde edilen yüksek düzey, 17. yüzyıla kadar batıda güncelliğini koruyan temel tartışmaların çerçevesini oluştururken, aynı şekilde, Osmanlı İmparatorluğu'nda da bütün canlılığıyla etkinliğini sürdürmüştür. Bu durumu anlamak ve anlamlandırmak zor değildir. Çünkü 17. yüzyıla kadar batıda optik konusunda egemen olan görüş İbnü'l-Heysem'in bir tür gelenek haline dönüşmüş olan görüşleridir. Bu görüşte temel olan düşüncenin iki boyutu vardır:

Optik problemlerin tam anlamıyla birer geometri problemine dönüştürülerek konunun geometrik olarak incelenmesi;

Problemin aynı zamanda nedensel olarak açıklanmasıdır. Ayrıca bu iki temel düşünce ayrıntılı ve çok ustalıklı olarak düzenlenmiş deneylerle de desteklenmiştir.

Bu tarz bir araştırma modeli çeviriler yoluyla batıya aktarılırken, doğuda ise 14. yüzyılda Kemâlüddin el-Fârisi'nin Optiğin Düzeltilmesi adlı ayrıntılı yorum kitabıyla daha yüksek düzeyli tartışmalara olanak ve zemin hazırlanmıştır. Daha sonra 1579 yılında bu kez Takiyüddin, hem İbnü'l-Heysem'in hem de Kemâlüddin el-Fârisi'nin çalışmalarına dayanarak Kitâbu Nûr'u yazmıştır.

Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Kitapta tartışılan temel konular, ışık, görme, ışığın göze ve görmeye olan etkisi ve ışıkla renk arasındaki ilişki, ışığın farklı ayna türlerinde uğradığı değişimler, yansıma kanunun deneysel olarak kanıtlanması, farklı ortamların ışık üzerine etkileri, ve kırılmadır.

Takiyüddin'in temel düşüncesini ışığın doğrusal çizgilerde ancak küresel olarak yayıldığı savına dayandırmıştır. Bu tür bir ışık tasarımı İslâm Dünyası'nda konuya getirilmiş yeni bir bakış açısıdır ve bu bakımdan önem taşımaktadır.

Kitapta ele alınan diğer bir konu da yansımadır. Burada ışığın aynalarda uğradığı değişimler ve çeşitli aynalarda görüntünün nasıl oluştuğu deneysel olarak tartışılmıştır. Kırılma konusunda ise yoğunluğu farklı ortamlarda ışığın uğradığı değişimleri inceleyen Takiyüddin, yaptığı bütün deneysel ve matematiksel irdelemeler sonucunda, kırılma kanununu bulamamıştır. Fakat konuyu tamamen geometrik olarak ele alan, trigonometriyi işin içine sokmayan ve açılar arasında oranlar ya da eşitsizlikler kurmak yoluna dayanan değişik bir yaklaşım getirmeye çalışmıştır.

Takiyüddin aynı zamanda yetenekli bir teknisyendir. Güneş saatleri ve mekanik saatler yapmıştır. Cep, duvar, masa saatlerinin yanında astronomik saatlerle gözlem saatlerini anlattığı Mekanik Saat Yapımı adlı kitabı, Batı Dünyası da dahil olmak üzere, bu yüzyılda bu konuda kaleme alınmış en kapsamlı kitaptır.

Takiyüddin, ayrıca göllerden, ırmaklardan ve kuyulardan suları yukarı çıkarmak için çeşitli araçlar tasarlamış ve bunları bir eserinde ayrıntılarıyla tasvir etmiştir. Araştırmalar, Takiyüddin'in ağabeyi olan Necmeddin ibn Marûf'un da iyi bir bilim adamı olduğunu ve özellikle astronomi ile ilgilendiğini ortaya koymuştur.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir"

"Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur"
Halid bin Velid
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslamda Kız çocuğunun değeri Caferi Genel Islam Konular 0 23.02.2008 18:30
Üç kuru kafanın değeri ? Leila Oku - Düşün - Anla 1 04.01.2008 20:02
Bilimin marifetullah boyutları bcetin811 Kitap ve Dergi Tavsiyeleri 0 05.11.2007 19:36
Bilimin Isıgında Kur'an in Şifresi DVDRip numan Islami Film & Clip 0 18.09.2007 01:03
Kadının Adı Yok Peki Değeri vatansever Genel Islam Konular 6 21.03.2007 08:18



WEZ Format +2. Şuan Saat: 14:38.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger