Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Cehennemden Cikis yok....Dikkat..
Alt 06.02.2008, 20:01   #1 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 2.785
Tesekkür Etti: 45
45 Kunu Icin 72 Tesekkür Aldı
metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 19
Standart Cehennemden Cikis yok....Dikkat..

KİMLER CEHENNEME GİRECEKTİR:
1) Cehennem; kafirler,müşrikler,münafıklar,müstekbirler (büyüklenenler),imtihanı kaybeden
günahkarlar ve fasıklar, Allah’ın ayetlerini gizleyenler,ayetlerle alay edenler vb. içindir. Konuyla ilgili
ayet numaraları: (2/81), (2/174), (3/131), (5/72), (9/68), (17/39), (40/60), (20/74)
2) Tartısı ağır veya eşit olanlar cennete; tartısı hafif olanlar (imtihanı kaybedenler) ise cehenneme girecektir.
“O gün tartı tam hakkiyle yapılacaktır. Artık kimin tartıları ağır basarsa, işte onlar, arzularına ereceklerdir. Kimin de tartıları hafif gelirse, bunlar da ayetlerimize haksızlık etmeleri yüzünden, kendilerine yazık edenlerdir.(7/7-8)
3) Allah mahşer günü bütün insanları ve cinleri (şeytanları) cehennemin etrafında toplayacak.
Onlar diz üstü çökmüş ve korku içinde cehennemi görecekler ve onun sesini, dehşetini
hissedeceklerdir. Ama daha sonra Allah(c.c) takva sahibi (imtihanı kazanan mü’min) olan kullarını
cehennemin etrafından alıp cennete koyacaktır. Diğerleri ise (imtihanı kaybetmiş olanlar) cehennemin
etrafında kalacaklar ve cehenneme atılacaklardır. Dikkat edilirse anlatılan bu mahşer olayında,
mü’minler cehennemi, içine girmeden görüyorlar ve dehşete, korkuya,azaba şahit oluyorlar.Böylece
girecekleri cennetin kıymetini daha iyi anlamış oluyorlar. Şimdi konuyla ilgili ayetlere bakalım:
“Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp (zuhziha) cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.” (3/185) Ayet-i kerimede geçen “Zuhziha” kelimesi, vurgusu, kelime yapısı ve kalıcı etkisiyle bizzat anlamını somutlaştırmaktadır. Sanki ateşin yaklaşanı yutacak ve girdabına alacak bir cazibesi varmış da onu azar azar bu azgın cazibeden çekip uzaklaştıracak birine ihtiyaç duymaktadır. Kim ateşin bu girdabından uzaklaştırma imkanına sahip olur, ateşin çekiciliğinden kurtarılıp Cennet’e sokulursa kuşkusuz o insan kurtulmuştur.(Fi zilali kur’an)
“İki taraf arasında bir set ve bu setin tepelerinde her iki grubu simalarından tanıyan kimseler vardır. Cennete girememiş, fakat gireceklerini uman bu kimseler cennetliklere “selâmun aleyküm” diye seslenirler.Bunların bakışları, cehennemliklere doğru kaydırılınca da “Ey Rabbimiz, bizi zalimler ile bir araya getirme” derler.Bu tepelerdekiler, simalarından tanıdıkları bazı azılı kâfïrlere de şöyle seslenirler. “Ne kalabalığınız ve ne de şımarmanıza yol açan güçleriniz size yarar sağlamadı. Allah onları hiçbir rahmete erdirmez ” diye haklarında, yemin ederek küçümsediğiniz kimseler bunlar mıydı? Bu arada Allah onlara ‘ `Giriniz cennete, sizin için hiçbir korku söz konusu değil artık, hiç üzülmeyeceksiniz ” der.” (7/46-49)
Araf suresindeki bu ayetlerde, tartısı eşit olanların yani günahı ve sevabı aynı olanların bile Allah’ın affediciliği sayesinde cehenneme girmeden cennete girdiği görülüyorken imtihanı kazanan günahkar mü’minlerin ise öncelikli olarak cehenneme girmeden cennete girmeye hak sahibi olmaları gerektiği anlaşılıyor.
“Suçlular ateşi gördüler, artık içine düşeceklerini iyice anladılar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamadılar.”(18/53) Bütün ins ve cinler gibi suçlular da öncelikle cehennemi görüyorlar. Fakat takva sahibi olanlar kurtulurken bunlar kurtulamıyorlar.Çünkü başarısız bir imtihan geçirmişlerdir.
“Rabb’inin yüceliği hakkı için, onları peşlerinden gittikleri şeytanları ile birlikte bir araya getireceğiz, sonra da diz üstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız. Sonra her grubun,rahmeti bol olan Allah’a baş kaldıran en azılı ele başlarını ayıracağız.Sonra biz onların hangilerinin öncelikle cehenneme girmeleri gerektiğini, kuşkusuz, herkesten iyi biliriz. Aranızda cehenneme uğramayacak (görmeyecek) hiç kimse kalmayacaktır. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür. Sonra sakınanları kurtararak zalimleri, diz üstü çökmüş durumda orada bırakırız.”(19/68-72)
Bazı hadislere göre “oraya (cehenneme) uğramak”, “cehenneme girmek” anlamındadır. Fakat bu hadislerden hiçbiri sahih değildir. Öyle olsa bu yorum, gerçek müminlerin hiçbir şekilde cehenneme girmeyeceklerini açıkça ifade eden bir çok sahih hadise ve Kur’an’ın kendisine ters düşerdi. Sözlük anlamı olarak da vurûd (bir şeye arzedilmek, uğramak) duhul (girmek) ile eş anlamlı değildir. O halde doğru ifade şu olacaktır. Her insan cehenneme sunulacak, fakat bir sonra ki ayette de açıklandığı gibi dindar, salih insanlar kurtulacak, zalimler orada yüzüstü bırakılacaklardır.(Tefhimul Kur’an)
“ Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.”(79/36)
“Andolsun ki, cehennemi mutlaka göreceksiniz! Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.”(102/6-7)
4) İmtihanı kazanan günahkar mü’minler cehennemi görseler de ,cehenneme girmeyecekler.
Çünkü Allah onların kötülüklerini; affedip iyiliklere çevirecektir ve azap etmeden cennete sokacaktır.
“..Benim için hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, yolumda işkenceye uğrayanların, savaşanların ve bu uğurda öldürülenlerin suçlarını örteceğim. Onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım…”(3/195)
“(İş), ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kötülük yapan, o yüzden cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir. Erkek veya kadından her kim de inanarak güzel işler yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.”(4/123-124)
“ …. Allah’a gönülden ödünç verirseniz, kesinlikle günahlarınızı silerim ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım…”(5/12), (5/65)
“İşte kendilerinden yaptıklarının en güzelini kabul buyuracağımız ve günahlarını sileceğimiz bu kimseler, cennetlikler arasında seçkin kişilerdir. ….”(46/16), (48/5), (61/12), (64/9)
“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter,…” (66/8)
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 01:26   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
E R H A N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
E R H A N isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 14.01.2005
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 551
Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
E R H A N Azimli ve iradeliE R H A N Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 4
Standart

Allah razı olsun kardesım
evet kurana gore cehenneme azab cekmek ıcın gıren bır daha ordan cıkamaz
cennet te cehennem de ebedidir
insaallah izninle bende 1-2 ayet vermek isteriz Allah razı lsun

BAKARA-80: Ve kâlû len temessenen nâru illâ eyyâmen ma’dûdeh(ma’dûdete), kul ettehaztum indallâhi ahden fe len yuhlifallâhu ahdehu(ahdehû) em tekûlûne alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve (o emaniyyeye tâbî olanlar): “Ateş bize ancak sayılı birkaç gün dokunacak (günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz).” dediler. De ki: “Allah katından bir ahd mi edindiniz?” (Eğer böyle bir ahd, almışsanız) Allah, ahdinden asla dönmez (Allah’ın ahdinde hilâf olmaz). Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz
BAKARA-81: Belâ men kesebe seyyieten ve ehâtat bihî hatîetuhu fe ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Hayır, (sandığınız gibi değil) kim günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa; işte onlar, ateş halkıdır ve içinde de devamlı kalacaklardır


sevgili kardeslerim
Kim Allah a ulaşmayı dilerse Allah onu kendisine ulaştırır
sevgili kardeslerim Allah a ulaşmayı dileyin ve sizin ona ermenıze vesile olacak Allah ın sizin icin tayın ettıgı peygamber sav varısını Allah tan sabırla ve namazla sorun
aksı halde amelleriniz heba olacak

__________________
MULK-8:(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Herbir grup oraya (cehenneme) atıldığında, cehennem bekçileri (vazifelileri) onlara: “Size nezir (ikaz edici, uyarıcı) gelmedi mi?” diye sorarlar.
MULK-9:(Cehenneme atılanlar) derler ki: "Evet, andolsun ki bize nezir geldi. Ama biz, onu yalanladık ve Allah, hiçbir şey indirmemiştir, dedik ve siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.”
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 02:44   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 07.11.2006
Mesajlar: 2.431
Tesekkür Etti: 41
25 Kunu Icin 46 Tesekkür Aldı
mhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekasımhmt Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 21
Standart

metin abi, eline sağlık da yazı yarım mı, devam edecek mi yani..??

cehennemden çıkışın olmadığı, Ebediliği noktasında en beğendiğim yorum Mustafa İslamoğlu'na aittir.."bazıları cehennemden çıkış yok, bazıları var diyor.. ben de diyorum ki Allahuyağlem" (bu manada bi yorum)...

selametle..
__________________
CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 13:49   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 865
Tesekkür Etti: 11
10 Kunu Icin 22 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

Allahu A'lem...
Allahu A'lem...
Allahu A'lem...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 14:01   #5 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 2.785
Tesekkür Etti: 45
45 Kunu Icin 72 Tesekkür Aldı
metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 19
Standart

Alıntı:
mhmt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
metin abi, eline sağlık da yazı yarım mı, devam edecek mi yani..??

cehennemden çıkışın olmadığı, Ebediliği noktasında en beğendiğim yorum Mustafa İslamoğlu'na aittir.."bazıları cehennemden çıkış yok, bazıları var diyor.. ben de diyorum ki Allahuyağlem" (bu manada bi yorum)...

selametle..

Selamün Aleyküm,Devam etmek isterimde Canlari sagolasica Modlar simdi konu baska yöne sapti der kilitlerler diye devam etmeyi düsünmüyorum." Allahu A'lem"Gercekten o bilir ve bildirmis diyecegimkiyine cekinerek devam etmiyorum...
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
  Alıntı ile Cevapla

Insani Cehenneme Götüren Düşünceler
Alt 07.02.2008, 18:21   #6 (permalink)
Üye
 
hanif_bir_kul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.03.2007
Yaş: 48
Mesajlar: 168
Tesekkür Etti: 4
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
hanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart Insani Cehenneme Götüren Düşünceler

[quote=metin mete;174039]KİMLER CEHENNEME GİRECEKTİR:
1) Cehennem; kafirler,müşrikler,münafıklar,müstekbirler (büyüklenenler),imtihanı kaybeden
günahkarlar ve fasıklar, Allah’ın ayetlerini gizleyenler,ayetlerle alay edenler vb. içindir. Konuyla ilgili
[size=4] ayet numaraları: (2/81), (2/174), (3/131), (5/72), (9/68),

S.A

İnsanı cehenneme götüren hal ve davranışlar yanlış bilgi ve özentili hayat yaşamı insanı içinde hebedi kalmak süretiyle oraya mağruz kalırlar Rabbimizin birkaçtane ayetini sizlere aktarıyorum.

...Sen Kuran'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İsra Suresi, 46)...
Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır.
Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler. (Rum Suresi, 30)
...Ben size Allah'tan hiçbir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim.
Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler." (Yusuf Suresi, 67)
...Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. Hiç şüphesiz,
rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır. (Zariyat Suresi, 56-58)

Kuran'daki Karun kıssası ile, Allah, cahiliye toplumunun söz konusu "para merkezli" olma özelliğini en güzel biçimde şöyle anlatır:
...Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu.
Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez. Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma.
Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez." Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir.
" Bilmez mi, ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır.
Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz. Böylelikle kendi ihtişamlı-süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı.
Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir" dediler. Kendilerine ilim verilenler ise: "Yazıklar olsun size, Allah'ın sevabı, iman eden ve salih amellerde bulunan kimse için daha hayırlıdır;
buna da sabredenlerden başkası kavuşturulmaz" dediler. Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: "Vay, demek ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletip-yaymakta ve kısıp-daraltmaktadır.
Eğer Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı. Vay, demek gerçekten inkar edenler felah bulamaz" demeye başladılar. İşte ahiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız.
(Güzel) Sonuç takva sahiplerinindir. (Kasas Suresi, 76-83)

Benzer bir durum, Allah'ın Kehf Suresi'nde anlattığı "bahçe sahipleri"nde de görülür.
Kendisine bol nimet ve mülk verilip de aynı Karun gibi kendini bunların gerçek sahibi sanan insanla, Allah'a iman eden O'ndan korkup-sakınan mümin arasındaki farkı Rabbimiz ayetlerde şöyle anlatır:

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından)
hiçbir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık. (İkisinden) Birinin başka ürün (veren yer)leri de vardı. Böylelikle onunla konuşurken arkadaşına dedi ki:
"Ben, mal bakımından senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da daha güçlüyüm." Kendi nefsinin zalimi olarak (böylece) bağına girdi (ve): "Bunun sonsuza kadar kuruyup-yok olacağını sanmıyorum" dedi.
"Kıyamet-saati'nin kopacağını da sanmıyorum. Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım." Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün
(eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılan (Allah)ı inkar mı ettin? Fakat, O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam. Bağına girdiğin zaman, 'MaşaAllah, Allah'tan başka kuvvet yoktur' demen gerekmez miydi?
Eğer beni mal ve çocuk bakımından senden daha az (güçte) görüyorsan. Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten 'yakıp-yıkan bir afet' gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir.
Veya onun suyu dibe göçüverir de böylelikle onu arayıp-bulmaya kesinlikle güç yetiremezsin."
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturuyordu.
O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."
Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi. İşte burada
(bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır. (Kehf Suresi, 32-44)

De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir." (Cuma Suresi, 8)
Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır. (Nisa Suresi, 18)
İşte sizler böylesiniz; Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz; buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse, artık o, ancak kendi nefsine cimrilik eder. Allah ise, Ganiy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır;
fakir olan sizlersiniz. Eğer siz yüz çevirecek olursanız, sizden başka bir kavmi getirip-değiştirir. Sonra onlar, sizin benzeriniz de olmazlar. (Muhammed Suresi, 38)


...O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir,
atanız İbrahim'in dininde olduğu gibi. O, bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "Müslümanlar" olarak isimlendirdi... (Hac Suresi, 78)


Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler.
(Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (Bakara Suresi, 170)

....Yine Aynı mantıkla aklını kulanamıyan hayatını kur"an la perçinleştirmeyen cahiliye düşüncesi dine yeni yeni kurallar getirmekte, helalleri haram yapmakta bir sakınca görmemiştir.
Kuran'da birçok insanın sıkıntısını duyduğu bu "yasakçılık" mantığının yanlışlığına Allah sık sık dikkat çeker:
De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?
" De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
De ki: "Rabbim yalnızca çirkin-hayasızlıkları -onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını,- günah işlemeyi, haklı nedeni olmayan 'isyan ve saldırıyı' kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah'a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.
" (Araf Suresi, 32-33)
Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar.
Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir. (Enam Suresi, 119)
Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın.
Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez. (Maide Suresi, 87)ALLAH'TAN BAŞKA İLAHLAR EDİNENLERİN EBEDİ MEKANI: CEHENNEM
Allah'ın rızasına uyan kişi, Allah'tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o. (Al-i İmran Suresi, 162)
Aşağılatıcı ve ebedi bir azap yeridir. (Tevbe Suresi, 63, 68; Maide Suresi, 80; Enam Suresi, 128; Hud Suresi, 107; Nahl Suresi, 29; Enbiya Suresi, 99; Nisa Suresi, 14, 151)Ateşi çok şiddetli ve kavurucudur.
(Mearic Suresi, 15-16; Al-i İmran Suresi, 181; Ahzab Suresi, 64; Hac Suresi, 72; Nur Suresi, 57; Furkan Suresi, 11)
Korkunç bir uğultusu vardır. (Furkan Suresi, 12; Mülk Suresi, 7-8)
Allah'ın yarattığı en kötü barınma yeridir. (Al-i İmran Suresi, 162; Nisa Suresi, 115)
Azap aralıksızdır ve asla hafifletilmez. (Mü'min Suresi, 46-47; Maide Suresi, 37; Yunus Suresi, 52; Beyyine Suresi, 6; Hac Suresi, 22; Al-i İmran Suresi, 88; Fatır Suresi, 36)
Ölerek kurtulma imkanı da yoktur.
(İbrahim Suresi, 17)
Yardım edebilecek hiçbir kimse yoktur. (Al-i İmran Suresi, 91)
Kaçış ve kurtuluş yolu yoktur. (Maide Suresi, 37; Kehf Suresi, 53; Beled Suresi, 19-20)
Başındaki bekçiler meleklerdendir. (Mü'min Suresi, 49-50; Zuhruf Suresi, 77; Müddessir Suresi, 26-31)
Yakıtı insanlar ve taşlardır.
(Bakara Suresi, 24; Tahrim Suresi, 6; Al-i İmran Suresi, 10; Enbiya Suresi, 98; Hud Suresi, 119; Secde Suresi, 13)
Ateşle dağlanma vardır. (Tevbe Suresi, 35)
Kemikleri çatırdatan inlemeler duyulur. (Enbiya Suresi, 100)
Suçlular bukağılara vurulmuşlardır. (İbrahim Suresi, 49)
Kaynar su ve irinli su içirilir. (Nebe Suresi, 24-25; Gaşiye Suresi, 5; Vakıa Suresi, 54-55; Yunus Suresi, 4; Sad Suresi, 57; İbrahim Suresi, 16-17)
Yiyeceği zakkum ve darı dikenidir. (Duhan Suresi, 43-46; Saffat Su resi, 62-66; Vakıa Suresi, 52-53; Müzzemmil Suresi, 13; Gaşiye Suresi, 6-7)
Cehennemdekiler katranla giydirilmişlerdir. (İbrahim Suresi, 50)YALNIZCA ALLAH'IN RIZASINI ARAYANLARIN EBEDİ MEKANI: CENNET
Orada diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)
İnsanın zevk aldığı ve isteği herşey ve daha fazlası vardır.
(Kaf Suresi, 35; Zuhruf Suresi, 71; Enbiya Suresi, 102)
Muazzam bir mülk vardır. (İnsan Suresi, 20)
Her yanı nimetlerle donatılmıştır. (Saffat Suresi, 43; İnsan Suresi, 20)
Ölüm tadılmaz. (Duhan Suresi, 56)
Ebedi olarak kalınır. (Bakara Suresi, 25)
Yorgunluk veya bıkkınlık duyulmaz. (Fatır Suresi, 35)
Sınırsız mutluluk vardır. (Yasin Suresi, 55)
Tam bir rahatlık vardır. (Vakıa Suresi, 89)
Alabildiğine geniştir. (Hadid Suresi, 21)
Hoşnut bir yaşam vardır. (Hakka Suresi, 21)
Hüzün ve korku yoktur. (Bakara Suresi, 62; Al-i İmran Suresi, 170; Fatır Suresi, 34; Araf Suresi, 35)Geniş ikram görülür. (Saffat Suresi, 42)
Kusursuz bir şekilde yeni bir yaratılışla yaratılmış, bakire, tertemiz, pürüzsüz tenli, iri gözlü ve bakışları sadece eşlerine çevrimiş huriler vardır. (Bakara Suresi, 25; Saffat Suresi, 49; Zuhruf Suresi, 70; Saffat Suresi, 48; Duhan Suresi, 54; Vakıa Suresi, 22-23, 36-37; Rahman Suresi, 56, 58, 70, 72; Nebe Suresi, 33;
Vakıa Suresi, 35)Yüksek köşkler ve güzel meskenler vardır. (Furkan Suresi, 10, 75; Ankebut Suresi, 58; Saff Suresi, 12)
Rahatsız edici sıcak veya soğuk yoktur. Sürekli gölgelikleri vardır. (İnsan Suresi, 13; Rad Suresi, 35; Mürselat Suresi, 41; Nisa Suresi, 57)
İçinden ırmaklar akar. (Bakara Suresi, 25)
Sütten ve baldan ırmaklar vardır. (Muhammed Suresi, 15)
Yükseklerde kurulmuş döşekler, mücevherlerle işlenmiş tahtlar vardır. (Vakıa Suresi, 15, 34; Gaşiye Suresi, 13; Saffat Suresi, 44)
Dizi dizi yastıklar, serilmiş yaygılar, çarpıcı güzellikte döşekler vardır. (Gaşiye Suresi, 15-16; Rahman Suresi, 76, Vakıa Suresi, 30)
Bitip tükenmeyen, hesapsız bir rızık vardır. (Sad Suresi, 54; Mümin Suresi, 40)
İçindeki nimetler eksilmez. (İnsan Suresi, 13; Vakıa Suresi, 33)
Rahatlıkla erişilen çeşit çeşit meyveler vardır. (Vakıa Suresi, 28, 29, 32; Nebe Suresi, 32; Hakka Suresi, 23; Rahman Suresi, 68; İnsan Suresi, 14)Tertemiz su kaynakları vardır. (Mutaffifin Suresi, 28:
Gaşiye Suresi, 12; Rahman Suresi, 50; İnsan Suresi, 6,18)
Çeşit çeşit incelikler ve güzellikler vardır. (Rahman Suresi, 48)
Atlastan ağır işlemeli yastıklar vardır. (Rahman Suresi, 54)
Tertemiz hizmetçiler vardır. (Tur Suresi, 24)
Saçılmış inci gibi ölümsüz vildanlar vardır. (İnsan Suresi, 19)
çenlere sarhoşluk vermeyen bembeyaz, katıksız bir şarap vardır. (Mutaffifin Suresi, 25,26; İnsan Suresi, 5; Saffat Suresi, 46-47; Vakıa Suresi, 19; Tur Suresi, 23)
İpekten ve ağır işlenmiş atlastan elbiseler, altın, gümüş ve inciden takılar vardır. (İnsan Suresi, 21; Hac Suresi, 23)
Yiyecek ve içecekler altın ve gümüşten tepsi ve testilerle sunulur. (Zuhruf Suresi, 71; İnsan Suresi, 15-16)
İçindeki yiyeceklerin tadları dünyadakilere benzemektedir. (Bakara Suresi, 25)


Gerçek iman sahibi olmayan kimseler ise, Allah'tan gereği gibi korkmadıkları ve iyi işler yaptıklarını,
sandıkları için, kendilerinin kesin olarak cennete gideceklerini düşünürler. Allah'ın bağışlayıcılığını, "nasıl olsa bağışlanacağız" gibi yanlış bir mantık çıkarmak için kullanırlar. Bu, Allah'tan gereği gibi korkup sakınmayan kimselerin tutumudur. Allah bu kimselerin durumunu bir ayetinde şöyle bildirmiştir:
Onların (müminlerin) ardından yerlerine kitaba mirasçı olan birtakım 'kötü kimseler' geçti. (Bunlar) Şu değersiz olan (dünya)ın geçici-yararını alıyor ve: "Yakında bağışlanacağız" diyorlar. Bunun benzeri bir yarar gelince onu da alıyorlar.
Kendilerinden Allah'a karşı hakkı söylemekten başka bir şeyi söylemeyeceklerine ilişkin Kitap sözü alınmamış mıydı? Oysa içinde olanı okudular. (Allah'tan) Korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdirmeyecek misiniz? (Araf Suresi, 169)
Bir de dünyada kendilerine geniş imkanlar verilmesine aldanarak,
Allah'ın kendilerini sevdiği sonucunu çıkaranlar ve buradan hareketle -varlığını kesin şekilde kabul etmeseler de- cennette ağırlanacaklarını sananlar vardır. Bu kişilerle ilgili Allah'ın Kuran'da verdiği örneklerden biri şöyledir:
Onlara iki adamın örneğini ver;
onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiçbir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık. (İkisinden) Birinin başka ürün (veren yer)leri de vardı. Böylelikle onunla konuşurken arkadaşına dedi ki:
"Ben, mal bakımından senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da daha güçlüyüm." Kendi nefsinin zalimi olarak (böylece) bağına girdi (ve): "Bunun sonsuza kadar kuruyup-yok olacağını sanmıyorum" dedi. "Kıyamet-saati'nin kopacağını da sanmıyorum. Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım." (Kehf Suresi, 32-36)
Mümin ise, yukarıdaki zihniyetteki insanların aksine "iman ettikten sonra doğru yoldan çıkmak"tan korkar. Kuran'da müminlerin bununla ilgili duasını Rabbimiz şöyle bildirmiştirr:
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve Katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen." (Al-i İmran Suresi, 8)
Cehennemin yanına vardıktan sonra böyle bir seçim imkanı kalmayacağına, yalnızca yapılanların hesabı verileceğine göre, şimdiden aynı mantıkla hareket etmek gerekir. Nitekim mümin her an ahiret hayatına geçecekmiş gibi, cehennemin yakınlığını düşünerek hareket eder. Çünkü Allah,
ahiretteki pişmanlığın fayda getirmeyeceğini Kuran'da pek çok ayetiyle belirtmiştir. Bu konudaki ayetlerden biri şöyledir:
(Cehennemin) İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi?
Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur. (Fatır Suresi, 37)

İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız.
Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir. (Şura Suresi, 23)

Ayette görüldüğü üzere, Allah'a ortak koşup, tümü O'na ait olan özellikleri kendi zihinlerinde başka varlıklara verenler, bu varlıkları Allah'ı severcesine sevmektedirler. Bu sevgi, Allah'a ortak koşma (şirk) üzerine kurulu bir sevgidir.
Sen Kuran'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İsra Suresi, 46)


Allah'ın Kuran'da bildirdiği mümin özelliklerinin belli başlılarını şöyle maddeleştirebiliriz:
• Müminler ancak Allah'a kulluk ederler. O'ndan başka zihinlerinde ilahlaştırdıkları hiçbir varlık yoktur. (Fatiha Suresi, 1-7;
Nisa Suresi, 36) Allah'tan korkup-sakınırlar. Allah'ın yasakladığı veya rızasına aykırı olan bir şeyi yapmaktan çok çekinirler. (Al-i İmran Suresi, 102; Yasin Suresi, 11; Tegabün Suresi, 15-16; Zümer Suresi, 23)
• Yalnızca Allah'a güvenirler. (Bakara Suresi, 249; Tevbe Suresi, 25-26)
• Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar. (Ahzab Suresi, 39)
• Allah'a şükrederler. Bu nedenle ekonomik yönden darlıkta ya da bollukta olmaları onlara herhangi bir üzüntü ya da böbürlenme vermez. (Bakara Suresi, 172; İsra Suresi, 3; İbrahim Suresi, 7)
• Kesin bilgiyle iman etmişlerdir. Allah'ın rızasını kazanmaktan dönmek gibi bir düşünceye asla kapılmazlar.
Her gün daha şevkli ve heyecanlı biçimde hizmetlerini sürdürürler. (Hucurat Suresi, 15; Bakara Suresi, 4)
• Kuran'a kuvvetle bağlıdırlar. Tüm hareketlerini Kuran'a göre düzenlerler. Kuran'a göre yanlış olduğunu gördükleri bir tavırdan hemen vazgeçerler. (Araf Suresi, 170; Maide Suresi, 49; Bakara Suresi, 121)
• Sürekli Allah'ı anarlar.
Allah'ın herşeyi gören ve işiten olduğunu bilir, sürekli Allah'ın sonsuz kudretini hatırda tutarlar. (Al-i İmran Suresi, 191; Rad Suresi, 28; Nur Suresi, 37; Araf Suresi, 205; Ankebut Suresi, 45)
• Allah karşısında acizliklerini bilirler. Mütevazidirler. (Ancak bu, insanlara karşı aciz görünmek ve ezik tavırlar sergilemek demek değildir.)
(Bakara Suresi, 286; Araf Suresi, 188)
• Herşeyin Allah'tan olduğunu bilirler. Bu nedenle hiçbir olay karşısında telaşa kapılmaz, her zaman serinkanlı ve tevekküllü davranırlar. (Tevbe Suresi, 51; Teğabün Suresi, 11; Yunus Suresi, 49; Hadid Suresi, 22)
• Ahirete yönelmişler, asıl hedef olarak ahireti belirlemişlerdir. Ancak dünya nimetlerinden de faydalanır,
dünyada da cennet ortamının bir benzerini oluşturmaya çalışırlar. (Nisa Suresi, 74; Sad Suresi, 46; Araf Suresi, 31-32)
• Sadece Allah'ı ve müminleri dost ve sırdaş edinirler. (Maide Suresi, 55-56; Mücadele Suresi, 22)
• Akıl sahibidirler. Her an ibadet bilincinde olduklarından sürekli dikkatli ve uyanıktırlar.
Devamlı olarak müminlerin ve dinin lehine akılcı hizmetler yaparlar. (Mümin Suresi, 54; Zümer Suresi, 18)
• Tüm güçleriyle Allah adına inkarcılara, özellikle inkarcıların önde gelenlerine karşı büyük bir fikri mücadele verirler. Hiç yılmadan ve gevşemeden mücadelelerini sürdürürler. (Enfal Suresi, 39; Hac Suresi, 78; Hucurat Suresi, 15; Tevbe Suresi, 12)
• Hakkı söylemekten çekinmezler. İnsanlardan çekindiklerinden dolayı gerçeği açıklamaktan geri kalmazlar. İnkar edenlerin haklarında söylediklerine, alay ve saldırılarına aldırmazlar, kınayıcıların kınamasından korkmazlar. (Maide Suresi, 54, 67; Araf Suresi, 2)
• Allah'ın dinini tebliğ etmek için her yolu dener, çeşitli biçimlerde insanları Allah'ın dinine davet ederler. (Nuh Suresi, 5-9)
• Baskıcı değillerdir. Merhametli ve yumuşak huyludurlar. (Nahl Suresi, 125; Tevbe Suresi, 128; Hud Suresi, 75)
• Öfkelerine kapılmazlar, hoşgörülü ve bağışlayıcıdırlar. (Al-i İmran Suresi, 134; Araf Suresi, 199; Şura Suresi, 40-43)
• Güvenilir insanlardır. Son derece güçlü bir kişilik sergiler, etraflarına da güven telkin ederler. (Duhan Suresi, 17-18;
Tekvir Suresi, 19-21; Maide Suresi, 12; Nahl Suresi, 120)
• Büyücülük ve delilikle suçlanırlar. (A'raf Suresi, 132; Yunus Suresi, 2; Sad Suresi, 4; Hicr Suresi, 6; Kamer Suresi, 9)
• Baskı ve zulüm görürler. (Şuara Suresi, 49, 167; Ankebut Suresi, 24; Yasin Suresi, 18; İbrahim Suresi, 6; Neml Suresi,49, 56; Hud Suresi, 91)
• Zorluklara katlanırlar.
(Ankebut Suresi, 2-3; Bakara Suresi, 156, 214; Al-i İmran Suresi, 142, 146, 195; Ahzap Suresi, 48; Muhammed Suresi, 31; Enam Suresi, 34)
• Zulümden ve öldürülmekten korkmazlar. (Tevbe Suresi, 111; Al-i İmran Suresi, 156-158, 169-171, 173; Şuara Suresi, 49-50; Saffat Suresi, 97-99; Nisa Suresi, 74)
• İnkarcıların saldırı ve tuzaklarıyla karşılaşır, alaya alınırlar.
(Bakara Suresi, 14, 212)
• Allah'ın koruması altındadırlar. Aleyhlerinde kurulan tüm tuzaklar boşa çıkar. Allah, onları tüm iftira ve tuzaklara karşı koruyarak, onları üstün kılar. (Al-i İmran Suresi, 110-111, 120; İbrahim Suresi, 46; Enfal Suresi, 30; Nahl Suresi, 26; Yusuf Suresi, 34; Hac Suresi, 38; Maide Suresi, 42, 105; Nisa Suresi, 141)
• İnkarcılara karşı tedbirlidirler.
(Nisa Suresi, 71, 102; Yusuf Suresi, 67)
• Şeytanı ve yandaşlarını düşman edinmişlerdir. (Fatır Suresi, 6; Zuhruf Suresi, 62; Mümtehine Suresi, 1; Nisa Suresi, 101; Maide Suresi, 82)
• Münafıklara karşı mücadele eder, münafık karakterlilerle birlikte olmazlar. (Tevbe Suresi, 83, 95, 123)
• İnkarcıların zorbalıklarına engel olurlar. (Ahzab Suresi, 60-62; Haşr Suresi, 6;
Tevbe Suresi, 14-15, 52)
• Birbirlerine danışarak (istişare ile) hareket ederler. (Şura Suresi, 38)
• İman etmeyenlerin gösterişli yaşantısına özenmezler. (Kehf Suresi, 28; Tevbe Suresi, 55; Taha Suresi, 131)
• Zenginlik ve mevkiden etkilenmezler. (Hac Suresi, 41; Kasas Suresi, 79-80; Nahl Suresi, 123)
• İbadetlere titizlik gösterir, namaz, oruç ve benzeri ibadetleri
dikkatle yerine getirirler. (Bakara Suresi, 238; Enfal Suresi, 3; Müminun Suresi, 1-2)
• Çoğunluğa değil, Allah'ın verdiği kıstaslara uyarlar. (Enam Suresi, 116)
• Allah'a yakınlaşmak, örnek bir mümin olmak için gayret sarfederler. (Maide Suresi, 35; Fatır Suresi, 32; Vakıa Suresi, 10-14; Furkan Suresi, 74)
• Şeytanın etkisine girmezler.
(A'raf Suresi, 201; Hicr Suresi, 39-42; Nahl Suresi, 98-99)
• Atalarına körü körüne uymazlar. Kuran'a göre hareket ederler. (İbrahim Suresi, 10; Hud Suresi, 62, 109)
• Kadınların ezilmesine göz yummazlar. (Nur Suresi, 4; Talak Suresi, 6; Bakara Suresi, 231, 241; Nisa Suresi, 19)
• İsraftan kaçınırlar. (Enam Suresi, 141; Furkan Suresi, 67)
• İffetli davranırlar ve Allah'ın istediği şekilde evlenirler. (Müminun Suresi, 5-6; Nur Suresi, 3, 26, 30; Bakara Suresi, 221; Maide Suresi, 5; Mümtehine Suresi, 10)
• Dinde aşırılığa kaçmazlar. (Bakara Suresi, 143; Nisa Suresi, 171)
• Fedakardırlar. (İnsan Suresi, 8; Al-i İmran Suresi, 92, 134; Tevbe Suresi, 92)
• Temizliğe dikkat ederler.
(Bakara Suresi, 125, 168; Müddessir Suresi, 1-5)
• Estetik ve sanata önem verirler. (Sebe Suresi, 13; Neml Suresi, 44)
• Müminlerin arkasından konuşmaz, kusurlarını araştırmazlar. (Hucurat Suresi, 12)
• Haset etmekten kaçınırlar. (Nisa Suresi, 128)
• Allah'tan bağışlanma dileyenlerdir. (Bakara Suresi, 286; Al-i İmran Suresi, 16-17, 147, 193;
Haşr Suresi, 10; Nuh Suresi, 28)


Andolsun, Biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: "Ey Kavmim, Allah'a kulluk edin. O'nun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?" Bunun üzerine, kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir.
Size karşı üstünlük elde etmek istiyor.
" (Müminun Suresi, 23-24)
Aynı suçlama Hz. Musa ve Hz. Harun'a da yapılmıştır. Firavun ve çevresi onlara; "... Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz." (Yunus Suresi, 78) demişlerdir.
Müminlere atılan iftiralar daha farklı
boyutlara da varabilir. Tarih boyunca Allah'ın elçileri, etraflarındaki müminleri "büyüleyip-kandırmakla" suçlanmışlardır: Dediler ki: "Bunlar (Musa ve Harun) her halde iki sihirbazdır, sizi sihirleriyle yurdunuzdan sürüp-çıkarmak ve örnek olarak tutturduğunuz yolunuzu (dininizi) yok etmek istemektedirler." (Taha Suresi, 63)
...Kafirler dedi ki:
'Bu yalan söyleyen bir büyücüdür'. (Sad Suresi, 4)
Müslümanları karalamaya çalışanlar, kendi özelliklerini müminlere aitmiş gibi göstermeye çalışırlar. Öyle ki, Hz. Nuh gibi mübarek bir insan için "çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık" (Kamer Suresi, 25) bile diyebilmişlerdir.
Sık sık gündeme getirilen bir başka iftira ise "delilik"
suçlamasıdır. Aslında bu suçlamanın ardında yatan ilginç bir kavrama eksikliği vardır. İnkar edenler, "Allah'ın rızasını kazanmak" gibi bir kavrama sahip olmadıklarından, müminlerin yalnızca bu amaca yönelmiş olarak hareket ettiklerini kavramakta zorlanırlar. Gerçekte hiçbir çıkar gözetmediklerini bildikleri müminlerin, bütün hayatlarını
Allah'ın rızası uğruna yaşamalarına anlam veremezler. Onların gözünde böylesine idealist bir tavır olsa olsa "delilik"tir. Nitekim bu iftirayı geçmişte sık sık kullanmışlardır. Firavun, Hz. Musa için "şüphesiz ki size gönderilmiş olan elçiniz gerçekten bir delidir" (Şuara Suresi, 27) demiş; kavmi, Hz. Nuh'u yalanlarken o bir "delidir" (Kamer Suresi, 9)
iddiasında bulunmuştur.
Müminler bunların yanında fuhuşla da suçlanmıştır. Hz. Yusuf ve tüm mümin kadınlara örnek olarak gösterilen Hz. Meryem, bu suçlamayla karşılaşmış mübarek insanlardandır. Çoğu peygamber "şaşırmışlık ve sapmışlık"la (Araf Suresi, 60) damgalanmak istenmiştir.
Bütün bunların "öncekilerin başına gelmiş"
ve bitmiş olaylar olduğunu düşünmek elbette son derece yanlış olur. Allah Kuran'da aynı şeylerin diğer müminlerin başına gelebileceğini de haber vermektedir. Dolayısıyla aynı suçlama ve karalamalarla, hak dini savunan ve böylelikle din ahlakından uzak çevreleri rahatsız eden her mümin karşılaşabilir.
Müslümanlar hakkında söylenenlerin,
her zaman bu tür bir karalama kampanyasının parçası olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve Rabbimiz'in aşağıdaki ayetinde emrettiği gibi, "fasık" (doğru yoldan sapmış)ların getireceği bu tür haberlere "etraflıca araştırmadan" itibar edilmemelidir. Konuyla ilgili ayet şöyledir:
Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse,
onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz. (Hucurat Suresi, 6)

SAYGILARIMLA
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 18:40   #7 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 2.785
Tesekkür Etti: 45
45 Kunu Icin 72 Tesekkür Aldı
metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 19
Standart

Sevgi deger Hanif Kul kardesim su yazini bir kac parcaya bölsen böyle okumak oldukca zor oluyor hem bana hem diger kardeslerime..
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 22:50   #8 (permalink)
Tercübeli Üye
 
yelken06500 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 699
Tesekkür Etti: 29
11 Kunu Icin 16 Tesekkür Aldı
yelken06500 Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 2
Standart

sevgili gardaşlar acep kul hakkı için temennileiniz nedir bu konunun amacına uygun olarak cevaplayınız lütfen ...selam ve dua ile
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2008, 15:21   #9 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 2.785
Tesekkür Etti: 45
45 Kunu Icin 72 Tesekkür Aldı
metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 19
Standart

Alıntı:
yelken06500 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili gardaşlar acep kul hakkı için temennileiniz nedir bu konunun amacına uygun olarak cevaplayınız lütfen ...selam ve dua ile


http://www.islamforum.net/genel-isla...ok-dikkat.html
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 09.02.2008, 00:15   #10 (permalink)
Tercübeli Üye
 
yelken06500 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 699
Tesekkür Etti: 29
11 Kunu Icin 16 Tesekkür Aldı
yelken06500 Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 2
Standart

yani ALLAH(CC) iyiliğini versin...konuyla ilgili olan kısım nerede yani hakkını isteyen bir insana borçlu gitmişse bu insanın akıbeti ne olur yine anlamadan html eklemişsin...bakalım zannamı uyuyorsunuz...yoksa bilginiz olmayan bir konuda zanda bulunmaması gerektiğini söyleyen ayetemi...selametle
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim