Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel

Zurück   Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Kavramlar ve İçerikleri

Kavramlar ve İçerikleri İslami Terimlerin İzahları

Banner Degisimi ile Beraberce Daha Fazla Kitlelere Ulasalim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Hulefâ-i Râşidin
Alt 02-03-2008, 22:54   #1 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
bekir isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Memleket: Trabzon
Kan Gurubu: 0 RH +
Mesajlar: 2.189
Thanks: 2.487
Thanked 2.691 Times in 1.238 Posts
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Rep Puanı: 232
Referrals: 5
Hulefâ-i Râşidin

Peygamber Efendimizden hemen sonra İslâm devletini sırasıyla yöneten ilk dört halife. Hz. Ebûbekr, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali.
Peygamber Efendimiz, Cenâb-ı Hak'tan aldığı hidayet yolunun prensiplerini ve İslâm'ın esaslarını insanlara ileten Allah'ın elçisi olduğu gibi, aynı zamanda merkezi Medine olmak üzere kurduğu İslâm devletinin de başkanı idi. O'nun vefatından sonra artık peygamberlik müessesesi son bulmuş olmakla birlikte, İslâm dininin iki temel kaynağı Kur'ân ve Sünnet, müslümanları ve tüm insanları dünya ve âhiret mutluluğuna eriştirecek şaşmaz iki ölçü olarak kalmıştır ve hükümleri kıyâmete kadar sürecektir .
İşte bu temel İslâmî esaslara göre İslâm toplumunu yönetme işini Hz.Peygamber'den sonra üstlenen İslâm devlet başkalarına "halife" adı verilir. Halife kelimesinin çoğulu hulefâdır. Halife, Peygamber Efendimizin yerine, O'nun devlet başkanlığı sıfatını devralarak iş başına gelen kişidir ve aynen Hz. Peygamberin İslâm toplumunu yönettiği şekilde temel İslâmî esaslara bağlı kalarak, adâlet ölçülerine riâyet ederek idarecilik görevini yerine getirmesi gerekir.
Ama ne yazık ki Peygamber Efendimizden sonra, Hulefâ-i Raşidin müstesna, İslâm toplumunun basına geçen tüm idareciler tam olarak İslâmî esaslara bağlı kalmamışlar, Hz. Peygamberin yolunu takip etmemişlerdir. Hz. Peygamberden hemen hemen otuz yıl gibi kısa bir süre sonra idare yön ve mahiyet değiştirmiş; Hakk'ın hâkimiyetine dayalı olup halkın istek ve düşüncelerini gözeten idare, babadan oğula intikâl eden bir saltanat şekline dönüştüğü gibi, İslâm'la katiyetle bağdaşmayan, adâlet ve insaf ölçülerine sığmayan zulümler, haksızlıklar, gayr-i meşrû icraâtlar tarih sahnesine çıkmıştır.
İşte bu uygulamalara ve işbasına gelen sultanların âile kökenlerine göre İslâm tarihi ve idarecileri, Hulefâ-i Râşidîn, Emevîler, Abbâsîler vs. gibi bölümlere ayrılmıştır.
Bu bölümler içerisinde Hz. Peygamber'in devlet idaresini temel özellikleriyle mahiyetinden saptırmadan olduğu gibi devam ettiren halifeler grubu, Hz. Peygamber'den hemen sonra iş başına gelen ve toplam otuz yıllık bir sürede idarecilik yapan Hz. Ebûbekr, Hz. Osman ve Hz. Ali'den oluşmaktadır. Bu halifeler, ardı ardına ve toplu bir dönem olarak idarelerinde doğruluk ve istikâmet üzere bulunan, haktan ve hidâyetten ayrılmayan halifelerdir. Bu sebeple işte bu ilk dört halifeye"Hulefâ-i Râşidîn" (doğruluk üzere bulunan halifeler) denmiştir.
Hulefâ-i Râşidîn tâbiri bizzat Peygamber Efendimizin bir hadisinde geçmekte olup Hz. Peygamber bu hadisinde ümmetine Hulefâ-i Râşidîn'in sünnetine aynen kendi Sünnetine sarıldıkları gibi sarılmalarını tavsiye ve vasiyyet etmiştir. Bu hadis meâlen şöyledir: Ashâb'tan lrbâz b. Sâriye naklediyor: Peygamber Efendimiz bir gün bize namaz kıldırdı. Namazdan sonra bize dönüp gözlerin yaşardığı, kalblerin ürperdiği tesirli, belîğ bir konuşma yaptı. Konuşmadan sonra bir zât kalkıp: "Ey Allah'ın Rasûlü! Sanki bu, vedâ eden bir şahsın konuşması gibi! Bize neyi tavsiye ve vasiyyet edersiniz" dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: "Size Allah'tan korkmayı (takvâyı) ve başınızdaki idareci Habeşli bir köle de olsa itaat etmenizi tavsiye ve vasiyyet ediyorum. Benden sonra hayatta kalanlarınız bir çok ihtilâflar görecek. O zaman benim Sünnetime ve hidâyet üzere olan Râşid halifelerin (Hulefâ-i Râşidîn'in) Sünnetine sarılın. Aman ha bu esaslara sıkı sıkıya, iyice yapışın. Dinde aslı esası olmayan sonradan çıkma islerden sakının! Bu şekilde sonradan ortaya atılan her şey bid'attır. Her bid'at ise sapıklıktır" (Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Tirmizî, İlm 16; İbn Mâce, Mukaddime 6; Dârimî, Mukaddime 16; Ahmed b. Hanbel, IV 126, 127).
Hadis âlimleri bu hadiste zikri geçen "el-Hulefâ' er-Râşidûn" tâbirinden kasdın Hz. Ebû bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali olduğunu belirtmişlerdir. İslâm tarihçileri de ilk dört halifeyi Hulefâ-i Râşidîn diye isimlendirirken elbette bu hadisi göz önünde bulundurmuşlardır.
Bazı kaynaklar, Hz. Ali'nin şehid edilmesinden sonra iş başına gelen ve altı ay kadar halifelikte kalan Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hasan'ı da râşid halifelerden sayarlar. Bu kaynaklar, Hz. Peygamber'e isnâd edilen "Benden sonra halifelik otuz senedir; bunu tâkiben saltanat hâline gelecektir" (Ebû Dâvûd, Sünnet 9; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel V, 220, 221) hadisine dayanarak Hz. Peygamber'den sonraki otuz yıllık övülen idare döneminin, Hz. Hasan'ın altı aylık halifeliği ile dolduğunu da belirtmektedirler.
Ayrıca daha sonraki dönemlerde icrâatları ile İslâmî esaslara bağlılık gösteren ve takdir gören bazı halifeler de fert olarak Hulefâ-i Râşidîn'den sayılmışlardır. Elbette bunların başında zâhid, müttakî, büyük şahsiyet, Emevî idaresinde İslâmî bir inkılâp meydana getiren Ömer b. Abdilazîz gelecektir. Tefsir ve hadis ilminin önde gelen şahsiyetlerinden büyük âlim Süfyân es-Sevrî, Ömer b. Abdilazîz'i de Hulefâ-i Râşidîn'den kabul etmekte ve şöyle demektedir: "(Râşid) halifeler beş kişidir: Ebû bekr, Ömer, Osman, Ali ve Ömer b. Abdilazîz" (Ebû Dâvûd, Sünnet, 8).
Allah onlardan râzı olsun. Hulefâi Râşidîn'in hayat ve icrâatları için her birinin adlarına ayrı ayrı bakınız.
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila

Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,

Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...

sadece bir kul
  Alıntı ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to bekir For This Useful Post:
oSSlem (02-14-2008), samanyolu (02-13-2008), talha_ (02-04-2008)

Alt 02-13-2008, 20:56   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
ensar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
ensar isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Nov 2007
Kan Gurubu: 0 Rh +
Mesajlar: 9
Thanks: 3
Thanked 7 Times in 7 Posts
ensar Tanınma yolunda
Rep Puanı: 10
Referrals: 0
Alıntı:
bekir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu bölümler içerisinde Hz. Peygamber'in devlet idaresini temel özellikleriyle mahiyetinden saptırmadan olduğu gibi devam ettiren halifeler grubu, Hz. Peygamber'den hemen sonra iş başına gelen ve toplam otuz yıllık bir sürede idarecilik yapan Hz. Ebûbekr, Hz. Osman ve Hz. Ali'den oluşmaktadır. Bu halifeler, ardı ardına ve toplu bir dönem olarak idarelerinde doğruluk ve istikâmet üzere bulunan, haktan ve hidâyetten ayrılmayan halifelerdir. Bu sebeple işte bu ilk dört halifeye"Hulefâ-i Râşidîn" (doğruluk üzere bulunan halifeler) denmiştir.
Selam bekir,


Rivayetler, Hz.Abdurrahman (radıyallâhu anh)'ın, Osman'ı seçmesine müessir olan bir anlaşmazlığı belirtirler. Yani bir hususta Hz. Ali ile anlaşamazlar. O da şu: Abdurrahman İbnu Avf, ön görüşmeler sırasında Hz.Ali'ye sorar: "Ey Ali, bu işe seni seçtiğim takdirde Allah'ın sünneti, Peygamberinin sünneti ve önceki iki halifenin sünneti üzere icraatta bulunmak şartı ile bana söz verir misin?
Hz. Ali (radıyallâhu anh): "Hayır, Allah ve Resul'ün sünneti üzere" diye cevap verir.
Hz. Abdurrahman sorusunu üç kere tekrar eder. Hz. Ali de her seferinde aynı cevabı verir.
Aynı soruyu Hz. Osman'a tevcih eden Abdurrahman İbnu Avf, ondan: "Ey Ebû Muhammed, ben bu şart üzere sana biat ediyorum!" der ve üç kere tekrar eder.
Bunun üzerine Hz. Abdurrahman kalkar, sarığını sarar, kılıncını kuşanır, mescide girip minbere çıkar. Hamd u senadan sonra Hz. Osman'ı çağırıp biat eder.

"İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/490-493.


Hz.Ali ve Hz.Osman'a yapilan Halifelik teklifinde sart;"Ey Ali, bu işe seni seçtiğim takdirde Allah'ın sünneti, Peygamberinin sünneti ve önceki iki halifenin sünneti üzere icraatta bulunmak şartı ile bana söz verir misin?.Halbuki islam dinin de kural Allah ve Resul'üne uymaktir. ilk iki halifenin nasil bir sünneti varki Hz.Ali kabul etmiyor?

Selametle.
__________________
Allah'ın seçtiği İslam dini için mücadele eden tüm Kul'larına ve Ebu Hanife'ye (Hanif'lerin Babası) Selam olsun.

Konu ensar tarafından (02-14-2008 Saat 14:06 ) değiştirilmiştir.. Sebep: renklendirme.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam Devletlerinde Divanlar (Kendi Makalem) ebilim Tarihi Bilgiler 1 08-20-2007 19:45



WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Ad Management by RedTyger