Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Kavramlar ve İçerikleri

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Bilmeli Herkes Edebiyad
Alt 09.01.2008, 13:18   #1 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Yaş: 45
Mesajlar: 3.251
Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.313 Tesekkür Aldı
bekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart Bilmeli Herkes Edebiyad

Edebiyat, insanın mahiyetini, insan eşya ilişkilerini ve insanların birbirleriyle olan münasebetlerini izah edebilmek için ihtiyacımız olan ilimdir. Genellikle anlaşma maksadıyla kullanılan işaretler ve sesler sistemine ise "dil" denir.
Mü'minlerin, insanları neye dâvet ettikleri malûmdur. Ancak dâvet nasıl yapılmalıdır? suali üzerinde düşünülmelidir. Zira Kur'ân-ı Kerîm'de: "(İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle dâvet et. Onlarla mücadeleni, en güzel yol hangisi ise onunla yap"buyurulmaktadır. Müfessirler bu âyet-i kerîme'nin tefsirinde: "İnsanları, Allahû Teâla (cc)'nın dinine dâvet ederken, onların liyakat ve istidatlarını dikkate almak vaciptir. Zekâ yönünden üstün olan ve eşyanın hakikatini öğrenmek isteyenlere tebliğ, kat'i delillerle (hikmetle) yapılır. Selim fıtrat sahibi olanlara, mev' izey-i hasene (güzel vaazlar) yeterlidir. İnatçı, münazara ve münakaşadan hoşlananlara, adab-ı münazara ve birtakım ön bilgilerle tebliğ yapılır" hükmünü zikrederler.
Görüldüğü gibi, tebliğle, edebiyatı birbirinden ayırmak mümkün değildir. Meseleyi daha net olarak kavrayabilmek için "edebiyat" kelimesi üzerinde duralım. Kelimeyi ele aldığımızda, karşımıza, "Edeple ilgili olan ilimler" kendiliğinden çıkar. Peki edep nedir? Edep lafzı edb kelimesinden isimdir. Edb, İnsanı ziyafete dâvet etmektir. Davet olunan ziyafet yemeğine me'debe denir. İslâmî ıstılâhta; insanları hayra dâvet etmek, fazileti ve güzel ahlâkı yaymak, mânâsına kullanılmıştır.
Fıkıh'ta edebü' l-kadı denilince, insanlar arasında adâleti yaygınlaştırmak için gayret sarfeden kimsenin, dikkat edeceği hususlar anlaşılır.
Biz bu sohbetimizde, edebü' l-hahs denilen vakıa üzerinde duracağız. İnsanlara herhangi bir meseleyi sunmadan ve münazarada; dikkat edilecek hususları konu alan bu ilim, oldukça önemlidir. İster yazılı, ister sözlü olsun; insanlara bir meseleyi sunarken veya onlarla münazara ederken, nasıl bir dil kullanmalıyız? suali oldukça önemlidir.Resûl-i Ekrem (sav)'in, herkesin anlayabilecği bir dille açık ve seçik konuştuğu hususunda muteber hadis mecmualarında geniş bilgi vardır
Nitekim Hz. Âişe (r.anha)'dan rivayet edilen şu hadis-i şerif'ler meseleyi kavramamızı kolaylaştırmaktadır:"Resûl-i Ekrem (sav) sizin gibi basit konuşmazdı. O, konuştuğunda açık ve anlaşılır bir şekilde konuşurdu. Dinleyenler konuştuklarını kolayca anlar ve öğrenirlerdi. Yine Hz. Enes (r.a)'den rivayet edilen şu hadis-i şerif de meseleye açıklık getirmektedir. "Resûl-i Ekrem (sav) bir şey söylediği zaman, insanlar onu anlayıncaya kadar, üç defa tekrar ederdi. Bütün bunlardan anlıyoruz ki, açık ve seçik konuşmak, sözü tekrar etmek ve kelimelerin hakkını vermek fiilî bir sünnettir.İnsanların şahsiyetlerinin teşekkülünde lisanın önemli payı vardır. Resûl-i Ekrem (sav)'in "Fasih ve beliğ olan sözde sihir vardır" buyurduğu bilinmektedir.
Ayrıca, "Allah (cc) yolunda malınızla, canınızla ve dilinizle cihad ediniz" emrini veren Resûl-i Ekrem (sav)'in, dilin muhafazasına çok önem verdiği bilinmektedir. Herhangi bir kavmin dilini bozmak, insanların birbirleriyle anlaşmasına mâni olacak gayretlere girmek, İslâm'ın reddettiği bir husustur. Edebiyatla meşgul olan her mü'minin, içinde yaşadığı toplumun fıkhî yapısını çok iyi bilmesi gerekir. Çünkü insanların şahsiyetleri; ya Allahû Teâla (cc)'ın indirdiği hükümlere göre, yada küfür ahkâmına göre teşekkül etmiştir. Tebliğde bu husus dikkate alınmazsa, söylenecek her söz havada kalmaya mahkûmdur. Ayrıca Hz. Âdem (a.s) ile başlayan tevhid mücadelesi ve bu mücadele karşısında tâgûtî güçlerin hileleri kavranmak zorundadır. Kur'ân-ı Kerîm'deki kıssaları iyi tetkik etmeden "edebiyat" la uğraşmak oldukça güçtür. Çünkü kıssalar, bir "muhtıra" niteliğindedir."Peygamberlerin haberlerinden sana anlattığımız herşey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar. Sana bununla gelen gerçek, inananlara bir öğüt ve hatırlatmadır."
Kıssalar sadece mahiyet noktasından değil, şekil noktasından da iyi tetkik edilmelidir. Çünkü İslâmî edebiyattan söz edilecekse, bunun edille-i şer'iyyeye dayanması mecburidir. Nitekim şiirin; hangi hallerde haram, hangi hallerde mübah ve hangi hallerde müstehab olduğu izah edilmiştir. İbn-i Abidin: "Erkekleri, hayatta olan muayyen bir kadını ve o kadına karşı şehveti artıracak şarkıları tasvir, bir müslümanı veya zımmîyi hicvetmek, haram olan şiir nevindendir" buyuruyor. Çünkü bunlarda insanı harama teşvik ön plândadır. Ayrıca haysiyet ve şerefleri masum (dokunulmaz) olan insanları tahkir vardır. İbn-i Hümam, kimlerin şehadeti kabul edilmeyeceğini izah ederken, "İçinde fısk-ü fücûr bulunan ve insanları harama teşvik eden şiirleri kaleme alan kimselerin de şahidliğe ehil olmadığını" kaydeder. Bunun yanında, Kureyş müşriklerini çok güzel bir tarzda hicveden Hassan b. Sabit (r.a) için "Hassan onları hicvetti, hem şifa verdi, hem şifa buldu" buyuran Resûl-i Ekrem (sav), edebiyatla uğraşanlara yol göstermektedir. Neyin, nasıl tebliğ edileceğini iyi kavramak için "edebiyat" la meşgul olmaya mecburuz. Edebiyatla meşgul olurken, şer'î hududları dikkate almak Kelime-i Şehadet'in tabiî bir sonucudur. Herhangi bir işle meşgul olan kimsenin, haramdan korunmak için, o iş dalı ile ilgili ilimleri öğrenmesi farz-ı ayndır. Elbette edebiyat da bu genel hükmün dışında değildir.
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul


  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Haydii Herkes Taksime fani olanı istemem Konu Dışı 0 21.06.2008 08:56
Herkes bir üsttekine abdirabbih Konu Dışı 9 30.06.2007 15:51
Herkes üstüne alınsın!.. berfut Şiirler 0 19.04.2007 17:01
heRkes,biRisi,herHanqiBiri... talha_ Konu Dışı 2 30.03.2007 18:11
Herkes Soyuna çeker ! alem-i ervah Arşiv 1 08.03.2006 19:47



WEZ Format +2. Şuan Saat: 09:02.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger