Ben yılan elbisesi giymiş bir dostum. Gerçi suretim yılan değil; ama tarafgirlik ve taasub sana bu elbiseyi yılan gibi gösteriyor. Sana da kendimin dost olduğumu göstermeye çalışıyorum. Elimde senin hastalığının kurtuluşunun reçetesi var. Öğretmek istiyorum. Elbisem yüzünden beni dinlemiyorsun
Mümkün değil seni ikna edemem. Sana dost olduğumu anlatamam. "Bana elbiseni çıkar göreyim" dersin. Ben çıkartmek istemiyorum. Oysa o reçeteyi hem senin hem kendi iyiliğim için öğretmem lazım.Madem ikna edemiyorum; sana o ilacı cebren kullandırmam lazım. Oysa sen medenisin cebren kullandırmak sana makul gelmiyecek veya o elbiseyi sana cebren giydirme ihtimalini göz önüne alarak sana kötü tanıttıkları elbisemi giymemek için bana savaş dahi açacaksın. Hem görüyorsun ceberrut ve müstebit düşmanlar bana kendi elbisemi dahi giydirmemek ve kendi mekruh elbisesini giydirmek için her şey yapıyor. Hatta cildim olmuş elbisemi yırtmışlar, canım yanıyor.
Bir de şöyle düşün. Ben bir dostum. Senin gayr-ı meşru denilen elbiseni zaten benim cildim olmuş üstümdeki kendi elbisemi çıkarmadan muvakkaten giydim. Senin benim dost olduğuma inandın. Sana reçeteyi öğrettim. İstimal ettin. Kurtuldun. Beraber omuz omuza düşmanlarımızı yendik. Müstebitlerin mekruh elbisesi yerine senin yırtık libasını giydim. Hem onların yırtıkları yeri tam örttü.
İşte o ilaç hüriyet-i şer’iyedir.. Elbise ise Şeriattır.. Onların yırtık elbisesi ise zevk ve sefahete götüren yarım demokrasidir. Yırtığı tamir edip giymek hürriyet-i şer’iye ile sefahet kısmını tamir edip giymektir. Hem onlara geri iade etmektir
İşte kardeşim, siz demokrasiyi Avrupanın elbisesi ile giymek istemiyorsunuz. Hayır diyorsunuz, gelsin benim elbisemi giysin , ona bir reçete vereceğim, kurtuluşa erecek. Yok eğer o elbiseyi giymez ise ve reçeteyi kullanmaz ise düşmanımdır.
Demokrasi Avrupanın, istibdatın, koministlerin tarif ettiği gibi değildir. Demokrasi İslam'ın malıdır. Elbisesini değiştirmiş. Şimdi biz o elbiseyi giyip ona demokrasiyi tamir edip kendimizle beraber onlara bırakmazsak, muhtemelen Avrupa dessas Avrupanın küffarının , din düşmanlarının ağına düşecek, basit bir elbiseyi giymemek uğruna çok büyük şerlere kapı açılacak.
O elbiseyi cildimize katmadık ki denemek sakınca olsun. Hem o elbise dahi bizimdir. Tarihin derelerinde bulmuşlar, pek çok terzinin elinden geçmiş , biraz şekli değişmiş.. Kolunu açmışlar, bacağını sıyırmışlar. Tamir edip aslına çevirsek, iade etsek memnun kalacaklar.
Şu an Avrupa’da uygulanan Demokrasi yarımdır. Başkasına zarar vermediğin sürece dilediğin gibi yaşa demektedir. Bu durum sefahete sebep olmaktadır.
Şimdi kendi hanendeki birini basit bir sigara adetini değiştirmek çok güçken ecnebiyi külli bir değişime sokmak nasıl mümkün olur. Avrupanın üstündeki elbiseyi tamir etmek varken, yenisini yapmak ve onu giymeye ikna etmek daha mı kolaydır?
Hem demokrat gözüküp , demokrasi elbisesi giymiş müstebitler vardır. O müstebitler demokrasi elbisesi ile halkları kandırıyor. Demokrasi getirmek vaadi ile diktatörlük zehiri veriyor. Onlara bakıp demokrasi bozuktur, bize uymaz demek peşin hükümdür.
Hem demokraside Hürriyet- i şer’iye’de olduğu gibi bireylerin hakları korunmuştur. Devlet halk içindir. Bir kişinin zararına yüzlerce kişinin faydası değiştirilmiyor. Uygulamalardaki kişisel hatalar bu gerçeği iptal etmiyor.
Hem Avrupa’da inançlara saygı ve ibadet hürriyeti çok gelişmiştir. Hürriyet-i şer’iye’de böyledir.
Hem demokraside meşveret ve şura hakimdir. Şeriat dahi böyledir.
Onlarla ortak bir sözde birleşmek bizim elbisemizi onlara cebren giydirmekle olmuyor.O zaman ABD’den farkımız kalmaz.Hem o zaman zaten ortak nokta bu olmaz. Onlarda bunu ortak nokta kabul edecek değildir. Ortak nokta Hürriyet-i şer’iye namına demokraside buluşmak ve onu tamir etmektir. O zaman Avrupa Şeriat’a sahip olacaktır. Üstad’ın müjdesi olan “Avrupa Osmanlı Devletine gebedir “ sözü gerçekleşmiş olacaktır.
Ya yılan suretindeki Demokrasi ortak paydasında Birinci Avrupa ile bir birlik. Ya dost suretinde Demokrasi elbisesi giymiş yılanlarla ortak nokta namında kölelik.
Seçim İslamlarındır.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
|