Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Kandil Gecelerine Reddiye
Alt 11.03.2008, 01:21   #1 (permalink)
Gesperrt
 
kemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.08.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 157
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
kemi Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Kandil Gecelerine Reddiye

Bütün bunlar ashabın bilmediği şeylerdir. Mübarek gecelerde camilerde toplanmak bidattir. İrbaz (ra) dedi ki; “Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem bize sabah namazını kıldırdı. Sonra bize döndü ve gözleri yaşartan, kalpleri ürperten etkili bir vaaz etti. Birisi dedi ki;
“Ey Allah’ın Rasulü! Sanki bu vaaz, veda eden bir kimsenin öğütleridir. Bizlere ne ahdediyorsunuz.?” Buyurdu ki;
“Size Allah’tan korkmanızı, Habeşi bir köle olsa dahi (idarecinizi) dinleyip itaat etmenizi vasiyet ederim. Sizden kim Benden sonra yaşarsa bir çok ihtilaflar görecektir. Bu yüzden sünnetime ve hidayete erdirilmiş raşid halifelerin sünnetine sarılmanız gereklidir. Ona azı dişlerinizle ısırır gibi sarılıp, bırakmayın, sizleri sonradan ortaya çıkmış işlerden sakındırırım. Şüphesiz her sonradan icad edilmiş şey bid’at tir. Her bid’at de cehennemdedir.”[1]
Uydurma namazlar:
Aliyul Kari der ki; “… haber verilen, hafta içinde kılınacak özel namazların hiçbiri sahih değildir. Mesela: Cum'a gecesi, her rek'atta 10 ihlas okumak suretiyle 12 rek'at namaz kılmak, ayrıca her rek'aktta 15 veya 50 (İza zülzile) okumak suretiyle iki rek'at kılmak, yine Cum'a günü, 2, 4 veya 12 re'kat namaz kılmak, Cuma'dan önce her rek'atında 50 ihlas okumak suretiyle 4 rek'at namaz kılmak. Aşure, Regaib, Receb ve Receb'in 27 sine mahsus namazlar, Şaban'ın 15 inde kılınan ve her rek'atında 10 ihlas okumak suretiyle 100 rek'at namaz rivayetlerinin hepsi batıl, aslı ve astarı olmayan şeylerdir. (Kutu'l-Kulub, İhya-ı Ulum, Sa'lebi, Şerhu'l-Evrad) gibi kitaplarda yazılı olmaları seni aldatmasın”
Başta Suyuti olmak üzere, hadis alimlerinin ittifakıyla bu namazlar uydurmadır.[2]
Receb-i şerifte kılınan namazlar hakkındaki bazı rivayetlerin mevzu olduklarında şüphe yoktur. Mesela:
1- "Receb-i şerifin ilk gecesinde, akşam namazını, müteakip 20 rek'at namaz kılan kimse, hesap görmeden Sırat'ı geçer."
2- "Receb'den bir gün oruç tutup, iki rek'at namaz kılan ve birinci rek'atında 100 Ayete'l-Kürsi, ikinci rek'aında 100 ihlas okuyan kimse, Cennet'teki yerini görmeden ölmez." rivayetleri hep uydurmadır.
Bu hususta doğruya en yakın olan, "Receb ayında oruç tutmaktan Resul-i Ekrem'in men ettiği..." hakkında İbn-i Mace'nin Sünen'indeki rivayetidir. Ben de derim ki: Resul-i Ekrem'in bu ayda oruçtan men etmesi, borç olduğuna inanarak oruç tutanlar içindir. Yoksa, Receb-i şerifte oruç tutmanın kerahetini bilen kimse için söylememiştir.
Şaban-ı Şerif'in 15 inci gecesinde kılınacak namazlara dair rivayetler de böyledir. Mesela:
"Ya Ali, Şaban'ın 15 inci gecesi bin ihlas okumak suretiyle 100 rek'at namaz kılan kimsenin, Allahu Teala o gece bütün dileklerini kabul eder ve kendisine birçok mükafatlar verir. Her hurinin etrafında 70 bin cariye ve gılman olduğu halde, kendisine 70 bin huri verir." ve devamla, "Anne ve babası 70 bin kişiye şefaat eder." şeklindeki rivayet gibi.
İlimden azıcık nasibi olanların bu gibi hezeyanlara kapılmayacaklarında şüphe yoktur. Bu gece ile ilgili namaz, Hicri 4 üncü asırdan sonra, Beyt-i Makdis'de icad edildi ve buna dair hadisler uyduruldu. (Hepsi yalan oldukları için onlar ile oyalanmayı lüzumsuz bulduk.)
Bu konuda bazı rivayetlerin Gunyetut Talibin adlı kitapta geçmesine aldanmamalıdır. Zira Allame Kannuci, Ebcedül Ulum’da der ki; “Bu uydurma rivayetleri Bağdatlılar, bu bidat namazları yerleştirebilmek için Abdulkadir Geylani’ye nisbet ederek onun Gunye adlı kitabına sokuşturdular.”[3]
1) MEVLİT KANDİLİ:
Birçok mevlid toplantıları münkerden, bid’atlardan ve İslam’a muhalif olan şeylerden uzak değildir. Çünkü bunu ne Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), ne ashab, ne tabiin, ne dört büyük imamlar ne de islamı en iyi bilen ve en iyi yaşayan asırlardan birinde hiçbir kimse yapmış değildir. Çünkü bunun şer’i bir delili yoktur. Mevlithanlar çoğu kez şirke düşecek sözler söylerler. Mesela arada sırada “Meded ya Rasulullah!” veya “Bizlere imdat kıl!” “Ya Rasulullah yalnız sanadır itimadımız!” “Ya Nebiyullah kaldır bizden sıkıntıyı!” gibi yalnız Allah’a dua edip isteneceği şeyleri Rasulullah’tan (Sallallahu Aleyhi Vesellem) isterler.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu sözlere şahit olsaydı büyük şirkle onların üzerine hükmederdi. Zira darlıkta olan imdadına giden, sıkıntıları gideren, kendisine dayanılıp imdat istenilen yalnız Allah (Celle Celaluhu)’dır.
İşte bu konuda ayet ve hadisler :
1. “Yahut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor.”(Neml, 62)
2. “De ki, doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.(Cin, 21)
3. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: “(Manevi olarak) bir şey istediğin zaman Allah’tan iste! Yardım talep ettiğin zaman yine Allah’tan yardım talep et!”(Tirmizi, sahih ve hasendır)
Bir çok mevlidlerde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ‘in kendi hakkında söylenmesini yasakladığı aşırı övgüler yapılmaktadır. Oysa ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu gibi aşırı övgüleri şu sözü ile yasaklamıştır:
“Hırıstiyanların Meryem oğlunu İsa (Aleyhi Selam) abarık sözlerle övdükleri gibi beni de öyle övmeyin. Ben ancak bir kulum, bana Allah’ın kulu ve Rasulu deyin.” (Buhari)
Düğün ve başka mevlitlerde Allah’ın; Muhammed’i kendi nurundan, bütün eşyayı da onun nurundan yarattığını zikretmektedir. Oysa ki, bunları şu ayetler yalanlamaktadır:
“De ki, ben ancak sizin gibi bir beşerim, bana vahyedildi ki, sizin ilahınız tek bir ilahtır.”(Kehf, 116)
Bilinen şu ki: Allah’ın Rasulu (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir ana-babadan yaratılmış olup Allah’ın vahyi ile şereflenmiş bir kuldur.
Ayrıca mevlit kitaplarında bütün alem Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)’in hatırası için yaratıldığı zikredilmektedir. Halbuki Kur’an bu iddiayı şu ayeti ile yalanlamaktadır:
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”(Zariyat, 56)
(Yani alemin bir parçası olan cinler ve insanlar Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)’in şerefi için değil, Allah’a ibadet etmeleri için yaratılmışlardır.)
(Başka bir ayette de: “(Rasulum!) Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107) ifade edilmektedir. Bu Kur’an’ı haber de alemin Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem) için değil, Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)’in alem için yaratıldığını açıkça beyan buyurmaktadır.)
Hırıstiyanlar Mesih’in ve aile efradlarını doğum günlerini bayram olarak kutlarlar. Müslümanların da nebinin veya bazı şahışların doğum günlerini kutlamaları hırıstiyanlardan esinlenme bir bid’at’tır. Oysa ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Ve sellem) şöyle buyuruyor:
“Kim bir topluma kendini benzetirse onlardandır.” (Ebu Davud, sahihtir)
Çoğu kez mevlitlerde kadın, erkek karışık şekil bulunurlar ki, bu ayrıca islam’ın haram kıldığı bir davranıştır.
Ayrıca mevlit günlerinde yüz binlerce paralarla satın alınan rengarenk kağıtlar, kandiller biraz sonra yerlere atılarak ithal edildikleri kafir ülkelere para aşırmaktan başka hiç bir faydası yoktur. Halbuki, Allah’ın Rasulu (Sallallahu Aleyhi Ve sellem), boş yere malın harcanmasını yasaklamıştır.
Böylesi merasimlerde süslenip püslenme, yemek hazırlama ile geçirilen vakitler çoğu zaman namazın terkine bile müncer olmaktadır.
Mevlidin sonunda Rasulullah’ın huzura geldiği inancıyla ayağa kalkarlar ki, bu da uydurulmuş yalandan başka bir şey değildir.
Çünkü yüce Allah şöyle buyuruyor: “Onların (ölenlerin) gerisinde dirilecekleri güne kadar bir berzah (berzah dünya ile ahiret arasındaki engeldir) vardır.”(Mu’minun, 100)
Enes İbn Malik (rahimehullah) diyor ki: “Ashabın yanında Rasulullah’tan daha sevgili kimse yoktu, buna rağmen ashab onu gördükleri zaman hoşlanmayacağını bildikleri için Rasulullah’a kıyam etmezlerdi.”(Ahmed, Tirmizi sahihtir)
Bazıları şöyle derler: “Mevlitte biz Rasullah’ın siretini okuyoruz bu suç mudur?”
Gerçek şu ki, onlar Rasulullah’ın siretine ters düşen yalan ve iftiralar kabilinden şeyler okuyorlar. Hem onun siretini senede bir defa değil, her zaman okunmalıdır. Ayrıca Rasulun doğduğu Rabiyel evvel ayı, onun ölüm ayıdır da. Dolayısıyla sevinç ayı olmaktan çok, üzüntü ayı olmalıdır. (Ki, islamda ne kimsenin doğumu için kutlama, ne de ölümü için matem törenleri tertipleme yoktur.)
Rasulullah’ın doğum gecesini kutlayanlar çoğu kez gece yarısına kadar uykusuz kalmakta, ya sabah namazını terk ediyorlar, ya da en azından cemaatla kılmayı kaçırıyorlar.
İnsanların çoğunun mevlit merasimine önem vermesi, onun şeriata göre uygun olmasını ifade etmez. (Çünkü islam bir demokrasi dini değil ki, çokluk nerdeyse, hak da orada olsun. Bütün insanlar hakka karşı çıkmış olsa, onu benimseyen tek bir kimse bulunmasa dahi “hak” yine haktır ve gerçek olan odur.
Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Yeryüzünde çoğunluğa uyarsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar.”(En’am, 116)
Huzeyfe (radiallahu anhu) diyor ki: “Bütün bid’atlar sapıklıktır insanlar onu güzel görse de.”
Hasan el Basri (radiallahu anhu) de diyor ki: “Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid’atçıların, bid’atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar İslam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler. Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.”[4]
2) REGAİP KANDİLİ:
Bu geceyi İhya etmek maksadıyla Recep ayının ilk Cuma gecesi yani akşamla yatsı arası kılınan on iki rek'atlık namazın ve bu gecenin fazileti hakkında dayanılan rivayet şudur:
Enes İbn Malik (radıyallahuanhu) Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Recep ayında orucun faziletini zikrettikten sonra, devamla) "O ayda bulunan İlk Cuma gecesinden gafil olmayın. Çünkü o, meleklerin regaip diye isimlendirdikleri bir gecedir. Kim recep ayının ilk Perşembe gününü oruç tutar ve o günün, akşamla yatsı arası on İki rekat namaz kılarsa, (namazın keyfiyetini açıkladıktan sonra) Allah-u Teala o kimsenin günahlarını bağışlar"[5]
İbnu'l-Cevzi bu hadis hakkında şunları söyler: "Bu hadis Allah Rasulu (sallalahu aleyhi ve sellem) üzerine uydurmadır. Ali İbn Abdullah İbn Cahdami bu rivayetiyle ilim ehli tarafından itham olunup yalancı sayılmıştır. Şeyhimiz hafız Abdulvahhab'ı şöyle derken işittim: Bu hadisin ravileri meçhuldür. Ravilerle ilgili bütün kitaplarda onları aradım ve bulamadım".[6]
İbnu'l-Cevzi sözüne şöyle devam eder: "Bu hadisi uyduran kimse bid'atında çok aşırı gitmiştir. Çünkü bu namazı kılan kimse önce gündüz oruç tutacaktır. Belki de o günün gündüzü çok sıcaktır, oruçlu olunca da akşam namazına kadar haliyle yemek yeme imkanı bulamayacaktır akşam nama­zından sonra, bu namaz için uzun tesbihat sebebiyle kıyamda ve secdede duracak gayet eziyet çekmiş olacaktır. Ben doğrusu ramazan ve teravih namazlarına nazaran insanların bunda, nasıl izdihamlaştıklarını kıskandım. Bilakis bu namaz halk indinde diğerinden daha büyük ve değerlidir. Çünkü bu namazda diğer beş vakit namaza gelmeyenler hazır bulunuyor.[7]
Hafız Ebu'l-Hitab ise şunu söyler: "Regaib namazını uydurmakla ittiham edilen kimse Ali Ibn Abdillah İbn Cahdami'dir. Meçhul olan raviler üzerine uydurmuştur. Ki bunlar, kitapların hiçbirinde mevcut değildir.[8]
Hafız el-irakı şöyle der: "Rezin, kitabında bunu irad etmiştir. O uydurma bir hadistir"[9]
İmam Tartuşi şu sözünü ekler: "Receb ayındaki regaip namazı ise, Beyti'l-Makdis'de bizim bulunduğumuz yerde ancak h.448 senesinde ihdas (uydurulmuş) edilmiştir. Bundan Önce bu namazı ne gördük ve ne de duyduk".[10]
Görüldüğü gibi bu gecede mevlit okuma işi bu namaza nisbeten yeni sayılıp daha sonra uydurulmuştur.
3) Mİ'RAC KANDİLİ:
Recep ayının yirmi yedinci gecesidir. Sünnet ve Bid'atler kitabının yazarı (rh) recep ayındaki bid'atler bölümünde şunları söyler:
"Mi'rac kıssasını okuyup recep ayının yirmi yedinci gecesini kutlamak ve bazı insanların bu geceye has bazı zikir ye ibadette bulunmaları bid'attır. Recep, Şa'ban ve Ramazan aylarında okunan -gayrı sabît-dualar bid'at ve uydurmadır, şayet bunlarda bir hayır olmuş olsaydı bizden öncekiler bunda bizleri geçerlerdi.İsra, Mi'rac ve mezkur ayın ihyasına dair hiç bir delil kaim olmamıştır".[11]
Şeyhu'l-İslam İbn Teymiyye'de Recep ayının yirmi yedinci gecesi ile ilgili olan namaz hakkında şöyle der:
"Muteber alimlerin belirttiği gibi; İslam alimlerin ittifakıyla bu, (namaz) meşru değildir. Bu ancak cahil ve bid'atçı kimseden sudur eder,"[12]
Bu gecede de mevlit okumak adet halini almıştır. Böylelikle bir bid'ata diğer bir bid'at eklenmiş olunmaktadır.
4) BERAAT KANDİLİ:
Beraat Kandili ise Şaban ayının ortasında olan geceye denilmektedir. Bu gecenin faziletiyle ilgili bazı rivayetler gelmiştir. Örnek olarak bir kaçını zikredelim.
Hz. Ali (radiyallahu anh)'dan Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem) şunu demiştir:
"Şaban ayının ortasında olan gece olunca, gecesini ihya eden gündüzünü de oruçlu geçirsin"[13]
İmam Busiri şöyle der: "Bu rivayetin senedinde İbnu Ebi Sebure vardır. Asıl ismi, Ebu Bekr İbn Abdillah İbn Muhammed İbn Ebi Seburedir. İmam Ahmed İbn Hanbel ve Yahya İbn Ma'İn; bu adamın hadis uyduran bir kimse olduğunu söylediler."[14]
Diğer bir rivayet ise şöyledir: Ebu Musa el-Eş'ari (radiyallahu anh)'dan Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:
"Şaban'ın ortasında bulunan gecede Allah-u Teala mahlûkatına nazar eder. Müşrik ile cimri müstesna olmak üzere bütün mahlukatını affeder.[15]
İmam Busiri der ki: "Ebu Musa'ya ait hadisin senedi zayıftır. Bu da Abdullah bin ebi Lehi'a'nın zayıf oluşundandır. Birde Velid bin Müslim'in tedlis yapması söz konusudur.[16]
Yine başka bir rivayette de şöyledir: Hz.Aişe (radiyallahu anha)'dan; Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle demiştir:
"Bu gecede Adem oğlundan her doğacak ve ölecek olan yazılır. Ve yine bu gecede onların amelleri yükselir ve rızıkları iner".[17]
Hz. Aişe'nin Ebu Musa'nın rivayetine benzeyen başka bir hadisi daha vardır. İmam Beyhaki, iki rivayeti de Da'avat'ul-Kebir kitabında tahric ettikten sonra şöyle der:
"Bu hadisin isnadında ve öncekinde de meçhul olan kimseler vardır. Diğeri birine inzimam edilince biraz kuvvet kazanır."[18]
Bid'at İle İlgili eserinde bu rivayetleri serd eden Ebu Şame akabinde şunu söyler:
'Bu rivayetlerde hususi bir namazın beyanı yoktur. Ancak bu gecenin faziletini belirtmektedir. Geceyi ihya etmek ise bütün senenin gecelerinde olduğu gibi müstehabtır. Mahzur ve münker olan şey. bazı geceleri hususi bir keyfiyette hususi bir namazla tahsis etmek, Cuma, Bayram ve Teravih gibi ve bunu da islam’ın şiarından olan mezkur ibadetler gibi izhar etmektir.[19]
Ancak bu rivayetlerde zikrettiğimiz rivayetlerden hiç birisi sahih değildir.
BERAAT KANDİLİNDE KILINAN NAMAZ
Allame Ali ibn İbrahim bu namaz hakkında şöyle der: “Şaban ayının ortasında geceleyin kılmak üzere ihdas edilen (Uydurulan) onar defa ihlas suresi okumak suretiyle cemaatle kılınan Cuma ve Bayramlardan daha fazla önem verilen yüz rek'atlık elfiye namazına gelince, hakkında ancak ya zayıf ya da uydurma haber ve eser gelmiştir. Kut'ul-Kulub ve Ihyau Ulumu'd-Din sahiplerinin zikretmesine veya Salebi tefsirin kadir gecesi olduğunu söylemesine aldanma.'[20]
Hafız İraki Şöyle der: 'Beraat namazı hakkındaki hadis batıldır[21] İbnu'l-Cevzi de: 'Şüphesiz bu hadis uydurma" demektedir'[22]
Şeyhu'l-İslam ibnu Teymiyye de buna benzer söz söylemiştir.[23]
BU NAMAZIN ÇIKIŞ TARİHİ:
İmam Tartuşi şöyle anlatır: "Bana Ebu Muhammed el-Makdisi haber vererek dedi ki: Bu, bizde ilk olarak 448 h. senesinin evvelinde ihdas edilmiştir. Nablus şehrinde İbnu Ebi'l-Hamra adıyla tanınan birisi Beyt'ül-Makdis’e geldi Güzel tilaveti vardı, kalktı ve Mescidi Aksa’da Şaban ayının ortasında (15'inde) bulunan gecede namaz kıldı arkadan ona birisi uydu ondan sonra bir başkası daha sonra bir diğeri eklendi, neticede namazı bitirinceye kadar kalabalık bir cemaat oldu. Gelecek sene yine geldi ve arkasında birçok insan bu namazı kıldı. Mescide bu yayıldı. Böylelikle Mescidi Aksa'da ve insanlarının evlerinde bu namaz intişar etti. Daha sonra bir sünnetmiş gibi günümüze kadar bu namaz devam edegeldi.[24]
Nitekim aynı şekilde bu gecenin İhyası için camilerde mevlit okunmaktadır. Bunun sebebi ise şeytanın bu cahillere amellerini süslü ve meşru göstermesidir.
Bazı kimseler insanların manevi gıdalarını tıkadığımız İddiasıyla bu makaleyi hoş görmeyebilirler. Ancak bu gibi kardeşlerimize Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Hz. Aişe(radiyallahu anha)'dan gelen sahih bir hadisi şerifi hatırlatmak isteriz.
"Kim bizim üzerinde bulunmadığımız bir ameli işlerse, o amel merduttur'[25]
Binaenaleyh, sahih delillere dayanmayan herhangi bir amel manevi bir gıda değildir. Cenabı Hak cümlemize hakkı hak bilip ona tabi olmayı ve batılı da batıl bilip ondan kaçınmayı nasip eylesin ve bizleri kendi rızasına uyguna ameller İşlemeyi nasip ve müyesser kılsın.
1 Ahmed(4/126, 127) Ebu Davud(4607) Tirmizi(2815, 2816) İbni Mace(42,44) İbni Ebi Asım Es Sünne(1/29-30) İbni Hibban(1/104) İbni Abdil Berr Cami(2/222, 224) Hakim(1/65, 96, 97) Taberani(18/537-602, 617, 625) Beyhaki(10/114) Cem’ül Fevaid(127) Darimi(95) Tahavi Müşkil(1/85-87) Tayalisi(2615-16) Sahihtir.
[2] Aliyul Kari Esrarul Merfua(s.169) bkz. Fethul Bari(11/55) Tuhfetul Ahvezi(3/367) Nevevi Şerhu Müslim(8/20) Zehebi Mizan(5/172) Lisanul Mizan(2/403) Ebu Abdullah Razi Nakdul Menkul(1/82) Keşful Hafa(2/554-566)
[3] Ebcedil Ulum(2/349)
[4] Darimi(mukaddime 21)
[5] Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 39-40
[6] Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.40 İbnu'l-Cevzi, el-Mevdu'at c.2 s. 125-126
[7] Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.30. İbnu'l-Cevzi. el-Mevdu'at c.2s. 127
[8] Ebu Şame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s.40
[9] Şukayri, Es-Sunenu ve'l-Mubîede'at s. 140
[10] Tartuşi, El-Havadisu ve'l-Bid’a. S.133
[11] Şukayri, Es-Sunenu ve 'l-Mubtedi'at s.143
[12] Şukayri, Es-Sunenu ve 'l-Mubtede'at s.143
[13] ibn Mace(1388) Beyhaki, Fedailu'l-Evkat(24) Şuabu'l-İman(3542) İbnu'l-Cevzi, El-ilelu'l-Mutenahiye(2/71)
[14] Busiri, age c.2s.10
[15]Busayri, Misbahu'z-Zucace fi Zevaidi İbn Mace c.2 s. 10
[16] age c.2 s.11
[17] İmam Beyhaki, Ed-Da'avatu'l-Kebir el yazma)EbuŞame el-Baisu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 35
[18] İmam Beyhaki, Ed-Da 'vatu'l-Kebir (el yazma)
[19] Ebu Şame el-Baişsu Ala inkari'l-Bida'i ve'l-Havadisi s. 35
[20] Muhanmed Tahir Bin Ali el-Hindi, Tezkiratil-Mevduat s.45
[21] Şukayri, Es-Sunenu ve'l-Mubtede'at s. 144
[22] ibnu'l-Cevzİ, el-Mevdu'at c.2 s. 127
[23] İktidau's-Sıtatu'l-Mustakim c. 2 s. 632,639
[24] Tartuşi, EI-Havadisu ve'l-Bida'u s. 132
[25] Buharı, Müslim
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.03.2008, 09:17   #2 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Mesajlar: 2.309
Tesekkür Etti: 154
43 Kunu Icin 82 Tesekkür Aldı
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

İslamiyet ile alakası bulunmayan, Kur'an ahkamına uymayan, sünnete zıd amel ve hallerdir bidat olan.

Namaz, sınırları olmayan, dileyen insanın dilediğince Rabb'ine kul olmak adına işlediği bir ameldir. Adına ne namazı dersen de, ismini ne koyarsan koy.

Oruç tut Allah rızası için, O'nun için... Kerih olmayan zamanlarda ve ifrata kaçmadan, kime ne zararı var, kim yasak koymuş.

Mevlit, içeriğinde Kur'an tilavet edilen, salavat okunan, dua edilen ve Peygamber efendimizi yad eden, öven bir ibadet... Camiler ise adı üstünde, cem olunan yer...

Bütün bunları bidat çervevesine sokmaya gayretkeş zihniyetin adı ise vahhabiyatdır.

Allah'tan korkmak, kuldan utanmak lazım.

Allah'a, iki, dört, ondört rekat namaz kılan ve bu namazlarda bilmem ne kadar hangi sureyi okuyan müslümana, bu namazı kılma diyecek zihniyete şaşarım. Ya da onun rızası için oruç tutana, Kur'an okuyana, salavat getirene... Sormazlar mı adama mahşerde, Allah'a kul olmaya çalışan bu adamı niye engelledin.

İnsanların kafasını, konu ile alakası olmayan, nüzül sebebi ve manası farklı, söyleniş amacı farklı, bir sürü ayet ve hadisle karıştırıp ta Allah'a kulluk için yapacağı amellerden uzaklaştırmayın...

Allah'tan çok korkun.
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul
  Alıntı ile Cevapla

Cevap
Alt 12.03.2008, 03:09   #3 (permalink)
Gesperrt
 
kemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.08.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 157
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
kemi Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Cevap

Allah-u teala'ya hamd olsun! O'na şükreder, O'ndan yardım diler, O'nun bağışlamasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O'na sığınırız. Allah-u teala kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir, O'nun ortağı yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O'nun kulu ve rasulüdür.
"Ey iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak müslümanlar olarak ölün!" (Al-i İmran: 102)
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının! Şüphesiz Allah sizin üzerinize gözetleyicidir." (Nisa: 1)
"Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab: 70-71)
En doğru söz; Allah-u teala'nın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetidir. En şerli şey; bidat olan şeydir. Her bidat, dalalettir. Her dalalet, ateştedir

Bid-at ın Şer'i anlamı: İslam şeriatinde aslı olmayan bir şeyi icad etmek, demektir.

Her kim İslam'da aslı olmayan yeni bir şey ortaya atıp bunun İslam'dan olduğunu iddia ederse yaptığı şey sapıklıktır, İslam dini bu gibi sapıklıklardan uzaktır. Bu yeni şey ister itikadda, ister amelde, ister zahiri ve batini sözlerde olsun farketmez.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
"Her bid'at sapıklıktır."(Buhari, Müslim)
"Her kim bizim emrimize uymayan bir iş yaparsa onun ameli geçersizdir."(Buhari, Müslim)



Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.”(Maide 3)

Değerli Müslüman kardeşlerim Aşağıdaki hadisi çok dikkatli okumanızı
Tavsiye ederim zira Dinde sonradan icad edilen bir ameli yapmak kişiyi
ne hale getirdiğini göreceksiniz.

Amr b. Yahya’dan; “babamı, babasından (naklen) şöyle rivayet ederken duydum: "Babam dedi ki; "Sabah namazından önce Abdullah b. Mes'ûd'un kapısının önünde otururduk. Çıktığında, onunla beraber mescide giderdik. Neyse (bir gün) Ebû Musa el-Eş'arî yanımıza geldi ve; "Ebû Abdirrahman (yani Abdullah b. Mesûd) şimdiye kadar yanınıza çıktı mı?" dedi. "Hayır" dedik. O da bizimle beraber oturdu. Nihayet (Abdullah) çıktı. Çıkınca toptan ona ayağa kalktık. Sonra Ebû Musa ona şöyle dedi:
"Ey Ebû Abdirrahman! Biraz önce mescidde yadırgadığın bir durum gördüm. Ama yine de, Allah'a şükür, hayırdan başka bir şey görmüş değilim." (Abdullah) "Nedir o?" diye sordu. O da; "Yaşarsan birazdan göreceksin. Mescidde halkalar halinde, oturmuş, namazı bekleyen bir topluluk gördüm. Her halkada (İdareci) bir adam, (halkadakilerin) ellerinde de çakıl taşları var. (idareci): "Yüz defa Allahu ekber deyin" diyor, onlar da yüz defa Allahu Ekber diyorlar. Sonra, yüz defa La İlahe İllallah, deyin diyor, onlar da yüz defa La ilahe İllallah diyorlar. Yüz defa Sübhanallah deyin diyor, onlar da yüz defa Sübhanallah diyorlar."
Abdullah b. Mes'ûd; "Peki onlara ne dedin?" dedi. "Senin görüşünü bekleyerek -veya "senin emrini bekleyerek" -onlara bir şey söylemedim." dedi.
Dedi ki; "onlara kötülüklerini hesab etmelerini emredip (bununla) iyiliklerinden hiçbir şeyin de zayi edilmeyeceğine dair onlara güvence verseydin ya!" dedi. Sonra gitti, biz de onunla beraber gittik. Nihayet o, bu halkalardan birine geldi, başlarında durdu ve şöyle dedi: "Bu, yaptığınızı gördüğüm nedir?"
Dediler ki; "Ey Ebû Abdirrahman! Bunlar çakıl taşları. Onlarla Allahu Ekber, La ilahe İllallah ve Sübhanallah deyişleri sayıyoruz." (Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ûd) dedi ki;
"Artık kötülüklerinizi sayıp (hesab edin)! Ben, iyiliklerinizden hiç bir şeyin zayi edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size! Ey Ümmet-i Muhammed, ne çabuk helak oldunuz! Peygamberinizin -salallahu aleyhi ve sellem- şu sahabesi içinizde hâlâ bolca bulunmakta. İşte onun elbiseleri, henüz eskimemiş; kapları, (henüz) kırılmamış. Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki, sizler kesinlikle ya Muhammed'in dininden daha doğru yolda olan bir din üzerindesiniz (-ki bu imkânsızdır-) veya bir sapıklık kapısı açmaktasınız."
Onlar; "Vallahi, ey Ebû Abdirrahman, biz, başka bir şey değil, sadece hayrı (elde etmeyi) İstedik" dediler.
O da şöyle karşılık verdi; "Hayrı (elde etmek) isteyen niceleri vardır ki onu hiç elde edemeyeceklerdir. Resûlullah -salallahu aleyhi ve sellem- bize haber vermişti ki; Kur'an'ı okuyacak olan bir topluluğun bu okuyuşları sadece dilde kalacak, onların köprücük kemiklerini ileriye geçmeyecek. Vallahi, bilmiyorum, belki onların çoğu sizdendir." Sonra Abdullah onlardan yüz çevirdi.
(Amr b. Yahya'nın dedesi) Amr b. Selime, bundan sonra şöyle dedi: Bu halkalardaki (insanların) tamamını, en-Nehrevân olayında, haricîlerin yanında bize karşı vuruşurken gördük."


Darimi(1/68) Taberani bunu hasen bir isnad ile rivayet etmiştir. Bkz.: Taberâni(9/125) Mecmau'z-Zevâ'id, (1/181). Hadisin merfû kısmı için bkz. Müslim(1/663); İbn Mâce(1/59); Ahmed b. Hanbel(1/380, 404)





Bu kıssa, alim sahabelerin, ibadetlerin vesile ve maksatları hakkındaki anlayışlarını göstermektedir. Bir topluluk, Allah Azze ve Celle’yi tesbih, tekbir, tehlil ve tahmid ile zikrediyor, bu zikredişlerini saymak için taş kullanıyorlar. Bu amellerinde niyetleri Allah’a ibadet etmek olduğu halde İbni Mesud r.a. bunları sünnete muhalif bir bidat görerek onlara karşı çıkmıştır. Zira Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle yapmamıştır. Onların niyetlerinin güzel oluşu, yaptıklarının sahih olduğunu göstermiyor. Zira niyetin güzel olması, bidatı sünnete çevirmez ve çirkini güzel yapmaz. Güzel niyetin yanında sünnete ve selefe uyma şartı da kaçınılmazdır.



Halebi İlmu Usulil Bid’a(s.244) Hilali el-Bida(s.15) Ebu Şame el-Bais(s.63)




Said bin el-Müseyyeb radıyallahu anh, fecrin doğuşundan sonra namaz kılmaya devam eden birini gördü ve onu uyardı. Adam; “Ey Ebu Muhammed! Namaz kıldım diye Allah bana azab eder mi?” diye aklınca haklı bir gerekçe zikretti. İbnül Müseyyeb; “Hayır, fakat Allah sana Sünnet’e aykırı hareket ettiğin için azab eder.” Dedi.
İsnadı ceyyiddir. Darimi(1/116) Abdurrezzak(3/52) Beyhaki(2/466) Hatib el Fakih(1/147)

Benzeri İbni Abbas r.a.’dan da rivayet edilmiştir. İbni Abdilberr Cami(s.559) Şatıbi Muvafakat(4/18)



  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.03.2008, 04:21   #4 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Mesajlar: 2.309
Tesekkür Etti: 154
43 Kunu Icin 82 Tesekkür Aldı
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

Aman ne cevap, ne cevap.
Elinde bir meal proğramı, bir internet arama motoru olan herkes allame oldu çıktı.
Herkes bir taraftan ahkam kesiyor.

Yani bir tane Kur'an ahkamına ters, sünnete ters muamelat göster kardeşim.

De ki; Kandil gecesi Kur'an okumak olmaz...
De ki; Kandil gecesi oruç tutmak olmaz...
De ki; Kandil gecesi salat ve selam getirilmez Peygambere...

Hala aynı zihniyet. Bulmuşum iki-üç ayet, kafama göre anlamlandırmış, saldırıyorum...
Bulmuşum iki söz, bütün sünnetleri silip, kendime yeni sünnetler yazıyorum...

Kellim kellim la yenfa...
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul
  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.03.2008, 13:35   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 862
Tesekkür Etti: 2
5 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 9
Standart

Kemi nick'li yeni üyemiz delilleri ile bir yazı ortaya koymuş...
İlminiz yetiyor ise delillerine cevap verin, yetmiyorsa susun...

Alıntı:
Allah'a, iki, dört, ondört rekat namaz kılan ve bu namazlarda bilmem ne kadar hangi sureyi okuyan müslümana, bu namazı kılma diyecek zihniyete şaşarım.
Aliyul Kari der ki; “… haber verilen, hafta içinde kılınacak özel namazların hiçbiri sahih değildir. Mesela: Cum'a gecesi, her rek'atta 10 ihlas okumak suretiyle 12 rek'at namaz kılmak, ayrıca her rek'aktta 15 veya 50 (İza zülzile) okumak suretiyle iki rek'at kılmak, yine Cum'a günü, 2, 4 veya 12 re'kat namaz kılmak, Cuma'dan önce her rek'atında 50 ihlas okumak suretiyle 4 rek'at namaz kılmak. Aşure, Regaib, Receb ve Receb'in 27 sine mahsus namazlar, Şaban'ın 15 inde kılınan ve her rek'atında 10 ihlas okumak suretiyle 100 rek'at namaz rivayetlerinin hepsi batıl, aslı ve astarı olmayan şeylerdir. (Kutu'l-Kulub, İhya-ı Ulum, Sa'lebi, Şerhu'l-Evrad) gibi kitaplarda yazılı olmaları seni aldatmasın”
Başta Suyuti olmak üzere, hadis alimlerinin ittifakıyla bu namazlar uydurmadır.[2]

[2] Aliyul Kari Esrarul Merfua(s.169) bkz. Fethul Bari(11/55) Tuhfetul Ahvezi(3/367) Nevevi Şerhu Müslim(8/20) Zehebi Mizan(5/172) Lisanul Mizan(2/403) Ebu Abdullah Razi Nakdul Menkul(1/82) Keşful Hafa(2/554-566)


Daha ne desin, ne yazsın garibim.
Hadi ilminiz yetiyorsa delillere cevap verin...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.03.2008, 17:26   #6 (permalink)
mynamess
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

selamunaleyküm
yav kemi sen ve seningibileri ne zaman rebiülevvel ayı bu mübarek ay yaklaşsa arsız ağaçların bittiği gibi ortalıkta bitiveriyorsunuz yine onlar gibi kısa ve bereketsiz yararsızca sadece kalabalık yapıyorsunuz ama sizde suç yok biz şeriate layık olmadığımız için şeriatı getiremiyoruz ah bir rabbimin indirdiği ile hükm edebilsek böyle birtarafından rahatça fetva kesen sizin akıl hocalarınız CEZALANDIRILSA ondan sonra sizingibi bilip bilmeden ne fetva kesen kalmazda işte rabbim büyüktür KAHHARdır duamız onadır inşallah bize hükmü ile hükmetmeyi nasip eder bize...AMİN...AMİN...AMİN
SELAMUNALEYKUM
  Alıntı ile Cevapla

Alt 12.03.2008, 19:46   #7 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Mesajlar: 2.309
Tesekkür Etti: 154
43 Kunu Icin 82 Tesekkür Aldı
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

Alıntı:
Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kemi nick'li yeni üyemiz delilleri ile bir yazı ortaya koymuş...
İlminiz yetiyor ise delillerine cevap verin, yetmiyorsa susun...



Aliyul Kari der ki; “… haber verilen, hafta içinde kılınacak özel namazların hiçbiri sahih değildir. Mesela: Cum'a gecesi, her rek'atta 10 ihlas okumak suretiyle 12 rek'at namaz kılmak, ayrıca her rek'aktta 15 veya 50 (İza zülzile) okumak suretiyle iki rek'at kılmak, yine Cum'a günü, 2, 4 veya 12 re'kat namaz kılmak, Cuma'dan önce her rek'atında 50 ihlas okumak suretiyle 4 rek'at namaz kılmak. Aşure, Regaib, Receb ve Receb'in 27 sine mahsus namazlar, Şaban'ın 15 inde kılınan ve her rek'atında 10 ihlas okumak suretiyle 100 rek'at namaz rivayetlerinin hepsi batıl, aslı ve astarı olmayan şeylerdir. (Kutu'l-Kulub, İhya-ı Ulum, Sa'lebi, Şerhu'l-Evrad) gibi kitaplarda yazılı olmaları seni aldatmasın”
Başta Suyuti olmak üzere, hadis alimlerinin ittifakıyla bu namazlar uydurmadır.[2]

[2] Aliyul Kari Esrarul Merfua(s.169) bkz. Fethul Bari(11/55) Tuhfetul Ahvezi(3/367) Nevevi Şerhu Müslim(8/20) Zehebi Mizan(5/172) Lisanul Mizan(2/403) Ebu Abdullah Razi Nakdul Menkul(1/82) Keşful Hafa(2/554-566)


Daha ne desin, ne yazsın garibim.
Hadi ilminiz yetiyorsa delillere cevap verin...
Sırf reddiye olsun diye muhtelif ayetlerin, hadis ve sözlerin kırpıntıları ile cevap verip iddialarda bulunmaya mı delil, bunları derleyene mi alim demeye başladın Ebu Zerr...

Ben bu gece on rekat namaz kılıp, her rekatında onar ihlas okuyacağım.

Haydi, bana, sen ve senin üleman bir delil getirsin, bir ayet, bir hadis...

Bir görüpte anlayalım ilminizi, ya da kininizi...
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul
  Alıntı ile Cevapla

Cevap
Alt 13.03.2008, 00:09   #8 (permalink)
Gesperrt
 
kemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.08.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 157
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
kemi Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Cevap

BİD'ATLARDAN SAKINMAK

1. "Gerçeğin ötesinde sapıklıktan başka ne var ki?"
Yûnus sûresi (10), 32
Bu âyet-i kerîme, hak ile dalâlet arasında bir bağ olmadığını ortaya koymaktadır. Haktan ayrılan mutlaka dalâlete düşer, sapıklık batağına saplanır. Allah'dan başka rab arayan, bâtıl yollara dalar, uydurma ilahlara inanır, tevhid akidesinden ayrılarak şirke sapar.
Gerçeği gören, bilen ve tanıyan kimse, nasıl olur da sapıklığa değer verip onu tercih eder? İnsana yakışan hakkın yanında ve hakta olmaktır. Her çeşit bid'at ve temeli dine dayanmayan, sonradan uydurulmuş her şey sapıklıktır. Sapıklığın her türü reddedilmiştir, makbul değildir.
2. "Biz kitabda hiçbir şeyi eksik bırakmadık."
En'âm sûresi (6), 38
3. "Bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, çözüm için, Allah'a ve Resûlüne başvurun."
Nisâ sûresi (4), 59
Allah ve Resûlü'nün ölçülerine, Kur'an ve Sünnet'in hakikatlerine uymayan çözümler, insanı ve toplumu çözümsüzlüğe götürür. Kişiler ve hattâ toplumlar bazı kere en mükemmel çözümün kendi buldukları ve uyguladıkları yollar, yöntemler ve sistemler olduğuna inanırlar. Hattâ başkalarını da buna inandırabilirler. Fakat, fikir ve düşünceleri, sistemleri iflas edince, herkes, ne büyük yanlışlıklar yapıldığını, ne korkunç insanlık suçları işlendiğini görür. Heyhat! İş işten geçmiş, binlerce, milyonlarca insan heder olmuş, milletler dinsizleşmiş, insanlık hasletlerinden uzak-laşmış, ülkeler târ ü mâr olmuş, yeryüzünün dengesi bozulmuştur. Onu yeniden rayına oturtmak hakkı hakim kılmakla olur.
Yukarıda sayılan olumsuzlukların yaşanmaması için, yeryüzünde Allah ve Resûlü'nün hükmü yürürlükte olmalı, karşısındaki bütün batıllar, bid'atlar, sapıklıklar ve yanlışlar ortadan kaldırılmalı, iyilikler ve güzellikler hakim kılınmalıdır.
4. "İşte bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyun. Sizi Allah yo-
lundan ayırıp, parçalayacak yollara uymayın."

En'âm sûresi (6), 153
Bunun dışındaki birçok yollar, muhtelif dinler, mezhepler, bid'atler ve sapıklıklar, inananları fırka fırka, grup grup yapıp Allah yolundan ayırır ve parçalar.
Allah'a gittiği sanılan birçok yollar vardır. Nitekim, "Allah'a giden yol, yaratılmışların sayısıncadır" denilmiştir. Fakat bütün bunların içinde gerçekten Allah'a ulaştıran ve Allah ile resulleri tarafından davet olunan hak yol bir tanedir. Bu yol, kendisine girenleri toplayan, birleştiren, dağıtmayan, aldatmayan tevhid yoludur. Hak birdir, bâtıl ise çoktur. Tebliğ ve dâvet metodlarının değişik olması, hakkın da farklı ve değişik olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Tebliğ yollarının her birinde hakkın hükmü bir olup, çeşit çeşit değildir. Bu ise Peygamber'in tuttuğu yoldur. Allah'ın yolunu bulmak isteyenlerin Peygamber'e uyması zorunludur. Peygamber'in yolu dışındaki yollar, bid'attır, dalâlettir, sapıklıktır. Bu sebeple Peygamber'i rehber, önder ve örnek edinmek hak yolun temelidir.
5. "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın."
Âl-i İmrân sûresi (3), 31
Allah'ın Resûlü'ne uymamız gerektiğine bu âyet delâlet ediyor. Allah'ın kulunu sevmesi, kulun peygambere tâbi olma, uyma, onun yolunu ve izini takip etme şartına bağlanmış bulunmaktadır. Çünkü sevgi sadece sözle değil seven kimsenin sevdiğinin emrine, arzu ve isteklerine uymasıyla olur.
Bid'atlardan ve dinde aslı olmayan birtakım bâtıl ve yanlış yollara sapmaktan kurtulmanın çaresi, örnek ve önderimiz bulunan Resûl-i Ekrem Efendimiz'in hak ve doğru olan aydınlık yoluna uymaktan ibarettir

Âişe radıyallahu anhâ'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez."
Müslim'in bir rivayeti şöyledir:
"Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir."
Buhârî, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17,18. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime 2
Bu hadis, İslâm'ın en önemli temellerinden birini teşkil eder. Kitab ve Sünnet esasına dayanmayan her şey merdut, yani kabul edilemez niteliktedir. Böyle bir şey dinden sayılmaz ve bâtıl olarak adlandırılır.
Bu hadiste ise, ibadet ve tâatler de dahil, yaptığımız her işin görünüşte bile dine, Kur'an ve Sünnet esaslarına uyması gerektiği bize öğretilmiştir. Allah ve Resûlü'nün izin vermediği hiçbir şeyin dinden sayılmayacağını bu hadisin özlü ifadesinden gayet açık bir şekilde anlamış oluyoruz.

Hz. Peygamber, bu hadisleriyle, dinde haddi aşıp ileri gidenlerin aşırılıklarını, bâtıl yollara sapıp dini tahrif edenlerin tahrifatını din olarak kabul etmemek gerektiğine dikkatimizi çekmektedir. Bunların her biri bid'at olarak nitelenmiştir.
Daha dindar olabilmek veya öyle görünmek için Kur'an'da ve Re-
sûl-i Ekrem'in sünnetinde bulunmayan birtakım ibadetler veya Allah'a yakın olmaya vesile sayılabilecek bazı ameller ortaya çıkartan kimse daha dindar değil, dine ilavelerde bulunan bir bid'atçidir. Kendisi ve yaptığı işi asla kabul edilemez. Bunun aksine, dinde bulunup da Kur'an ve Sünnet'e uygun olan ibadet ve amelleri yok sayan, noksanlaştıran veya değiştiren, böylece dini tahrif eden bâtıl ehli de bid'atçıdır. Onlar ve amelleri merdut olup, asla kabul edilemez.

Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab: 70-71)
En doğru söz; Allah-u teala'nın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetidir. En şerli şey; bidat olan şeydir. Her bidat, dalalettir. Her dalalet, ateştedir
Bu husus, Peygamberimiz'in bir sonraki hadislerinden daha net bir biçimde anlaşılmaktadır. Çünkü orada, sonradan ortaya çıkarılan her şeyin bid'at, her bid'atın da dalâlet, sapıklık olduğu beyan buyurulmaktadır. Bid'at, Kur'an ve Sünnet'e dayalı bir temeli ve bu yönde ümmetin uygulaması bulunmayan şeydir. Burada ise dinde delili olmaksızın ortaya konulan yenilikler anlamındakullanılmaktadır.
Bid'atlarla mücadele etmek müslümanlar için bir görevdir. Bunun yolu, Kur'an ve Sünnet'i öğrenmek ve hayata uygulamaktan ibarettir.

Öyleyse Rabbimizden niyazımız ;


“ … HENÜZ HAYAT SERMAYESİ ELİMİZDE İKEN , BİZLERİ RESULÜNÜN YOLUNA HAKKIYLA İTTİBA EDEN KULLARINDAN OLMAMIZI NASİP EYLESİN …. “



VELHAMDU LİLLAHİ RABBİL ALEMİN
  Alıntı ile Cevapla

Alt 13.03.2008, 22:35   #9 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Mesajlar: 2.309
Tesekkür Etti: 154
43 Kunu Icin 82 Tesekkür Aldı
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 12
Standart

Rasullulah (s.a.s.)'ı sevmek, imanın temel kıstaslarından biridir.

Rasulullah (s.a.s.)'ın şu hadisi şerifi bunun en açık delilidir: "Sonsuz kudret sahibi olan Allah'a yemin ederim ki, sizden hiçbiriniz beni babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz" (Buhari, İman 8).
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul
  Alıntı ile Cevapla

Alt 13.03.2008, 22:54   #10 (permalink)
Forum Şairi
 
Caferi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 560
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Caferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevherCaferi islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 4
Standart

oyunlar oyunlar ve yine oyunlar.

Vesveseler..........

Hak olan dine uzanan eller, fısıltılar.

Parçalanmamış bir ümmet parçalandı ve her asır bu parça sayısı arttı. Parçala ki birlik olmasınlar küfre karşı, parçala ki yardımlaşmasınlar, parçala ki birbirlerini yesinler. Parçala ki tağutlar bayram etsinler.

Uyuma ey müslüman.

Okuduğun Kitabı nefsini yenerek okuyorsan göreceksin hakikatleri.

Hz.Muhammed(s.a.a) bizim için güzel bir örnektir. Rehberdir.

Her ümmete peygamberleri şahit geleceği gün, onların üzerine şahit gelecektir.

Yaşadığı her an Kuran çizgisindedir.

Allah, kuran, peygamber varken ve birlik olun bölünmeyin derken

ben şimdi, nefsine, tağutlara, vesveselere uyup ta, müslümanları bölmek isteyen birilerine mi uyacağım!
__________________
En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23.

Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed

Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.
Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim