Yavaş yavaş Azrâil, başına geldiği zaman,
Kırılır ayakla kol, yavaş yavaş.
Mevlâm nasîb etsin din ile îmân,
Akar gözlerinden sel, yavaş yavaş.
Yüksek uçan gönül, yorulur birgün,
Ölçü terâzîsi, kurulur birgün.
Herkesin yaptığı, sorulur birgün,
Döner mi, yâ Rabbî, dil yavaş yavaş.
Hep nefsine uydun, tevbe etmedin,
Her bulduğun yidin, şükür etmedin.
Nihâyet, bu kara toprağa geldin,
Çekilir dünyâdan el, yavaş yavaş.
Kabrin üzerine dikerler taşı,
Bir avuç toprağa koyarsın başı.
Baba, oğlun görmez, kardeş kardeşi,
Gider, geri dönmez yol, yavaş yavaş.
Kâfûrlu, ılık suyu koyarlar,
O nazlı bedeni, tekmîl soyarlar.
Öldüğünü konu komşu duyarlar,
Gelir geri ahbap el, yavaş yavaş.
__________________ ''Bir hayatki Sonu cennettir Sıkıntıdan ne çıkar?'' ''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir Rahatından ne çıkar?'' “Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır. Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır. Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca, En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..." |