 | Hz.Peygamber'in Büyülenmesi Konusu |  |
12.01.2008, 00:42
|
#1 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.215 Tesekkür Etti: 1.474
605 Kunu Icin 1.241 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Hz.Peygamber'in Büyülenmesi Konusu Hz.Peygamber'in Büyülenmesi Konusu: Büyünün gerçekliği ve etkisinin olduğu, büyücünün Allah'ın izni ile rakibini etkileyip zarar verebildiği yönündeki Ehli Sünnetin görüşü doğrudur. Racih olan budur. Çünkü Kur'an ve Sünnetten delillere dayanmakt adır. Kur'an'dan delili, Hârût ve Mârût öyküsünde geçen âyetlerdir. Az sonra buna değineceğiz. hadisten delili ise, yahudinin Hz.Peygamberi büyülemesidir. Buhari'nin Sahih'inde birkaç yerde belirttiği olay şudur: "Hz.Aişe anlatıyor; Zurayk oğullarından Lebid İbn A'sam adında bir adam Rasulullahı büyü yaptı. Öyle ki, Rasulullah, yapmadığı bir şeyi yapmış sandı. Bir gün veya bir gece benim yanımda iken uzun uzun dua etti ve şöyle dedi: Ey Aişe! gördün mü? Allah beni iyileştirecek şeyi bildirdi. Yanıma iki adam geldi, biri baş ucumda, diğeri ayak ucumda oturdu ve birbiriyle şöyle konuştular: “Bu adamın hastalığı nedir? “Büyülenmiştir. -Kim büyülemiştir? -Lebid ibn A'sam. -Ne ile büyülemiştir? “Tarak, saç ve erkek hurmanın kuru kapçıkları ile. -Büyü nerededir? -Zervan kuyusund adır. “Rasulullah, arkadaşlarından birkaç kişi ile beraber kuyuya geldi. Dönünce şöyle dedi: Ey Aişe! Suyu kına suyu gibidir, hurmaları da şeytanların başları gibidir. Dedim ki: Ey Allah'ın rasulü! Onu çıkarıp bozm adın mı? Şöyle dedi: Allah beni onun hastalığından kurtardı, onun yüzünden halkın arasında bir kötülüğün çıkmasını istemedim. Kuyunun kapatılmasını emretti ve kuyu toprakla kapatıldı." Buharı, yine Tıp bölümünde, "büyü çıkarılır mı"? kısmında başka ilaveleri olan şu rivayetle de rivayet etmiştir: "Hz.Aişe anlatıyor: Gördün mü? Fetva sorduğum konuda Allah bana fetva verdi. Bana iki adam geldi.Biri baş ucumda, diğeri ayak ucumda oturdu. Baş ucumda oturan adam diğerine sordu: “Bu adama ne olmuştur? “Büyülenmiştir. “Kim büyülemiştir? “Lebid İbn A'sam. Zurayk oğullarından bir adam, Yahudilerin işbirlikçisi olan bir münafık. “Ne ile büyülemiştir? -Bir tarak ve saç ile. -Nerede yapmıştır? “Zervan kuyusunda basamak taşının altında, erkek hurma kapçığı içinde. Rasulullah kuyuya geldi ve büyüyü çıkardı. Bana gösterilen kuyu budur, suyu kına suyu gibidir, hurmaları da şeytanların başları gibidir, dedi ve çıkarıldığını söyledi. Bunu çıkarıp bozm adın mı? dedim. Madem ki Allah beni onun hastalığından kurtardı, ben de halktan kimseye zarar gelmesini istemiyorum, dedi." îbn Hacer, her iki hadisle ilgili uzun açıklamalar yapmıştır. Onlardan sadece bazı kelimeler için yaptığı açıklamaları alacağız. Hz.Aişe'nin "kadınlarla yatmadığı halde yatmış sanırdı" sözü, sanma ve hayal etme anlamındadır. Kadı Iyaz, bu ifadeye dayanarak büyünün kişinin akıl ve düşüncesini değil, beden ve organlarını etkilediğini söylemiştir. Rasulullahın büyülenmesi, korunmuş ve şeytanların etkilemesinden muhafaza edilmiş olmasına aykırı değildir. Peygamberin şeytanların şerrinden korunması, onların kendisine zarar vermeye çalışmalarını engellemez. Büyüden etkilenmesi de, tebliğ görevine bir eksiklik getirmez, sadece konuşm adaki bir zayıflık, bazı işleri yapmaktan acizlik veya bir şeyi aralıklarla hayal etme gibi diğer hastalıklar gibi bir hastalıktır. Allah şeytanların hilelerini boşa çıkarır. " Vakıdi, bu büyülemenin Rasulullahın Hudeybiye'den döndüğü hicretin yedinci yılı Muharrem ayında meydana geldiğini belirtir. Yahudilerin ele başları, Zurayk oğullarından büyücü ve münafık bir yahudi olan Velid Ibn A'sam'a gelmişler ve üç dinar vereceklerini söyleyerek Rasulullaha etkileyici bir büyü yapmalarını istemişlerdir. Velid'in kız kardeşi onlara "Peygamber ise, zaten Allah ona bildirecek, değilse, aklı gidecek kadar büyü onu etkileyecektir" demiştir. Büyücü Lebid tarağı, saçı huma lifinin içine sarmış ve kuyu taşının altına bırakmıştır. Beyhaki, Delalilu'n-Nubuvve kitabında bundan fazla olarak şunu riâyet etmektedir: Rasulullah Zervan kuyusuna bir adam göndermiş, adam kuyuya inerek taşın altından bir hurma lifi çıkarmış, içinde Rasulullahın tarağı ve bir tutam saçının yanında iğneler batırılmış mumdan bir heykeli ve onbir düğüm atılmış bir iplik olduğunu görmüştür. Cebrail, Nâs ve Felak surelerini getirmiş ve iki surenin âyetlerinden birer birer okuyarak düğümleri çözmesini söylemiş, o da okuyarak çözmüştür. Sonra çıkardığı her iğne için önce bir sızı, sonra bir rahatlama duymuştur. Ey Allah'ın rasulü, bu yahudiyi öldürseydin ya! demişler. O da "Allah beni iyileştirdi, onun göreceği Allah'ın azabı daha çetindir" demiştir." Kimi müslümanlar Rasulullahın büyülenmesini yadırgayabilir ve bunu Rasulullahın şeytanlardan korunmuş olmasına aykırı görebilir.Bu yadırgamaya gerek yoktur. Çünkü olay bütün hadis kitaplarında sabit olmuştur. Buhari ile Müslim'in ittifak ettikleri bir konudur, hadis, tefsir ve siyer kitaplarının hepsinde bulunmaktadır. Büyülenme olayı ile Peygamberin korunmuşluğunun uzlaştırılması konusuna gelince, bu konuda Müslim'in şerhinde Nevevi'nin belirttiği Mazri'in şu sözlerini vermekle yetineceğiz: "Kimi bidatçılar başka bir sebeple bu hadisi inkar etmiştir. Peygamberlik makamını lekelediğini, o makamı şüpheli duruma düşürdüğünü ve bunu caiz görmenin şeriata güveni sarsacağını iddia etmiştir. Bu bidatçıların iddiları geçersizdir. Çünkü bunun doğru ve sahih olduğu kesin delillere dayanmakt adır. Peygamberin korunmuşluğu tebliğle ilgilidir. Mucize bunun şahididir. Delilin aksini gösterdiği şeyi caiz görmek yanlıştır. Rasulullahın diğer inanlar gibi olduğu ve karşılaştığı birtakım dünya işlerinde gerçekliği olmayan bazı şeyleri yapıyor sanması uzak bir şey değildir. Eşleriyle birleşmediği halde onlarla birleştiğini sanmıştır, diye itiraz edilebilir. Şüphesiz insan böyle bir şeyi rüyada sanabildiği gibi uyanık iken de sanabilir. Halbuki bir gerçekliği yoktur. Bir şeyi yapmadığı halde yapmış sanmıştır, denilebilir. Halbuki sandığı şeylerin doğruluğuna kendisi inanm adığı için sandığı şeyler de doğru değildir. Kadı Iyaz şöyle der: Bu hadisin rivayetleri büyünün aklını, kalbini ve inançlarını değil, vücudunu ve dış organlarını etkilediğini belirtmiştir. Böylece hadisteki "Eşleriyle birleşmediği halde birleştiğini sanmıştır" veya "hayal etmiştir" sözünün anlamı şu olmaktadır: Önceki alışkanlığı ve davranışlarından buna gücünün olduğunu görür. Onlara yanaşınca, büyü etkisini gösterir ve büyülenen kişide görüldüğü gibi,buna imkan bulm adan girişimi yarım kalır. Rivayetlerde geçen"bir şeyi yapmadığı halde yapmış sanma" yı ve benzerini belirten bütün şeyler, aklına bir zarar gelmesi anlamında değil, gözünün önünde canlanması anlamındadır. Bunda peygamberliği bulandıracak veya sapıklık ehline eleştiri kapısını açacak hiç birşey yoktur"
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  |  | |  |
12.01.2008, 00:54
|
#2 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Alıntı: Kimi müslümanlar Rasulullahın büyülenmesini yadırgayabilir ve bunu Rasulullahın şeytanlardan korunmuş olmasına aykırı görebilir.Bu yadırgamaya gerek yoktur. Çünkü olay bütün hadis kitaplarında sabit olmuştur. Buhari ile Müslim'in ittifak ettikleri bir konudur, hadis, tefsir ve siyer kitaplarının hepsinde bulunmaktadır. Büyülenme olayı ile Peygamberin korunmuşluğunun uzlaştırılması konusuna gelince, bu konuda Müslim'in şerhinde Nevevi'nin belirttiği Mazri'in şu sözlerini vermekle yetineceğiz:
"Kimi bidatçılar başka bir sebeple bu hadisi inkar etmiştir. Peygamberlik makamını lekelediğini, o makamı şüpheli duruma düşürdüğünü ve bunu caiz görmenin şeriata güveni sarsacağını iddia etmiştir.
Bu bidatçıların iddiları geçersizdir. Çünkü bunun doğru ve sahih olduğu kesin delillere dayanmakt adır. Peygamberin korunmuşluğu tebliğle ilgilidir. Mucize bunun şahididir. Delilin aksini gösterdiği şeyi caiz görmek yanlıştır.
| Buhari ve Müslim diyor diye, peygamber büyülenmiş midir? Buradaki iftira peygambere iftira boyutunu aşar Allah(c.c.)' e iftira boyutuna ulaşır.
Allah'a iftira, peygambere iftira, islama iftiradır bu büyüleme olayı. isterseniz bu konu hakkında o bidatçı dediginiz fikirleri direk yargıyı vermeden okuyunuz.
veyahut Buhariyi Müslimi düşünmeden Allah(c.c.)'in kitabını ve Peygamberin islam tebliğini düşünerek tevekkür ediniz.
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| |  |
12.01.2008, 01:21
|
#3 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.215 Tesekkür Etti: 1.474
605 Kunu Icin 1.241 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Sen oradamıydın Caferi Kardeş, eğer farklı bir iddian varsa Buhari ve Müslim'i yalanlayan ortaya koy delillerini, sana inanalım...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |
12.01.2008, 01:28
|
#4 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Böyle bir şey için dahi birilerinin yazılarını kitaplarını delil istiyor isen, sana binlerce farklı görüşten delil getirsem de yine inanacak değilsin. Zira bu öyle bir konudur ki akıl ile değil yürek ile görülür.
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| |
12.01.2008, 01:29
|
#5 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.215 Tesekkür Etti: 1.474
605 Kunu Icin 1.241 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: Caferi Nickli Üyeden Alıntı
Böyle bir şey için dahi birilerinin yazılarını kitaplarını delil istiyor isen, sana binlerce farklı görüşten delil getirsem de yine inanacak değilsin. Zira bu öyle bir konudur ki akıl ile değil yürek ile görülür. | Kime inanalım Caferi, onu söyle bari...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |
12.01.2008, 01:35
|
#6 (permalink)
| | Forum Şairi
Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.05.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 27 Mesajlar: 560 Tesekkür Etti: 0
6 Kunu Icin 9 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Allah(c.c.) a
O sana yol gösterecektir.
__________________ En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.
"De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23. Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati. Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle. | |
| |
12.01.2008, 01:37
|
#7 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.215 Tesekkür Etti: 1.474
605 Kunu Icin 1.241 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: Caferi Nickli Üyeden Alıntı
Allah(c.c.) a
O sana yol gösterecektir. | Sağol Caferi, Allah razı olsun senden, milyon kerre...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  | |  |
13.01.2008, 15:08
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.967 Tesekkür Etti: 112
132 Kunu Icin 233 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Selamün Aleyküm,Biliyorsunuz yine ben müdahil degilim ama Bekir kardesim delil istemis eger kizmaz ise Caferi kardesimin yerine ben vereyim; Önce Hadislerdekine bakalim; Bize İbrahim ibn Mûsâ tahdis etti. Bize İsâ ibn Yûnus, Hişâm’dan; o da babası Urve’den haber verdi ki, Âise (R) şöyle demiştir: Benû Zureyk Yahûdilerinden Lebid ibnu’l-A’sam denilen bir adam Rasûlullah’a sihir yaptı. Hattâ bâzı işi işlemediği hâlde kendisine onu yaptığı hayâli gelirdi. Nihâyet günün birinde yâhud gecenin birinde benim yanımda iken kendisi duâ etti, yine duâ etti. Sonra şöyle dedi: - “Yâ Âişe! Kendisinden fetva istediğim şey hakkında Allah’ın bana fetvâ verdiğini bildin mi? Bana iki adam geldi (Cibril ve Mikâil) Bunlardan biri baş ucumda, diğeri de ayak ucumda oturdu. Akabinde bunlardan biri arkadaşına: - Bu zâtın hastalığı nedir? diye sordu. O da: - Sihirlenmiştir, diye cevap verdi. Öteki: - Buna kim sihir yapmıştır? dedi. Öbür melek: - Lebid ibnu’l-A’sam, diye cevâp verdi. Sonra: - Bu sihir hangi şeyde yapılmıştır? diye sordu. O da: - Bir tarak, saç sakal tarantısı ve erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığı ile, diye cevâb verdi. - Nerede yapılmış? suâline de: - Zervân Kuyusu’nda -Bir rivayette: Zû Ervân Kuyusu’nda- diye cevâb verdi”. (Âise dedi ki Sonra Resûlullah (S) sahâbilerden birtakım insanlarla berâber çıkıp bu kuyuya gitti. Oradan dönüp gelince bana: - “Yâ Âise! O kuyunun suyu kına suyu gibi kırmızımtırak yâhud etrafındaki hurma ağacının uçları şeytanların başları gibidir” buyurdu. Ben kendisine: - Yâ Rasûlullah! Sen o sihri oradan çıkarmadın mı? diye sordum. Rasûlullah: - “(Hayır çıkarmadım.) Çünkü Allah bana şifâ ve âfiyet vermiştir. Ben o sihri çıkarmakla, halk arasında sihir şerrini yaygınlaştırmamı istemedim” buyurdu. Âise: Rasûlullah o kuyunun kapatılmasını emretti de kuyu gömüldü, demiştir.
(Buhâri, Kitâbu’t-Tıbb 77 C.12 S.5784-5785 Ötüken 1988, ayrıca Müslim, Selâm 43,(2198) ) Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sihir yapıldı. Bu yüzden günlerce hasta düştü. Sonunda Cebrail aleyhisselâm gelerek: “Seni Yahudilerden bir adam sihirledi. Yaptığı sihir düğümünü falanca kuyuya attı” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Ali (radıyallahu anh)’yi (bu maksatla oraya) gönderdi. Ali (radıyallahu anh) düğümü oradan çıkarıp çözdü. (Sihir çözülünce) Aleyhissalâtu vesselâm, bağdan kurtulmuş gibi kendine geldi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunu, o yâhudiye zikretmedi ve onun yüzünü de hiç görmedi.”
(Nesâi, Tahrim 20, (7,112-113). ) Âise (R) şöyle demiştir: Rasûlullah’a sihir yapılmıştı. Hattâ kendisi kadınlarına (cinsi münâsebet için) yanaşmamış hâldeyken, onlara yanaşır olduğunu düşünür, zannederdi. Râvi Sufyân: İşte böyle olduğu zaman bu, sihirden olabilecek rahatsızlığın en şiddetlisidir, demiştir. .............
(Buhâri, Kitabu’l-Tıbb 79 C.12 S.5788 Ötüken 1988. ) Görüldüğü gibi, peygamberin sihirlenmiş olduğunu ısrarla tahdis ettiler ve bu iddialarını daha başka rivayetlerle de tekrarladılar, hem de peygamberin en şiddetli sihirle sihirlenmiş olduğunu iddia ederek. Bu öyle bir iddiadır ki, kesinlikle, Allah ve Peygamber düşmanlarını belirleyen en açık kıstaslardan (ölçütlerden) biridir. Tarih boyunca, İslam dinine karşı delil getiremeyen, müşrik ve kafirler, dini tebliğ eden peygamberlere karşı, onlar sihirlenmiş kimselerdir; delidirler v.s. Deme iftirasına sarılmaktan başka, sözle saldırı için kendilerince geçerli başkaca bir çare bulamamışlardır ve bu gibi şeyleri defalarca tekrarlamışlardır. Şimdi bu gibi kimselerin durumu hakkında Kur’an’dan örnek verecek olursam. Mealen: - Kur’an okunduğu zaman seninle âhrete inanmayanların arasına kapalı bir perde çekeriz. 17/45 - Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur’an’da Rabbinin birliğini yâd ettiğinde (tek İlâh inancından hoşlanmadıkları için) arkalarını dönüp kaçarlar. 17/46 - Biz onların, seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini, kendi aralarında gizli konuşurken de o zâlimlerin: “Siz sihirlenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz! dediklerini gayet iyi biliyoruz. 17/47 - İşte bak; senin için nasıl misâller verdiler! (Onun için öyle) saptılar ki. Artık bir daha yol bulamazlar. 17/48 - Onlar (bir de) şöyle dediler: “Bu peygambere ne oluyor ki yemek yiyiyor, çarşılarda geziyor? Ona kendisiyle berâber uyarıcı bir melek indirilmeli değil mi?” 25/7 - “Yahut kendisine (gökten) bir hazine atılmalı, yâhut kendisinin bir bahçesi olmalı da ondan (hiç zahmet ve meşakkat çekmeden) yemeli değil mi?” Ve zâlimler: “siz başka değil, sâdece sihirlenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler. 25/8 - Bak, senin için nasıl misâller verdiler de saptılar. Artık bir daha yolu bulamazlar. 25/8 Görüldüğü gibi, Peygamberin sihirlenmiş olduğu iftirasını ancak zalimler ve doğru yolu bulamayanlar yapmışlardır. Bunlar öyle kimselerdir ki, peygamberlik olayını yanlış değerlendirdikleri gibi, Kur’an’ı anlamaktan kesinlikle uzaktırlar, böylece doğru yolu bulamazlar. Bir kimse çıkıp ta, kul sözü, Allah sözünü iptal eder diyebiliyorsa, böyle bir kimsenin durumu ibretle düşünülecek bir durumdur. Böyle kimseler, İslam dini açısından mahvolmuş kişilerin ta kendileridir. Sihirlenmiş iftirasını, Firavun da Mûsa peygambere yapmıştı. Kur’an’dan mealen: - Andolsun, biz Mûsa’ya açık açık dokuz âyet (mucize) vermiştik. İşte İsrail oğullarına sor: O (Mûsa) onlara gelmiş, Fir’avn ona: “Ey Mûsa, ben seni sihirlenmiş sanıyorum” demişti. 17/101 - (Mûsa) dedi ki: “(Ey Fir’avn) bunları, ancak göklerin ve yerin Rabb’inin, benim doğruluğumu gösteren) deliller olarak insanlara indirdiğini pekâlâ bildin. Ben de sanıyorum ki, ey Fir’avn, sen mahvolmuşsun.” 17/102 Görüldüğü gibi, peygamberlere sihirlenmiş iftirasında bulunmanın karşılığı mahvolmaktır. Böyle kimseler hidayete yol bulamazlar.
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
13.01.2008, 15:50
|
#9 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.215 Tesekkür Etti: 1.474
605 Kunu Icin 1.241 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Metin Kardeş, orucu bitirdin, elhamdülillah, hayırlı olsun. İftara dikkat et, oruç sonrası intibak için yavaş gitmek lazım Şimdi Metin Kardeş, yukarıdaki ayetlere bakıyorum, bir de 1. linkteki yazıya, ne biliyim yani, ben bir irtibat kuramadım, bunu kendi izansızlığıma veriyorum ama, bir tarafta Peygamberimize rahatsızlanması için yapılmış bir sihir mevzusu var ki, tüm İslam kaynakları bunu kabul eder ve Felak-Nas suresinin nüzül sebebi budur denir, diğer tarafta Peygamberimizin nübüvvetine itirazi sebeplerle yapılmış bir iddia nedeni ile inen ayetler. Ben sanin beyyinelerini bu konu ile bağdaştırmaya çalıştım ama altından kalkamadım, sen de bir daha bak istersen. Baki selam...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  |  | |  |
13.01.2008, 16:11
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.967 Tesekkür Etti: 112
132 Kunu Icin 233 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Alıntı: bekir Nickli Üyeden Alıntı
Metin Kardeş, orucu bitirdin, elhamdülillah, hayırlı olsun. İftara dikkat et, oruç sonrası intibak için yavaş gitmek lazım Şimdi Metin Kardeş, yukarıdaki ayetlere bakıyorum, bir de 1. linkteki yazıya, ne biliyim yani, ben bir irtibat kuramadım, bunu kendi izansızlığıma veriyorum ama, bir tarafta Peygamberimize rahatsızlanması için yapılmış bir sihir mevzusu var ki, tüm İslam kaynakları bunu kabul eder ve Felak-Nas suresinin nüzül sebebi budur denir, diğer tarafta Peygamberimizin nübüvvetine itirazi sebeplerle yapılmış bir iddia nedeni ile inen ayetler. Ben sanin beyyinelerini bu konu ile bağdaştırmaya çalıştım ama altından kalkamadım, sen de bir daha bak istersen. Baki selam... | Simdi sen diyorsun;Islam kaynaklari bunu kabul eder Kuran kabul etmiyorsa benim bir sözüm olmaz sanirim.Nuzul sebeb ilemidir diye sormayacagim ayrica?Cünki bilirsinki Ümmül-Kitabta olanin inmesi icin bir sebebe ihtiyac yoktur sanirim..Zaten anlatilan Kemale erdirilecek olan Allahin dininin bir sebebe dayanmasi söz konusu degil ortam(Artik Hakk geliyor batil icin care yoktur kurtulusa) olusmustur ve Din kemale erdiriliyorken illaki sebeb aramamak lazim diye düsünüyorum o nedenle sormuyorum.17/101-102 ye dikkat edersen her Resulün basina geleni Red eden Allah nasil olurda Allahin Resulü Muhammedi buna muhattab eder diye düsünmekten kendimi alamiyorum...
Not; Orucu bozdum sen hic merak etme hazmedemedigimiz hic bir konuda asla konusmayiz Elhamdülillah yani yiyecegimiz seyi cok iyi biliriz Allahin izni ile...Ukalaliktan utaniriz,kibirden Allaha siginir Tebyinden asla taviz vermeyiz....
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | |
Benzer Konu | |