Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel

Zurück   Islam Forum - Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > İslami Makaleler

İslami Makaleler Yazarlardan Alıntılar

Banner Degisimi ile Beraberce Daha Fazla Kitlelere Ulasalim

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

İslam'a ana kapısından girmek
Alt 04-14-2008, 00:03   #1 (permalink)
zeynep_hearty
Guest
Style:
 
Mesajlar: n/a
Referrals:
İslam'a ana kapısından girmek


Alın size kocaman bir soru: Bakara 2. ayet neden “Huden li'l-muttekîn” (takva sahipleri için tarifsiz bir hidayettir) diye biter? Neden “takven li'l-muhtedîn” (hidayete erenler için takva kaynağıdır) diye değil?
Biliyor musunuz, elimizdeki birçok tefsir ve hemen tüm mealler bu ayrımı ıskalamışlar.
Dahası da var: bazıları ayan açık Bakara 2'yi “neden böyle değil” dediğim cümle gibi anlamışlar. Oysaki vahiy, “Kur'an hidayete erenler için takva kaynağıdır” demek isteseydi öyle derdi, ama demedi. Ya ne dedi? “Kur'an takva sahipleri için tarifsiz bir hidayettir” dedi.
İşte burada kafa konforumuz bozuluyor. Yaygın tabirle, ezberimiz bozuluyor. Biz kendimizi öyle şartlandırmışız ki, takvadan ancak hidayetten sonra söz edilebilir sanmışız. Hidayetten önce takva olmaz sanmışız. Ama ayet bunun tersini söylüyor. Hidayetten önceki takvadan söz ediyor. Hatta bir adım daha atarak, zımnen şunu söylüyor:
“İnsanı hidayete ulaştıran hidayete ermeden önceki takvasıdır.”
Hidayete ermeden önceki takva?..
Bu konuda bu köşede daha önce yazdığım “Vicdan olmadan iman olur mu?” başlıklı makale orada öylece dururken, bunun neden ve nasılını tekrar izaha girişecek değilim.
Sözü buradan açmamın nedeni, bu ayetin son tecellisiyle dün karşılaşmış olmamdır.
Ayetin tecelli ettiği şahıs, Murad Wilfried Hofmann'dır. Essen Üniversitesinin 800 kişilik konferans salonunu dolduran üniversite gençliğinin önüne onunla yan yana çıkmadan önce sıcak bir sohbetimiz oldu.
Sohbetimiz sırasında Üstad Hofmann, Cezayir'de bir Alman diplomatı olarak bulunduğu yıllarda yaşadığı bir hatırayı nakletti. O bunu, Türkiye'yi İslam bünyesinden tamamen kesip koparma projesi olan malum projenin İslam coğrafyasında ne derin yaralar açtığını teyit sadedinde dile getiriyordu.
O tarihte bir Türk hanımla evli olan Hofmann Cezayir'de bir camiye girmek isterler. Görevli Alman Hofmann'ın girebileceğini fakat Türk eşinin giremeyeceğini söyler. Arkasından da bir espri yaptı: “Her sabah kalktığımda Erdoğan hâlâ yerinde duruyor mu diye soruyorum!”
Şimdi gelin benim yerimde olun da, daha neyin ne olduğunun ortaya çıkmadığı 1920'li yılların başında tepeden Batılılaşma projesinin taşeronlarını “Ey halaskarânı İslam!” diye tebcil eden Cezayirli allame Abdulhamid b. Badis'i acı bir tebessümle hatırlamayın.
Vahyin inşa ettiği arı-duru bir zihin karşımdaki. Anadan doğma Müslüman (!) birçok entelektüelde görmeye hasret gittiğim bir zihni netlik ve teşevvüşten uzaklık. Batı varoluşçuluğunu “laf cambazlığı” olarak görüyor. Batılı düşünürler içinde Ludwig Wittgenstein'i ciddi buluyor. Uçakta göz gezdirdiğim eserinde Hofmann, bu agnostik üstadın İslam'a seçici/ayıklayıcı yaklaştığından şikâyetini görüyorum.
Söz Kur'an'a geldiğinde, karşımdaki insanın Kur'an'ı nasıl hücrelerine sindirmiş olduğunu, bilmem kaçıncı kez hayretle müşahede ediyorum. Tek kelimeyle Kur'an'a vurgun biri olarak gördüm onu. Ah ki, ne ah! Bizdeki benzerlerinde binde birini göremediğim hassasiyet. Hatta bırakın ateist, agnostik ve deistlerinde, İslamcılarında bile rastlayamıyorum bu vahiy hassasiyetine.
78'ine merdiven dayamış karşımdaki ihtiyar (ihtiyar “doğru seçim yapabilen tam aktif irade” manasına gelir) delikanlının vahye olan bu derin bilgi ve ilgisinin arka planını merak ediyordum ki, kendisi sormadan açıkladı. Fransız işgali altındaki Cezayir'de bulunduğu yıllar kanın gövdeyi götürdüğü yıllardır. Cezayirliler işgalcilerden vatanlarını terk etmelerini istemekte, Fransızlarsa bu talebi kanla, aşağılamayla, katliamla bastırmaya çalışmaktadır. Bu dayanılmaz duruma karşı Cezayirlileri diri ve umutlu tutan sırrı Hofmann çok merak eder. Sonunda bulur: Kur'an. Bu sırrı Allah Bakara 153. ayete koymuştur.
Ve kendisi o tarihten sonra Kur'an'la yol alır. Kur'an onu fıtratına doğru çeker getirir. Sonunda Allah Rasulü'nün ve sahabenin girdiği İslam'ın ana kapısından o da girer. İslam'ın ana kapısı vahyin kapısıdır.
ABD'de yüksek tahsilini yaparken bir kaza geçirir. Yüzü ve alt dudağı tahrip olmuş, 19 dişi kırılmış, kolu yerinden çıkmış, sağ dizinde kayma olmuştur. Gözünü hastanede açtığında cerrah şöyle der: “Sevgili dostum, kimse böyle bir kazadan kurtulamazdı! Tanrı'nın senin için planları olsa gerek!”
Hofmann diyor ki: “Yirmi dokuz yıl sonra, 25 Eylül 1980'de bunu anladım.” Bu tarih, Hofmann'ın fıtratına dönüş tarihidir. İşte günlüğüne o günlerde düştüğü not: “..fark ettim ki, kendime rağmen ve tamamen gayr-ı iradi bir biçimde, her hangi bir şok yaşamadan ve adım adım duygu ve düşünce planında Müslüman olmaya başlamıştım.”
Şu kesin ki, onu İslam'ın ana kapısına adım adım yaklaştıran Kur'an'dır. İşte tam bu nedenle birini sahabeyle kıyaslayacağım zaman “anadan doğma Müslüman”dan daha çok alın teriyle, yürek teriyle, kendi kendini yeniden doğurarak Müslüman olan mühtedileri kıyaslıyorum. Çünkü başta “sen bundan önce kitap nedir iman nedir bilmezdin” denilen Peygamber olmak üzere tüm sahabe “mühtedi” idi. Ve hepsi de İslam'a ana kapıdan girdiler.
İşte bu yüzden Kur'an muttakiler için hidayettir. Bilmem anlatabildim mi?

M.İSLAMOĞLU

Selamve dua ile...
  Alıntı ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to For This Useful Post:
Ebu Zerr (04-14-2008), kurumuş çoraklar (04-14-2008), Mücahid (04-14-2008), yolcu (04-17-2008), Zippo (04-14-2008)

Alt 04-14-2008, 09:30   #2 (permalink)
Üye
 
kurumuş çoraklar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Style: 0
 
kurumuş çoraklar isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Memleket: karışık ama trabzon ağır basıyor
Kan Gurubu: 0 rh +
Yaş: 36
Mesajlar: 121
Thanks: 147
Thanked 87 Times in 52 Posts
kurumuş çoraklar Tanınma yolunda
Rep Puanı: 12
Referrals: 0
kardeşim yüreğine emeğine sağlık mustafa islamoğlunun o güzel eserlerini bizlerle paylaştığınız için teşekkürler
__________________
Kadın; erkeğin kaburgasından yaratıldı,
ayaklarından yaratılmadı!
Öyle olsaydı ezilirdi!
Üstün olsun diye başından da yaratılmadı!
Ama göğsünden yaratıldı, eşi olsun diye!
Kolun biraz altında, korunsun diye!
Kalp hizasında sevilsin diye!
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kapitalizm İslam'a Uyar mı? mehmet_burada Genel Islam Konular 41 05-25-2008 01:14
Dar ul İslam ve Dar ul harb abdulmumin1405 Genel Islam Konular 4 01-23-2008 10:39
Batı Terör adı altında İslam'a savaş açtı!!! Mehmet_Aydin Kavramlar ve İçerikleri 0 01-07-2008 18:21
abd li spikerden islama iğrenç saldırı akgün Konu Dışı 0 11-04-2007 00:56
Dünya'dan islama geçiş manzaraları. Caferi Genel Islam Konular 0 05-30-2007 23:55



WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:37.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Ad Management by RedTyger