Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Büyük İsimlerin Biyografisi > Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları > Hz. Ali (R.A) Hakkında

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler Stil

Siffin Savaşi
Alt 05.09.2007, 11:42   1 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 34 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart Siffin Savaşi

SIFFİN SAVAŞI

Dördüncü Raşid Halife Hz. Ali (r.a) ile Suriye valisi Hz. Muaviye b. Ebu Süfyan arasında M. 657 yılında, Fırat'ın sağ kıyısına yakın Rakka'nın doğusunda bulunan Sıffin'da yapılan savaş.

Hz. Ali'nin Cemel vak'asından sonra onun hilafetine muhalif olarak, Suriye bölgesini idare etmekte olan Hz.Muaviye ve taraftarları kalmıştı. Hz. Muaviye ve taraftarları, davalarının, Hz. Osman (r.a)'ın intikamını almak olduğunu iddia ediyorlardı. Öte taraftan Hz. Ali'yi, Osman (r.a)'ı şehid edenleri korumak ve onları cezalandırmamakla suçluyorlardı. Halbuki Hz. Ali (r.a), fitne ve kaynaşmanın yatıştırılmasından sonra suçluları cezalandıracağını vadetmekteydi. Cemel vak'asından sonra Kufe'ye yönelen Hz. Ali (r.a), Cerir b. Abdullah el-Bâcelî'yi, Hz. Muaviye'ye göndererek, muhâcirlerin ve ensârın kendisine bey'at ettiklerini; onun da muhacirler ve ensâr gibi bey'at edip itâatini bildirmesini istedi (İbnul-Esîr, el-Kamilu't-Tarih, Beyrut 1979, III, 276). Muaviye, kendisine elçi olarak gelen Cerir b. Abdullah'ı oyalayarak Amr b. el-As ile istişarede bulundu. Amr ona, Ali (r.a)'dan, Osman (r.a)'ın kanını istemede ısrar etmesini, katilleri derhal cezalandırmayı reddettiği takdirde, Suriye ordusuyla onun üzerine yürümesini söyledi. Cerir b. Abdullah, Hz. Ali'nin yanına dönerek durumu ona bildirdi.

Öte taraftan, Medine'den Şam'a götürülen Hz. Osman'ın kanlı gömleği ve hanımı Nâile'nin kesik parmakları Hz. Muaviye tarafından caminin minberine asıldı. Askerler onun önünde toplaşarak ağlıyorlardı. Orada toplananlar Hz. Osman'ın intikamını alıncaya kadar yataklarında uyumayacaklarına ve yıkanmayacaklarına dair yemin ettiler. Suriye ordusu Hz. Muaviye'den bol maaş ve bahşişler almaktaydı. seken beş bin kişilik bir orduyla Şam'dan yola çıktı. Hz. Ali (r.a) ise doksan bin kişiden oluşan ordusuyla Küfe'den Sıffın'e doğru harekete geçti. Muaviye, Fırat kıyısındaki düzlükte karargâh kurmuştu. Hz. Ali'nin ordusunun karargâh kurduğu yer ile nehir arasında Muaviye'nin askerleri olduğu için ilk geceyi susuz geçirdiler. Ancak, yapılan bir saldırı ile Şam ordusuna bağlı birlikler nehirden uzaklaştırıldı. Ordusu susuz kalan Muaviye, Ali (r.a)'a adam göndererek nehirden su almalarına izin vermesini istedi. Hz. Ali (r.a) bunun üzerine onların su almalarına engel olmadı. Hz. Ali, Muaviye'ye elçiler göndererek, onu birliğe ve müslümanların topluluğuna girmeğe davet ederek savaştan vazgeçirmeye çalıştı. Ancak olumlu bir cevap alamadı. İki ordu birlikleri arasında bazı ufak çarpışmalardan sonra, H. 37 senesi Muharrem ayının sonuna kadar mütâreke yapıldı ve elçiler gidip gelmeye başladı (İbnul-Esîr, a.g.e., III, 289 vd.). Ancak bu elçilerin karşılıklı gidip gelmeleri iki grup arasında barış yapılması yolunda bir gelişme sağlamamıştı. Safer ayının ilk günü savaş tekrar başladı. İlk yedi gün iki taraftan birer komutanın mubarezeleri ile geçti. Peşinden Hz. Ali (r.a), orduya toplu saldırı emrini verdi. Savaş bir kaç gün olanca şiddetiyle devam etti. Ammâr b. Yasir'ın şehid edilmesine çok üzülen Hz. Ali'nin şiddetli bir taarruzu ile Şam ordusu dağılma noktasına geldi. Savaş kazanılmak üzereydi ki, Amr b. el-Âs, Suriyeli askerlere "Her kimin yanında mushaf varsa onu mızrağının ucuna takarak yukarı kaldırsın" dedi. Bu emri yerine getiren askerler karşı tarafa, "Aramızda Allah'ın kitabı hakem olsun" diye seslendiler. Amr b. el-Âs'ın hilesi tutmuş, Iraklı askerler: "Allah'ın kitabına yapılan çağrıya icabet edelim" demeye başlamışlardı. Amr b. el-Âs, bu hile ile, Şam ordusunu kesin bir mağlubiyetten kurtardığı gibi, karşı tarafın gücünü de kırmıştı. Hz. Ali (r.a) bir Halife ve bir ordu komutanı olarak bunun bir savaş hilesi olduğunu askerlerine anlatmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Ali (r.a), onlara şöyle diyordu: "Bu bir hiledir. Bununla sizin aranıza ayrılık düşürmek ve birliğinizi bozmak istiyorlar". Ancak, Iraklılar, isteklerinde direttiler ve savaşa devam etmekte olan komutan Eşter'e adam gönderip savaşmayı bıraktırmasını istediler. Hz. Ali Eşter'e savaşı bırakması için adam göndermek zorunda kaldı. Eşter, gelen adama: "Şimdi mevziden ayrılacak an değildir. Ben şimdi kesin zafere ulaşacağımı umuyorum, acele etme" diyerek karşılık verdi. Gönderilen adam Hz. Ali'nin yanına gelmeden, Eşter'in savaşan askerleri arasında çalkalanma oldu ve sesler yükseldi. Onlar daha bir şevkle savaşı sürdürüyorlardı. Bunun üzerine Iraklılar, Ali (r.a)'a: "Vallahi biz, senin Eşter'e bırakması için değil, savaşa devam etmesi için adam gönderdiğini sanıyoruz" dediler. Hz. Ali'nin gönderdiği ikinci kesin emirle Eşter, savaşı bırakmak zorunda kaldı. Hz. Ali (r.a), Eş'as b. Kays'ı Hz. Muaviye'ye göndererek onun ne düşündüğünü anlamak istedi. Hz. Muaviye ona, "İstediğimiz, aramızda Allah'ın kitabını hakem kılmaktır. Her iki taraftan birer hakem seçilmesini ve onlardan Allah'ın kitabına uygun bir karar vereceklerine dair ahd alıp tarafların onların vereceği karara uymalarıdır" dedi. Hz. Ali (r.a)'ın taraftarları bunu memnuniyetle karşıladılar. Şamlılar hakem olarak zeki ve siyasi bir dahi olan Amr b. el-Âs'ı seçtiler. Iraklılar ise Ebu Musa el-Eşari'yi hakem tayin etmek istediler. Hz. Ali (r.a), Ebu Musa'nın daha önce kendisine muhalefet ettiğini ve halkı kendisinden ayırmağa çalıştığını, dolayısıyla onun hakemliğine itimat edilemeyeceğini söylediyse de Iraklılar onun hakem olması konusunda direttiler.

Amr b. el-Âs' ile Ebu Musa el-Eş'ari, 37. yılın Safer ayında Dumetul-Cendel'de bir araya gelerek, karar verirken esas alınacak prensipleri içeren "tahkimnâme"yi kaleme aldılar (Metin için bk. Taberi, Tarih, IV, 2930. Hakemlerin buluşması ve gelişen olaylar için bk. Hakem olayı mad.).

Ömer TELLİOĞLU
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 28.06.2008, 11:43   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
hksozer isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 18.12.2007
Yaş: 37
Mesajlar: 61
Tesekkür Etti: 3
12 Kunu Icin 12 Tesekkür Aldı
hksozer Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 1
Standart

İslam tarihinin talihsiz bir dönemi.
Mübarek kitabımızın sayfaları mızrakların uçlarına takma edepsizliğinini gösteren soysuzlar...
İlmin Kapısına kılıç çeken zihniyet...
Hile ile sonuçlanmış ''hakem'' olayı...
Bütün bunların ardından Evlad-ı Resul'e karşı başlayan zalim,kandökücü,hayasızlıkla dolu emevi dönemi...
Asıl üzücü ve anlaşılmaz olan bu zalimlerin zihniyetinin günümüze kadar devam etmesi ve bu diktatörlere saygı duyulması...
Allah (C.C.) akıl fikir versin,Allah (C.C.) islah eylesin ne diyelim...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.islamforum.net/hz-ali-ra-hakkinda/14388-siffin-savasi.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Hz.Ayse Deist/Ateist miydi? - Sayfa 3 - Turan Dursun Sitesi Forumları This thread Refback 20.09.2008 22:57

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müslümanlara Açilan Psikolojik Ve Hukuki Savaşi Vatan Gazetesi Israrla Destekliyor. yıldırım purde Konu Dışı 0 04.05.2008 15:20
KORE SAVAŞI (Bir Türk Komutanın Hatıratı) fetih Oku - Düşün - Anla 0 07.02.2008 09:38
çanakkale Savaşi Gerçekleri Uhud dağı Tarihi Bilgiler 0 23.08.2007 10:16



WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:40.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger